Boşanma Davasında Eşin Çalışmaması veya Çalışmak İstememesi Kusur Sayılır mı?

Türk Medeni Hukukunda boşanma davaları, tarafların evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri ihlal edip etmedikleri ve kusur durumları ekseninde şekillenmektedir. Eşlerin aile birliğinin giderlerine güçleri oranında katılmaları, evin iaşesini sağlamaları ve ortak yaşamı sürdürmeleri evliliğin ana unsurlarındandır. Bu kapsamda bir eşin çalışmaması, çalışmak istememesi, işten ayrılması veya diğer eşin çalışmasını engellemesi gibi hususların boşanma davasında kusur sayılıp sayılmayacağı ve yoksulluk nafakasına etkileri yargı kararlarında ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Eşin Çalışmaması Tek Başına Boşanma Sebebi midir?

Yargı kararlarına göre, bir eşin çalışmaması tek başına bir boşanma sebebi veya kusur olarak kabul edilmemektedir. Evlilik birliğinde görev paylaşımı, eşlerin ekonomik şartları ve fiilî yaşam düzeni bu noktada önem taşır.

Ev İçi Emek ve Ev Hanımlığı: Kadın eşin ev hanımı olması, gelir getirici bir işte çalışmaması kusurlu bir davranış olarak kabul edilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 20.10.2021 tarihli, E. 2021/6160 ve K. 2021/7446 sayılı kararında, yerel mahkemenin kadının çalışma durumu hakkındaki “kadının sosyal ekonomik araştırma tutanağına göre ev hanımı olduğu, daimi bir işte çalışmadığı, gelirinin olmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği” tespitine rağmen tarafların kusur durumunda “erkeğin tam kusurlu olduğu, kadının ise kusursuz olduğu” sonucuna varmasını yerinde bulmuştur.

Ev İçi Sorumlulukların İhmali: Çalışmama olgusu kusur sayılmazken, ev hanımı olan eşin ailevi ödevlerini ihmal etmesi kusur olarak nitelendirilebilmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.07.2023 tarihli, E. 2023/690 ve K. 2023/3603 sayılı kararında, kadının “çalışmamasına, ev hanımı olmasına rağmen evin temizliği ve yemek hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği” gerekçesiyle kusurlu sayılmasını incelemiş ve çalışmamanın kendisinin değil, ev içi özen yükümlülüğünün ihlal edilmesinin kusur oluşturduğunu ortaya koymuştur.

Kadının Çalışmak İstemesi: Kadının çalışması veya iş hayatına atılmak istemesi de bir boşanma kusuru değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 31.10.2024 tarihli, E. 2024/1217 ve K. 2024/8088 sayılı kararında, “kadının aile ekonomisine katkı sağlamak, ekonomik özgürlüğünü temin etmek maksadıyla çalışmasının veya çalışmak istemesinin kadın eşe kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmıştır” değerlendirmesinde bulunarak davacı-davalı kadının “Dosya kapsamından davalı-davacı kadının evlilik birliğinin sarsılmasına neden olacak kusurlu bir davranışının varlığı ispatlanamamıştır” tespitiyle kusursuz olduğunu kabul etmiştir.

Çalışmayan eşin haklarına yönelik makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Çalışabilecek Durumda Olduğu Hâlde Çalışmamak Kusur Sayılabilir mi?

Bir eşin bedensel veya sıhhi bir engeli bulunmamasına rağmen keyfî olarak çalışmaktan kaçınması ve evin geçimini sağlamaması, evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında ağır kusur sayılmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 21.02.2024 tarihli, E. 2023/3795 ve K. 2024/1043 sayılı kararında, ilk derece mahkemesince yapılan “davalı erkeğin çalışmadığı, sakat aylığı aldığı, tarafların davalının babası ile bir arada yaşadıkları, davalının çalışmaya engel halinin bulunmadığı, davalının çalışmak istemediği, evin geçimini tesis etmediği” tespitini onamış ve bu durumun “evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına” yol açtığını belirtmiştir. (Not: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166 hükmünün dördüncü fıkrasında 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun’la değişiklik yapılmış olup ret kararının kesinleşmesinden itibaren ortak hayatın kurulamaması süresi 1 yıl olarak düzenlenmiştir; somut uyuşmazlıkta ise birinci fıkra gereğince temelinden sarsılma değerlendirilmiştir).

Aynı şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 06.06.2023 tarihli, E. 2022/5836 ve K. 2023/2950 sayılı kararında, erkeğin “düzenli bir işte çalışmadığı” olgusunu ele almış; sağlık raporlarına göre “toplanan delillerden özellikle sağlık raporundan erkeğin ağır olmayan işlerde çalışabileceği, erkek tarafından da tüm işlerde çalışmasına engel olacak fiziki bir rahatsızlığının varlığı ispatlanamadığı” belirlendiğinden, bu durumun erkeğin ağır kusurlu sayılmasında rol oynadığını belirtmiştir.

Ekonomik şiddet hususuna yönelik makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Eşin Sürekli İşten Ayrılması veya Çalışmaktan Kaçınması

Aile birliğinin geçindirilmesi her iki eşin ortak yükümlülüğüdür. Eşlerden birinin iş hayatında istikrar sağlamaması, sürekli işten çıkması veya çalışmayarak tüm yükü diğer eşe bırakması kusur dağılımını doğrudan etkiler:

Süreklilik Arz Eder Şekilde Çalışmamak: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 29.02.2024 tarihli, E. 2023/4581 ve K. 2024/1359 sayılı kararında, erkeğin engeli bulunmamasına karşın “toplanan delillere göre, davalı erkeğin herhangi bir engeli bulunmamasına rağmen süreklilik arzeder şekilde çalışmadığı” ve “SGK kayıtlarına göre 16.09.2013 tarihinden 07.08.2018 tarihine kadar çalışmasının görülmediği” anlaşıldığından, eşin “evlilikteki maddî yükümlülüklerini yeterince yerine getirmediği” sonucuna varmış ve “boşanmaya neden olan olaylarda davalının tamamen kusurlu olduğu” kanaatini onaylamıştır.

İş ve Çalışma Düzeninde İstikrarsızlık: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 22.02.2024 tarihli, E. 2023/4399 ve K. 2024/1178 sayılı ilamında, kocanın “SGK kayıtlarından ve tanık beyanlarından iş ve çalışma düzeninin istikrarlı olmaması hususları nedeniyle kusurlu olduğu” sonucuna varmıştır.

Kendi İsteğiyle Çalışmayıp Yükü Diğer Eşe Bırakmak: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 24.09.2024 tarihli, E. 2023/9676 ve K. 2024/6298 sayılı kararında, yerel mahkemenin “davalı kocanın kendi isteği ile çalışmadığı, evin ihtiyaçlarını davacı kadının karşıladığı” tespitine dayanarak erkeği ağır kusurlu kabul etmesini usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.

İlgisizlik ve Sorumsuzlukla Birleşen Çalışmama: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 26.04.2023 tarihli, E. 2022/11027 ve K. 2023/1899 sayılı kararında, “davacı-karşı davalı erkeğin SGK kaydının 14.01.2018’de sonlandığı, davacı-karşı davalı erkeğin düzenli bir işinin olmadığı, eşine ve çocuklarına karşı sorumsuz ve ilgisiz olduğunun anlaşılması karşısında tespit edilen bu kusurların davacı-karşı davalı erkeğe yüklenmesi gerekirken yüklenmemesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle bozma kararı vermiştir.

Ortak Giderlere Katılmama: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 30.05.2023 tarihli, E. 2021/547 ve K. 2023/927 sayılı kararında, erkeğin “ailenin ekonomik ihtiyaçlarına yardımcı olmadığı, gelirinin kişisel ihtiyaçları için kullandığı” vakıalarını kusur saymış, “davacı kadının çalışması ve geliri, davalı eşin ortak giderlere katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz” ilkesini vurgulamıştır.

Eşini Çalıştırmamak veya Çalışmasına Engel Olmak Kusur Sayılabilir mi?

Eşin çalışmasına haksız yere engel olunması, ekonomik özgürlüğünü kısıtlamaya dönük bir tutum sergilenmesi yargı uygulamasında kusur kabul edilen davranışlardandır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 31.10.2024 tarihli, E. 2024/1217 ve K. 2024/8088 sayılı kararında vurguladığı üzere kadının ekonomik özgürlüğünü temin etmek ve aile bütçesine katkı vermek adına çalışmak istemesi hukuken korunmakta olup kadına kusur olarak yüklenemez. Benzer biçimde erkeğin çalışmamasıyla birlikte eşini ailesiyle oturmaya zorlaması ve baskı kurması da evliliği temelinden sarsmaktadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.05.2012, E. 2011/18759, K. 2012/13881: “Mahkemenin de sabit kabul ettiği gibi davalı kocanın çalışmadığı, eşini ailesiyle birlikte oturmaya zorladığı ve ayrıca toplanan delillerle eşine fiziksel şiddet uyguladığı”; “Bu durumda; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda davalı koca tamamen kusurludur”).

Çalışmayan Eş Nafaka Alabilir mi?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi uyarınca: “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”

Yoksulluk nafakası ile çalışma durumu arasındaki temel parametreler kararlara şu şekilde yansımıştır: Ev Hanımı/Gelirsiz Eşin Nafaka Hakkı: Kusuru daha ağır olmayan ve geliri bulunmayan eş boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinden nafaka alabilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.07.2023, E. 2023/690, K. 2023/3603: “kadının çalışmadığı ve geliri bulunmadığı, boşanmakla yoksulluğa düşeceği, bu kapsamda yoksulluk nafakası talebinin de kabulünün gerektiği”).

İşsiz Erkeğin Nafaka Yükümlülüğü: Erkeğin fiilen işsiz olması tek başına onu nafaka ödemekten kurtarmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 06.06.2023 tarihli, E. 2022/5836 ve K. 2023/2950 sayılı kararında, “erkeğin işsiz olması ve malvarlığının bulunmamasının erkeği nafaka sorumluluğundan kurtarmayacağı” ilkesini açıkça vurgulamıştır.

Çalışan veya Düzenli Geliri Olan Eşin Durumu: Talepte bulunan eş düzenli ve yeterli gelire sahipse nafaka talebi reddedilir: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 11.01.2024 tarihli, E. 2023/3393 ve K. 2024/191 sayılı kararında: “Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı-karşı davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmolunmuş ise de; toplanan delillerden kadının çalıştığı, düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğu, kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır.” denilerek “Bu durumda, 4721 sayılı Kanun’un 175 inci maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmemiştir. O halde kadın için yoksulluk nafakası takdiri doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.” sonucuna varılmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 07.10.2024 tarihli, E. 2023/10091 ve K. 2024/6961 sayılı kararında, *”kadının SGK kaydı ve mali sosyal durumu da dikkate alındığında çalıştığı, asgari ücretten fazla gelirinin bulunduğu ve boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği” gerekçesiyle “kadın lehine yoksulluk nafakası takdiri doğru görülmediğinden, davacı – karşı davalının, yoksulluk nafakasına yönelik istinaf isteminin kabulü ile yoksulluk nafakası konusunda yeniden karar verilerek davalı – karşı davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine” karar verilmiştir (Benzer şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 25.01.2024, E. 2023/2986, K. 2024/489: “kadının asgari ücret üzerinde maaş ile çalışıyor olmasının kazancının tek başına kendisini yoksulluktan kurtarmaya yeteceğinin anlaşıldığını”).

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 19.11.2013 tarihli, E. 2013/13565 ve K. 2013/26835 sayılı kararında, *”Davalı-davacı kadının bir fabrikada muhasebe elemanı olarak çalıştığı, düzenli, sürekli ve yeterli bir gelirinin bulunduğu ve boşanmakla yoksulluğa düşeceğinin kabulünün mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır.” ve “Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları gerçekleşmemiştir. O halde yoksulluk nafakası isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir” değerlendirmesinde bulunmuştur.

İşten Kendi İsteğiyle Ayrılma Araştırması: Nafaka talep eden eşin işten kendi isteğiyle mi yoksa zorunlu nedenle mi ayrıldığı mahkemece saptanmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 29.11.2023 tarihli, E. 2022/1268 ve K. 2023/1189 sayılı kararında; “Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olmasının yanı sıra, nafaka talep edilen eşin de nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması gerekmektedir” ve “yoksulluk nafakasının amacı, boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olan ve boşanmada daha fazla kusuru bulunmayan eşin, asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanmasıdır” ilkelerini belirterek; “kadının çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa yoksulluktan kurtaracak düzeyde düzenli ve sürekli bir gelirinin olup olmadığı, işten ayrılmışsa kendi isteği ile mi yoksa zorunlu olarak mı ayrıldığı hususları araştırılarak boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin tespiti ile sonucuna göre yoksulluk nafakası konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda hatalı gerekçe ve eksik inceleme ile yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır” tespitini yapmıştır (Ayrıca bkz. Yargıtay 2. HD, 10.04.2019, E. 2019/106, K. 2019/4373: “davalı kadının iş güvencesi olan bir işte çalışıp çalışmadığı, çalışıyorsa elde ettiği gelirin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı”; “kendi isteğiyle mi yoksa zorunlu sebeplerden dolayı mı ayrıldığı hususlarının araştırılıp değerlendirilerek, gerçekleşecek sonucu uyarınca yoksulluk nafakası hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir”).

Eşin Çalışma Durumu Nasıl İspat Edilir?

Yargıtay, tarafların çalışma durumunun belirlenmesinde kolluk marifetiyle yapılan sosyal ve ekonomik durum (SED) araştırmasını tek başına yeterli görmemekte, resmi kayıtların ve yan delillerin toplanmasını zorunlu kılmaktadır:

SGK Kayıtları ve Hizmet Dökümü

Mahkemeler UYAP üzerinden güncel hizmet dökümlerini getirtmelidir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/1243, K. 2023/4139: “Bölge Adliye Mahkemesince uyaptan eklenen taraflara ait 01.12.2022 tarihli SGK hizmet dökümünde, kadının 23.09.2022 tarihinde çalışmaya başladığı ve işten ayrıldığına dair bir bilginin olmadığı anlaşılmıştır”; Yargıtay 2. HD, E. 2024/4097, K. 2025/1138: “SGK hizmet cetvelinde, kadının en son 28.12.2023 tarihinde mobilya şirketinde işe girdiği, öncesinde de 3 no’lu kodla birçok kez işten çıkıp, yeniden işe girdiği anlaşılmıştır”).

Mesajlaşma ve İletişim Kayıtları (SMS)

Kayıtlar eşin çalıştığı yönündeki iddiaları ispata yarayabilir (Yargıtay 2. HD, E. 2022/11136, K. 2023/2261: “Somut olayda davacı-karşı davalı kadının dosya içeriğine yansıyan SMS kayıtlarında, çalıştığına ilişkin mesajlarının olduğu, bu mesaj içerikleriyle uyumlu olacak şekilde davalı-karşı davacı erkeğin istinaf ve temyiz dilekçelerinde kadının çalıştığını iddia ettiği anlaşılmaktadır.”).

Tarımsal/Ticari Gelir ve Resmi Kurum Yazışmaları

Taşınmaz veya hayvancılık gelirleri resmi kurum kayıtlarıyla ispatlanır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/1657, K. 2023/4815: “kadının hayvancılıkla uğraştığının tespit edilmesi, uzman incelemesi sırasında ki 20 dönüm tarlası ve 43 adet büyükbaş hayvanı olduğuna, sütten gelir elde ettiğine, bir kısım ihtiyaçlarının arazilerden karşıladığına, bazen devletten darı ve slaj işi için prim aldığına ilişkin beyanına, bu yöndeki bir kısım tanık ifadelerine, Ödemiş İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 22.06.2017 tarihli yazısına göre kadın adına kayıtlı büyükbaş hayvan sayısına, kolluk araştırmasına göre sürekli ve düzenli geliri olduğu anlaşılan kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakası isteme koşullarının gerçekleşmediği”; “böylece İlk Derece Mahkemesince kadının tedbir nafakası talebinin ara karar ile yoksulluk nafakası talebinin nihai hüküm ile birlikte reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bu husustaki istinaf sebebinin yerinde olmadığına”).

Kapsamlı Gelir ve Mülkiyet Araştırması

Yargıtay 2. HD, E. 2023/1243, K. 2023/4139: “tarafların düzenli gelir getiren işte çalışıp çalışmadıkları, çalışıyorlar ise gelirlerinin ne kadar olduğu, başka bir işte çalışıp çalışmadıkları, varsa sahip oldukları taşınmazların değerleri ve taşınmazlardan gelir elde edip etmedikleri kapsamlı olarak araştırılıp değerlendirilerek kadının boşanma ile yoksulluğa düşüp düşmeyeceği konusunda bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir”.

Boşanma Davasında Eşin Çalışmaması veya Çalışmak İstememesi Kusur Sayılır mı?

Ayrıca kayıt dışı kazançlara yönelik detaylı makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yargıtay Uygulamasında Çalışmayan Eş ve Kusur

Yargıtay kararları incelendiğinde çalışma durumuna ilişkin kusur değerlendirmesi iki temel gruba ayrılmaktadır:

Çalışmamayı Tek Başına Kusur Saymayan Kararlar: Kadının ev hanımı olması veya salt gelir getirici bir işte çalışmaması kusur oluşturmaz (Yargıtay 2. HD, E. 2021/6160, K. 2021/7446; Yargıtay 2. HD, E. 2024/1217, K. 2024/8088).

Çalışmamayı Kusur Saydığı Durumlar: Çalışmaya engel bir hali olmamasına rağmen keyfî olarak çalışmamak, sürekli iş değiştirmek, evi geçindirmemek veya ailenin ihtiyaçlarını karşılamaktan kaçınmak evlilik birliğinin sarsılmasında kusur sayılmaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/3795, K. 2024/1043; Yargıtay 2. HD, E. 2023/4581, K. 2024/1359; Yargıtay 2. HD, E. 2023/4399, K. 2024/1178; Yargıtay 2. HD, E. 2010/21968, K. 2011/21480: “davalının çalışmadığı ve eşine hakaret ettiği anlaşılmaktadır”).

Avukatın Gözünden Çalışma Hayatına İlişkin Eş Uyuşmazlıkları

Aile hukuku uygulamasında eşlerin çalışma durumları sıklıkla boşanma davalarının zeminini oluşturmaktadır. Bir tarafın evin iaşesini tamamen diğer eşin üzerine yıkması veya çalışabilecekken bunu reddetmesi evlilikte ağır gerginlikler doğurmaktadır. Avukatlarca yürütülen davalarda, sadece çalışmama vakıasına dayanmak yerine; bu durumun getirdiği sorumsuzluk, ilgisizlik, ailenin ekonomik ihtiyaçlarının karşılanmaması veya borçlanmaya sebebiyet verilmesi gibi neticelerin somut vakıalarla ilişkilendirilmesi gerekmektedir.

Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar

Eksik İnceleme ile Karar Verilmesi: İlk derece mahkemelerinin güncel SGK kayıtlarını getirtmeden veya çelişkili delilleri aydınlatmadan nafaka ya da kusur tespiti yapması en sık karşılaşılan bozma sebebidir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/1745, K. 2023/4533: “Dosyada mevcut bilgi ve beyanlar tutarlı olmadığı gibi kadının sosyal ve ekonomik durumunu tespiti için de yeterli olmadığı görülmektedir”; “kadının sürekli gelir getiren bir işte çalışıp çalışmadığı, gelir elde ediyorsa bu gelirin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı, işten ayrılmış ise hangi tarihte işten ayrıldığı ve kendi rızası ile işten ayrılıp ayrılmadığı araştırılıp gerçekleşecek sonucu uyarınca yoksulluk nafakası hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir”).

Sigortasız (Kayıt Dışı) Çalışma İddiaları: Eşin çalıştığının ancak kayıtlarda görünmediğinin iddia edildiği durumlarda mesajlaşmalar, tanık beyanları ve kolluk tahkikatı arasındaki çelişkilerin giderilmemesi (Yargıtay 2. HD, E. 2022/11136, K. 2023/2261).

Dönemsel ve Kısa Süreli Çalışmalar: İşten çıkış kodları ve işin düzenli olup olmadığının ayrıştırılmaması (Yargıtay 2. HD, E. 2023/5045, K. 2024/4089: “Dosya içindeki SGK kaydına göre davacı-karşı davalı kadının 17.09.2019 tarihinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde ana sınıfı öğretmeni olarak işe başladığı, kadın vekilinin buna karşılık kadının kısa bir süre çalıştığını, şu an işsiz olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır”; “Mahkemece, kadının çalışıp çalışmadığı, düzenli ve sabit bir gelirinin olup olmadığı, tarafların gelir durumlarının birbirlerine yakın veya denk olup olmadığı araştırılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek gerekirse toptan yoksulluk nafakası verilmesi hususu da göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir”).

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

İşten Ayrılma Saiki: Nafaka talep eden eşin işten ayrılmış olması durumunda işten ayrılışın haklı/zorunlu bir sebepten mi yoksa nafaka almak maksadıyla kendi rızasıyla mı gerçekleştiği mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır.

İş Güvencesi ve Gelir Düzeyi: Yoksulluk nafakasının reddi için salt bir işte çalışıyor olmak yetmez; elde edilen gelirin süreklilik arz etmesi ve kişiyi yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunması aranır (Yargıtay 2. HD, E. 2024/4097, K. 2025/1138: “Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir”; “kadının sürekli ve düzenli bir işte çalışıp çalışmadığının, çalıştığının tespit edilmesi halinde, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının, kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde bulunup bulunmadığının ve tarafların gelir durumlarının birbirine yakın olup olmadığı belirlenerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir”).

Gelirlerin Denkliği: Eşlerin gelir durumlarının birbirine yakın veya denk olması da nafaka tayininde dikkate alınmalıdır (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. HD, E. 2021/547, K. 2023/927: “Somut olayda, davacı kadının sosyal güvenceli, en az asgari ücretle çalıştığı, erkeğin de yakın gelire sahip olduğu, bu durumda kadının boşandıktan sonra yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır”).

Sık Sorulan Sorular

Eşimin çalışmak istememesi boşanma sebebi midir?

Çalışmaya engel bir durumu olmamasına rağmen eşin çalışmak istememesi ve evin geçimini temin etmemesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma sebebi oluşturur ve çalışmak istemeyen eş kusurlu sayılır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/3795, K. 2024/1043).

Ev hanımı olmak boşanmada kusur sayılır mı?

Hayır. Kadının ev hanımı olması, daimi bir işte çalışmaması veya gelirinin bulunmaması boşanmada kusur olarak kabul edilemez (Yargıtay 2. HD, E. 2021/6160, K. 2021/7446). Ancak ev hanımı olan eşin evin temizliği ve yemek gibi evlilik birliğinin getirdiği olağan özen yükümlülüklerini yerine getirmemesi kusur teşkil edebilir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/690, K. 2023/3603).

Eşim çalışmama izin vermiyorsa kusurlu sayılır mı?

Eşin aile ekonomisine katkı sağlamak veya ekonomik özgürlüğünü kazanmak amacıyla çalışması veya çalışmak istemesi hukuken meşrudur ve kusur sayılamaz (Yargıtay 2. HD, E. 2024/1217, K. 2024/8088). Eşin çalışmasına haksız yere engel olunması ve baskı kurulması evlilik birliğinin sarsılmasında diğer eşin kusuru olarak değerlendirilir.

Çalışabilecek durumda olan eş nafaka alabilir mi?

Çalışabilecek durumda olsa dahi fiilen çalışmayan, düzenli ve sürekli geliri bulunmayan ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan eş, boşanmada kusuru daha ağır olmamak koşuluyla yoksulluk nafakası alabilir (TMK m. 175). Ancak düzenli ve sürekli geliri olup bu gelir kendisini yoksulluktan kurtaran eş yararına nafaka hükmedilemez.

Eşimin çalışmadığını veya gelirini nasıl ispatlayabilirim?

Eşin çalışmadığı veya gelir elde ettiği; SGK tescil ve hizmet cetvelleri, kollukça yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmaları, SMS ve mesaj kayıtları, tanık anlatımları ve tapu ya da tarım müdürlükleri gibi resmî kurumlardan celbedilecek belgelerle ispatlanır.

Sonuç olarak; Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi uygulamalarında eşin çalışmaması mutlak bir kusur olarak nitelendirilmemektedir. Kadının ev hanımı olması veya aile bütçesine katkı için çalışmak istemesi kusur oluşturmazken; çalışabilecek durumda olan, sıhhi engeli bulunmayan bir eşin süreklilik arz edecek biçimde çalışmaktan kaçınması, evin ihtiyaçlarını karşılamaması ve yükü bütünüyle diğer eşe bırakması evlilik birliğini temelden sarsan ağır bir kusur kabul edilmektedir. Nafaka değerlendirmesinde ise eşin çalışıp çalışmadığı, işten ayrılış saiki ve elde edilen gelirin yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı mahkemelerce etraflıca araştırılmalıdır.

Ankara Aile Mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemesi ve Avukat Desteği

Eşlerin çalışma durumu, aile bütçesine katılım ve yoksulluk nafakası konularında hak kaybına uğramamak adına delillerin (SGK dökümleri, kurum kayıtları, tanıklar ve mesaj kayıtları) eksiksiz toplanması ve sürecin uzman bir aile hukuku avukatı desteğiyle yürütülmesi önem arz etmektedir.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.

Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Benzer Yazılar

WhatsApp Telefonla Ara
WhatsApp

Av. Akın ÖZBEY sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin