Boşanma davalarında eşlerin çalışma durumu, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı gibi mali sonuçların belirlenmesinde temel kriterlerden biri olarak oldukça önemlidir. Türk hukuk sistemimiz içerisinde, evlilik birliği içerisinde bir eşin fiilen bir işte çalışmıyor olması, onun kanundan doğan haklarını ortadan kaldırmadığı gibi, ev içi emeği ve birliğe katkısı hukuki koruma altındadır. Bu yazımızda bu hususları detaylıca ele alacağız.
Eşin Çalışmaması Boşanma Davasındaki Haklarını Ortadan Kaldırır mı?
Evlilik birliği içerisinde ev hanımı veya ev erkeği olmak, eşin boşanma davasındaki haklarını kaybetmesine neden olmaz. Öyle ki Türk Medeni Kanunu’nun 174/1.maddesinde maddi tazminat talebi için kadın ve erkek yönünden bir ayrım yapılmamaktadır. Ayrıca kadın çalışmasa dahi, yaptığı diğer işler nedeniyle katkı payı isteyebilmektedir. Bu haklar ev içi emeğin mal paylaşımı ve tazminat taleplerindeki değerini ortaya koymaktadır. Çalışmayan eşin hiçbir gelirinin olmaması, tazminat sorumluluğunun esasıyla değil, yalnızca tazminatın kapsamı ve infazıyla ilgili olarak karşımıza çıkmaktadır.
Çalışmayan Eş Tedbir Nafakası Alabilir mi?
Boşanma davası süresince, eşlerin geçimini sağlamak amacıyla tedbir nafakasına hükmedilmesi şart olduğu gibi olağandır. Hükmedilen tedbir nafakası, tarafların ekonomik güçlerine göre hakimin takdiri ile belirlenmektedir. Boşanma davası açılmakla ayrı yaşamakta haklı olan kadın lehine tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına göre dava tarihinden boşanma kararının kesinleştiği tarihe kadar tedbir nafakasına hükmedilmektedir. Eşin ev hanımı olması ve düzenli bir gelirinin bulunmaması, tedbir nafakasına hükmedilmesi için yeterlidir.
Çalışmayan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan ve kusuru daha ağır olmayan eşe verilen bir tür koruma mekanizmasıdır.
Yoksulluğa Düşme Şartı:Yoksulluk nafakasına hakim tarafından hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir.
Asgari Ücretin Etkisi: Eşin asgari ücretle çalışıyor olması, yoksulluk nafakası almasına engel olmadığı gibi halk arasında engel bir durum olarak yanlış bir kanaat vardır. Bu hususa yönelik; “Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı-davalı kadının asgari ücretle çalıştığı anlaşılmaktadır. Asgari ücret seviyesindeki gelir, kişiyi yoksulluktan kurtarmaz (YHGK, 2013/3-1364 E., 2014/1082 K.)” şeklinde Yargıtay kararı bulunmaktadır.
Kendi İsteğiyle İşten Ayrılma: Eğer eş, boşanma sürecinde kendi iradesiyle işinden ayrılmışsa, nafaka şartları oluşmamış sayılabilmektedir. Bu hür iradeyi ispat etmek de oldukça önemlidir.
Kusurlu eşin nafaka alıp alamayacağına ilişkin makalemize de buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Çalışmayan Eş Maddi ve Manevi Tazminat İsteyebilir mi?
Çalışmayan eş, boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz veya daha az kusurlu ise tazminat talep edebilir. Bu hususu hukuki dayanak ile açıklayacak olursak mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceğine yönelik yerleşik kararlar bulunmaktadır.
Tazminatın nasıl belirleneceği detaylıca ele aldığımız makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Çalışmayan Eş Mal Paylaşımından Hak Alabilir mi?
Eşler arasında başka bir rejim seçilmemişse, 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen mallar üzerinde “yasal edinilmiş mallara katılma rejimi” geçerlidir. Çalışmayan eşin ev işleri ve çocuk bakımına yönelik emeği, bu rejim kapsamında bir değer olarak kabul edilir. Eşin çalışmadığı dönemlerde dahi taşınmazların edinilmesine katkısının olabileceği, ispat durumuna göre takdir hakkı kullanılarak katkı oranının belirlenebileceğine yönelik Yargıtay kararları da bulunmaktadır.
Çalışmayan Eş Ziynet Eşyalarını Talep Edebilir mi?
Ziynet eşyaları (altınlar), kural olarak kadına ait kişisel mal sayılır ve mal paylaşımından bağımsız olarak talep edilebilir. Ancak bu talebin kabulü için ziynetlerin varlığı ve diğer eş tarafından elinden alındığı ispatlanmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/6213-2023/4791-17.10.2023 sayılı kararında, görgüye dayalı olmayan tanık beyanları ile ziynet alacağı davasının ispatlanmış sayılamayacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Çalışmayan Eşin Sosyal ve Ekonomik Durumu Nasıl Araştırılır?
Mahkemeler, nafaka ve tazminat miktarlarını belirlemek için kapsamlı bir Sosyal ve Ekonomik Durum (SED) araştırması yapmak zorundadır.
SGK ve Resmi Kayıtlar: Yeniden usulünce tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının SGK kayıtları, vergi kayıtları, Ticaret Sicil Kayıtları da dikkate alınarak etraflıca araştırılarak mahkeme tarafından karar verilmelidir.
Eksik İnceleme Bozma Sebebidir: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/1243-2023/4139-21.09.2023 sayılı kararında, eşin çalışmaya başlayıp başlamadığının SGK hizmet dökümü ile denetlenmemesini bozma sebebi saymıştır.
Güncel Mevzuat Değişiklikleri ve Usul Kuralları
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166/4 hükmünde yapılan değişiklikle (7532 sayılı Kanun, RG 27.11.2024); boşanma davasının reddi kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl (eski düzenlemede üç yıldı) geçmesi ve ortak hayatın kurulamaması halinde, eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum, çalışmayan eşin boşanma sürecini hızlandırması bakımından kritik bir değişikliktir.

Sık Sorulan Sorular
Ev hanımı olan eş nafaka alabilir mi?
Evet, boşanma ile yoksulluğa düşeceği tespit edilirse alabilir (Yargıtay 2. HD-2022/10217). |
Çalışmamak boşanmada kusur mudur?
Hayır, ancak birliğin görevlerini ihmal etmek kusur sayılabilir fakat çalışmamak özellikle kadın için kusur değildir. Fakat erkek için kusur olarak yüklenebilir.
Ev işleri mal paylaşımında dikkate alınır mı?
Evet, ev içi emek katkı payı alacağı taleplerinde hukuki değer taşır
Asgari ücretli eş nafaka alabilir mi?
Evet, asgari ücret kişiyi yoksulluktan kurtarmayacağı için özellikle karşı tarafın da mali durumu göz önünde bulundurularak bir nafakaya hükmedilebilir.
Avukatın Gözünden Çalışmayan Eşin Talepleri
Çalışmamak özellikle kadın için bir kusur değildir. Türk aile yapısı göz önünde bulundurulduğunda kadının ev işleriyle ilgilenmesi olağan bir durumdur. Çalışmayan eş, boşanma davası süresince bazı hususları özellikle belirtmeli ve bu sürede mağdur olmamak için haklarını talep etmelidir. Hakların başında müvekkillerime sürekli olarak belirttiğim ve hakkı olduğunu hatırlattığım en önemli husus aile konutunun boşanma süresince kendisine tahsis edilebileceğidir. Çünkü nafaka, tazminat gibi hususları birçok kişi bilmekteyken, boşanma süresince ortak konutu kullanabileceği halen yaygın olarak bilinmemektedir. Bunun yanı sıra dava süresince nafaka alması olağan olup özellikle birden fazla araç varsa araçlardan birinin de kendisine tahsis edilmesini talep etme hakkı bulunmaktadır. Çalışmayan eş yoksulluğa düşmemek adına haklarını uygun bir şekilde talep etmelidir.
Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar
Çalışmayan kişilerin boşanma davası ile birlikte yoksulluğa düşeceğinin korkusuyla hareket etmesi en sık karşılaştığımız sorunlardan birisidir. Oysa ki Türk Hukuk yapımız boşanma davasında boşanma ile kişinin yoksulluğa düşmemesi için oldukça önemli düzenlemeler yapmıştır. Fakat mahkemeler bazen bu düzenlemeleri uygulamakta gecikebilmektedir. Burada da avukata büyük sorumluluk düşmektedir. Özellikle sosyal inceleme raporunun geç alınması, nafaka velayet gibi hakların geç verilmesine sebebiyet vermektedir. Avukat, raporun ivedilikle alınması için talepte bulunmalı gerekirse mahkeme ile de görüşmelidir. Müvekkilinin bir an evvel geçici koruma niteliğinde haklarına kavuşması önem arz etmektedir.
Sonuç olarak; Yargıtay uygulamaları, çalışmayan eşin boşanma davasındaki haklarını koruma altına alırken, mahkemelere tarafların ekonomik durumlarını “dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirip titizlikle araştırma yükümlülüğünü mahkemelere yüklemektedir. Eksik inceleme ile verilen kararlar, üst mahkemelerce bozulmaktadır.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.
Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız






