Ankara Konkordato Avukatı

Konkordato Müessesesinin Tanımı ve Amacı Nedir?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 285. maddesi uyarınca konkordato; borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeme gücü olmayıp ödeyememe tehlikesi altındaki borçlunun, Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurmak suretiyle borçlarını yapılandırmasına imkan tanıyan hukuki bir süreçtir. Konkordato kurumu Yargı kararları ile “dürüst borçluyu korumayı amaçlayan bir cebri icra aracı” ve “alacaklılar ile yapılan anlaşma çerçevesinde borçluyu haciz baskısından kurtaran bir iyileştirme mekanizması” şeklinde tanımlanmaktadır. Temel amaç, işletmenin faaliyetlerini sürdürerek muhtemel bir iflastan kurtulmasını sağlamak ve alacaklıların iflas haline nazaran daha yüksek bir tahsilat yapmasına olanak tanımaktır. Bu yazımızda Ankara Konkordato Avukatının stratejik önemini ele alacağız.

Başvuru Süreci ve Konkordato Avukatının Stratejik Rolü

Konkordato süreci, İİK Madde 286 uyarınca hazırlanan konkordato ön projesi, malvarlığı belgeleri, alacaklı listesi ve bağımsız denetim raporu ile başlar. Bu aşamada bir konkordato avukatı, sadece usuli işlemleri takip eden bir hukukçu değil, şirketin mali geleceğini kurgulayan bir stratejist olarak oldukça önemli bir role sahiptir. Ankara konkordato Avukatı süreci baştan oluşturacağı bir strateji doğrultusunda yürütmeli, süreç sonuna kadar her aşamayı özenle ele almalıdır.

Ön Proje Hazırlığı: Mahkemeler “sırf zaman kazanmak” veya “icra takiplerinden kaçınmak” amacıyla yapılan başvuruları ön projenin eksikliğinden dolayı reddetmektedir. Konkordato avukatı rehberliğinde hazırlanan projenin; faaliyet kârı, taşınmaz satışları veya sermaye artırımı gibi somut ve gerçekçi kaynaklara dayanması şart olup mahkemenin samimi görmediği başvuruları reddettiği göz önünde bulundurularak titiz bir çalışma yürütülmelidir.

Bağımsızlık İlkesi: Özellikle kefillerin veya şirket ortaklarının başvurularında, projenin asıl borçlu şirketten bağımsız, müstakil bir ödeme planı içermesi zorunludur.

Geçici ve Kesin Mühlet Aşamaları : Mahkeme, belgeler eksiksizse İİK Madde 287 uyarınca derhal 3 aylık geçici mühlet kararı verir ve bir geçici komiser atar. Mahkeme tarafından verilen bu 3 aylık süre en fazla 2 ay daha uzatılabilir. Konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali varsa, İİK Madde 289 uyarınca borçluya 1 yıllık kesin mühlet verilir. Gerektiğinde bu 1 yıllık süreye 6 aylık süre daha eklenebilir. Yargı kararlarına bakacak olursak “başarı olasılığı” kavramını, projenin objektif verilere dayalı olarak gerçekleşme şansına sahip olması şeklinde yorumlamaktadır.

Komiser Denetimi: Borçlu, süreç boyunca komiser nezaretinde işlerine devam eder. İİK Madde 297 uyarınca mahkeme izni olmadan rehin tesis edemez, kefil olamaz ve taşınmaz devredemez. Bu yasaklara aykırılık iflas sebebidir. Ankara Konkordato Avukatı da komiser ile süreçte birlikte hareket ederek onun süreç içindeki rolünü bilerek buna uygun çalışma yapmalıdır.

Alacaklılar Toplantısı ve Tasdik Şartları

Projenin kabulü için İİK Madde 302’de öngörülen nitelikli çoğunlukların (kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısı veya alacaklıların 1/4’ü ile alacakların 2/3’ü) onayı gerekir. Tasdik aşamasında mahkeme şu kriterleri inceler (İİK Madde 305):

Teklif edilen tutarın iflas halinden fazla olması.

Borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması.

İmtiyazlı alacakların teminata bağlanması.

Mahkeme, tasdik yargılamasında “re’sen araştırma ilkesi” çerçevesinde alacaklılar arasındaki dengenin korunup korunmadığını denetler

Sürecin Başarısızlığı ve İflas Kararı

Konkordato talebinin reddi ve iflas kararı borçlunun kötü niyetli olması, komiser talimatlarına uymaması veya projenin uygulanabilirliğini yitirmesi durumunda verilebilir. İİK Madde 292 uyarınca mahkeme, iflas kararı vermeden önce borçluyu ve ilgili tarafları duruşmaya davet ederek savunmalarını almak zorundadır; aksi durum kararın bozulması sebebidir.

Kanun Yolları ve Feragat

İİK Madde 308/A uyarınca tasdik kararına karşı borçlu veya itiraz eden alacaklılar 2 hafta içinde istinaf ve ardından temyiz yoluna başvurabilir. Ayrıca borçlu, süreçten feragat edebilir; ancak borca batıklık durumu komiser raporuyla sabitse, mahkeme feragate rağmen re’sen iflas kararı verebilir.

Sonuç olarak; konkordato süreci, mali darboğazdaki şirketler için bir “nefes alma” alanı sağlasa da, sürecin başarısı dürüstlük kuralına uygun hareket edilmesine ve profesyonel bir konkordato avukatı tarafından hazırlanan, yapısal iyileşme hedefleyen gerçekçi projelere bağlıdır

Ankara Konkordato Avukatının Süreç Yönetimine Etkisi ve Hukuki Sürece ilişkin bilgiler

Ankara Konkordato avukatı olarak süreci yürütecek avukat için usul yönetimi, maddi hukuk kadar belirleyicidir. Kesin mühlet kararı geçici mühlet içinde verilmelidir. Avukatın, komiser raporlarını zamanında dosyaya girmesini sağlaması hayati önem taşımaktadır. Kesin mühlet verilmesine ilişkin kararlara karşı kanun yolu kapalı olup kesin mühlet talebinin reddi halinde ise istinaf yolu açıktır. Çekişmesiz yargı niteliğine rağmen, ilgililerin (alacaklıların) dinlenilmesi ve haklarını kullanabilmesi esastır. Şeklen taraf olmayan maddi ilgililer dahi mahkemece dinlenebilir.

Takip Yasağı: Geçici mühletle birlikte 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları dahil hiçbir takip yapılamaz, mevcut takipler tamamen durur.

Faiz Rejimi: Projede aksine bir hüküm yoksa, rehinle temin edilmemiş alacaklarda faiz işlemesi kesin mühletle birlikte durur. Avukatın projeyi hazırlarken faiz konusundaki düzenlemeyi stratejik olarak değerlendirmesi gerekir.

İstisnalar: Rehinli alacaklılar, mühlet içinde rehin yoluyla takip başlatabilir veya başlamış takiplere devam edebilirler; ancak bu süreçte rehinli malın muhafazası ve satışı yapılamaz.

İflas Riski: Borçlu iflasa tabi bir kişiyse, konkordato talebinin reddi veya mühletin kaldırılması durumunda mahkeme borçlunun iflasına re’sen karar verebilir.

Ankara Konkordato Avukatı nelere dikkat etmelidir ve avukatın süreci doğru yürütmesi neden önem taşımaktadır?

Ankara konkordato avukatının hazırlayacağı dosyada şu unsurlar “olmazsa olmaz” niteliğindedir.

Ön Proje ve Kaynak Gösterimi: Borçlunun borca batık durumdan nasıl kurtulacağı, alacaklılardan ne kadar fedakarlık beklediği ve ödeme planı somut verilerle (taşınmaz satışı, sermaye artırımı vb.) desteklenmelidir.

Belge Disiplini: İİK 286’daki belgelerin güncel ve eksiksiz sunulması, geçici mühletin “derhal” alınması için şarttır.

Komiserle Eşgüdüm: Geçici komiserin olumsuz bir tespiti, mühletin re’sen kaldırılmasına ve talebin reddine yol açabileceği için komiser ile ilgili durumlara özellikle dikkat edilmelidir.

Ankara Konkordato Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Konkordato, sadece bir borç yapılandırması değil, işletmenin istihdam kabiliyetini ve kamu yararını koruyan bir “yeniden yapılandırma” aracıdır. Konkordato avukatının rolü; teknik bir dosya hazırlığının ötesinde, mahkeme, komiser ve alacaklılar arasındaki dengeyi yöneten bir “süreç mimarlığı”dır. Başarılı bir konkordato için projenin reel ekonomik göstergelere dayanması, usul kurallarının titizlikle takibi ve tasdik şartlarının daha başvuru anından itibaren hedeflenmesi gerekmektedir. Tasdik talebinin reddi, işletmeyi doğrudan tasfiye ve iflas rejimine sürükleyeceği için, sürecin her aşamasında “hukuki dinlenilme hakkı” ve “şeffaf raporlama” prensipleri gözetilmelidir. Bu nedenle alanında uzman Ankara Konkordato Avukatı ile sürecin yürütülmesi hak kaybına uğramamak adına önem arz etmektedir.

WhatsApp Telefonla Ara
WhatsApp