Konkordatonun Hukuki Niteliği ve Temel Amacı
Konkordato, mali durumu bozulan dürüst borçluların iflastan kurtulmasını ve alacaklıların iflas senaryosuna kıyasla daha avantajlı bir konuma gelmesini amaçlayan kendine özgü bir cebri icra kurumudur (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi-2023/2104-2023/2854-20.09.2023). Yargısal uygulamada bu kurum, borçlunun borçlarını belirli koşullarda ödemesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve mahkeme onayıyla geçerlilik kazanan bir kolektif icra biçimi olarak tanımlanmaktadır (İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi-2024/658-2025/61-23.01.2025). Temel hedef, dürüst borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumak ve işletmenin faaliyetine devam etmesini sağlayarak ekonomik değerin korunmasıdır (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi-2024/659-2024/241-04.11.2024).
Başvuru ve Geçici Mühlet Süreci
Konkordato süreci, borçlunun vadesi geldiği halde borçlarını ödeyememesi veya ödeyememe tehlikesi altında bulunması durumunda başlar. Mahkemeler, bu aşamada borçlunun sunduğu ön projenin sadece zaman kazanmaya yönelik bir girişim olup olmadığını denetlemektedir (İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi-2024/658-2025/61-23.01.2025). Geçici mühlet kararı ile birlikte borçluya bir koruma kalkanı sağlanmakta ve bu süreç kesin mühletin uzatılmasıyla devam eden bir yargısal denetim mekanizmasına dönüşmektedir (İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi-2018/1365-2021/19-12.01.2021).
Konkordato Komiserinin Görev ve Yetkileri
Konkordato komiseri, yargı kararlarında “mahkemenin uzayan kolu” olarak tanımlanmakta ve borçlu ile alacaklılar arasında objektif bir köprü görevi üstlenmektedir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi-2021/1024-2022/212-23.02.2022). Komiserin temel görevleri şunlardır:
Alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet etmek ve çekişmeli alacakları tespit etmek.
Süreci yasal kurallara uygun yönetmek ve şeffaflığı sağlamak.
Borçlunun faaliyetlerini denetlemek ve mahkemeye düzenli raporlar sunmak.
Projenin başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair teknik görüş bildirmek (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi-2025/1335-2026/284-25.02.2026).
Kesin Mühlet ve Alacaklıların Bildirim Usulü
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu süreçte ilan ve bildirim yükümlülükleri emredici niteliktedir; ilanların hem Basın İlan Kurumu hem de Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yapılması zorunludur (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi-2021/1024-2022/212-23.02.2022). Alacaklıların hukuki dinlenilme hakkının korunması için tasdik duruşma gününün de usulüne uygun ilan edilmesi şarttır (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi-2023/1420-2023/1316-27.09.2023).
Alacaklılar Toplantısı ve Oylama Nisapları
Konkordato projesinin bağlayıcı hale gelmesi için İİK m. 302’de öngörülen nisapların sağlanması gerekir. Yargısal uygulamada oylamaya ilişkin şu ilkeler öne çıkmaktadır:
Grup Şirketleri: Şirket ortağı veya organik bağı olan şirketlerin oy kullanması yasaklanamaz; her tüzel kişilik ayrı değerlendirilir (İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi-2020/702-2023/315-12.04.2023).
Üçüncü Kişi Rehni: Üçüncü kişi ipoteği ile teminat altına alınan alacaklar, nisapta adi alacak olarak kabul edilir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi-2021/1226-2022/213-23.02.2022).
Çekişmeli Alacaklar: Mahkemenin çekişmeli alacakların nisaba dahil edilip edilmeyeceğine dair kararı sadece toplantı nisabının tespiti içindir, alacağın esasına yönelik bağlayıcılığı yoktur (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi-2021/480-2021/830-01.07.2021).
Konkordato Projesinin Tasdik Şartları (İİK m. 305)
Mahkeme, tasdik aşamasında aşağıdaki şartların kümülatif olarak gerçekleşip gerçekleşmediğini re’sen inceler:
Projenin Revizyonu ve Mahkemenin Müdahale Yetkisi
Konkordato projesi statik bir belge değildir; mühlet süresince veya tasdik aşamasında komiserin yönlendirmesi veya mahkemenin müdahalesi ile revize edilebilir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi-2021/480-2021/830-01.07.2021). Mahkeme, borçlunun ödeme teklifinin aktif değerine göre düşük olduğunu tespit ederse, borçludan teklifini iyileştirmesini isteyebilir (İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi-2020/702-2023/315-12.04.2023).
Tasdik Kararının Hukuki Sonuçları ve Bağlayıcılığı
Tasdik kararı ile birlikte konkordato projesi, mühlet öncesi veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan tüm adi alacaklar için bağlayıcı hale gelir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi-2023/1420-2023/1316-27.09.2023). Geçici mühletin sonuçları kalkar ve paraya çevrilmemiş hacizler düşer (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi-2020/637-2022/185-24.02.2022). Ancak İİK m. 206 birinci sıradaki imtiyazlı alacaklar, rehnin kıymetini karşılayan rehinli alacaklar ve amme alacakları konkordatonun bağlayıcılığı dışındadır.

Konkordatonun Reddi ve İflas Süreci
Konkordato talebinin reddi durumunda, borçlu iflasa tabi bir şahıs ise ve doğrudan iflas şartları (borca batıklık gibi) mevcutsa, mahkeme re’sen iflasa karar verir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi-2022/1909-2023/3-04.01.2023). İİK m. 308 uyarınca, iflas kararı verilmeden önce borçlu şirket yetkilisinin mahkemeye çağrılarak dinlenilmesi usuli bir zorunluluktur (Hukuk Genel Kurulu-2023/603-2023/1216-06.12.2023). Ayrıca, borçlunun komiser talimatlarına aykırı davranması veya alacaklıları zarara uğratma kastıyla hareket etmesi de reddin temel gerekçelerindendir (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi-2023/2381-2023/2128-25.12.2023).
Yargısal Uygulamada Denetim ve İtiraz Hakları
Tasdik yargılaması maddi hukuk yargılaması olmayıp, kendine özgü bir onama işlemi niteliğindedir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi-2021/1024-2022/212-23.02.2022). Bu süreçte “itiraz eden alacaklı” sıfatı kritik önemdedir. İİK m. 304 uyarınca, itirazlarını duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmeyen alacaklıların tasdik duruşmasında hazır bulunma ve karara karşı istinaf yoluna başvurma hakları bulunmamaktadır (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi-2023/1446-2023/1445-23.08.2023). Mahkemeler, komiser raporları ile bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri gidermekle yükümlü olup, eksik inceleme ile karar veremezler (İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi-2018/927-2021/187-18.03.2021).
Finansal Analiz Raporlarının Niteliği: Bazı yazarlar bu raporların sadece şekli bir başvuru şartı olduğunu savunurken, güncel eğilim (Külekci, 2021) bu raporların beklenen amaca hizmet etmediği durumlarda mahkemenin mühlet talebini reddetmesi gerektiğini savunmaktadır.
Komiserin Yetki Sınırları: Komiserin borçlunun tasarruflarına müdahale yetkisinin “denetim” mi yoksa “yönetim” mi olduğu konusunda tartışmalar mevcuttur. Ankara Ticaret Mahkemeleri uygulaması, komiserin onayının olmadığı işlemlerin geçersizliği konusunda katı bir tutum sergilemektedir.
İflas İçi Konkordato: İflas dışı konkordatoya kıyasla daha az düzenlenen bu kurumda, iflas idaresinin rolü ve tasdik kriterlerinin esnetilip esnetilemeyeceği konusunda doktrinde görüş ayrılıkları bulunmaktadır (Gözaçan, 2019).
Usuli Kavramlar ve Dava Stratejisine Etkiler
Başvuru Aşaması: İİK m. 286’da sayılan belgelerin (bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu vb.) eksiksiz sunulması, geçici mühletin alınması için zorunludur. Ankara mahkemeleri, belgelerdeki teknik eksiklikleri “tamamlanabilir” görmekten ziyade, başvurunun ciddiyetini ölçen bir kriter olarak değerlendirmektedir.
Mühletin Koruma Etkisi: Geçici mühlet kararıyla birlikte borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz, başlamış takipler durur. Bu durum, borçlu vekilleri için “nefes alma alanı” yaratırken, alacaklı vekilleri için “alacağın teminat altına alınması” mücadelesini başlatır.
Düzeltme Yargılaması: Mahkemenin projeyi yetersiz bulması halinde İİK m. 305/2 uyarınca sunduğu düzeltme imkanı, davanın reddini önleyen stratejik bir duraktır.
İmtiyazlı Alacakların Durumu: İşçi alacakları ve rehinli alacaklar gibi imtiyazlı alacakların tam olarak ödenmesi veya teminata bağlanması tasdik şartıdır. Bu durum, borçlunun nakit projeksiyonunda en büyük risk alanını oluşturur.
Mühlet İçinde Doğan Borçlar: Komiserin onayıyla akdedilen borçlar, konkordatonun başarısızlığı ve iflas halinde “masa borcu” sayılır. Bu, yeni kredi veya mal tedariki sağlayan üçüncü kişiler için bir güvence olsa da mevcut alacaklıların payını azaltma riski taşır.
Dürüstlük Kuralı: Borçlunun malvarlığını kaçırma girişimi veya yanıltıcı bilgi vermesi, mühletin kaldırılması ve doğrudan iflas kararı verilmesi (İİK m. 292) sonucunu doğurur.
Ankara Ticaret Mahkemelerinin Konkordato Sürecine Yaklaşımları
Ankara Ticaret Mahkemeleri Yaklaşımı: Ankara mahkemeleri, özellikle inşaat ve perakende sektöründeki konkordato taleplerinde, projenin “gerçekçi kaynaklara” dayanıp dayanmadığını bilirkişi heyetleri vasıtasıyla titizlikle incelemektedir. Sadece vade uzatımı içeren projeler yerine, sermaye artırımı veya varlık satışı gibi somut iyileştirme adımları içeren projeler daha yüksek tasdik şansına sahiptir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin Rolü: Yargıtay, tasdik kararlarını incelerken “iflasla karşılaştırma” (İİK m. 305/1-a) kriterinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığına odaklanmaktadır. Alacaklıların eline geçecek tutarın iflas halinden az olması, bozma sebebidir.
Açık Sorular, İstisnai Durumlar
Muhasebe Uygulamalarındaki Duraksamalar: Konkordato sürecinde şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılması, vazgeçilen alacakların vergilendirilmesi ve vade farklarının muhasebeleştirilmesi konularında vergi mevzuatı ile İİK arasında tam bir uyum sağlanamamıştır (Coşkun, 2019).
Rehinli Alacaklılarla Müzakere: Rehinli alacaklıların projeye dahil edilme usulü ve bu süreçteki oylama hakları, uygulamada en çok uyuşmazlık çıkan ve yargı kararlarında farklılık gösteren alanlardan biridir.
Küçük Alacaklıların Korunması: Büyük alacaklıların (genellikle bankalar) domine ettiği oylama sürecinde, küçük ölçekli tedarikçilerin haklarının nasıl korunacağı bir adalet sorunu olarak varlığını sürdürmektedir.
Sonuç olarak; Konkordato, Türk hukukunda iflasın ertelenmesinin yarattığı suiistimalleri gidermek amacıyla daha şeffaf ve alacaklı odaklı bir yapıya kavuşturulmuştur. Başarılı bir konkordato süreci için başvuru öncesi mali tabloların ve iyileştirme projesinin “denetlenebilir” ve “gerçekçi” hazırlanması, Komiser heyeti ile şeffaf bir iletişim kanalı kurulması, Ankara Ticaret Mahkemelerinin “maddi denetim” hassasiyetinin gözetilmesi, Yargıtay’ın “alacaklıların iflasa göre daha iyi konuma getirilmesi” ilkesinin projenin merkezine konulması gerekmektedir. Süreç, sadece hukuki bir prosedür değil, aynı zamanda borçlu şirketin finansal rehabilitasyon operasyonudur. Bu nedenle, hukuki stratejinin mali verilerle tam uyumlu yürütülmesi, tasdik kararının alınması ve kesinleşmesi için elzemdir.






