Eşin Ev İşlerini ve Çocukların Bakımını Sürekli İhmal Etmesi Boşanma Sebebi midir?

Evlilik birliği, eşlere karşılıklı haklar tanıdığı gibi ortak hayatın idamesine yönelik çeşitli yükümlülükler de yüklemektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davalarında, eşlerin ev içi sorumlulukları yerine getirmemesi veya çocukların bakımını aksatması sıklıkla ileri sürülen kusur vakıaları arasındadır. Yargı kararları, ev ve çocuk bakımına ilişkin sorumlulukların ihlalini, diğer eşin tutumları, evliliğin somut koşulları, eylemlerin sürekliliği ve ispat durumu çerçevesinde değerlendirmektedir.

Ev İşlerini Yapmamak Tek Başına Boşanma Sebebi midir?

Yargıtay uygulaması, ev işlerinin yapılmamasını tek başına soyut bir olgu olarak değerlendirmemekte, bu durumun evlilik birliğini çekilmez hale getirip getirmediğini araştırmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.06.2024 tarihli, 2023/8297 E. ve 2024/4445 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, davacı-davalı erkeğin kadının “temizlik ve yemek yapmadığını” ileri sürmesi taraf iddiası düzeyinde kalabilmekte ve mahkeme kusur değerlendirmesini bu iddialar üzerinden kurmayabilmektedir. Söz konusu kararda, ev işlerinin yapılmamasının tek başına boşanma sebebi oluşturup oluşturmadığına ilişkin genel bir ilke konulmamış; uyuşmazlık fiziksel şiddet ve kötü davranış üzerinden çözülerek tarafların “eşit kusurlu oldukları” sonucuna varılmıştır.

Buna karşın, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarihli, 2023/6290 E. ve 2024/2894 K. sayılı kararında yerel mahkemenin “davalının öz bakım yapmadığı, evin temizlik vb. işlerine özen göstermediği, çöpten ekmek getirdiği, bu kusurlu davranışı ile evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle” verdiği karar benimsenmiş ve “tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin davacı babaya verilmesine” hükmedilmiştir. Dolayısıyla ev işlerinin yapılmaması, kişisel bakımın ve hane düzeninin evlilik birliğini temelden sarsacak boyuta ulaşması halinde boşanma gerekçesi yapılabilmektedir.

Evlilikte Ev İşleri ve Çocuk Bakımı Nasıl Değerlendirilir?

Evlilikte ev işleri tek bir eşin tekelinde veya sadece kadının asli görevi olarak kabul edilmemektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.06.2023 tarihli, 2023/40 E. ve 2023/3003 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere; “yemek, temizlik gibi işlerin sadece kadının sorumluluğunda olmadığı erkeğin de gücü yettiğince eşine bu anlamda yardım etmesi gerektiği gerçeği karşısında kadına bu yöndeki emrivaki konuşmaların kadını manevî anlamda yıprattığı” vurgulanmıştır. Aynı kararda erkeğin “mali ve sosyal bakımdan sorumluluklarını yerine getirmediği bu anlamda eşini ve çocuğunu ihmal ettiği” tespit edilmiştir.

Ev işleri ve bakım sorumlulukları, eşlerin ekonomik ve sosyal koşulları ile birlikte ele alınmaktadır:

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.09.2024 tarihli, 2023/7156 E. ve 2024/6419 K. sayılı kararında, kadının “evin günlük işleri ile yeterince ilgilenmemek suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiği” kabul edilmiş; ancak erkeğin de eşine “aşağılayıcı ve hakaret içeren sözler sarf ettiği” ve “eşinin çalışmasını engellediği gibi maddî destek sağlamamak suretiyle ekonomik şiddet uyguladığı” belirlenerek tarafların “eşit derecede kusurlu oldukları” sonucuna ulaşılmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11.01.2024 tarihli, 2023/2815 E. ve 2024/202 K. sayılı kararında, davacının kadının “çocuklarının bakımı ve eğitimi konusunda oldukça yetersiz ve ilgisiz davrandığını, ev hanımı olmasına rağmen ev temizliği, yemek ve benzeri işlerde kendisine beklenen hiç bir şeyi yapmadığını ve bu işleri yapmak için de bir çaba göstermediğini” ileri sürmesi ve kadının “birkaç kez ortak çocuklara fiziksel şiddet uyguladığı” belirlenmesine rağmen; erkeğin de “2012 yılından beri bağımsız bir konut temin etmediği, annesinin evliliklerine ve kadına yoğun müdahalesine sessiz kaldığı, kadının arkadaşları ile görüşmesi hususunda kısıtlayıcı ve psikolojik şiddet boyutunda davranışlar gösterdiği” tespit edilmiş ve erkek ağır kusurlu bulunmuştur. Yargıtay bu hükmü “hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun” bulmuştur.

Çocukların Bakımını Sürekli İhmal Etmek Kusur Sayılır mı?

Çocukların beslenme, sağlık, eğitim ve günlük gözetim gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmaması birlik görevinin ihlali niteliğindedir.

Eğitim ve Günlük İhtiyaçların İhmali: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.04.2023 tarihli, 2022/11014 E. ve 2023/1933 K. sayılı ilamında, “kadının aile birliğinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediği, eşi ve çocukları ile ilgilenmediği, çocuklarının temizlik, eğitim öğretim gibi ihtiyaçlarını yerine getirmediği, müşterek hanenin ve kendi kişisel temizliğine dikkat etmediği” tespit edilerek; “oluşan geçimsizlikte aile birliğinden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmeyen, eşi ve çocukları ile ilgilenmeyen, müşterek hanenin, kendisinin ve çocukların temizliğine dikkat etmeyen, kadının tam kusurlu bulunduğu” sonucuna varılmıştır.

Beslenme ve Temel Bakım İhmali: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 09.11.2023 tarihli, 2023/1702 E. ve 2023/5406 K. sayılı kararında, kadının “bir arada yaşadıkları dönemde de ev hanımı olmasına rağmen çocuklarının yemeklerini hazırlamadığı, çocukların yemek yemek için aynı apartmandaki erkeğin annesine gitmek zorunda kaldıkları, çocuklar hastalandığında erkeğin annesinin ilaçlarını takip ettiği, çocukları okula giderken erkeğin annesinin hazırladığı” belirlenmiş ve “böylece evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle erkeğin davasının kabulüyle 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tarafların boşanmalarına” karar verilmiştir.

Sağlık Sorunlarının İhmali: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.04.2026 tarihli, 2025/9194 E. ve 2026/4485 K. sayılı kararında erkeğin “evlilik birliği içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmediği, işi dolayısıyla evini, eşini, çocuklarını ihmal ettiği” ve “davalı erkeğin eş ve çocukların sağlık problemleri ile yeteri kadar ilgilenmeyerek birlik görevini ihmal ettiği, baskı yaptığı ve aşırı şekilde kontrolcü olduğu gözetildiğinde bu davranışların davacı kadının kişilik haklarını zedelediğinin kabulü gerekmektedir” tespiti yapılmıştır.

Kusur Derecelendirmesine Etkisi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 03.03.2025 tarihli, 2024/5542 E. ve 2025/2176 K. sayılı kararında “davalı-karşı davacı kadının çocuklarla ilgilenmemek suretiyle birlik görevini ihmal ettiği vakıasının da kusur olarak eklenmesi gerektiğinin” altı çizilmiş ve bu durumun “kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar ile birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının yine de daha ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına” dayanak teşkil ettiği belirtilmiştir. Öte yandan Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 11.01.2024 tarihli, 2023/2808 E. ve 2024/161 K. sayılı kararında ise Bölge Adliye Mahkemesinin “evlilik birliğinden kaynaklanan çocukların bakım ve ihtiyaçlarını karşılamayan, ev temizliğine özen göstermeyen kadının hafif kusurlu olduğu” yönündeki nitelendirmesi yer bulmuştur.

Boşanma davasında kusur ispatına yönelik makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bütün Ev ve Çocuk Sorumluluğunu Diğer Eşe Bırakmak

Evliliğin tüm yükünün süreklilik arz edecek biçimde tek bir eşin üzerine bırakılması evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.04.2024 tarihli, 2023/6333 E. ve 2024/2751 K. sayılı kararında, “davacı -davalı erkeğin ise süreklilik arz edecek şekilde evlilikten doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği, evle ilgili tüm sorumlulukları kadının üzerine bıraktığı” tespit edilerek erkek tam kusurlu sayılmıştır. Aynı kararda, “kadının annesinin rahatsızlığı esnasında onunla ilgilenmek zorunda kaldığı ve bu nedenle eve geç geldiği, ancak bu yüzden evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini ihmal ettiğinin ispatlanamadığı” belirtilerek haklı sebebe dayalı geçici aksamaların kusur oluşturmayacağı ifade edilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.02.2024 tarihli, 2023/4118 E. ve 2024/1252 K. sayılı kararında, davalının “eş ve ortak çocukla ilgilenmemek suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiğini” ve “erkeğin birlik görevlerini ihmal kusurunun süregelen şekilde devam etmesi nedeniyle yine de tam kusurlu olduğunun anlaşılmasına” işaret edilmiştir. Kararda ayrıca “erkeğin bağımsız konut temin etmediğini, ortak konuttan ayrılmak durumunda bıraktığını, eş ve ortak çocukla ilgilenmemek suretiyle birlik görevlerini ihmal ettiğini belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu” belirtilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.01.2024 tarihli, 2023/3948 E. ve 2024/407 K. sayılı kararında, “tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davacı-karşı davalının eviyle,eşi ve çocuğuyla ilgisiz olduğu, ortak çocuğun tüm ihtiyaçlarının davalı-karşı davacı tarafından karşılandığı” ve “davacı-karşı davalının başka bir kadınla ilişki yaşamaya başladığı, hatta evi terkedip gittikten sonra bu kadınla birlikte yaşamaya devam ettiği, bu şekilde davranarak evliliğin kendisine yüklediği birlik ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği” gerekçesiyle erkeğin tam kusurlu olduğuna hükmedilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 22.03.2023 tarihli, 2022/10534 E. ve 2023/1209 K. sayılı kararında, erkeğin “evine bakmadığı, eşine hakaret ettiği, eşiyle ve müşterek çocuklarla ilgilenmediği, evinin geçimini sağlamadığı ve onları terkettiği”, “davalı erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, birlik görevlerini yerine getirmediği ve ailesini terk ettiği” ve “gerçekleşen bu durum karşısında erkeğin tam kusurlu davranışı ile birliğin sarsılmasına sebebiyet verdiği” gerekçesiyle tam kusurlu olduğu onaylanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 02.05.2024 tarihli, 2023/6400 E. ve 2024/3123 K. sayılı kararında, kadının “evlilik birliği içerisinde evde yemek, temizlik gibi işleri yapmayarak birlik görevinin gereklerini yerine getirmediği”, “ortak çocuğa karşı ilgisiz ve umursamaz tavırlar sergilediğini, ortak çocuğa sözlü şiddet uyguladığını, ona bağırdığını” ve ailesiyle uzun telefon görüşmelerinin “davacı ve müşterek çocuğu ihmal etmesine neden olacak düzeyde olduğu” gerekçesiyle “davalı kadının kusurlu bu davranışlarıyla taraflar arasındaki evlilik birliğinin davacı için temelinden sarsıldığı” ve “meydan gelen olaylarda evlilik birliğinin bozulmasında davalı kadının tam kusurlu olduğu” sonucuna varılmıştır.

Ev ve Çocuk Bakımının İhmal Edildiği Nasıl İspat Edilir?

İhmal iddialarının hukuki sonuç doğurabilmesi için soyut isnatların ötesinde somut delillerle kanıtlanması şarttır:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu – (22.03.2023, 2022/146 E., 2023/242 K.)

“Bölge adliye mahkemesince erkeğe yüklenen birlik görevlerini yerine getirmeme ve ilgilenmeme eylemlerine ilişkin tanık beyanları soyut olup bu eylemler erkeğe kusur olarak yüklenemez” tespitiyle soyut tanık anlatımlarının kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağı vurgulanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – (17.04.2024, 2023/10066 E., 2024/2554 K.)

Eşin ev ve çocuklarla ilgilenmemesi, yemek yapmaması ve sürekli bilgisayar başında vakit geçirmesi iddialarının “somut, tutarlı, görgüye dayalı, ayrıntılı, etraflı beyanları ve sunulan tüm delillerle kanıtlandığı” takdirde kusur tayininde “çekişmeli olarak belirlenen vakıalardan” olacağı ve “gerçekleşen kusurlu davranışlarının niteliğine göre” kusur derecelendirmesi yapılacağı belirtilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – (17.09.2024, 2023/9740 E., 2024/6011 K.)

“dinlenen tanık beyanlarına göre, tarafların bir arada yaşarlarken sürekli kavga ettikleri, komşuların kavga seslerini duydukları, kadının yemek, temizlik, çamaşır yıkama gibi sorumluluklarını yaptığı, bazen dışarıdan yemek söyledikleri, bazen de komşuların taraflara yemek verdiği” tespit edilmiş; erkeğin kadının ev işlerini ihmal ettiği iddiası ispatlanamadığından erkeğin “davacı-davalı …’in bildirdiği diğer vakıaları ispat edemediği” ve “boşanmaya sebep olan olaylarda Kudret’in kusurlu olduğu” sonucuna varılmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – (30.09.2024, 2023/8673 E., 2024/6595 K.)

Erkeğin kadının “kadının, evlilik birliği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, evine ve çocuklarına karşı ilgisiz davranışlar sergilediğini, yemek ve temizlik gibi gereklikleri yerine getirmediğini, çocukların bakımıyla ilgilenmediğini” iddialarına rağmen dosyada “ortak çocukların bakımı, gözetimi ve sağlığı açısından annenin bir ihmali olduğunun ispat edilemediği, dosyada bu konuda herhangi bir delil de bulunmadığı” tespit edilmiştir.

Çocuk Bakımının İhmali Velayeti de Etkiler mi?

Boşanma davasında eşlerin kusur değerlendirmesi ile çocukların velayetine ilişkin değerlendirme hukuken birbirinden farklı ilkelere dayanır. Velayette yegane ölçüt çocuğun üstün yararıdır:

Hayatın Olağan Akışı ve Anlık Durumlar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 06.11.2024 tarihli, 2024/170 E. ve 2024/8330 K. sayılı kararında, “çocuğun yerde uyuyakalmış ve alnında hafif bir morluk varken çekilen fotoğrafların dosyaya ibraz edildiği ancak hayatın olağan akışında çocuğun oyun oynarken veya başkaca herhangi bir zaman diliminde uyuyakalması veya düşüp bir yerine zarar vermesi gibi durumların yaşanması pek muhtemel şeyler olup bu durumun annenin velâyet sorumluluğunu üstlenemediği olarak algılanamayacağı” ifade edilerek velayet anneye bırakılmıştır.

Çocuğun Yaşı, Anne Bakımı ve Kurulu Düzen: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.04.2023 tarihli, 2022/10916 E. ve 2023/2005 K. sayılı kararında, babanın “davalı erkeğin düzenli bir çalışma hayatının olmadığı, işinde sebat etmediği, eve gelmemezlik yaptığı, bazen de geç geldiği, eşinin gebelik sürecinde, doğumda ve doğum sonrası yaşanan sağlık sorunlarıyla ilgilenmediği, davacıyı kontrollere götürmediği, hastahanede kalınan süreçte kadına destek olmadığı, bakımıyla alakadar olmadığı” belirtilmiş; çocuk yönünden ise “ortak çocuğun ayrı yaşanılan sürecte anne yanında kalıyor oluşu, yaşı gereği anne bakım ve ilgisine muhtaç oluşu, alıştığı düzenin korunması gerektiği, annenin velâyeti almasına engel bir durum bulunmaması da gözetilerek yaşı küçüğün velâyeti davacı anneye verilerek” karar oluşturulmuştur.

İhmalin Velayete ve Kişisel İlişkiye Etkisi:

– Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.12.2023 tarihli, 2023/3358 E. ve 2023/6472 K. sayılı kararında, ilk derece mahkemesince kadının “çocuğu ile yeterince ilgilenmediği, evde yemek ve temizlik yapmadığı, evlilik birliğinin tarafına yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediği” tespit edilerek “ortak çocuk ile yeterince ilgilenmediği, birlik görevlerini yerine getirmediği bu suretle boşanmaya sebep olan olaylarda kadının tam kusurlu olduğunun tespitinin usul ve kanuna uygun olduğu” onanmış; velayet yönünden de “çocuğun baba yanında ihmal edilmediği, yaşadığı evin çocuğun gelişimi açısından uygun olduğu”, “annenin çocuğa karşı ilgisiz oluşu, çocuğun baba yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri, ahlaki gelişmesine engel olacağı yönünde delil bulunmadığı” gerekçesiyle velayet babaya bırakılmıştır.

– Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.06.2024 tarihli, 2023/8297 E. ve 2024/4445 K. sayılı kararında, annenin “ortak çocuğa kötü davrandığı” kabul edilmiş ve velayet babaya verilmiştir. Kişisel ilişki yönünden ise “çocuğun üstün yararı” gözetilerek çocuğun “bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir” denilmiş; ana babanın “çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler” durumunda kişisel ilişkinin engellenebileceği ancak somut olayda sürenin artırılması gerektiği belirtilmiştir.

– Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.10.2024 tarihli, 2023/9258 E. ve 2024/7413 K. sayılı kararında, davacının erkeğin “evlilik birliğinin üzerine yüklediği sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkili ve ortak çocuğun geçimiyle ilgilenmediğini, çocuğuna karşı babalık görevlerini yerine getirmediğini” ileri sürdüğü dosyada; mahkemece “kişisel ilişkiden beklenen amacın bu aşamada sağlanamayacağı, kişisel ilişkinin ortak çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimine zarar verebileceği anlaşıldığından velâyet kendisine verilmeyen baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki tesisine yer olmadığına” karar verilmiştir.

Eşin Ev İşlerini ve Çocukların Bakımını Sürekli İhmal Etmesi Boşanma Sebebi midir?

Yargıtay Uygulamasında Ev İşleri ve Çocuk Bakımının İhmali

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.03.2023 tarihli, 2022/146 E. ve 2023/242 K. sayılı kararında yer verildiği üzere: “Yargıtay, 03.07.1978 tarihli ve 5/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla da ‘kimin daha fazla kusurlu olduğunu tayin hususunda önceden bir ölçü konulamayacağına ve bu hususta bir içtihadı birleştirmeye gidilemeyeceğine’ karar vererek her bir boşanma davasında tarafların boşanmaya esas teşkil eden kusur durumlarının kendine özgü ve o evliliğe münhasır olduğunu kabul etmiştir”.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.09.2023 tarihli, 2023/1053 E. ve 2023/3990 K. sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin kadının ev işlerinde yeterli katkıyı sağlamayarak ilgisiz kaldığı tespitine dayanan hükmü incelenmiş; “tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir” denilerek onanmıştır.

Ayrıca 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca; boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Avukatın Gözünden Ortak Yaşam Sorumluluklarının İhmali

Uygulamada ev işlerinin veya çocuk bakımının yerine getirilmemesi savı tek taraflı ileri sürülse dahi, yargılama makamları evliliğin genel dinamiğini dikkate almaktadır:

Eşlerin ortak yaşama katkı sağlamaması, hakaret, fiziksel veya psikolojik şiddet ve bağımsız konut sağlamama gibi fiillerle birleştiğinde kusur dengesini tamamen değiştirebilmektedir.

Süreklilik arz etmeyen ya da haklı bir mazerete (hastalık, ailevi destek gereksinimleri) dayanan durumlar kusur sayılmamaktadır.

Kusur ve velayet ayrımı gözetilmeli; boşanmada tam kusurlu bulunan bir eşin dahi çocuğun üstün yararı gerektirdiği takdirde velayeti alabileceği ya da tam tersi bir durumun oluşabileceği dikkate alınmalıdır.

Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar

İddiaların Soyut Kalması: Ev işi yapmama veya ilgilenmeme iddiasının tanıklarca somut tarih, olay ve görgüye dayandırılmadan dile getirilmesi neticesinde kusur olarak kabul edilmemesi.

Geçmiş Olayların Hoşgörülmesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.05.2024 tarihli, 2023/5351 E. ve 2024/3864 K. sayılı kararında; ilk derece mahkemesince kadına yüklenen “evlilik yükümlülüklerini yerine getirmediği, yemek, temizlik yapmadığı, eş ve çocuklarına sevgi ve ilgi göstermediği, çocukları sürekli evde yalnız bıraktığı” iddialarının yanı sıra geçmişteki bazı eylemlerin “çocuklara fiziki şiddet uygulama ve çocuğu ameliyat olduktan sonra arayıp sormadığı kusurunun kadına yüklenmesi doğru olmadığı”, zira bu durumun “affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığı” belirtilmiştir. Mahkeme genel geçimsizlik yönünden “taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir” sonucuna varmış olsa da hoşgörülen olayların kusur sayılamayacağı vurgulanmıştır.

Ev İçi Rollerin Cinsiyet Temelli Algılanması: Temizlik ve yemeğin yalnızca kadının görevi olduğu yanılgısıyla hareket edilmesi; oysa Yargıtay içtihatlarında erkeğin de gücü yettiğince yardımcı olması gerektiği, aksi emrivakilerin kadını yıprattığı kabul edilmektedir.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Somutluk Şartı: Tanık beyanlarının görgüye dayalı, ayrıntılı ve çelişkisiz olması gerekmektedir.

Süreklilik Unsuru: Anlık yorgunluklar veya çocuğun oyun sırasında yaralanması gibi olağan durumlar kusur veya ihmal delili sayılamaz.

Karşılıklı Kusur Değerlendirmesi: Bir eşin ev işini yapmaması ileri sürülürken diğer eşin ekonomik şiddet uygulaması, bağımsız konut açmaması veya ailesinin müdahalesine sessiz kalması durumunda kusur derecelendirmesi eşit veya aleyhe dönebilmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Eşimin hiçbir ev işi yapmaması boşanma sebebi midir?

Yargı kararlarına göre ev işlerinin yapılmaması, evin temizliği ve beslenme gibi ihtiyaçların sürekli şekilde aksatılarak ortak yaşamın çekilmez hale getirilmesi ve birlik görevlerinin süreklilik arz edecek biçimde ihmal edilmesi durumunda boşanma sebebi sayılabilmekte ve kusur olarak yüklenmektedir (Yargıtay 2. HD, 2023/6290 E., 2024/2894 K.; 2023/6400 E., 2024/3123 K.). Ancak bu durumun somut delillerle ispatı gerekir.

Çocuğuyla ilgilenmeyen eş kusurlu sayılır mı?

Evet. Yargıtay kararlarında eşin çocukların bakımı, beslenmesi, eğitimi ve sağlığı ile ilgilenmemesi birlik görevinin ihlali niteliğinde kusur kabul edilmektedir (Yargıtay 2. HD, 2024/5542 E., 2025/2176 K.; 2022/11014 E., 2023/1933 K.).

Ev işlerinin tamamını bana bırakması boşanma sebebi olabilir mi?

Yargıtay, evlilikten doğan yükümlülüklerin yerine getirilmeyerek evle ilgili tüm sorumlulukların süreklilik arz edecek şekilde diğer eşe bırakılmasını evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında tam kusurlu bir davranış olarak nitelendirmektedir (Yargıtay 2. HD, 2023/6333 E., 2024/2751 K.). Ayrıca yemek ve temizliğin yalnızca kadının sorumluluğunda olmadığı kabul edilmektedir (Yargıtay 2. HD, 2023/40 E., 2023/3003 K.).

Çocuk bakımının ihmal edildiğini nasıl ispatlayabilirim?

İhmal iddiaları görgüye dayalı somut tanık anlatımları, okul ve sağlık takibine ilişkin veriler ile somut delillerle kanıtlanmalıdır. Soyut iddialar kusur belirlemesine esas alınamaz (Yargıtay HGK, 2022/146 E., 2023/242 K.; Yargıtay 2. HD, 2023/10066 E., 2024/2554 K.). Hayatın olağan akışı içindeki anlık düşme veya uyuyakalma fotoğrafları ihmali ispata yetmemektedir (Yargıtay 2. HD, 2024/170 E., 2024/8330 K.).

Çocukla ilgilenmemek velayetin kaybedilmesine neden olur mu?

Velayet değerlendirmesinde belirleyici olan husus çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun temel bakım ve ihtiyaçlarının karşılanmaması, çocuğun güvenliğinin tehlikeye girmesi veya çocuğa kötü davranılması durumunda velayet ilgilenmeyen eşe verilmeyebilir (Yargıtay 2. HD, 2023/3358 E., 2023/6472 K.; 2023/8297 E., 2024/4445 K.). Buna karşılık çocuğun yaşı ve anne şefkatine muhtaç olması halinde, annenin kusurları olsa dahi velayet anneye bırakılabilmektedir (Yargıtay 2. HD, 2022/10916 E., 2023/2005 K.).

Sonuç olarak; Ev işlerinin ve çocuk bakımının sürekli ihmal edilmesi, Türk Medeni Kanunu m. 166/1 çerçevesinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davalarında önemli birer kusur unsuru teşkil etmektedir. Ancak Yargıtay uygulaması gereğince her evlilik kendi somut koşullarında ele alınmakta; ev işlerinin yalnızca bir eşe ait olmadığı, iddiaların soyut tanık anlatımlarıyla değil görgüye dayalı somut delillerle ispat edilmesi gerektiği ve velayet değerlendirmesinde boşanma kusurundan ziyade çocuğun üstün yararının esas alındığı görülmektedir.

Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.06.2024 tarihli, 2023/8297 E. ve 2024/4445 K. sayılı kararına konu olan dosyada; Ankara 8. Aile Mahkemesi tarafından kadının “temizlik ve yemek yapmadığını” ve “çocuğa iyi bakmadığını” şeklindeki taraf iddiaları üzerinden değil, fiziksel şiddet ve kötü davranış vakıaları üzerinden kurulan hükme karşı yapılan istinaf başvurusu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince esastan reddedilmiş, temyiz incelemesinde de bu kısımlar onanmıştır. Dolayısıyla aile mahkemelerinde yürütülen süreçlerde delillerin somutlaştırılması, kusur tespitlerinin eksiksiz yapılması ve çocuğun üstün yararının hukuki gerekçelerle ortaya konulması profesyonel hukuki desteğin önemini göstermektedir.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.

Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Benzer Yazılar

WhatsApp Telefonla Ara
WhatsApp

Av. Akın ÖZBEY sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin