4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenen boşanmanın ferisi niteliğindeki maddi ve manevi tazminat talepleri, evlilik birliğinin sona ermesiyle ortaya çıkan hukuki, mali ve manevi kayıpların giderilmesini amaçlar. Yargıtay kararlarında bu tazminatların şartları, sınırları ve takdir kriterleri yerleşik ilkelerle belirlenmiştir. Boşanma davasında talep edilen tazminat tutarı ile mahkemece hükmedilecek tazminat miktarı arasındaki denge, hakkaniyet kuralları ve kanuni ölçütler ışığında incelenmektedir. Tazminat hesaplamasına yönelik makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Arasındaki Fark Nedir?
Maddi tazminat ile manevi tazminat, korunan hukuki yarar ve tazminin niteliği bakımından birbirinden ayrılmaktadır:
Maddi Tazminat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca: “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.”
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi (28.12.2017, E. 2017/497, K. 2017/1629) kararında belirtildiği üzere, düzenleme “mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceği” esasına dayanır. Boşanmayla yitirilen eş desteği ve ekonomik menfaatlerin telafisi hedeflenir.
Manevi Tazminat: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (15.10.2014, E. 2013/1156, K. 2014/753) kararında ifade edildiği üzere; “Manevi tazminat, bozulan manevi dengenin yeniden sağlanması için benimsenmiş bir telafi şeklidir”. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (02.07.2024, E. 2023/7371, K. 2024/5248) ilamına göre; “Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir.”
Maddi Tazminat Talep Etmenin Şartları Nelerdir?
Maddi tazminata hükmedilebilmesi için kanunun aradığı temel şartlar şunlardır:
Kusur Durumu: Tazminat isteyen tarafın kusursuz veya diğer eşe nazaran daha az kusurlu olması, aleyhine tazminat istenen eşin ise kusurlu bulunması zorunludur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi (08.03.2017, E. 2017/248, K. 2017/262) kararında, “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebilir.(TMK 174/1)” kuralı hatırlatılmıştır.
Menfaatlerin Zedelenmesi: Boşanma neticesinde mevcut ya da beklenen hukuki ve ekonomik yararların ihlal edilmiş olması gerekir.
Tazminatın Hesabı ve Takdiri: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (15.10.2014, E. 2013/1156, K. 2014/753) kararında, “Maddi tazminatın hesabı uygulamaya bırakılmıştır. Madde metninden de anlaşılacağı üzere sadece “uygun” bir tazminat denilmiştir.” tespiti yapılarak miktar takdirinde hakimin geniş bir değerlendirme yetkisi olduğu ortaya konmuştur.
Manevi Tazminat Hangi Durumlarda Talep Edilebilir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre:
“Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi (08.03.2017, E. 2017/248, K. 2017/262) kararında, “Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun bir miktarda bir para isteyebilir(TM…/2)” hükmü vurgulanmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi (01.03.2017, E. 2017/104, K. 2017/174) kararında, “Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür” denilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (07.06.2023, E. 2023/164, K. 2023/3009) kararında, “davalının eylemleri neticesinde davacı manevî yönden de zarara uğradığı, kişilik hakları zedelendiği” hallerde manevi tazminat talebinin hukuken korunduğu kabul edilmiştir.
Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu kararlarında tazminat miktarının takdirinde gözetilmesi gereken ölçütler yerleşik olarak sıralanmaktadır. Kararlarda ölçütler şu şekilde ifade edilmiştir:
“tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi; 21.02.2023, E. 2022/8393, K. 2023/622; 03.10.2024, E. 2023/8901, K. 2024/6867; 15.12.2025, E. 2025/5135, K. 2025/11193; 27.05.2024, E. 2023/6446, K. 2024/3895; 16.01.2024, E. 2023/9424, K. 2024/263).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (15.10.2014, E. 2013/1156, K. 2014/753) kararında ayrıca şu kriterlere işaret edilmiştir: “boşanmaya neden olan olaylardaki kusurun ağırlığı, eşlerin sosyal ve ekonomik durumları, bakiye/ortalama yaşam ve sahip olunan çocuk sayısı gibi nedenlere bağlı olarak, evlenme şansı gibi kriterlerin göz önünde tutulması gerektiği kabul edilmektedir.”
Aynı kararda manevi tazminat bakımından “kişilik haklarına yapılan saldırının niteliği ve tarafların az yukarıda açıklanan sosyal ve ekonomik durumları etkili ölçüttür” denilmiştir. Miktarın belirlenmesinde temel yasal dayanaklar; 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51 inci maddeleridir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 21.02.2023, E. 2022/8393, K. 2023/622; 03.06.2024, E. 2023/6426, K. 2024/4169). Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi (08.03.2017, E. 2017/248, K. 2017/262) de kararında; “Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile boşanma yüzünden zedelenen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı, Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminatlar miktarları da uygundur.” değerlendirmesinde bulunmuştur.
Boşanmada Ne Kadar Tazminat İstenmelidir?
Dava açılırken talep edilen tutar ile mahkemenin hükmedeceği tutar eşdeğer değildir. Mahkemeler talep edilen rakama bağlı olmaksızın yasal ölçütler ve hakkaniyet sınırları çerçevesinde inceleme yaparlar.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (02.07.2024, E. 2023/7371, K. 2024/5248) kararında tazminatın sınırlarına ilişkin şu temel ilke getirilmiştir:
“Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır. Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır.”
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi (28.12.2017, E. 2017/497, K. 2017/1629) kararında da “tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları(TMK m. 4, TBK m. 50, 51, 52, 58)gereği” manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmaması gerektiği teyit edilmiştir. Çok fahiş rakamların talep edilmesi mahkemenin otomatik olarak yüksek meblağlara hükmedeceği anlamına gelmemektedir.
Aldatma, Şiddet ve Ağır Hakaret Tazminatı Nasıl Etkiler?
Boşanma sürecinde sadakatsizlik, fiziksel şiddet ve ağır hakaret gibi fiiller, tarafların kusur derecesinin ve eylemin ağırlığının belirlenmesinde doğrudan belirleyicidir:
Fiziksel Şiddet ve Ağır Kusur: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (09.10.2024, E. 2023/9284, K. 2024/7125) kararında, “davacı kadına şiddet uygulayan, devamlı olarak alkol alan, eşini ve çocuklarını evden kovan” erkeğin ağır kusurlu olduğu ve aleyhine maddi-manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olduğu belirtilmiştir.
Şiddet, Sadakatsizlik ve Hakaretin Birlikte Varlığı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (09.01.2023, E. 2022/8392, K. 2023/4) kararında, ilk derece mahkemesince erkeğin “kötü söz ve muamelede bulunması, aşağılaması, şiddet uygulaması ve sadakatsizliği nedeniyle tam kusurlu” kabul edildiği olayda, Bölge Adliye Mahkemesi’nce ilk derece mahkemesi tazminatları az bulunarak kadın lehine “100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminat” takdir edilmiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır.
Tazminat Sonradan Artırılabilir mi?
Yargılama hukukunda tarafların kanun yollarına başvurusu ve usuli kazanılmış hak kuralları tazminat miktarlarının sonradan artırılmasında veya denetlenmesinde belirleyicidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (11.05.2023, E. 2023/3513, K. 2023/2399) kararında usuli kazanılmış hakka ilişkin şu ilkeler ortaya konmuştur:
Kararı istinaf veya temyiz etmeyen taraf aleyhine hükmedilen kısımlar kesinleşir ve usuli kazanılmış hak doğurur: “erkek kararı istinaf ve temyiz etmediğinden kadının kazanılmış hakkı da dikkate alınarak faiz talep etmemesine rağmen İlk Derece Mahkemesince verilen 5.000,00 TL’lik kısım için dava tarihinden, 65.000,00 TL’lik kısmı için boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmiştir.”
Yargıtay bozmasına uyulması durumunda; “bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla” karar verilmektedir.
Bu araştırmanın karar taramasında, boşanma davası kesinleştikten sonra maddi veya manevi tazminat miktarının bağımsız bir dava ile sonradan artırılmasına yönelik özel bir veri bulunmamaktadır.
Yargıtay Uygulamasında Boşanma Tazminatının Belirlenmesi

Yargıtay kararlarında tazminat miktarının belirlenmesi yalnızca ilk derece mahkemesinin mutlak serbestisine bırakılmamış, Yargıtay denetimine tabi bir hukuki sonuç olarak kabul edilmiştir.
Tazminat Miktarının Yargıtay Tarafından Denetimi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (15.12.2022, E. 2022/1028, K. 2022/1754) kararında; “Yargıtay taraflar lehine veya aleyhine hükmedilen tazminatların miktarlarını da maddi vakıaya bağlanan sonuç niteliğinde bulunması nedeniyle denetlemekle yükümlüdür” ilkesi net biçimde vazedilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (07.06.2023, E. 2023/2555, K. 2023/3011) de Yargıtay’ın “maddi vakıalara bağlanan sonuçları, taraflar lehine veya aleyhine hükmedilen tazminatların miktarlarını denetlemekle yükümlü olduğu” hususunun altını çizmiştir.
Miktarların Az Bulunması Sebebiyle Bozma: Hukuk Genel Kurulu (15.12.2022, E. 2022/1028, K. 2022/1754) kararında; “Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır.” gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (15.12.2025, E. 2025/5135, K. 2025/11193) kararında da benzer şekilde “Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat azdır.” denilerek “4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 6098 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.” sonucuna varılmıştır.
Hakkaniyete Uygun Miktar Takdiri: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (26.03.2024, E. 2023/5842, K. 2024/2097) kararında; “4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir” denilerek kararın bozulması yoluna gidilmiştir.
Avukatın Gözünden Tazminat Miktarının Belirlenmesi
Uygulamada boşanma davalarında tarafların psikolojik ve duygusal yıpranmışlıkları sebebiyle talep etmek istedikleri fahiş rakamlar ile mahkemenin hukuken hükmedebileceği meblağlar arasında belirgin farklar ortaya çıkmaktadır:
İspatlanabilir Vakıalar ve Sosyal-Ekonomik Durum Gerçeği: Mahkemeler salt talep edilen miktara değil, “tarafların dosya arasında bulunan tüm ekonomik göstergeleri, mevcut ekonomik durum değerlendirilerek boşanmada kusuru bulunmayan davacı yararına maddî ve manevî tazminata hükmedildiği” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.06.2023, E. 2023/164, K. 2023/3009) çerçevede karar verir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin Miktar Denetimi: İlk derece mahkemelerinin takdir ettiği miktarların Bölge Adliye Mahkemesince yüksek bulunarak indirilebildiği görülmektedir. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (23.11.2023, E. 2023/1913, K. 2023/5657) kararında, ilk derece mahkemesince belirlenen tazminatların bölge adliye mahkemesince “kadın yararına hükmedilen tazminatların miktarlarının fazla olduğu” değerlendirmesiyle kaldırılarak “yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle kadın yararına 25.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazmaninata” hükmedildiği aktarılmıştır.
Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar
Ekonomik ve Sosyal Durum Araştırmasının Yetersiz Yapılması: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (06.02.2020, E. 2019/7303, K. 2020/887) kararında; “Tarafların boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri yanında, tazminat ödemekle yükümlü kılınan tarafın tespit edilen ekonomik ve sosyal durumu tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak en önemli unsurlardandır.” tespiti yapılmış ve “bölge adliye mahkemesince gerekli ekonomik ve sosyal durum araştırması yapıldıktan sonra maddi ve manevi tazminatın miktarının belirlenmesi gerekirken, bu hususlarda eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.” hükmü kurulmuştur.
Yargısal Denetime Elverişli Gerekçe Bulunmaması: Mahkemelerin tazminata hangi somut deliller ve gerekçelerle ulaştıklarını kararda göstermemeleri önemli bir eksikliktir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (07.06.2023, E. 2023/164, K. 2023/3009) kararında, “kararda tazminata hükmedilmesinin yargısal denetime elverişli şekilde açık ve somut gerekçelerinin belirtilmediği” hususu açık bir bozma sebebi olarak yer almıştır.
Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
İspat Kuralı: Tazminat taleplerinin kabulü, ileri sürülen maddi vakıaların yöntemince kanıtlanmasına bağlıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (09.10.2024, E. 2023/9284, K. 2024/7125) kararında tazminat takdirinin “tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre” yapıldığı ifade edilmiştir.
Hakkaniyet ve Kanun Maddelerinin Birlikte Değerlendirilmesi: Kararlarda daima 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 4 üncü ve 174 üncü maddeleri ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51 inci maddelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.10.2023, E. 2023/5526, K. 2023/4771).
Sık Sorulan Sorular
Boşanmada ne kadar manevi tazminat isteyebilirim?
Manevi tazminat talebinde yasal bir üst sınır bulunmamakla birlikte, takdir edilecek miktar kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile paranın alım gücüne göre belirlenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (02.07.2024, E. 2023/7371, K. 2024/5248) kararı uyarınca, manevi tazminatın “Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.” ilkesi gereği zenginleşme doğurmayacak ve karşı tarafı mahvetmeyecek ölçüde hakkaniyete uygun olması şarttır.
Aldatan eş ne kadar tazminat öder?
Aldatma (sadakatsizlik) eylemi, eşi tam veya ağır kusurlu konuma getiren en ağır ihlallerden biridir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (09.01.2023, E. 2022/8392, K. 2023/4) kararında, sadakatsizlik ve şiddet eylemleri sebebiyle tam kusurlu sayılan erkek aleyhine Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen “100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminat” miktarı onanmıştır. Miktar, tarafların mali durumları ve fiilin ağırlığına göre her somut olayda ayrı belirlenir.
Eşit kusurlu eş tazminat alabilir mi?
4721 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca maddi tazminat ancak kusursuz veya daha az kusurlu taraf tarafından istenebilir; manevi tazminatta da kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olan diğer taraftan tazminat isteyebileceği düzenlenmiştir. Kararlarda tarafların boşanmadaki kusur dereceleri temel şart olarak aranmakta olup (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 02.07.2024, E. 2023/7371, K. 2024/5248), kusursuz ya da daha az kusurlu olmayan taraf lehine tazminata hükmedilemez.
Boşanmada maddi ve manevi tazminat birlikte istenebilir mi?
Evet, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca hem mevcut ve beklenen menfaatlerin kaybı için maddi tazminat hem de kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat birlikte talep edilebilir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi (08.03.2017, E. 2017/248, K. 2017/262) ve Yargıtay’ın istikrarlı uygulamalarında koşulları oluştuğunda maddi ve manevi tazminata birlikte hükmedilmektedir.
Mahkeme istediğim tazminatın tamamını vermek zorunda mı?
Hayır. Mahkeme talep edilen tutarla bağlı olmaksızın hakkaniyet, kusur ağırlığı ve ekonomik-sosyal durum çerçevesinde daha az bir miktara hükmedebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (23.11.2023, E. 2023/1913, K. 2023/5657) ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi (01.03.2017, E. 2017/104, K. 2017/174) kararlarında görüldüğü üzere mahkemeler fazla buldukları tazminat miktarlarını hakkaniyet gereğince indirebilmektedir.
Sonuç olarak; Boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat miktarlarının tayininde tek tip ve matematiksel bir formül bulunmamaktadır. Yargıtay kararları ile ortaya konduğu üzere temel eksen; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, ihlalin niteliği, paranın alım gücü ve 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde yer bulan hakkaniyet ilkesidir. Tazminat miktarları Yargıtay tarafından denetlenebilir bir hukuki sonuç niteliğinde olup, eksik mali araştırma veya gerekçesiz kararlar bozma konusu yapılmaktadır.
Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği
Boşanma davalarında tazminat taleplerinin ileri sürülmesi, somut delillerle ispatı, usuli kazanılmış hakların korunması, ekonomik durum araştırmalarının eksiksiz yürütülmesi ve istinaf/temyiz kanun yollarının işletilmesi hukuki uzmanlık gerektirir. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden geçebilecek gerekçeli ve hakkaniyete uygun taleplerin oluşturulmasında aile hukuku alanında uzman bir avukatın desteği önem taşımaktadır.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.
Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız






