Çocukla Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Davası Nasıl Açılır?

Boşanma veya ayrılık süreçleri neticesinde velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn ile çocuk arasında tesis edilen kişisel ilişki kararları kesin hüküm teşkil etmemektedir. Kişisel ilişki tesisine dair kararların kesin hüküm oluşturmadığı ve değişen koşullara göre kişisel ilişki tesisinin yeniden düzenlenmesinin her zaman istenebileceği Yargıtay tarafından açıkça kabul edilmektedir. Yargıtay vermiş olduğu karar ile “Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır.” tespitinde bulunmuştur. Zaman içerisinde çocuğun büyümesi, eğitim hayatına başlaması, sağlık gereksinimleri ya da tarafların ikamet veya çalışma düzenlerindeki farklılıklar, kesinleşmiş görüşme takviminin çocuğun menfaatine uygun biçimde uyarlanmasını zorunlu kılmaktadır.

Kişisel İlişki Kararının Değiştirilmesi Hangi Şartlarda Mümkündür?

Kişisel ilişki takviminin değiştirilebilmesi; önceki kararın verildiği tarihten sonra tarafların veya çocuğun durumunda esaslı, sürekli ve somut bir değişikliğin meydana gelmiş olmasına bağlıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin vermiş olduğu kararda “değişen koşullara göre, çocuğun yaşı gözetilerek kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi her zaman istenebileceği” şeklinde bu husus vurgulanmıştır. Anlaşmalı boşanma protokolü kapsamında belirlenmiş düzenlemeler de bu kuralın istisnası değildir. Kişisel ilişki düzenlemesinde aslolan çocuğun yararıdır. Anlaşmalı boşanma hükmündeki kişisel ilişkiye dair düzenleme, çocuğun menfaatinin ve hakkaniyetin gerektirmesi halinde, her zaman değiştirilebilir. Buna karşılık somut koşullarda değişiklik veya gereklilik açılan dava ile ispatlanamadığında talep reddedilmektedir.

Çocuğun Yaşı, Okul Düzeni ve Sağlık Durumunun Etkisi

Çocuğun büyümesi ve okula başlaması görüşme takvimini doğrudan etkilemektedir:

Yaş ve Gelişim: Küçük yaşlarda anne bakım ve şefkatine muhtaçlık nedeniyle yatısız kurulan ilişkiler, çocuğun büyümesiyle yatılıya dönüştürülebilmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.01.2018 tarihli kararında (E. 2016/14015, K. 2018/630) önceki uzman raporunda “çocuğun 3 yaşını doldurduktan sonra yatılı ilişki konusunun değerlendirilebileceği” yönündeki öngörü aktarılmış; güncel durumun tespiti için inceleme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.07.2024 tarihli kararında (E. 2024/3586, K. 2024/5422) onanan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde, “çocuğun istinaf inceleme tarihindeki yaşı, yaşı ile uyumlu muhtemel gelişimi gözetilerek baba ile yaşı ile uyumlu yatılı olacak şekilde kişisel ilişkinin kurulması gerektiği” belirtilmiştir.

Okul Düzeni: Çocuğun eğitim temposunun bozulmaması esastır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.09.2023 tarihli kararında (E. 2023/5701, K. 2023/3865) onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde, “çocuğun okula devam ettiği zamanlarda, bir yerden bir yere gitme, okul sonrası yapması gereken araştırmalar yada etkinlikler için vakit ayırmak yerine eve geç saatte gelerek ertesi güne hazırlık yapma durumunun çocuğu olumsuz etkileyebileceği” ifade edilerek hafta içi görüşmeleri yerine hafta sonu ve tatil dönemlerini içeren bir düzenleme getirilmiştir.

Sağlık Durumu: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 13.04.2023 tarihli kararında (E. 2023/2559, K. 2023/1814) çocuğun mevcut sağlık sorunlarının babanın bakım sorumluluğunu üstlenmesine ve yatılı ilişkiye engel teşkil etmediği tespit edilerek yatılı görüşme onanmıştır. Buna karşılık Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarihli kararında (E. 2024/1687, K. 2024/2864), babanın çocuğun sağlığı konusunda gerekli özeni göstermediği olguları karşısında İlk Derece Mahkemesince “çocuğun ruhsal ve fiziksel gelişimi ile babalık duygusunun tatmini açısından çocuğun üstün yararı da dikkate alınarak” yatılı ilişkinin kaldırılarak yatısız biçimde yeniden tesis edilmesi yerinde bulunmuş ve onanmıştır.

Şehir Değişikliği ve Ebeveynlerin Çalışma Koşulları

Tarafların farklı şehirlerde veya ülkelerde yaşaması ya da yoğun çalışma temposu görüşme takviminin yeniden tayinini gerektirmektedir.

Uzak Mesafe ve Yurtdışı: Ebeveynlerin farklı yerleşim yerlerinde olması durumunda çocuğun seyahat yorgunluğu ve yaşam dengesi dikkate alınır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 23.03.2023 tarihli kararında (E. 2022/10991, K. 2023/1311), anne ve çocuğun Hollanda’da, babanın ise Türkiye’de yaşayacak olması gözetilerek “Ortak çocuk ile babanın farklı ülkelerde yaşayacak olmaları dikkate alındığında baba ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin süresi fazladır.” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Aynı kararda Daire, bu tür davalarda talep edilen yol masraflarının “davanın eki niteliğinde olmadığı gibi infazı da kabil olmayan” bir talep olduğunu vurgulamıştır.

Çalışma Koşulları: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 21.11.2023 tarihli kararında (E. 2022/7871, K. 2023/5445) onanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde, “tarafların her ikisinin de çalışması, annenin de çocukla kaliteli vakit geçirebilme hakkı bulunabilmesi hususları dikkate alındığında, her hafta sonu tedbiren baba ile kişisel ilişki kurulmasının isabetli olmadığı” ifade edilmiş ve görüşmeler ayın belirli hafta sonlarına kaydırılmıştır.

Yatılı Görüşme ve Tatil Günlerinin Yeniden Belirlenmesi

Kişisel ilişki günleri belirlenirken çocuğun dinlenme hakkı ve ebeveynler arasındaki denge gözetilmelidir.

Hafta Sonu Düzenlemeleri: Her hafta sonunun diğer ebeveyne tahsis edilmesi velayeti üstlenen tarafın yaşamını kısıtlamaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.06.2008 tarihli kararında (E. 2008/4551, K. 2008/8899), “Her hafta Cumartesi ve Pazar günleri kişisel ilişki anneyi eve bağımlı duruma getireceği gibi velayet görevinin ifasını ve çocukların eğitimini de olumsuz yönde etkiler.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Yaz Tatili ve Bayramlar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bayramların her iki ebeveynle eşit geçirilmesini ve tatil sürelerinin infaz edilebilir olması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 13.06.2023, E. 2022/7069, K. 2023/3135; 26.03.2025, E. 2025/729, K. 2025/3086). Ayrıca Yargıtay bir kararı ile yaz tatilinin dörde bölünerek çocuğun ebeveynleri arasında bocalamasına yol açacak nitelikteki parçalı düzenleme uygun görmemiştir.

Resen Araştırma, Deliller ve Geçici Düzenleme Talepleri

Deliller ve Resen Araştırma: Velâyet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Şiddet iddiaları karşısında verilen bir kararda; “ilgili ceza dosyaları da getirtilerek sosyal inceleme raporu alınması ve çocuğun görüşü de dikkate alınarak” inceleme yapılması gerektiği ifade edilmiştir.

Geçici Düzenleme Talepleri: Dava ile geçici düzenleme talep edilebilmektedir.

Yargıtay Uygulaması ve Ankara Mahkemelerinin Yaklaşımı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.12.2025 tarihli kararında (E. 2025/3711, K. 2025/10837) vurgulandığı üzere, “Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun üstün yararıdır.” Dairenin 26.03.2025 tarihli (E. 2025/729, K. 2025/3086) ve 13.06.2023 tarihli (E. 2022/7069, K. 2023/3135) kararlarında, “çocuğun yüksek yararı, yaşı ve anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir” ilkesi istikrarlı olarak benimsenmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 29.11.2023 tarihli kararında (E. 2023/8658, K. 2023/5759) aktarılan Bölge Adliye Mahkemesi tespitinde, gelecekteki koşulların önceden bilinemeyeceği gerekçesiyle kademeli (geleceğe matuf yaş basamaklarına göre peşinen değişen) kişisel ilişki düzenlemesi yapılması uygun bulunmamış; şartlar değiştikçe yeniden dava açılabileceği belirtilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 01.04.2026 tarihli kararında da (E. 2026/513, K. 2026/3531), “Ancak kişisel ilişki kurulması çocuğun üstün yararına aykırı ise kısıtlanabilir ve hatta tamemen kaldırılabilir.” değerlendirmesine yer verilmiştir.

Ankara Aile Mahkemeleri ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Yaklaşımı

İlk Derece Yaklaşımı: Ankara 14. Aile Mahkemesi, çocuğun büyümesi ve eğitime başlaması sebebiyle “çocuğun yaşı, eğitim süresi, sağlıklı, bedensel ve ruhsal gelişiminin devamı açısından çocukla baba arasında kurulan kişisel ilişkinin genişleterek yatılı olarak yeniden düzenlenmesinin çocuğun yüksek yararına olacağı” gerekçesiyle yatılı görüşme tesis etmiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Yaklaşımı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, davanın kabulü ile yatılı ilişki kurulmasını yerinde bulmuş; ancak ilk derece mahkemesinin hükmettiği “çocuğun yaşı okul durumu tarafların uygunluğuna göre haftada bir gün hafta içi yatılı olmadan saat sabah 16.00 ile 19.00 arasında” şeklindeki düzenlemenin infazda tereddüt yaratacağını ve velayet görevini aksatacağını saptayarak hafta içi görüşmesini kaldırmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, ayrıca engelleme ispatlanmadıkça telefon görüşmesi hükmü kurulmasını da gereksiz görmüş; kişisel ilişkiyi hafta sonları, sömestr tatili ve 1–30 Temmuz yaz tatili olarak infaz edilebilir netlikte yeniden kurmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararını usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.

Avukatın Gözünden Uygulama

Çocukla Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi Davası Nasıl Açılır?

Uygulamada karıştırılan iki temel hukuki durum bulunmaktadır:

Görüşme Kararının Uygulanmaması: Mevcut ilamın gereklerinin yerine getirilmemesi sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur. Çocukla kişisel ilişkinin mevcut mahkeme kararına göre nasıl uygulandığı hakkında kişisel ilişki kararlarının uygulanmasına ilişkin yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kişisel İlişkinin Değiştirilmesi (Yeniden Düzenlenmesi): Mevcut ilamdaki takvimin değişen koşullar (yaş, okul, sağlık, yerleşim) sebebiyle çocuğun menfaatine uygun olarak mahkemece yeniden tayin edilmesidir.

Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Belirsiz ve İnfazı Güç Görüşme Saatleri: Tarafların inisiyatifine bırakılan veya okul çıkış saatlerine denk gelen esnek/belirsiz düzenlemeler infazda duraksamaya yol açmaktadır. Kararların net gün ve saat içermesi zorunludur.

Okul ve Eğitim Takviminin İhlali: Hafta içi görüşmeleri veya her hafta sonunun görüşmeye ayrılması, velayet görevini aksatmakta ve çocuğun eğitim başarısını olumsuz etkilemektedir.

Gerekçesiz Değişiklik Yapılamaması: İlk derece mahkemelerinin, önceki kararda var olan hakları (örneğin yatılı kalmayı) haklı bir gerekçe göstermeksizin kaldırması hukuka aykırıdır.

Uzman Raporu ve Bilimsel İnceleme Zorunluluğu: Anayasa Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli kararında (B. No: 2022/57145) vurgulandığı üzere, “derece mahkemelerinin çocukla ebeveyn arasındaki ilişkileri düzenleyen kararlarının gerekçeleri; psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı gibi konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmış yeterli açıklıktaki bilimsel görüş ve raporlar ile hâlen bulunduğu yerdeki yaşantısına ilişkin gerekli araştırma ve incelemeyle elde edilen somut, nesnel verilere dayanmalıdır.”

Sık Sorulan Sorular

Görüşme günleri sonradan değiştirilebilir mi?

Evet. Kişisel ilişki kararları kesin hüküm teşkil etmediğinden, şartların değişmesi ve çocuğun üstün yararının gerektirmesi hâlinde görüşme günleri her zaman yeniden düzenlenebilir.

Eski eşin onayı gerekli mi?

Hayır. Kişisel ilişkinin değiştirilmesi davasında velayeti elinde bulunduran ebeveynin veya diğer eşin muvafakati şart değildir; hâkim çocuğun üstün yararına göre resen takdir yetkisini kullanır.

Yatılı görüşme kaldırılabilir mi?

Evet. Çocuğun sağlık durumunun ihmal edilmesi, kötü muamele veya üstün menfaatinin zedelenmesi durumunda yatılı ilişki yatısız görüşmeye çevrilebilir ya da kısıtlanabilir.

Çocuğun görüşü alınır mı?

Evet. İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınmalı ve uzman raporuyla birlikte değerlendirilmelidir.

Dava sürerken geçici görüşme kararı verilebilir mi?

Evet. Yargılama devam ederken mahkemelerce tedbiren kişisel ilişki kararı verilebilmektedir

Sonuç Olarak Değişen Koşulların Çocuk Odaklı Değerlendirilmesi gereklidir.Kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davalarında temel kriter, anne ve babanın isteklerinden ziyade çocuğun fiziksel, ruhsal, ahlaki ve eğitsel gelişiminin korunmasıdır. Yaşın büyümesi, okul gereksinimleri, şehir veya ülke değişiklikleri mahkemelerce güncel sosyal inceleme raporları ve bilimsel veriler ışığında ele alınmalı; infaz edilebilir ve çocuğun gelişimine en uygun takvim belirlenmelidir.

Ankara Aile Hukuku Avukatı – Hukuki Bilgilendirme

Bu makalede yer alan açıklamalar, genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda olayların özellikleri, tarafların hukuki durumları, mevcut deliller ve yürürlükteki mevzuat farklılık gösterebileceğinden her somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Av. Akın Özbey, Ankara’da aile hukuku kapsamında boşanma, velayet, nafaka, mal rejiminin tasfiyesi, ziynet alacağı, soybağının reddi ve babalık davaları gibi konularda avukatlık faaliyetini yürütmektedir.

Hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin görüşme ve iletişim için 0537 932 50 50 numaralı telefondan hukuk büromuza ulaşabilirsiniz.

İlgili Hukuki Bilgilendirme Yazıları

Bu makalenin konusuyla bağlantılı diğer hukuki bilgilendirme yazılarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:

Velayet Davaları · Çocukla Kişisel İlişki Kararlarının Uygulanması

Benzer Yazılar

WhatsApp Telefonla Ara
WhatsApp

Av. Akın ÖZBEY sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin