Çocuğun Soyadı Boşanmadan Sonra Değiştirilebilir mi?

Boşanma sürecinin neticelenmesinin ardından velayeti anneye tevdi edilen müşterek çocuğun soyadının annenin bekarlık soyadı ile değiştirilip değiştirilemeyeceği konusu, Türk aile hukuku uygulamasında en çok tartışılan ve içtihat değişikliğine uğrayan alanlardan biridir. Geçmişte Yargıtay 18. Hukuk Dairesi kararlarında boşanma ve velayetin anneye verilmesinin soyadı değişikliği için hukuki dayanak oluşturamayacağı kabul edilirken, Anayasa Mahkemesi’nin eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı çerçevesinde verdiği iptal ve bireysel başvuru kararları sonrasında Yargıtay 2. Hukuk Dairesi güncel uygulamasında çocuğun üstün yararının ve haklı sebeplerin varlığı durumunda annenin bu talebini velayet hakkı kapsamında hukuken korunabilir bir hak olarak kabul etmeye başlamıştır.

Çocuğun üstün yararına yönelik makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Boşanma Çocuğun Soyadını Otomatik Olarak Değiştirir mi?

Anne ve babanın evlilik birliğinin boşanma yoluyla sona ermesi, müşterek çocuğun mevcut soyadını kendiliğinden ya da idari bir işlemle değiştirmez.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 10.10.2013 tarihli, 2013/13804 E. ve 2013/13453 K. sayılı ilamında ifade edildiği üzere: “Doğum gününde anne ve baba evli ise çocuk babanın, diğer bir anlatımla ailenin soyadını alacaktır”. Benzer şekilde Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 26.03.2013 tarihli, 2013/852 E. ve 2013/4804 K. sayılı kararında da şu ilkeye yer verilmiştir: “O halde bir çocuğa soyadı verilmesi için o çocuğun doğum tarihinde annesi ile babasının evli olup olmadığına bakmak gerekir. Doğum tarihinde anne ve baba evli ise çocuk babanın, diğer bir anlatımla ailenin soyadını alacaktır”

Dolayısıyla boşanma kararı verilmiş olması ve nüfus kütüğünde kadının kendi bekarlık soyadına dönmesi, çocuğun baba soyadını taşıma statüsünü doğrudan etkilemez. Çocuğun soyadının annenin bekarlık soyadı ile değiştirilebilmesi için mahkeme nezdinde dava açılması ve haklı nedenler ile çocuğun üstün yararının ispatlanması zorunludur.

Velayeti Alan Anne Çocuğa Kendi Soyadını Verebilir mi?

Yargıtay velayetin sırf anneye bırakılmış olmasını soyadı değişikliği için yeterli görmemekteydi. Nitekim Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 19.09.2013 tarihli, 2013/9821 E. ve 2013/11757 K. sayılı kararında; “Boşanma nedeniyle velayet hakkının sırf anneye verilmiş olması çocuğun soyadının değiştirilmesi için haklı bir neden sayılmadığı gibi hukuki mevzuat da buna cevaz vermemektedir”.. “Çocuğun soyadı bu surette belirlendikten sonra, onun soyadını velayet hakkına vs. nedenlere dayanarak değiştirmek Türk Medeni Kanununun 321. maddesindeki düzenleme karşısında mümkün değildir” şeklindeki görüş hakim kılınmıştı (Aynı doğrultuda: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 21.03.2013, 2012/13920 E. – 2013/4363 K.; 13.03.2014, 2014/750 E. – 2014/4550 K.; 04.05.2015, 2014/19503 E. – 2015/7269 K.).

Ancak güncel yargısal içtihatlarda bu katı yaklaşım tamamen terk edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 01.06.2023 tarihli, 2023/3029 E. ve 2023/2910 K. sayılı kararında: “velâyet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığı, aynı hukuksal konumda olan erkeğe velâyet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının velâyet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele teşkil edeceği” vurgulanmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.03.2024 tarihli, 2024/1474 E. ve 2024/1719 K. sayılı kararında da: “velâyet hakkına sahip annenin çocukların soyadının kendi soyadı ile değiştirilmesi yönündeki talebinin velâyet hakkı kapsamındaki yetkilerin kullanımı ile ilgili olduğu, velâyet hakkı kapsamında çocukların soyadını belirleme hakkının da yer aldığı”

“evlilik birliği içinde doğan çocukların taşıdığı ailenin soyadını, evlilik birliğinin sona ermesi ile velâyet hakkına sahip annenin kendi soyadı ile değiştirilmesini engelleyici yasal bir düzenlemenin bulunmadığı” açıkça ortaya konulmuştur (Bkz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.12.2022, 2022/10028 E. – 2022/10125 K.; 23.11.2023, 2023/2870 E. – 2023/5607 K.).

Bununla birlikte, velayet hakkına sahip olmak anneye sınırsız ve keyfi bir yetki vermez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.02.2024 tarihli, 2023/8295 E. ve 2024/788 K. sayılı kararında belirtildiği üzere: “Boşanma sonrası velâyet hakkına sahip davacı anne çocuğun üstün yararı varsa çocuğa kendi bekarlık soyadının verilmesini isteyebilir. Sadece velâyet hakkına sahip olmak, velâyet hakkına sahip davacı anneye bekarlık soyadını çocuğuna kendiliğinden verme hakkını kazandırmaz”

Çocuğun Soyadının Değiştirilmesi İçin Hangi Şartlar Aranır?

Haklı Neden ve Çocuğun Üstün Yararı Çerçevesinde Değerlendirme

Velayeti elinde bulunduran annenin açtığı soyadı değişikliği davasında mahkemelerin aradığı iki temel koşul bulunmaktadır: Haklı bir nedenin varlığı ve değişikliğin çocuğun üstün yararına uygun olması.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.06.2022 tarihli, 2022/4794 E. ve 2022/5670 K. sayılı kararında: “haklı sebep bulunması ve küçüğün yüksek yararının gerektirmesi halinde velâyet hakkı kendisine bırakılmış olan annenin çocuğun soyadının değiştirilmesini talep edebileceği kabul edilmektedir” – “Çocuğun üstün yararı, çocuğu ilgilendiren her işte göz önüne alınması zorunlu olan ve belirli bir somut olayda çocuk için en iyisinin ne olduğunu belirlemede dikkate alınan bir ölçüt, bir kılavuzdur” denilmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 03.04.2024 tarihli, 2023/8810 E. ve 2024/2377 K. sayılı ilamında, üstün yarar değerlendirilirken çocuğun: “bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir.” kriteri benimsenmiştir.

Babanın İtiraz Etmesi Soyadı Değişikliğini Engeller mi?

ASoyadı değişikliği davalarında babanın davaya itiraz etmesi veya rıza göstermemesi tek başına davanın reddedilmesini gerektirmez. Mahkemelerce yapılan menfaat dengesi incelemesinde odak noktası anne veya babanın subjektif çekişmeleri değil, çocuğun menfaatidir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 27.02.2024 tarihli, 2024/95 E. ve 2024/1241 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere: “Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur”. Dolayısıyla, babanın sırf muhalefet etmiş olması değil; babanın çocukla kurduğu kişisel ilişkinin sıklığı, nafaka ve bakım yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, aralarındaki aidiyet bağının varlığı incelenir. Baba çocukla ilgilenmiyor, maddi ve manevi desteğini esirgiyorsa (Yargıtay 2. HD, 26.03.2024, 2024/1697 E. – 2024/2112 K.) ya da doğumdan itibaren iletişim kurmamışsa (Yargıtay 2. HD, 27.02.2024, 2024/95 E. – 2024/1241 K.), babanın itirazlarına itibar edilmeyerek davanın kabulüne karar verilmektedir.

Anayasa Mahkemesi de 21/7/2020 tarihli ve 2017/38724 Başvuru Numaralı kararında:

“çocuğun soyadına ilişkin belirlemelerde yalnızca babanın soyadının esas alınması ve bunun sürdürülmesi suretiyle öngörülen farklılık karşında annenin soyadının çocuğa verilmesinin söz konusu menfaatlerin tesisine nasıl bir olumsuz etkide bulunacağının yargısal makamlarca açıklanmadığı tespit edilmiştir” diyerek, babanın menfaatinin gerekçesiz biçimde üstün tutulmasını ayrımcılık yasağına aykırı bulmuştur.

Çocuğun Görüşü Soyadı Davasında Dikkate Alınır mı?

Soyadı, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Bu sebeple idrak çağındaki çocuğun kendi soyadı hakkındaki beyanı, davanın sonucunu tayin eden en önemli delillerden biridir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 03.04.2024 tarihli, 2023/8810 E. ve 2024/2377 K. sayılı ilamında uluslararası sözleşmelere atıf yapılarak: “Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir” ifadesi kullanılmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 02.04.2024 tarihli, 2024/1448 E. ve 2024/2281 K. sayılı kararında da: “idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınmasının ve görüşlerine gereken önemin verilmesinin gerektiğini” hükme bağlanmıştır.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 01.06.2023 tarihli, 2023/3029 E. ve 2023/2910 K. sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi’nin: “soyadı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu, idrak yaşındaki çocuğun kişiliğine sıkı sıkıya bağlı haklarından olan soyadı ile ilgili samimi istek ve tercihine itibar edilmesi ve bu tercihine saygı gösterilmesi onun üstün yararına olacağı” yönündeki değerlendirmesi onanmıştır.

Buna karşın, çocuk henüz idrak çağında değilse ve çevre etkisiyle yapay yönlendirmelere maruz kalmışsa talep reddedilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 02.11.2023 tarihli, 2023/1879 E. ve 2023/5132 K. sayılı kararında; “soyadı değişikliğini isteme talebi, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olup; küçük …’in 2014 doğumlu olduğu, idrak çağında bulunmadığı, çocuğun bu yaşlarda bulunduğu ortamdan ve arkadaş çevresinden etkilenerek davacının yeni eşinin soyadı olan” – “soyadını kullanmak istemesinin davaya kabul için yeterli bir gerekçe olmadığı” – “velâyet hakkına sahip olmanın küçük üzerinde sınırsız yetki kullanabileceği anlamına gelmeyeceği, her durumda küçüğün yüksek menfaatinin gözetilmesi gerektiği” tespitiyle davanın reddi kararı yerinde bulunmuştur.

Soyadı Değişikliği Soybağını ve Babanın Yükümlülüklerini Etkiler mi?

Nafaka, Mirasçılık ve Kişisel İlişki Haklarının Bağımsızlığı

Çocuğun soyadının annenin bekarlık soyadı ile değiştirilmesi, çocuğun baba ile olan hukuki soybağını ortadan kaldırmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesinde yer alan kural uyarınca:”Ad değişmekle kişisel durum değişmez.”

Bu yasal güvence Yargıtay kararlarında istikrarlı olarak vurgulanmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.03.2024 tarihli, 2024/1474 E. ve 2024/1719 K. sayılı kararında: “çocuğun soyadı değişmekle kişisel durumunun değişmeyeceği”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 07.12.2022 tarihli, 2022/10028 E. ve 2022/10125 K. sayılı kararında: “çocuğun soyadı değişmekle kişisel durumunun değişmeyeceği (TMK m. 27) dikkate alındığında, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 17.09.2024 tarihli, 2024/6227 E. ve 2024/5969 K. sayılı kararında: “çocuğun soyadı değişmekle kişisel durumunun değişmeyeceği belirlendiğinden yasal mevzuat, Uluslararası Sözleşmeler, Anayasa Mahkemesi kararları, Yargıtay içtihatları ve çocuğun yüksek yararı ilkesi uyarınca davanın kabulü kararında ve gerekçesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği” ifade edilmiştir.

Kişisel durum değişmediği için Babanın nüfus kütüğündeki babalık kaydı aynen devam eder.

Mirasçılık: Çocuk, biyolojik babasının yasal mirasçısı olmaya devam eder; babanın da çocuğa karşı mirasçılık hakları saklı kalır.

Nafaka Yükümlülüğü: Babanın iştirak nafakası ödeme yükümlülüğü soyadı değişikliğinden etkilenmez.

Kişisel İlişki: Mahkemece tesis edilen velayet ve kişisel ilişki hükümleri geçerliliğini aynen korur.

Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Uygulamasında Çocuğun Soyadı

Çocuğun soyadına ilişkin içtihat gelişimi temel olarak Anayasa Mahkemesi kararları ile şekillenmiştir. 2525 sayılı Soyadı Kanunu’nun 4. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kural, Anayasa Mahkemesi’nin 08.12.2011 tarihli, E. 2010/119, K. 2011/165 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.06.2022 tarihli, 2022/4794 E. ve 2022/5670 K. sayılı kararında bu iptal kararına şu şekilde yer verilmiştir: “21.6.1934 tarihli ve 2525 Sayılı Soyadı Kanunu’nun 4. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ‘Evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği adı alır’ şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 8.12.2011 tarihli ve E.2010/119, K.2011/165 sayılı kararı ile iptal edilmiş”

Çocuğun Soyadı Boşanmadan Sonra Değiştirilebilir mi?

“erkeğe velâyet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını seçme hakkının kadına tanınmamasının, velâyet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete göre ayırım yapılması sonucunu doğuracağı belirtilerek”

Daha sonra Anayasa Mahkemesi, 11/11/2015 tarihli ve 2013/7979 Başvuru Numaralı bireysel başvuru kararında: “Eşler, evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumda olup erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının, velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele teşkil ettiği açıktır”

“çocuğun soyadının belirlenmesi noktasında velayet hakkının kullanılması bakımından kadın ve erkek arasında öngörülen farklı muamele makul şekilde gerekçelendirilmediği gibi çocuk reşit oluncaya kadar veya baba 4721 sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca soyadını değiştirmediği sürece çocuğun soyadının değiştirilmesinin hiçbir koşulda mümkün olmadığı tespitlerine yer verilmek suretiyle kadın eş için haklı nedenlerin bulunması durumunda dahi çocuğun soyadını belirleme imkânı tanımayan söz konusu uygulamanın ölçülü olduğu da kabul edilemez” tespitinde bulunmuştur.

Anayasa Mahkemesi 21/7/2020 tarihli ve 2017/38724 Başvuru Numaralı kararında da bu yaklaşımı pekiştirmiştir: “erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının, velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele teşkil ettiği açıktır” – “çocuğun soyadı bakımından benimsenen kuralın hiçbir istisnasının kabul edilmemesi, haklı sebepler bulunduğunu ileri sürmeye dahi olanak vermeyecek şekilde aşırı katı yorumlanması aile hayatına saygı hakkı ile kamu düzeni amacı arasında adil denge sağlamaktan uzak olup ayrımcılık yasağını ihlal etmektedir” – “Velayeti annede bulunan çocuğun annenin yanında kalması ve onun gözetiminde yetiştirilmesi dikkate alındığında çocuk ile annenin farklı soyadları taşıması sosyal hayatta özellikle sağlık, eğitim, ulaşım gibi alanlarda birtakım zorluklara sebebiyet vermektedir”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de 29.11.2023 tarihli, 2023/5938 E. ve 2023/5770 K. sayılı kararında dayanak normları: “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10 uncu, 20 nci, 41 inci ve 90 ıncı maddeleri. 11 nolu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 nolu Protokol’ün 5 inci maddesi. Anayasa Mahkemesi’nin 8.12.2011 tarihli ve 2010/119 Esas, 2011/165 Karar sayılı iptal kararı” olarak sıralayarak, Anayasa Mahkemesi’nin bu yaklaşımını tam olarak benimsemiştir (Bkz. Yargıtay 2. HD, 11.03.2021, 2021/1042 E. – 2021/2206 K.).

Avukatın Gözünden Çocuğun Soyadı Davaları ile Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar

Gerekçesiz Talep ve İspat Eksikliği: Sadece velayet hakkına dayanılarak soyadı değişikliği istenmesi davanın reddiyle sonuçlanmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 11.03.2021 tarihli, 2021/1042 E. ve 2021/2206 K. sayılı kararında;

“Çocuğun üstün yararı gereği, anne hiçbir gerekçe göstermeden, sırf velayetin kendisinde olduğunu ileri sürerek çocuğa kendi kızlık soyadının verilmesini isteyemez. Anne tarafından çocuğun soyadının değiştirilmesi davası açıldığında, çocuğun üstün yararına bakılır. Eğer çocuğun üstün yararı varsa annenin kızlık soyadı çocuğa verilebilir. Üstün yarar yoksa davanın reddine karar verilmelidir.” denilmektedir.

Kardeşlerin Soyadlarının Ayrışması: Aynı anne babadan olan kardeşlerin soyadlarının birbirinden farklılaşması, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 25.12.2023 tarihli, 2023/7649 E. ve 2023/6436 K. sayılı ilamı gereği ruhsal ve toplumsal gelişim açısından sakıncalı görülerek davanın reddi nedeni sayılmaktadır.

Üvey Babanın Soyadının Talep Edilmesi: Annenin yeniden evlenmesi halinde, velayet hakkına dayanılarak çocuğa yeni eşin soyadının verilmesi talepleri çocuğun üstün yararına uygun bulunmamaktadır (Yargıtay 2. HD, 02.11.2023, 2023/1879 E. – 2023/5132 K.).

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Sosyal Alan Zorluklarının Belgelenmesi: Okul, hastane, seyahat ve resmi kurumlarda yaşanan karmaşalar, tanık anlatımları ve psikososyal inceleme raporlarıyla (SİR) somutlaştırılmalıdır.

Adli Tatil ve Süreler: Velayet ve nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca adli tatilde de görülen işlerdendir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 02.11.2023 tarihli, 2023/1879 E. ve 2023/5132 K. sayılı ilamında ifade edildiği üzere:

“açılan davanın velâyeti altındaki çocuğun soyadına ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri gereğince velâyet ve nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davalarının adli tatilde de görülebilen davalardan olduğu” – “istinaf süresinden sonra yapılan istinaf talebinin usulden reddine karar vermek gerektiği” göz önünde bulundurularak kanun yolu süreleri adli tatil sebebiyle uzamayacağından sürelerin kaçırılmamasına azami dikkat edilmelidir.

Ayrıca velayet değiştirme davasına yönelik makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Boşandıktan sonra çocuğuma kendi soyadımı verebilir miyim?

Evet, velayet hakkına sahip olan anne, haklı sebeplerin bulunması ve değişikliğin çocuğun üstün yararına uygun olması koşuluyla dava açarak çocuğa kendi bekarlık soyadının verilmesini talep edebilir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin (13.02.2024, 2023/8295 E. – 2024/788 K.) belirttiği üzere: “Sadece velâyet hakkına sahip olmak, velâyet hakkına sahip davacı anneye bekarlık soyadını çocuğuna kendiliğinden verme hakkını kazandırmaz”

Çocuğun soyadını değiştirmek için babanın izni gerekir mi?

Hayır, davanın açılması veya kabul edilmesi için babanın izni yasal bir ön şart değildir. Annenin velayet hakkı kapsamında bu davayı ikame etme hakkı bulunmaktadır (Yargıtay 2. HD, 13.03.2024, 2024/1474 E. – 2024/1719 K.).

Baba soyadı değişikliğine itiraz edebilir mi?

Evet, baba davalı sıfatıyla davaya itiraz edebilir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin (27.02.2024, 2024/95 E. – 2024/1241 K.) kabul ettiği üzere ana ve babanın yararları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde gözetilir. Babanın ilgisizliği, bakım yükümlülüğünü yerine getirmemesi veya çocuğa karşı olumsuz tutumları ispatlandığında babanın itirazı reddedilir.

Çocuğun soyadı değişirse babayla soybağı sona erer mi?

Hayır. Soyadı değişikliği yalnızca ada ilişkin bir hukuki tasarruftur. Yargıtay kararlarında (23.11.2023, 2023/2870 E. – 2023/5607 K.; 17.09.2024, 2024/6227 E. – 2024/5969 K.) vurgulandığı üzere çocuğun soyadı değişmekle kişisel durumu değişmez; babalık kaydı, mirasçılık ve nafaka hakları aynen devam eder.

Çocuğun fikri mahkeme tarafından sorulur mu?

Evet. Çocuk idrak çağında ise uluslararası sözleşmeler ve Yargıtay içtihatları (Yargıtay 2. HD, 03.04.2024, 2023/8810 E. – 2024/2377 K.) gereğince mahkemece bizzat veya uzman eşliğinde dinlenerek görüşü alınır ve samimi tercihine üstün yarar kapsamında itibar edilir.

Bu hususa yönelik detaylı makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği

Boşanma sonrası çocuğun soyadının annenin bekarlık soyadıyla değiştirilmesi talepleri, salt velayetin varlığına dayandırılamayacak kadar hassas, çocuğun üstün yararının ve haklı nedenlerin somut delillerle ispatını zorunlu kılan davalardır. Bu tür davalarda idrak çağındaki çocuğun uzmanlarca dinlenmesinin temini, tanık ve sosyal inceleme raporlarının sürece dahil edilmesi, adli tatil dahil olmak üzere usul ve hak düşürücü sürelerin titizlikle takip edilmesi açısından profesyonel hukuki danışmanlık ve dava takibi hayati önem taşımaktadır.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.

Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Benzer Yazılar

WhatsApp Telefonla Ara
WhatsApp

Av. Akın ÖZBEY sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin