Mal rejiminin tasfiyesi davalarında, eşlerden birinin şirket ortağı olması durumunda şirket payının mülkiyeti ve değeri ile bu paydan evlilik birliği süresince elde edilen dönemsel gelirlerin (kâr payı/temettü) hukuki nitelikleri birbirinden ayrılmalıdır. Şirket hissesinin edinilme tarihi veya edinilme biçimi itibarıyla kişisel mal grubunda yer alması, anılan hisseden mal rejiminin devamı süresince doğan gelirlerin de kendiliğinden kişisel mal sayılmasını gerektirmemektedir. Nitekim Yargıtay uygulamasında, şirket payının bizatihi kendisi ile bu payın evlilik süresince getirdiği kâr payı gelirleri ayrı hukuki rejimlere tabi tutulmakta ve tasfiye hesaplamasında müstakil olarak incelenmektedir. Ayrıca şirket ortağı eşin gerçek gelirinin belirlenmesi gerekiyorsa eşin geliri ve kayıt dışı kazancının nasıl araştırılacağına ilişkin makalemiz de incelenebilir
1. Şirketten Elde Edilen Kâr Payı Edinilmiş Mal mıdır?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesinin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendi uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça kişisel malların gelirleri edinilmiş maldır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili özel dairelerinin yerleşik içtihatlarında, şirket payı evlilik öncesi kurulmuş olması veya karşılıksız kazandırma yoluyla edinilmesi sebebiyle kişisel mal sayılsa dahi, evlilik birliği içerisinde bu paya isabet eden şirket gelirlerinin kural olarak edinilmiş mal grubuna dahil olduğu kabul edilmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2020/458, K. 2021/889, T. 01.07.2021): “Dolayısıyla eşlerin evlenmeden önce edinilmiş olan şirket hisseleri kişisel mal olarak kabul edilecektir. Ne var ki aksi kararlaştırılmadığından evlilik birliğinin kurulmasından boşanma dava tarihine kadar ki döneme ilişkin olarak davalı-karşı davacının şirketteki hissesine düşen geliri edinilmiş mal grubuna dahil olduğundan, mevcut ise tasfiye davasının konusu olabilir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2020/3311, K. 2021/1183, T. 10.02.2021): Kararda, erkeğin babasından devraldığı şirket hissesinin kişisel mal olduğu kabul edilmekle birlikte, “TMK’nın 219/4. maddesi gereği eşlerin kişisel mallarının gelirinin edinilmiş mal olarak kabul edilmesi gerektiği” ve bu hisse sebebiyle elde edilen kâr payı veya başkaca gelirlerin edinilmiş mal sayılabileceği vurgulanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2021/5618, K. 2021/7414, T. 20.10.2021): “Tafiyeye konu … İplikçilik Ve Tekstil Ürünleri San. Ltd. Şti., eşler evlenmeden önce davalı eş ortak olmuş ve kişisel malıdır. Kişisel mal niteliğindeki şirket üzerinde davacı eşin mal rejiminin tasfiyesi sonucu oluşacak alacak hakkı bulunmamaktadır. Ne var ki; aksi kararlaştırılmadığından şirket geliri edinilmiş mal olduğundan, mevcut ise tasfiye davasının konusu olabilir.”
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (E. 2016/20438, K. 2019/1069, T. 06.02.2019): “Dava konusu …. ….San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Kayalar Oto. Nakl. Müteahhitlik Tic. Ltd. şirketlerine evlenmeden önce davalı eş ortak olduğundan davalının kişisel malıdır. Kişisel mal niteliğindeki şirket üzerinde davacı eşin mal rejiminin tasfiyesi sonucu oluşacak alacak hakkı bulunmamaktadır. Ne var ki; aksi kararlaştırılmadığından şirket geliri edinilmiş mal olduğundan, mevcut ise tasfiye davasının konusu olabilir.”
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (E. 2016/15937, K. 2018/19045, T. 22.11.2018): Daire, 1999 yılında kurulmuş şirketteki pay için “bu hisse davalı-karşı davacının kişisel malıdır” tespitini yapmış; ancak “evlilik birliğinin kurulmasından boşanma dava tarihine kadarki döneme ilişkin olarak davalının şirketteki hissesine düşen gelir edinilmiş mal olduğundan, mevcut ise tasfiye davasının konusu olabilir” sonucuna varmıştır.
2. Dağıtılmış Temettü ile Dağıtılmamış Kâr Arasındaki Fark Nedir?
Ticaret hukuku ilkeleri ile aile hukuku tasfiye prensipleri bu noktada farklı düzlemlerde işlemektedir. Ticaret hukuku bakımından kâr payının talep edilebilir hâle gelmesi genel kurulun dağıtım kararı almasına bağlı iken, mal rejiminin tasfiyesinde kârın fiilen dağıtılmamış olması tek başına o kârın tasfiyede tamamen yok sayılması sonucunu doğurmamaktadır.
Ticaret Hukuku Boyutu (Ortaklık Hakları Yönünden)
Şirket ortaklarına kâr payı dağıtılabilmesi için, öncelikle ortaklara kâr payı dağıtılması yönünde ortaklar kurulunca bir kararın alınması gerekmektedir. Kâr payı, genel kurulda verilen dağıtım kararından sonra ortaklarca talep edilebilir hale gelir. Kâr payının tespiti ve ödenmesine yönelik olarak doğrudan dava açılması mümkün değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (E. 2022/3923, K. 2024/181, T. 11.01.2024): Uyuşmazlığın “kâr payı dağıtılması istemine ilişkindir” niteliğinde olduğu dosyada, Bölge Adliye Mahkemesinin “mahkemenin genel kurul yerine geçerek kâr payı dağıtımı konusunda karar vermesi hukuken mümkün olmadığından” yönündeki gerekçesiyle verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı Yargıtayca onanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (E. 2021/8859, K. 2023/2827, T. 09.05.2023) & Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin “limited şirketlerde şirketin kar elde etmiş olmasının kendiliğinden limited şirket ortağının kar payı talep etme yetkisi vermeyecek olup, şirket ortaklarına kar payı dağıtılması yönünde ortaklar kurulunca bir karar alınması gerektiği” gerekçesiyle verdiği ret kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince onanmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (E. 2021/1662, K. 2025/88, T. 29.01.2025): Daire, “Mahkemece, ortaklar kurulunun yerine geçilerek, kâr dağıtımına karar verilemez.” ve “ortaklar kurulu, kâr dağıtımı için bir karar vermedikçe şirket ortağı dava açarak kendisine ait kârı isteyemez.” tespitlerini yapmıştır.
Mal Rejiminin Tasfiyesi Boyutu (Eşler Arası Tasfiye Yönünden)
Mal rejimi tasfiyesinde ise dağıtılmış temettü ile dağıtılmamış kârın akıbeti Yargıtay tarafından “Mevcut bir kar payı varsa bunun dağıtılmamış olması, olmadığı anlamına gelmez.” ilkesi benimsenmektedir.
Sermaye Artışına veya Yatırıma Dönüştürme: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2024/7030, K. 2025/1445, T. 13.02.2025) kararında, “Ancak, 01.01.2002 tarihinde sonra evlilik birliği içinde şirket sermayesinde sermaye artışı yapılmış ise, karine gereği sermaye artışı yapılan kısım edinilmiş mal olup diğer eş katılma alacağı talebinde bulunabilir.” denilmiş; geçmiş yıl kârlarının sermaye artışında kullanılması durumunda “dağıtılmamış kârın yatırıma dönüştürüldüğü kabul edilerek sermaye artışından katılma alacağı hesaplanması gerekirken” eksik inceleme yapılması bozma sebebi sayılmıştır.
Ödenen Kâr Payının Tasfiye Anındaki Durumu: Kâr payı ödenmişse bu tutarın mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığı, harcanmışsa aile harcamalarında kullanıldığı kabul edilecek makul miktar düşüldükten sonra kalan kısmın tasfiyeye dahil edileceği içtihat edilmiştir (Yargıtay 2. HD E. 2021/5618, K. 2021/7414; Yargıtay 8. HD E. 2016/20438, K. 2019/1069; HGK E. 2020/458, K. 2021/889).
3. Kâr Payı ve Temettü Alacağı Nasıl Tespit Edilir?
Tasfiyede şirket gelirlerinin ve kâr payı alacaklarının tespiti için Yargıtay belirli inceleme kriterleri ve formüller geliştirmiştir. Şirket ortaklığından elde edilen kâr payının mal rejimindeki niteliği değerlendirilirken şirket hisseleri ve şirket gelirlerinin mal paylaşımına etkisine ilişkin açıklamalarımız dikkate alınmalıdır.
Kapsamlı Araştırma Yükümlülüğü:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2022/3317, K. 2022/6740, T. 05.07.2022) ve (E. 2023/2610, K. 2024/3008, T. 30.04.2024) kararlarında: “…davalı eşe şirket kar payı (temettü=kazanç) ödenip ödenmediğinin, ödenmişse mevcut olup olmadığının ya da her hangi bir yatırıma dönüştürülüp dönüştürülmediğinin, kar payı ödemesi yapılmamışsa karın şirkete yatırım olarak kullanılıp kullanılmadığının araştırılıp belirlenmesi gerekir”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2023/6327, K. 2024/6106, T. 19.09.2024) kararında aktarılan önceki bozma ilamında da: “…kar payı ödemesi yapılmamışsa karın şirkete yatırım olarak kullanılıp kullanılmadığının, kar payı ödemesi yapılmış veya karın şirkete yatırım olarak kullanılması durumunda, bu miktarların mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla ulaştığı reel değer belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir”
denilmiş ve Mahkemece “tasfiye konusu şirket kâr payı (geliri) yönünden araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken” borç para üzerinden hesap yapılmasını bozma nedeni saymıştır.
Değerleme Esasları ve Endeksleme:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2020/3311, K. 2021/1183, T. 10.02.2021) kararında: “Kâr payı ödemesi yapılmış veya kârın şirkete yatırım olarak kullanılması durumunda, bu miktarların mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla ulaştığı reel değer belirlenmeli ve TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) göz önünde bulundurularak tasfiye (karar) tarihindeki sürüm değeri bulunmalıdır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2024/4939, K. 2024/6801, T. 03.10.2024) kararında ise genel kural olarak: “…tasfiye tarihi, karar tarihi olup Bölge Adliye Mahkemesince tasfiyenin yapılması halinde karar tarihi Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihidir” tespiti yinelenmiştir.
Avukatın Gözünden: Şirket Payının Değeri ile Kâr Payının Mükerrer Hesaba Katılmasının Önlenmesi

Uygulamada en kritik usuli ve maddi hukuk hatalarından biri, şirket hissesinin bizzat tasfiyeye dahil edilen özvarlık/özsermaye değeri ile şirket bünyesinde bırakılan veya dağıtılan kâr payının aynı anda ve mükerrer biçimde tasfiyeye dahil edilmesidir.
Mükerrerliğin Önlenmesi İlkesi: Şirket payı devredilmiş veya şirketten elde edilen gelir banka hesaplarına aktarılmışsa, hem hisse devir bedelinin hem de bankadaki likit varlıkların ayrı ayrı hesaba katılması mükerrer tahsile yol açar. Nitekim Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (E. 2015/16775, K. 2017/6143, T. 25.04.2017) kararında; “…davalının hesabında bulunan elma likit fonu ve nakit paradan şirket hisse devri nedeniyle elde edilen paranın mahsubu yapılarak alacağa hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş” gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
Özsermaye Artışı ile Kâr Payı Dengesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2023/6327, K. 2024/6106, T. 19.09.2024) kararında aktarılan ilamda belirtildiği üzere, şirket payının yalnızca öz sermaye artışı üzerinden değerlendirilmesi tek başına yeterli olmayıp, kârın fiilen şirkette yatırım olarak kullanılıp kullanılmadığı ile dağıtılan kâr payı netleştirilmeli; mükerrerliğe meydan vermeyecek şekilde tasfiyeye tabi reel değer saptanmalıdır.
Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar
Dağıtılmamış Kâr: Şirket ortaklar kurulunca kâr dağıtım kararı alınmayıp kârın geçmiş yıllar kârı hesabında tutulması veya sermayeye eklenmesi hâlinde, ilk derece mahkemelerinin doğrudan kâr bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmesi Yargıtayca bozulmaktadır
Eksik Şirket Kayıtları: Şirket defter, belge ve bilançolarının getirtilmemesi veya muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulmaması sebebiyle uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesi temel bir eksikliktir.
Dönem Tespiti: Kârın ve temettünün evlilik birliğinin kurulduğu (veya 01.01.2002) tarih ile boşanma davasının açıldığı tarih arasına isabet edip etmediğinin açıkça belirlenmesi zorunludur.
Sık Sorulan Sorular
Şirket evlilikten önce kurulmuşsa ne olur?
Eşin evlenmeden önce ortak olduğu şirket hissesi kişisel malıdır. Bu hisse üzerinde diğer eşin doğrudan katılma alacağı doğmaz. Ancak evlilik birliğinin kurulmasından (ve 01.01.2002’den) boşanma davasının açıldığı tarihe kadar bu hisseye düşen şirket gelirleri ve kâr payları, aksine sözleşme yoksa edinilmiş mal sayılır ve mevcutsa tasfiyeye tabi tutulur (Yargıtay HGK E. 2020/458, K. 2021/889; Yargıtay 2. HD E. 2021/5618, K. 2021/7414).
Dağıtılmamış kâr paylaşılır mı?
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin (E. 2010/1190, K. 2010/3580) ifadesiyle: “Mevcut bir kar payı varsa bunun dağıtılmamış olması, olmadığı anlamına gelmez.” Dağıtılmayan kâr şirkete yatırım olarak kullanılmışsa veya sermaye artışına dönüştürülmüşse, bu kısımlar edinilmiş mal kabul edilerek tasfiye hesabında dikkate alınır (Yargıtay 2. HD E. 2024/7030, K. 2025/1445).
Şirket kayıtları mahkemeden istenebilir mi?
Evet, istenebilir ve istenmesi zorunludur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (E. 2023/4427, K. 2023/3226, T. 15.06.2023) kararında aktarılan bozma ilamında belirtildiği üzere; “şirkete ait kayıt, belge ve bilanço kayıtları getirtilerek kadının katkı payı alacağı, katılma alacağı ya da değer artış payı alacağı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak araştırılarak sonucuna göre uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerektiği” vurgulanmıştır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (E. 2014/11416, K. 2014/20690, T. 11.11.2014) kararında da “bilançolar ile kar payı dağıtılmış veya sermayeye eklenmiş ise buna ilişkin kayıt ve belgelerin bulundukları yerlerden eksiksiz olarak getirtilmesi” gerektiği belirtilmiştir.
Sonuç olarak; Boşanmada eşin şirketinden elde ettiği kâr payı ve temettü gelirlerinin tasfiyesinde;
Şirket payının kendisi kişisel mal olsa dahi, evlilik birliği ve mal rejimi süresine isabet eden şirket gelirlerinin kural olarak edinilmiş mal grubuna dahil olduğu,
Kâr payı dağıtılmışsa mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığının veya yatırıma dönüştürülüp dönüştürülmediğinin, harcanmışsa makul aile gideri düşüldükten sonra kalan kısmın araştırılması gerektiği,
Dağıtılmamış kârların sermaye artışında veya şirket yatırımlarında kullanılması hâlinde bu değerlerin tasfiyede katılma alacağına esas alınacağı,
Şirket payının değeri ile kâr payı kalemlerinin mükerrer tahsile meydan vermeyecek şekilde ayrıştırılması gerektiği kabul edilmektedir.
Ankara Aile Hukuku Avukatı – Hukuki Bilgilendirme
Bu makalede yer alan açıklamalar, genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda olayların özellikleri, tarafların hukuki durumları, mevcut deliller ve yürürlükteki mevzuat farklılık gösterebileceğinden her somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey, Ankara’da aile hukuku kapsamında boşanma, velayet, nafaka, mal rejiminin tasfiyesi, ziynet alacağı, soybağının reddi ve babalık davaları gibi konularda avukatlık faaliyetini yürütmektedir.
Hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin görüşme ve iletişim için 0537 932 50 50 numaralı telefondan hukuk büromuza ulaşabilirsiniz.
İlgili Hukuki Bilgilendirme Yazıları
Bu makalenin konusuyla bağlantılı diğer hukuki bilgilendirme yazılarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Ankara Mal Paylaşımı Davası – Şirket Hisseleri
Eşin Geliri ve Kayıt Dışı Kazancı Nasıl Araştırılır?






