Türk Medeni Kanunu kapsamında boşanmanın mali sonuçları arasında düzenlenen maddi ve manevi tazminat talepleri, kural olarak boşanma davası ile birlikte ileri sürülebileceği gibi, şartları oluştuğu takdirde boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra da bağımsız bir davaya konu edilebilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinde; “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.” hükmü yer almaktadır. Boşanma davası sırasında talep edilmeyen bu hakların sonradan ayrı bir davayla istenebilmesi; dava zamanaşımı, önceki davadaki beyanlar ve feragat durumu, boşanmanın türü (çekişmeli veya anlaşmalı) ve kesinleşen hükümdeki kusur tespitiyle doğrudan bağlantılıdır.
Boşanma Kesinleştikten Sonra Tazminat İstenebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (2017/3067 E., 2019/512 K., 02.05.2019), boşanmanın fer’îsi niteliğinde olan tazminat istemlerinin boşanma süreci sonrasında talep edilebilirliğini şu şekilde ifade etmiştir: “Hemen belirtilmelidir ki, bu talepler boşanma davası ile birlikte istenebileceği gibi boşanma davasının kesinleşmesinden sonra da istenebilir. Ancak ikinci durumda boşanmanın ferisi niteliğindeki bu talepler ayrı bir dava ile harç yatırmak suretiyle istenebilir hâle gelir.”
Bununla birlikte boşanmanın fer’îsi niteliğindeki talepler ile genel hükümlere tabi taleplerin ayrılması gerekmektedir: boşanma kesinleştikten sonra öğrenilen bir vakıaya (örneğin çocuğun kendisinden olmadığının sonradan anlaşılmasına) dayalı istemin boşanmanın fer’îsi olmadığı aşikardır. Yargıtay kararı ile; “boşanma kararının kesinleşmesinden sonra varlığı anlaşılan vakıaya dayalı olarak açılan davanın, TMK’nın 178 ve 174/2 maddeleri uyarınca boşanma davasının feri niteliğindeki manevi tazminat davası olarak kabulü mümkün olmayıp, dava TBK’nın genel hükümleri uyarınca haksız eylemden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.” şeklinde belirtilmiştir.
Boşanma Sonrası Tazminat Davası Açma Süresi Nedir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesi uyarınca; “evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar”
Hukuk Genel Kurulu (2017/2669 E., 2021/109 K., 18.02.2021), “Evliliğin boşanma sebebiyle son bulmasından doğan tazminat talepleri ve yoksulluk nafakasına yönelik dava hakları ‘boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar’ (TMK m. 178).” kuralını vurgulamış; sürenin boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başladığını belirtmiştir.
Boşanma Davasında Tazminat İstenmemişse Sonradan Talep Edilebilir mi?
Önceki Davada Talepte Bulunulmaması ile Talepten Feragat Edilmesinin Ayrımı
Boşanma davasında maddi ve manevi tazminat talep edilmemiş olması, sonradan talep edilmesine tek başına engel oluşturmaz:
Talepte Bulunulmaması: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2014/18329 E., 2014/19588 K., 13.10.2014), “Boşanma davasında nafaka ve tazminat istenmemiş olması, sonradan istenmesine engel değildir.” tespitini yapmıştır.
Talepten Feragat Edilmesi: Dava dilekçesinde ya da yargılama aşamasında haktan açıkça vazgeçilmişse, bu durum feragat niteliği taşır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2022/6221 E., 2023/3415 K., 21.06.2023) kararında, davacının dilekçesinde aldatma iddiasına yer vermesine karşılık tazminat talep etmediğini açıkça belirtmesini şu şekilde nitelemiştir:
“Davacı asilin dava dilekçesinde yer alan beyanı açıkça tazminat hakkının özünden feragat niteliğinde olup, özünden feragat edilen bir hakkın ıslah yolu ile sonradan ileri sürülmesine yasal olanak bulunmamaktadır.”
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Yaklaşımı: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 07.11.2017 tarihli ilamında (2017/1052 E., 2017/1248 K.); ilk derece mahkemesinin boşanma davasında mali talepler saklı tutulmadığı için feragat edildiği yönündeki yaklaşımını hatalı bulmuş ve “davacı kadının, boşanma davasında nafaka ve tazminat taleplerinden açıkça feragat etmediği görülmüştür” tespitini yaparak, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren süresi içinde açılan maddi ve manevi tazminat davasının esastan incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Tazminat İstenebilir mi? Protokoldeki Düzenlemelerin ve Feragat Beyanlarının Etkisi
Anlaşmalı boşanmanın (TMK m. 166/3) kesinleşmesinin ardından taraflar boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin olarak artık TMK m. 174/1-2 kapsamında tazminat talep edemezler:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (2017/3067 E., 2019/512 K., 02.05.2019), tarafların anlaşmalı boşanma ile mali konularda uzlaşmalarına ilişkin olarak; “Böyle bir durumda tarafların boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin aralarındaki ihtilafı nihai olarak çözdükleri ve ilişkilerini tasfiye ettikleri kabul edilir.” tespitini yapmış ve “Bu itibarla anlaşmalı boşanmadan sonra artık boşanma sebebiyle (TMK md. 174/1,2) maddi ve manevi tazminat istenemez.” sonucuna ulaşmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2014/2788 E., 2014/10655 K., 08.05.2014), “Anlaşmalı boşanma kararı kesinleştikten sonra artık boşanmanın mali sonuçları hakkında istekte bulunulamayacağı gibi kesinleşme tarihi öncesinde açılan fer’i isteklere ilikşin davalar konusuz kalır.” gerekçesiyle tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/4492 E., 2023/5159 K., 02.11.2023), anlaşmalı boşanma sonrasında daha önce bilinmediği ileri sürülen sadakat yükümlülüğüne aykırılık vakıasına dayalı tazminat davasında; bölge adliye mahkemesinin “tarafların boşanmalanın mali sonuçlarına ilişkin aralarındaki ihtilafı nihai olarak çözdükleri ve ilişkilerini tasfiye ettikleri” gerekçesiyle davanın reddine ilişkin istinaf başvurusunu esastan reddeden hükmünü onamıştır.
Sonradan Açılan Tazminat Davasında Kusur Nasıl Değerlendirilir? Kesinleşmiş Boşanma Kararının Kapsamı ve Deliller
Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılan fer’î nitelikteki tazminat davalarında kusur incelemesi serbestçe ve yeniden yapılamaz:
Kusur Tespiti Bağlayıcıdır: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (2017/2669 E., 2021/109 K., 18.02.2021) ilamında şu ilkeyi açıkça ortaya koymuştur: “boşanma kararında taraflarca gerçekleştirildiği kabul edilerek kesinleşen kusurlu davranışların, TMK’nın 178. maddesine göre devam edilen davada kesin delil oluşturacağı, hâkimin boşanmaya sebep olan olaylar yönünden yeniden bir kusur belirlemesi yaparak nafaka ve tazminatlara ilişkin karar veremeyeceği açıktır.”
Yeniden İspat Gerekmez: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2013/5444 E., 2013/25933 K., 11.11.2013), boşanma davasında kabul edilen fiziksel şiddet vakıasının tazminat davasında yeniden kanıtlanmasına gerek olmadığını “Bu hususun sonradan açılan manevi tazminat davasında yeniden kanıtlanması gerekmemektedir.” sözleriyle açıklamıştır.
Önceki Belirleme Esastır: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2015/16533 E., 2015/24412 K., 17.12.2015), “Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden sonra açılan boşanmanın fer’i niteliğindeki nafaka ve tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde esas alınacak kusur, boşanma davasında belirlenen ve boşanma sebebi olarak kabul edilmiş olan kusurdur.” değerlendirmesinde bulunarak “Durum böyleyken, eldeki davada yeniden kusur belirlemesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.” hükmüne varmıştır.
Kişilik Haklarına Saldırı Şartı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2013/18169 E., 2014/2934 K., 17.02.2014) manevi tazminat yönünden; boşanmaya sebep olan eylemlerin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmadığının aranacağını ve somut olayda “Boşanmaya sebep olan olaylar, davacı tarafın kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir.” tespitiyle davanın reddi gerektiğini vurgulamıştır. (Bu karardaki karşı oy yazısında da boşanma kararında kabul edilmeyen yeni vakıalara sonradan dayanılamayacağı görüşü savunulmuştur.)
Avukatın Gözünden Boşanma Sonrasında Tazminat Hakkı ile Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar
Dava Açma Süresinin Kaçırılması: Taraflar çoğu zaman bir yıllık sürenin tebliğden veya istinaf/temyiz sürecinden itibaren başladığını varsaymakta; oysa TMK m. 178 uyarınca süre kesin olarak “boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle” başlamaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Sonrası Tazminat İstenemeyeceğinin Bilinmemesi: Anlaşmalı boşanan eşler, sonradan eski eşin evlilik sırasındaki kusurlarını öne sürerek tazminat talep edebileceklerini düşünmekte; ancak Yargıtay yerleşik içtihatlarında mali hususların nihai olarak tasfiye edildiği kabul edilmektedir.
Kusurun Yeniden İspatlanabileceği Yanılgısı: İlk davada belirlenmemiş ya da ilk davanın gerekçesinde yer almayan yeni kusur vakıalarına dayanılarak tazminat talep edilmesi, Hukuk Genel Kurulu ve daire kararlarına aykırılık teşkil etmektedir.
Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Açık Feragat İfadelerinden Kaçınılması: Tazminat talebi sonraki bir davaya bırakılacaksa, dava veya cevap dilekçelerinde tazminat hakkından feragat edildiği izlenimi yaratacak kesin ve kayıtsız beyanlarda bulunulmamalıdır; nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2022/6221 E., 2023/3415 K.) hak feragat edilmişse sonradan ıslahla dahi istenemeyeceğini hükme bağlamıştır.
Maddi Menfaatin Kapsamı: Maddi tazminat talebinde bulunulurken Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin (2021/1110 E., 2021/2529 K.) işaret ettiği üzere, “kadın tarafından evlilik birliği içerisinde yemek, ütü, temizlik, çamaşır, bulaşık gibi ev işlerinin yapılması, çocukların bakım ve sorumluluğunun üstlenilmesi gibi durumların da evlilikteki mevcut ve beklenen menfaatler kapsamında sayılması gerektiği” gözetilmelidir.
Tazminat Miktarının Belirlenmesinde Kriterler: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.11.2023 tarihli (2022/7647 E., 2023/5416 K.) ilamında vurguladığı; “Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat” ölçütleri dikkate alınmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Boşandıktan sonra eski eşimden manevi tazminat isteyebilir miyim?
Evet, çekişmeli boşanma davasında bu yönde bir hüküm kurulmamışsa ve bu haktan açıkça feragat edilmemişse, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde harcı yatırılarak bağımsız bir dava açılabilir. Ancak manevi tazminata hükmedilebilmesi için boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı oluşturması ve davalının kusurlu olması gerekir.
Boşanma sırasında tazminat istemedim, sonradan dava açabilir miyim?
Evet. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin (2014/18329 E., 2014/19588 K.) belirttiği gibi, boşanma davasında nafaka ve tazminat istenmemiş olması bu hakların sonradan istenmesine engel değildir. Zamanaşımı itirazı ile karşılaşılmadığı sürece bu dava görülebilir.
Boşanma sonrası tazminat davası açma süresi ne kadardır?
TMK m. 178 uyarınca bu süre, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıldır. Bu süre bir zamanaşımı süresidir; mahkemece kendiliğinden gözetilmez, davalı tarafın yasal süresinde zamanaşımı def’inde bulunması gerekir.
Anlaşmalı boşanmadan sonra tazminat istenebilir mi?
Hayır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (2017/3067 E., 2019/512 K.) ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin yerleşik kararlarına göre, anlaşmalı boşanma ile tarafların evliliğin mali sonuçlarını nihai olarak tasfiye ettikleri kabul edilir; bu nedenle anlaşmalı boşanmanın kesinleşmesinden sonra TMK m. 174 uyarınca maddi veya manevi tazminat istenemez.
Boşanma davasında tazminattan feragat edilmişse yeniden istenebilir mi?
Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2022/6221 E., 2023/3415 K.), dava aşamasında tazminat istenmediğinin kesin ve açık biçimde bildirilmesini hakkın özünden feragat olarak nitelemiş ve feragat edilen hakkın sonradan ıslah veya yeni bir dava yoluyla ileri sürülmesine kanuni olanak bulunmadığını belirtmiştir.
Sonuç olarak; Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılacak maddi ve manevi tazminat davaları, TMK m. 178 gereğince kesinleşmeden itibaren işlemeye başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu davalar harca tabi ayrı bir dava olarak ikame edilir. Davanın esastan karara bağlanabilmesi için ilk davada tazminat hakkından açıkça feragat edilmemiş olması ve boşanmanın anlaşmalı boşanma niteliğinde bulunmaması şarttır. Sonradan açılan davada mahkeme serbestçe yeni bir kusur incelemesi yapamaz; kesinleşen boşanma ilamındaki kusur belirlemeleri taraflar ve mahkeme açısından kesin delil teşkil eder.
Ankara Aile Hukuku Avukatı – Hukuki Bilgilendirme
Bu makalede yer alan açıklamalar, genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda olayların özellikleri, tarafların hukuki durumları, mevcut deliller ve yürürlükteki mevzuat farklılık gösterebileceğinden her somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey, Ankara’da aile hukuku kapsamında boşanma, velayet, nafaka, mal rejiminin tasfiyesi, ziynet alacağı, soybağının reddi ve babalık davaları gibi konularda avukatlık faaliyetini yürütmektedir.
Hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin görüşme ve iletişim için 0537 932 50 50 numaralı telefondan hukuk büromuza ulaşabilirsiniz.
İlgili Hukuki Bilgilendirme Yazıları
Bu makalenin konusuyla bağlantılı diğer hukuki bilgilendirme yazılarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:






