Boşanma Davası Devam Ederken Yeni Yaşanan Olaylar Davaya Eklenebilir mi?

Boşanma davalarında yargılama süreci devam ederken eşler arasındaki çekişmeler çoğu zaman sona ermemekte; hakaret, fiziksel şiddet, sadakat yükümlülüğünün ihlali veya güven sarsıcı yeni davranışlar meydana gelebilmektedir. Uygulamada en çok tereddüt uyandıran ve dava stratejisini doğrudan etkileyen husus, dava dilekçesinin verilmesinden sonra gerçekleşen bu yeni olayların görülmekte olan mevcut davaya dilekçe, beyan veya ıslah yoluyla eklenip eklenemeyeceğidir. Türk usul hukukuna egemen olan temel ilkeler ile yüksek yargı içtihatları çerçevesinde, dava açıldıktan sonra ortaya çıkan vakıaların mevcut davadaki yeri, bu olayların usuli akıbeti ve izlenmesi gereken kanuni yollar bu makalede ele alınmaktadır.

Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Yaşanan Olaylar Ne Olur?

Medeni usul hukukunda geçerli olan temel kaidelerden biri, her davanın açıldığı tarihteki fiili ve hukuki koşullara göre karara bağlanması zorunluluğudur. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.11.2022 tarihli, 2020/362 E. ve 2022/1514 K. sayılı kararında “her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğu” ilkesinin altını açıkça çizmiştir.

Boşanma davası açıldıktan sonra eşlerin birlik yükümlülükleri ve özellikle sadakat borcu sona ermemektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 06.03.2024 tarihli, 2023/469 E. ve 2024/151 K. sayılı ilamında; “Evlilik birliğinin kurulması ile eşlerin birbirlerine karşı yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan tüm hak ve yükümlülükleri, boşanma davası açılması ile değil, birliğin sona erme anına kadar devam etmektedir” tespitine yer vermiştir. Ancak eşlerin yükümlülükleri devam etse dahi, dava tarihinden sonra meydana gelen somut olaylar mevcut derdest davaya doğrudan dahil edilemez. Dava tarihinden sonraki vakıalar, kural olarak ancak yeni bir davanın konusunu oluşturabilir.

Yeni Olaylar Mevcut Boşanma Davasında Kusur Olarak İleri Sürülebilir mi?

Dava açıldıktan sonra gerçekleşen vakıaların, mevcut davada karşı tarafa kusur olarak yüklenmesi veya mahkemece hükme esas alınması usulen mümkün değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15.11.2022 tarihli, 2020/362 E. ve 2022/1514 K. sayılı kararında; “dava tarihinden sonra meydana gelen olaylar eldeki boşanma davasında taraflara kusur olarak yüklenemez” kuralını ortaya koymuştur.

Bu kural ıslah yoluyla dahi aşılamaz. Taraflar, dava açıldıktan sonra gerçekleşen bir olayı ıslah dilekçesi vererek mevcut davaya ekleyemezler. Hukuk Genel Kurulu anılan kararında; “dava tarihi olan 04.09.2015 tarihinde henüz gerçekleşmemiş bir vakıanın ‘hatalı işlem’ adı altında ıslah yolu ile düzeltilerek dava dilekçesine eklenmesi hukuken olanaklı olmadığı gibi her davanın açıldığı ana kadar gerçekleşen hukukî ve maddi vakıalara göre sonuçlandırılması gerektiğine yönelik ilkeye göre de mümkün değildir” şeklinde hüküm kurmuştur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 25.02.2025 tarihli, 2024/5026 E. ve 2025/1998 K. sayılı kararında; “erkek vekili, kadının başka biriyle gayri resmi evlilik yaptığına ilişkin fotoğrafları temyiz dilekçesi ile dosyaya sunmuş ve kusur belirlemesinde dikkate alınmasını istemiş ise de dava tarihinden sonra gerçekleşen bu vakıanın yeni bir dava konusu olacağının ve bu konuda açılmış yeni bir dava olduğunun beyan edilmediğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir” tespitinde bulunmuştur. Benzer şekilde Dairenin 17.09.2024 tarihli, 2024/6258 E. ve 2024/5971 K. sayılı kararında da “davadan sonra gerçekleşen olaylar ayrı bir davanın konusu olacağı, bu vakıanın eldeki davada dinlenmemesinin yerinde olduğu” ifade edilerek, dava sonrası vakıaların eldeki davada dinlenemeyeceği teyit edilmiştir.

Sonradan Ortaya Çıkan Delil ile Sonradan Meydana Gelen Olay Aynı Şey midir?

Usul hukukunda sonradan ortaya çıkan / öğrenilen delil ile sonradan meydana gelen maddi olay (vakıa) birbirine karıştırılmamalıdır:

Sonradan Meydana Gelen Olay (Yeni Vakıa): Olayın kendisi dava açıldıktan sonraki bir tarihte gerçekleşmiştir (örneğin dava açıldıktan aylar sonra gerçekleşen bir darp, hakaret veya dava tarihinden sonra kurulan sadakatsiz bir ilişki). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 24.11.2011 tarihli, 2010/18875 E. ve 2011/19636 K. sayılı kararının karşı oyunda belirtildiği üzere; “Boşanma hukukunda ‘davadan sonra gerçekleşen’ boşanma sebebi oluşturan yeni eylemler ancak ‘yeni bir davanın’ konusu olabilir” ve “Boşanma hukukunda oluşan her yeni olay sebebiyle ‘yeni delil listesi’ vermek şeklinde bir ‘yargılama kuralı’ kanunlarda mevcut değildir”. Bu tür yeni olaylar mevcut davaya eklenemez; ancak ayrı bir davanın konusu yapılır.

Sonradan Ortaya Çıkan / Öğrenilen Delil: Dava tarihinden önce zaten meydana gelmiş ve dava dilekçesinde dayanılmış bir vakıaya ilişkin delilin sonradan ele geçirilmesi halidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 20.06.2023 tarihli, 2023/3506 E. ve 2023/3338 K. sayılı kararında taraflardan birinin “erkeğin boşanmaya yol açan ve derdest davaya konu edilmemiş yeni öğrenilen kusurlu eylemlerinin olduğunu, erkek ile … 4. Aile mahkemesinde boşanmaları halen devam ederken erkeğin kendisini başka bir kadın ile aldattığına dair whatsapp kayıtlarına tesadüfen karşılaşmış bulunduğunu” ileri sürerek birleşen dava açtığı somut olayda, yeni öğrenilen ve dava konusu edilmemiş vakıaların dahi yeni bir dava yoluyla ileri sürüldüğünü göstermiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 23.11.2023 tarihli, 2023/7918 E. ve 2023/5614 K. sayılı kararında da “dosyaya ibraz edilen erkeğe ait fotoğrafların dava tarihinden sonrasına ait olduğu, bu olayın yeni bir davanın konusunu oluşturduğu” gerekçesiyle, dava tarihinden sonrasına ilişkin delillerin eldeki davadaki ispatta yetersiz kalacağını ve “dosyadaki delillerin erkeğin zina ettiğini ispatlamada yeterli olmadığı” sonucuna varıldığını belirtmiştir.

Yeni Olaylar İçin Yeni Boşanma Davası Açmak Gerekebilir mi?

Dava açıldıktan sonra evlilik birliği sona erinceye kadar meydana gelen kusurlu davranışların mahkeme önüne taşınabilmesi için tek usuli yol, bu yeni olaylara dayanılarak müstakil (yeni) bir boşanma davası açılmasıdır.

Dava tarihinden sonraki olaylar nedeniyle açılan yeni dava, önceki dava ile aynı konulu olsa bile derdestlik veya kesin hüküm engeline takılmaz. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 21.06.2023 tarihli, 2023/2417 E. ve 2023/3532 K. sayılı kararında; “erkek tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak açılmış olan ve derdestliğe esas alınan davanın tarafları ve sebebi aynı ise de, eldeki davada ileri sürülen vakıaların birbirinden farklı olduğu, bu sebeple derdest davadan bahsedilemeyeceği” tespitini yapmıştır. Benzer şekilde Dairenin 24.12.2012 tarihli, 2012/11571 E. ve 2012/31423 K. sayılı kararında da “Davacının dilekçesinde beyan ettiği olaylar önceki dava ile aynı olmayıp yeni olay niteliğindedir” denilerek, “Mahkemece bu doğrultuda toplanan taraf delilleri de değerlendirilmek suretiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir” değerlendirmesiyle yeni vakıaların esastan incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Öte yandan, önceki dava kesinleşmiş olsa dahi yeni olaylara dayanılarak dava açılması mümkündür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.03.2024 tarihli, 2023/469 E. ve 2024/151 K. sayılı kararında; “eldeki davanın dava dilekçesinde; ilk davadan farklı ve ilk davanın açıldığı tarihten sonra da devam ettiği iddia edilen, boşanmaya sebep olabilecek yeni vakaların ileri sürüldüğü, dinlenen tanık beyanında bu vakıaya ilişkin anlatımların yer aldığı, dolayısıyla aynen Özel Daire bozma kararında belirtildiği üzere toplanan delillerin bu çerçevede değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır” denilerek kesin hüküm itirazı bertaraf edilmiştir. Buna karşılık, önceki dava karara bağlanıp kesinleştiğinde yeni bir olay ileri sürülmeksizin aynı vakıalarla dava açılırsa, 6100 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan ret kararı verilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 10.09.2024, 2023/9243 E., 2024/5575 K.).

Sonradan Açılan Boşanma Davaları Birleştirilebilir mi?

Dava devam ederken gerçekleşen yeni olaylar sebebiyle açılan yeni boşanma davası, ilk davanın görüldüğü mahkemede birleştirilebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 166 hükmü uyarınca aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar arasında bağlantı bulunması halinde birleştirme mümkündür. Davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır. (16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesiyle HMK m. 166/1’e eklenen güncel hükme göre: “İlk davanın açıldığı mahkeme birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.”)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin istikrarlı kararlarında (örneğin 19.09.2023 tarihli, 2023/5956 E., 2023/4056 K.; 10.09.2024 tarihli, 2024/4651 E., 2024/5577 K.; 17.03.2025 tarihli, 2025/1755 E., 2025/9198 K.):

“6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166 ncı maddesi gereğince, davalar arasında bağlantı bulunması durumunda, davaların birleştirilmesine karar verilebilir”

“Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması, ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır”

“Boşanma davalarında tarafların kusurlarının belirlenmesi, boşanmanın eki niteliğinde bulunan maddî ve manevî tazminat, yoksulluk nafakası gibi taleplerin sağlıklı değerlendirilerek doğru karar verilebilmesi, bu davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesiyle mümkündür” ilkeleri vurgulanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 04.03.2024 tarihli, 2024/1094 E., 2024/1437 K. ve 03.07.2024 tarihli, 2023/4724 E., 2024/5279 K. sayılı kararlarında davaların birleştirilmesinin kusur tespiti açısından zorunlu bir bütünlük arz ettiğini şu ifadelerle açıklamıştır:

“Evlilik birliği sona erinceye kadar, herhangi bir sebeple açılmış boşanma davalarında taraflara yüklenmiş tüm kusurlar, birlikte değerlendirilip, tarafların kusur oranlarının bir kez belirlenmesi ve belirlenen bu orana göre maddî ve manevî tazminatlar ile yoksulluk nafakası konularında her bir taraf yönünden bir kez hüküm kurulması gerekir”. Bu sebeple “tarafların kusurları bölünerek, her bir dava için ayrı kusur belirlemesi yapılıp, fer’î konularda da her bir dava için ayrı hüküm kurmanın kanuna aykırı olacağı” belirtilmektedir.

Dava Sırasında Aldatma, Şiddet veya Hakaret Olursa Ne Yapılabilir?

Boşanma davası devam ederken eşlerden biri sadakatsizlik (zina), fiziksel şiddet, tehdit veya hakarette bulunursa uygulanacak usul basamakları şunlardır:

Delillerin Toplanması ve Tespiti: Yeni gerçekleşen olaya ilişkin somut deliller (kolluk tutanakları, darp raporları, mesaj kayıtları, tanıklar) ivedilikle tespit edilmelidir.

Yeni Bir Boşanma Davasının Açılması: Mevcut dava dosyasına sadece beyan dilekçesi vererek bu olayların kusur olarak eklenmesi mümkün olmadığından, gerçekleşen eyleme göre TMK m. 161 (Zina) veya TMK m. 166 (Evlilik birliğinin sarsılması) maddelerine dayanılarak bağımsız bir boşanma davası açılır.

Birleştirme Talebi: Açılan yeni dava dilekçesinde, ilk davanın derdest olduğu mahkeme ve dosya numarası belirtilerek davaların birleştirilmesi talep edilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 01.10.2024, 2024/6044 E., 2024/6633 K.; 29.11.2023, 2023/8140 E., 2023/5783 K.).

Birlikte Değerlendirme: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 28.02.2023 tarihli, 2022/5452 E. ve 2023/777 K. sayılı kararında görüldüğü üzere; “davacı-davalı erkeğin, ilk boşanma davası açıldıktan sonraki fiili ayrılık döneminde, başka bir kadın ile birlikte aynı hanede yaşamaya başladığının sabit olduğu, başka bir kadınla karı-koca gibi fiili birlikteliği olan erkeğin zina eyleminin gerçekleştiğinin kabulü gerektiği” belirtilmiş ve bu davalar birleştirilerek tarafların tüm kusurları tek bir nihai hükümle neticelendirilmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatları incelendiğinde öne çıkan ilkeler şunlardır:

Dava Tarihi Sınırı: Mahkeme, hükmünü ancak dava tarihine kadar gerçekleşen maddi vakıalara dayandırabilir. Dava açıldıktan sonraki olaylar eldeki davada dinlenmez ve kusur belirlemesinde gözetilemez (HGK, 15.11.2022, 2020/362 E., 2022/1514 K.; 2. HD, 17.09.2024, 2024/6258 E., 2024/5971 K.).

Yalnızca Ayrı Dava Konusu Olabilme: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 23.11.2023 tarihli, 2023/7918 E. ve 2023/5614 K. sayılı kararında “bu olayın yeni bir davanın konusunu oluşturduğu” açıkça vurgulanmıştır.

Kusurların Tek Seferde Belirlenmesi: Evlilik birliği hukuken sona erinceye kadar açılmış tüm davalardaki kusurlar birleştirilerek tek bir oranda saptanmalı ve tazminat/nafaka ferileri hakkında bir kez hüküm verilmelidir (Yargıtay 2. HD, 15.10.2024, 2024/6879 E., 2024/7393 K.).

Usul Ekonomisi ve Bağlantı: 6100 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi gereği bağlantılı davaların birleştirilmesi zorunludur; aksi durum bozma sebebidir (Yargıtay 2. HD, 19.12.2023, 2022/11558 E., 2023/6291 K.; 06.12.2023, 2023/2250 E., 2023/6011 K.).

Boşanma Davası Devam Ederken Yeni Yaşanan Olaylar Davaya Eklenebilir mi?

Avukatın Gözünden Devam Eden Boşanma Davasında Yeni Olaylar

Uygulamada müvekkiller sıklıkla, devam eden dava sırasında karşı tarafın kendilerine hakaret ettiğini, tehdit savurduğunu veya başka biriyle ilişki yaşamaya başladığını belirterek bu durumun hemen dosyaya sunulacak bir dilekçe ile eklenmesini talep etmektedir. Bu noktada avukatın müvekkiline şu temel ayrımı aktarması gerekmektedir:

Mahkemeler dava açıldığı günün fotoğrafını çeker. Dava tarihinden sonra yaşanan yeni bir fiil, sadece bir dilekçeyle mevcut dosyaya sokulamaz; hakim bu olayı eldeki davada kusur olarak değerlendiremez. Eğer bu yeni vakıa hükme etki edecek ağırlıkta ise (örneğin zina veya ağır şiddet), tek hukuki yol haritası yeni bir harç yatırılarak müstakil bir boşanma davası açmak ve derhal mevcut dava ile birleştirilmesini talep etmektir. Aksi takdirde sunulan fotoğraf, mesaj veya tutanaklar eldeki davada kusur belirlemesine dahil edilmeyecek ve hak kaybı doğacaktır.

Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar

Islah Yanılgısı: Tarafların dava açıldıktan sonraki olayları ıslah dilekçesiyle mevcut davaya eklemeye çalışmaları; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadı uyarınca dava tarihinde var olmayan olayın ıslahla eklenememesi nedeniyle bu taleplerin reddedilmesi.

Delil Listesiyle Vakıa Genişletme: Yeni olaylara ilişkin belgelerin (örneğin dava açıldıktan aylar sonrasına ait fotoğrafların) mevcut dosyaya delil dilekçesi ekinde sunularak kusur istenmesi; Yargıtay’ın bunu yeni davanın konusu sayarak dikkate almaması.

Savunma Hakkı İhlalleri: Sonradan açılan birleşen davalarda usul işlemlerinin eksik bırakılması. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 21.06.2023 tarihli, 2023/2417 E. ve 2023/3532 K. sayılı kararında; “kadın tarafından daha sonradan açılan birleşen boşanma davasındaki dava dilekçesinin eldeki davanın karar duruşmasında davacı erkek vekiline elden tebliğ edilmişse de; birleşen dava ile ilgili olarak taraflara iddia ve savunma imkanı tanınmadığı gibi davalı-davacı kadına da ispat hakkının da kullandırılmamış olduğu” gerekçesiyle kararı bozmuş; dilekçelerin teatisi, ön inceleme ve tahkikat aşamalarının birleşen dava için de eksiksiz yürütülmesi gerektiğini belirtmiştir.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Dava tarihinden sonra meydana gelen olaylar eldeki davada ileri sürülemez; yeni dava açılması şarttır.

Yeni açılan boşanma davasında ilk dava dosyasının bilgileri belirtilmeli ve 6100 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi gereğince birleştirme talep edilmelidir.

Birleştirilen davalarda, her davanın dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve tahkikat süreçleri usulüne uygun işletilmeli, tarafların hukuki dinlenilme ve ispat hakları ihlal edilmemelidir.

Mahkemece birleştirme kararı verildikten sonra, tarafların tüm kusurları birlikte değerlendirilmeli, her dava için ayrı ayrı kusur derecelendirmesi yapılmamalı, kusur ve feriler (maddi-manevi tazminat, nafaka) tek bir oran üzerinden karara bağlanmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Boşanma davası devam ederken eşim beni aldatırsa ne olur?

Boşanma davasının açılmış olması eşlerin sadakat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Dava sürerken gerçekleşen aldatma (zina) eylemi eldeki davaya doğrudan dilekçeyle eklenemez; ancak bu fiile dayalı olarak TMK m. 161 veya m. 166 uyarınca yeni bir boşanma davası açılabilir ve mevcut dava ile birleştirilmesi istenebilir (Yargıtay 2. HD, 2022/5452 E., 2023/777 K.).

Dava sırasında yaşanan hakaretleri dosyaya ekleyebilir miyim?

Hayır. Dava açıldıktan sonra yaşanan hakaret ve tehdit gibi eylemler mevcut boşanma davasında kusur olarak değerlendirilemez ve ıslah yoluyla dahi mevcut davaya eklenemez. Bu olaylar ancak ayrı bir boşanma davasına konu edilebilir.

Yeni olay için ikinci boşanma davası açılabilir mi?

Evet. İlk davanın açıldığı tarihten sonra meydana gelen yeni vakıalar önceki davadan farklı olduğundan, derdestlik veya kesin hüküm engeline takılmaksızın yeni bir boşanma davası açılması hukuken mümkündür (Yargıtay 2. HD, 2023/2417 E., 2023/3532 K.; HGK, 2023/469 E., 2024/151 K.).

İki boşanma davası birleştirilebilir mi?

Evet. Aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği açık olan boşanma davaları, usul ekonomisi ve kusur oranının sağlıklı tespiti amacıyla 6100 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi uyarınca birleştirilerek birlikte görülmelidir.

Yeni delil ile yeni olay arasındaki fark nedir?

Yeni olay, dava açıldıktan sonraki bir tarihte ilk defa gerçekleşen fiildir ve ancak yeni bir davanın konusunu oluşturur. Yeni delil ise, dava tarihinden önce zaten gerçekleşmiş ve dava dilekçesinde dayanılmış bir olayın varlığını ispatlayan ve sonradan temin edilen ispat aracıdır.

Sonuç olarak; Boşanma davalarında yargılamanın sınırını dava dilekçesinin verildiği tarih belirler. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, dava tarihinden sonra meydana gelen fiziksel şiddet, aldatma, hakaret veya diğer güven sarsıcı vakıaların mevcut derdest davaya dilekçe, beyan veya ıslah yoluyla eklenmesi ve kusur tespiti ile tazminatlara esas alınması mümkün değildir. Bu tür sonradan ortaya çıkan vakıalar bakımından hak kaybına uğramamak adına izlenmesi gereken yegane kanuni usul; yeni olaylara dayanılarak müstakil bir boşanma davası ikame edilmesi ve bu davanın derdest olan ilk dava dosyası ile birleştirilmesinin talep edilmesidir. Birleştirilen davalarda mahkeme, tüm kusurları tek bir potada eritecek ve ferilere ilişkin tek bir nihai hüküm tesis edecektir.

Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği

Boşanma yargılamalarında dava tarihinden sonra cereyan eden vakıaların hukuki rejimi son derece katı usul kurallarına bağlanmıştır. Dilekçe teatisinin tamamlanması, ıslah yasağının sınırları, derdestlik iddialarının bertaraf edilmesi ve birleştirme talepli yeni dava dilekçelerinin usulüne uygun tanzimi titiz bir hukuki takip gerektirir. Ankara Aile Mahkemelerinde ve kanun yolu aşamasında yürütülecek boşanma süreçlerinde, meydana gelen yeni olayların zamanında ve doğru usul yollarıyla davaya yansıtılması, tarafların kusur tespiti, velayet, maddi ve manevi tazminat ile nafaka haklarının korunması açısından Ankara aile hukuku avukatı desteği büyük önem taşımaktadır.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.

Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Benzer Yazılar

WhatsApp Telefonla Ara
WhatsApp

Av. Akın ÖZBEY sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin