Boşanma davası öncesinde yürütülen hukuki hazırlık süreci, davanın yalnızca esasına değil, usuli başarısına ve mali sonuçlarına da doğrudan sirayet etmektedir. Literatür ve güncel yargı kararları; delillerin toplanma yöntemi, mal varlığının korunması için talep edilecek geçici hukuki korumalar ve davanın dayandırılacağı vakıaların “teksif ilkesi” uyarınca zamanında sunulmasının, davanın kaderini belirlediğini ortaya koymaktadır. Özellikle Yargıtay’ın son yıllardaki içtihat değişikliği ile delil sunma süresini kısıtlaması, dava öncesi stratejik planlamayı bir tercih olmaktan çıkarıp hak kaybını önlemek için zorunluluk haline getirmiştir. Bu yazımızda boşanma davası açmak isteyen kişilerin en çok merak ettiği, boşanma davası açılmadan önce yapılması gerekenleri ele alacağız. Bu konuyu ele alırken, uygulamada sıklıkla karşılaştığımız hataları, sürekli olarak gelen soruları da cevaplayarak, boşanma davası öncesindeki birçok soruya cevap vereceğiz.
Boşanma Sebeplerinizi ve Olayların Tarihini Belirleyin
Boşanma davasında dava dilekçesi oluşturulurken, eşe yüklenecek olan kusurlu hareketleri belirtmek gerekmektedir. Bu kusurlu hareketlerin veyahut gerçekleşen olayların tarihleri dilekçede belirlenebilir olmalıdır. Özel boşanma sebepleri ileri sürülüyorsa kanunda ön görülen sürelerin geçip geçmediği belirtilen bu tarihler ile tespit edilmektedir. Bu nedenle hak kaybına uğramamak adına veyahut affetmiş sayılma iddialarını bertaraf etmek için ileri sürülen vakıaların tarihlerinin belirtilmesi gerekmektedir.
Olayları kronolojik sıraya koyma : Tarihleri belirtmenin yanı sıra boşanma dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ve yaşanan olayların kronolojik bir sıraya göre belirtilmesi uygun olacaktır. Kronolojik sıralama usulen şart olmasa da gerek hakimin olayları daha net bir şekilde anlaması gerek sizin dilekçenizi kontrol ederken karmaşıklık yaşamamanız için gereklidir.
Boşanma sebebi ile kusurlu davranışların ayrılması : Dava dilekçesinde davayı açan eşin, karşı tarafın kusurlu davranışlarını belirtmesi gerekmektedir. Buna ek olarak, uygulamada gördüğümüz üzere eşin boşanma kararını alması bu kusurlu davranışlara ek olarak yaşanan son bir olay veyahut diğerlerine kıyasla büyük bir olay kişinin boşanma kararı almasına neden olmaktadır. Dilekçe oluşturulurken boşanmaya sebebiyet veren kusurlu olaylar belirtildikten sonra neden olay olayında ayrı bir şekilde önemle belirtilmesi uygun olacaktır.
Hukuka Uygun Delilleri Güvence Altına Alın
Boşanma davasında tarafların evlilik birliği içerisindeki kusurlu hareketleri davanın ana konusunu oluşturmaktadır. Kusur nafaka ve tazminat gibi önemli maddi hususları belirlemede etken olduğu için de boşanma davasında ileri sürülen kusurları ispatlamak oldukça önemlidir. Kişiler boşanma kararı aldıktan sonra boşanma davasında ileri süreceği kusurları ispatlamak için hukuka uygun delilleri de güvence altına almalıdır. Hukuka uygun deliller mesaj, e-posta ve sosyal medya içerikleri olabileceği gibi her türlü fotoğraf, video, ses kayıtları da (gizli kayıt olmaması şartıyla) olabilir. Boşanma davasında kusurları ileri sürerken bu delillerle de kusurlar ispat edilebilecektir. Bu nedenle bunların muhafaza altına alınarak veyahut avukata teslim edilerek güvenli bir yerde mahkemeye sunulmak üzere bekletilmesi önem arz etmektedir.
Bunun yanı sıra hukuka uygun olmayan, hukuka aykırı yollarla ele geçirilen delillerde kararda dikkate alınmayacaktır. Bunun yanı elde ediliş biçimine göre de ceza dosyasına konu olabilecek yaptırımları da bulunmaktadır. Bu nedenle hukuka aykırı şekilde delil elde etmekten kaçınmanızı yıllardır uygulamaya hakim olduğumuz için şiddetle tavsiye ediyoruz.
3. Tanıkları Doğru Belirleyin
Boşanma davasında kusurları ispat aracı olarak sadece fotoğraf video gibi veriler şart değildir. Yaşanan olayları gören tanıklar da kusurlu hareketleri ispatlamak açısından önem arz eder.
Olayları Doğrudan Gören Tanık: Tanıkları belirlerken direkt olarak olayları gören tanıkların seçilmesi ispat için şarttır. Tanık, ileri sürülen vakıaların yaşandığı esnada orada olan ve olayları bizzat gören ya da orada olmasa bile herhangi bir iletişim aracıyla bizzat şahit olan kişiler olabilir.
Duyuma Dayalı Tanıklık: Tanıkların, taraflardan birinden duyduğu olayları mahkemede dile getirmesi kusuru ispat etmek için yeterli değildir. Tanıkların duyuma dayalı tanıklıkları kararda dikkate alınmayacak, kısaca hükme yönelik bir etkisi bulunmayacaktır.
Aile bireylerinin tanıklığı : Boşanma davalarında uygulamada sıklıkla sorulan sorulardan birisi de aile bireylerinin tanık olup olamayacağına yönelik olmaktadır. Boşanma iki kişinin aile bağının sona erdirilmesine dayalı bir dava olduğundan aile içi olaylara da aile bireylerinin tanık olması olağandır. Aslında boşanmada en önemli tanıklar aile bireyleri olmaktadır. Bu nedenle aile bireylerinin tanık olduğu eşinizin kusurlu hareketleri boşanmada en önemli hususların başında gelmektedir.
Tanıkların hangi olaya ilişkin dinletileceği : Tanıklar, eşinizin herhangi bir kusurlu hareketine yönelik tanıklık yapabilir. Örneğin eşinizin herkesin içinde sizi rencide etmesi, hakaret etmesi gibi. Evlilik sonlandırılırken bir eşten beklenmeyen kusurlu hareketlerden herhangi birini ispat açısından tanıklık yapmaları mümkündür.
4. Eşinizin Mal Varlığını Araştırın
Eşler her ne kadar bir aile birlikteliğini devam ettiriyor olsalar da boşanma kararı alan kişilerin eşlerinden mal varlıklarını gizlediği veyahut mal varlıklarını kaçırdığı uygulamada sıklıkla görülmektedir. Bu nedenle boşanma davası açmadan önce mümkünse eşinizin bu yönde davranışları olup olmadığını araştırmanız haklarınızı almak için önem arz etmektedir. Eğer dava açmadan bu yönde bir araştırma yapma imkanınız bulunmuyorsa açılacak davada talep edilecek bir araştırma ile mahkemeden bu hususları araştırması talep edilmelidir. Araştırılacak hususlar ise aşağıdaki gibidir;
Tapu ve araç kayıtları
Banka hesapları
Şirket hisseleri
Yakınlara yapılan şüpheli devirler
5. Mal Kaçırma Riskine Karşı Önlem Alın
Eşinizin mal kaçırma ihtimali varsa ivedi bir şekilde boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesine yönelik dava açmak hak kayıplarını önlemenizi sağlar. Mal rejiminin tasfiyesi davasında ihtiyati tedbir talep edilerek eşin üstüne kayıtlı taşınmaz ve taşınır mallara tedbir koydurulması ve mal rejimi tasfiye edilene kadar eşinizin malları kaçırması engellenebilecektir. Uygulamada sıklıkla yapılan hata ihtiyati tedbir talebinin boşanma davası ile birlikte istenmesidir. Boşanma davası mal rejiminin tasfiyesini kapsamadığı için mahkeme bu yöndeki talepleri reddetmektedir. Mutlaka mal rejiminin tasfiyesi davası açılarak o davada mallara tedbir koydurulmalıdır.
“Davacı kadın tarafından, evlilik birliği içerisinde davalı erkek tarafından edinilen bir kısım mal varlığı değerlerinin muvazaalı işlemler sonucunda kendisinden gizlendiği iddia edildiğine göre; artık davacı kadının anlaşmalı boşanma protokolü kapsamındaki beyanlarının, kendisinden gizlendiği iddia edilen mal varlığını kapsadığından söz edilemeyeceği” kabul edilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/8549-2024/697-08.02.2024).
6. Nafaka ve Tazminat Taleplerinizi Belirleyin
Boşanma dava dilekçesinin netice kısmında açıkça talepler belirtilmelidir. Boşanma davasında talep edilecek olan hususlar ise ana talep olan boşanma ile birlikte yan talepler nafaka, tazminat gibi hususlar olmaktadır. Netice kısmında açıkça talep edilmesi gerekenler;
Tedbir nafakası
Yoksulluk ve iştirak nafakası
Maddi ve manevi tazminat
Aile Konutunun Tahsisi
Koruma Kararı
Ziynet Eşyaları
Velayet
Buna ek olarak talep edilecek olan hususlar da dava dilekçesinde gerekçelendirilmelidir.
7. Çocukların Velayeti ve Kişisel İlişki Konusunu Planlayın
Boşanma eşler arasında gerçekleşen bir ayrılık süreci olsa da çocuklar varsa çocukların durumu da oldukça önem arz etmektedir. Eşler boşandıktan sonra çocukların yaşamını planlamalı, onların boşanmadan en az zararı görmeleri için çabalamalıdır.
Çocuğun mevcut yaşam düzeni: Çocuklar boşanmadan zarar görmeden çıkmalılar, bu nedenle de eşlerin çocukların mevcut yaşam düzenini devam ettirmelerini sağlaması gerekmektedir. Velayet talep eden taraf, bu sorumluluğun bilincinde olduğunu ve onların yaşam düzenini koruyacağını gerekçeli şekilde belirtmelidir.
Eğitim ve sağlık ihtiyaçları: Velayeti alan taraf eğer çocukların ihtiyaçlarını tek başına karşılayamayacak ise mahkemeden bu ihtiyaçları karşılamak üzere nafaka talep etmeli ve velayeti almayan tarafın uygun bir nafaka ödemesi gerektiğini belirtmelidir. Mahkeme bu hususları göz önünde bulundurarak tarafların mali durumuna ve çocukların şartlarına göre uygun nafaka miktarı belirleyecektir.
Geçici velayet talebi: Boşanma davası süresince çocukların bir tarafa geçici velayeti verilir. Dava dilekçesinde sadece kalıcı velayet değil, geçici velayet de talep edilmelidir.
Diğer ebeveynle kişisel ilişki: Velayet kendisine verilmeyen eşin çocuklar ile kişisel ilişki kurması çocukların üstün yararı gereği şarttır. Kişisel ilişkinin nasıl kurulduğu ise uygulamada sıklıkla karşılaştığımız üzere; “her ayın 1. ve 3. cumartesi günü sabah 09:00’dan pazar günü 17:00’a kadar, dini bayramların 2. günü sabah 09.00’dan 3. günü 17:00’a kadar, anneler günü veya babalar gününde, yaz tatillerinde temmuzun 1. günü sabah 09.00’dan 31. günü saat 17:00’a kadar” şeklinde verilmektedir. Bu uygulamada sıklıkla verilen kişisel ilişki olup her olayın kendi içerisindeki şartlarına ve bölgeye göre farklılık göstermektedir.
8. Ortak Konut ve Geçici Tedbirleri Değerlendirin
Tarafların evlilik birliğini devam ettirdiği yaşadığı yer ortak konut olarak adlandırılmaktadır.
Ortak konutun eşe tahsisi: Ortak konut uygulamada genellikle kadına ve çocuklara boşanma davası süresince tahsis edilmektedir. Çocukların geçici ve kalıcı velayetini talep eden kadın, boşanma dava dilekçesinde ortak konutun da tahsisini talep etmelidir.
Aile konutu şerhi: Eşin ortak konutu satması veyahut kira sözleşmesini feshetmesi ihtimallerine binaen aile konutu şerhi konulması önemlidir. Aile konutu şerhi, eşin rızası olmadan taşınmazı satmayı veyahut kira sözleşmesini festhetmeyi engellemektedir.
Koruma ve uzaklaştırma kararları : Boşanma davası süresince eşin fiziksel veyahut sözlü saldırılarına maruz kalmamak adına mahkemeden koruma ve uzaklaştırma kararı talep etmek mümkündür. Bu talebi somut deliller ile desteklemek şart olmayıp uygulamada talep halinde koruma kararı verilmektedir.

Ziynet Eşyaları ve Kişisel Eşyaları Belgeleyin
Ziynet alacağı veya kişisel eşyaları talep edecekseniz bu eşyaların nitelik, nicelikleri açıkça belirtilmelidir. Bu eşyaları belirtmenin yanında talep edilenin de gerçekten var olduğu ispatlanmalıdır.
Düğün görüntüleri: Düğün görüntüleri düğünde takılan takıların adet ve cinsini belirlemede uygulamada en sık kullanılan ispat vasıtasıdır. Düğün görüntülerinde kadına ve erkeğe takılan takılar ile takıların nitelikleri açıkça görülmektedir. Dava içerisinde mahkeme düğün görüntülerini bilirkişi incelemesine göndermekte ve bilirkişi tarafından takıların bedeli belirlenmektedir.
Takı listeleri: Düğünde veyahut sonrasında takılan takıların listeleri, alacak miktarını belirlemekte kullanılabilri.
Evde kalan kişisel eşyalar: Evi kullanmayan eşin, evde kalan kişisel eşyalarını mahkeme kararıyla alması mümkündür.
Teslim ve iade talepleri: Dava dilekçesinde talep edilen eşyalar açıkça belirtilmeli ve verilmesi istenmelidir.
Dava Dilekçesi Hazırlanmadan Önce Hukuki Strateji Oluşturun
Dava dilekçesi hazırlığını hukuki strateji ile oluşturmak önem arz etmektedir. Stratejiye ilişkin önemli başlıklara bakacak olursak;
Vakıaların eksiksiz açıklanması : Boşanma davasında eşe kusur olarak yüklenebilecek hususların derinlemesine düşünülerek eksiksiz bir biçimde belirtilmesi önemlidir. İddianın genişletilmesi yasağı söz konusu olduğundan dilekçeler aşamasında bütün hususlar ele alınarak, eksiksiz bir biçimde titizlikle işlenmelidir.
Delillerin dilekçeyle ilişkilendirilmesi : Dava dilekçesinde ileri sürülen olayları ispata yarar deliller, olaylarla tam uyum halinde olmalı ve ilişkilendirilmesi yapılmalıdır.
Taleplerin açıkça belirtilmesi : Boşanmanın yanı sıra talep edilen diğer hususlar açıkça dava dilekçesinde gerekçelendirilmeli ve netice kısmında da belirtilmelidir.
Yetkili ve görevli mahkemenin belirlenmesi : Boşanma davasının hangi bölgede, hangi mahkemede açılması gerektiği önem arz etmektedir. Dava dilekçesi hazırlığına başlarken öncelikle bu husus belirlenmelidir.
Boşanma Davası Açılmadan Önce Yapılan Hatalar
Boşanma davası açmadan önce uygulamada sıklıkla karşılaştığımız kişilerce yapılan hatalara bakacak olursak;
Delilleri silmek veya kaybetmek: Boşanmada ileri sürülen olayları ispata yarayan delillerin sililnmesi veyahut tutulmaması en sık karşılaştığımız hatalardan birisidir. Eş, whatsapp konuşma kayıtlarında ispatlamaya elverişli mesajların daha önce silindiğini veyahut tutulmadığını söylemektedir.
Sosyal medyada kontrolsüz paylaşım yapmak: Boşanma davası devam ederken henüz boşanma kesinleşmemiş olmasına rağmen sadakat yükümlülüğünü ihlal niteliğinde veyahut başkaca kusur sayılabilecek durumların sosyal medyadan paylaşılması kişilerin aleyhine sonuç doğurabilmektedir.
Çocuğu diğer ebeveyne karşı yönlendirmek : Çocuğu eşe karşı kışkırtmak çocuğun üstün yararına da aykırı bir husus olduğundan sağlıklı gelişimini engeller nitelikteki bu tür davranışlar kusur olarak taraflara yükletilebilmektedir.
Mal devri veya mal saklama girişiminde bulunmak: Mal rejiminin tasfiyesi davasında eşe mal vermeme fikriyle muvazaalı mal devri yapmak veyahut kaçırmak, herhangi bir bedel ödenmeyeceği fikrinden gelmektedir. Fakat mal kaçırılsa dahi malın değeri belirlenerek eşin alacağını alması mümkündür. Hatta açılacak olan iptal davaları ile de malın geri eşin üzerine geldiği de uygulamada sıklıkla görülmektedir. Bu tür kaçırmalar kişinin aleyhine olacak sonuçlar doğurmaktadır. Öyle ki açılacak olan iptal davalarında mahkeme masrafları ile vekalet ücreti yüklü miktarda çıkabilmektedir. Bu nedenle mal kaçırma girişimlerinde bulunmak bir hata olarak karşımıza çıkmaktadır.
Talepleri eksik ileri sürmek: Normalde talep edilmesi gereken bir hususu dava dilekçesi ile talep etmemek sıklıkla karşılaşılan bir diğer hatadır. Bu sebeple boşanma davası hazırlığına başlarken talepler açıkça belirlenmeli, dava dilekçesinde eksiksiz ileri sürülmelidir.
Avukatın Gözünden Boşanma Davasına Hazırlık
Boşanma davası süreci için tarafımızla iletişime geçen kişilere öncelikle hazırlık aşamasını anlatmaktayız. Hazırlık aşamasının aceleye getirilmemesi gerektiğini, tarafımızla oluşturulacak randevuya gelirken yapmaları gerekenleri detaylıca belirterek bu hazırlıkların önemine vurgu yapmaktayız. Öyle ki dava dilekçesi davanın en önemli unsuru olduğundan aceleyle birçok husus gözden kaçabilmektedir. Müvekkillerimize randevu verip randevuda tüm hususları konuşmayı sağlıklı bulmuyoruz. Bunun nedeni uzun yıllardır deneyimlediğimiz üzere kısa bir vakitte tek bir anda kişilerin bütün olayları hatırlamasının mümkün olmadığını görmemizden kaynaklıdır. Bu nedenle tarafımızla sürece başlamadan önce birkaç gün evlilik içindeki olayları düşünmelerini, eşe yükletilebilecek olan kusurlu hareketleri not almalarını rica etmekteyiz. Tarafımızla yapılacak olan görüşmeye de bu notla gelinmesini ve akabinde dava açma işlemlerini yapacağımızı söyleyerek onların bu süreçte hak kaybına uğramasını engellemekteyiz. Dava hazırlığına başlarken bir anda bütün olayları hatırlamak yerine birkaç gün kendinize süre vererek aklınıza geldikçe küçük notlar almanız daha sağlıklı olacaktır.
Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar
Boşanma davasında eşin kusurlarını hukuka aykırı deliller ile ispatlamaya çalışmak en sık karşılaşılan hatadır. Ayrıca çocuğu diğer eşe karşı kışkırtmak veyahut çocuğu doldurarak mahkemede tanıklığa zorlamak da çocuğun gelişimi açısından olumsuz etkiler bıraktığından tarafların bu tür hatalara da o an ki psikolojileri ile farkında olmadan düştüklerini görmekteyiz. Mal kaçırma girişimleri de sonuçlarını idrak edemedikleri için kişilerin yaptığı bir diğer maddi hata olmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Boşanma davası açmadan önce bir avukatla görüşmek gerekir mi?
Boşanma davası mutlaka avukatla yürütülmesi gereken bir süreç olmasa da hak kaybına uğramamak adına bir avukat aracılığıyla yürütülmesini biz önemli bulmaktayız. Bir avukat sadece dava dilekçesi hazırlayan veyahut size süreci anlatan kişi değildir. Avukat, sürecin başından sonuna kadar durumunuzu analiz ederek elde edilebilecek haklarınızı koruma altına alan, süreci sizin adınıza yürüterek süreçten en az etki ile çıkmanızı sağlayan, süreç sonunda haklarınızı almanızı sağlayan bir yoldaş olarak önemli bir dava arkaşıdır.
Boşanma Davası Açmadan Önce Evden Ayrılmak Hak Kaybına Neden Olur mu?
Boşanma kararı alan kişinin evden ayrılarak süreci başlatması olağan bir durumdur. Eşe ve çocuklara olan yükümlülükler ihlal edilmediği sürece hak kaybı yaşanmayacaktır.
Dava dilekçesinde belirtilmeyen deliller daha sonra sunulabilir mi?
HMK gereğince taraflar ancak dilekçelerinde belirttikleri deliller sunabilmektedir.
Eşim malları devretmeden önce hangi tedbirleri alabilirim?
Taşınmaz ise ve aile konutu konumundaysa tapuya aile konutu şerhi koydurmak veyahut mal rejiminin tasfiyesi davası açarak ihtiyati tedbir koydurmak en etkin tedbirlerdir.
Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.
Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Sonuç olarak; Boşanma davası, sadece bir “ayrılık” davası değil, aynı zamanda bir “delil ve mal yönetimi” sürecidir. 2024-2026 yılları arasında yapılan köklü kanun değişiklikleri (özellikle duruşma sürelerinin kısalması ve fiili ayrılık süresinin bir yıla inmesi), avukatların dava öncesi hazırlık aşamasında tüm delilleri hazır etmesini ve mal varlığı koruma taleplerini dava ile eş zamanlı sunmasını zorunlu kılmaktadır. Usul hukukuna aykırı elde edilen delillerin reddedilme riski yüksek olduğundan, stratejinin “hukuka uygun ikame deliller” (tanık, otel kaydı, banka hareketi) üzerine kurulması en güvenli yoldur.






