Mal Kaçırma Nedir?
Yargıtay uygulamalarında mal kaçırma, özellikle “muris muvazaası” veya “tasarrufun iptali” davaları kapsamında ele alınan, bir kişinin mirasçılarını veya eşini haklarından yoksun bırakmak amacıyla yaptığı danışıklı işlemleri ifade eder. Hukuk Genel Kurulu’nun 2021/947 E., 2023/615 K. ve 14.06.2023 tarihli kararına göre; mal kaçırma, mirasbırakanın gerçekte bağışlamak istediği bir taşınmazı, tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstererek devretmesi durumudur. Bu tür işlemlerde görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradesine uymadığı için geçersiz kabul edilir.
Eşler arasındaki uyuşmazlıklarda ise mal kaçırma, evlilik birliği devam ederken veya boşanma aşamasında, diğer eşin katılma alacağını, nafaka veya tazminat haklarını engellemek amacıyla varlıkların üçüncü kişilere devredilmesidir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi-2020/328-2020/1387-01.06.2020).
Hangi Devirler İptal Edilebilir?
Yargıtay kararları ışığında iptale konu olabilecek devirler şunlardır:
Muvazaalı Satışlar: Gerçekte bağış olduğu halde tapuda satış gibi gösterilen işlemler (Yargıtay 1. HD-2022/851-2022/4345).
Alacaklıdan Mal Kaçırma Amaçlı Devirler: Boşanma davası sürecinde tazminat ve nafaka alacaklarını bertaraf etmek için yapılan devirler (Yargıtay 4. HD-2021/17519-2022/5850).
Katılma Alacağını Azaltma Amaçlı Devirler: Eşin mal rejiminden kaynaklanan haklarını azaltmak kastıyla yaptığı karşılıksız kazandırmalar (Yargıtay 8. HD-2012/4517-2012/6188).
Ara Malik Kullanılan Devirler: Malın izini kaybettirmek amacıyla önce bir kişiye, kısa süre sonra bir başkasına (genellikle yakın akrabaya) yapılan zincirleme devirler (Yargıtay 1. HD-2023/1712-2024/1791).
Anneye Devir Mal Kaçırma Olarak Sayılır mı?
Yargıtay, taşınmazın önce bir üçüncü kişiye veya başka bir mirasçıya, ardından anneye devredildiği durumlarda, annenin “durumu bilen veya bilmesi gereken kişi” olup olmadığını incelemektedir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 2023/1712 E., 2024/1791 K. ve 05.03.2024 tarihli kararında; taşınmazın önce dava dışı oğula satış gösterildiği, ardından davalı anneye devredildiği olayda, annenin durumu bilerek taşınmazı üzerine aldığı sonucuna varılmış ve işlemin muvazaalı olduğu kabul edilmiştir.
Babaya Devir Mal Kaçırma Olarak Sayılır mı?
Sunulan yargı kararlarında doğrudan “babaya devir” özelinde bir dosya bulunmamakla birlikte, Yargıtay’ın genel yaklaşımı aile içi tüm devirlerin “beşeri ilişkiler” ve “mirasçıdan mal kaçırma kastı” çerçevesinde titizlikle incelenmesi yönündedir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2022/851-2022/4345 sayılı kararında vurgulandığı üzere, taraflar arasındaki yakın akrabalık bağı, muvazaa iddiasının ispatında önemli bir karine teşkil etmektedir.
Kardeşe Devir Mal Kaçırma Olarak Sayılır mı?
Kardeşe veya çocuklara yapılan devirler, Yargıtay tarafından en sık karşılaşılan mal kaçırma yöntemleri arasında görülmektedir.
Yargıtay 1. HD-2024/1781-2024/3051 sayılı kararı ile mirasbırakanın tek malvarlığını birlikte yaşadığı oğluna satış göstermesi mal kaçırma olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay 4. HD-2021/1010-2021/4921 sayılı kararı ile evlilik birliği içinde edinilen taşınmazın boşanma davası öncesinde eşin yeğenine (kardeş çocuğuna) devredilmesi, muvazaa nedeniyle iptal sebebi sayılmıştır.
Düşük Bedelli Satışlar Mal Kaçırma Olarak Sayılır mı?
Satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasındaki fahiş fark, mal kaçırma kastının en somut göstergelerinden biridir.
Yargıtay 17. HD-2016/18788-2019/7445 sayılı kararı ile taşınmazın devir tarihindeki değeri ile bilirkişi tarafından tespit edilen gerçek değeri arasındaki bariz fark, işlemin muvazaalı olduğunu kanıtlayan unsurlar arasında saymıştır.
Yargıtay 1. HD-2023/5610-2023/7211 sayılı kararı ile tapudaki satış bedeli ile gerçek değer arasındaki farkın yanı sıra, devralan kişinin bu bedeli ödeyecek ekonomik gücünün bulunmaması da işlemin iptalini gerektirdiğini belirtmiştir.
Mal Kaçırma İspat Nasıl Yapılır?
Muvazaa iddialarında ispat yükü davacıdadır ve her türlü delille (tanık dahil) kanıtlanabilir. Mahkemeler şu kriterleri bir bütün olarak değerlendirir:
Ekonomik Durum : Devralan kişinin alım gücünün olup olmadığı araştırılır.
Bedel Farkı : Tapu bedeli ile rayiç değer arasındaki fark bilirkişi marifetiyle saptanır.
Zamanlama : Devrin boşanma davası veya mirasbırakanın hastalığı gibi dönemlere yakınlığına bakılır.

Yaşam Koşulları : Mirasbırakanın veya eşin taşınmazı satmaya ihtiyacı olup olmadığı incelenir.
Ödeme Kayıtları : Banka dekontu veya makbuz gibi somut ödeme belgelerinin varlığı sorgulanır.
Yöre Gelenekleri : Hukuk Genel Kurulu (2021/947-2023/615) sayılı kararı ile yörenin gelenekleri ve toplumsal eğilimlerin de ispat sürecinde dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
Mal Kaçırma Hususuna İlişkin Uygulama ve Yargıtay Kararları
| Yargıtay 1. HD, 05.03.2024, 2023/1712 E., 2024/1791 K. | Taşınmazın oğul üzerinden anneye devredilmesinde annenin kötü niyetli olduğu ve işlemin muvazaalı olduğu kabul edilmiştir.
| Yargıtay 4. HD, 24.03.2022, 2021/17519 E., 2022/5850 K. | Boşanma davası sürerken tazminat alacağını engellemek için yapılan devirde, alacaklı eşe haciz ve satış yetkisi verilmiştir.
| Yargıtay 1. HD, 28.11.2023, 2022/8534 E., 2023/6859 K. | Tüm mal varlığının tek erkek çocuğa devredilmesi, kız çocuklarından mal kaçırma kastı olarak değerlendirilmiştir.
| Yargıtay 8. HD, 26.06.2012, 2012/4517 E., 2012/6188 K. | Katılma alacağını azaltma amacıyla yapılan muvazaalı devirlerde tapu kaydının iptali ile devreden eş adına tescili gerektiği belirtilmiştir. |
| Yargıtay 17. HD, 10.10.2017, 2015/4506 E., 2017/8840 K. | Boşanma davası devam ederken düşük bedelle aracı kişiler üzerinden yapılan devirler mal kaçırma amaçlı bulunmuştur.
Dava Usul Hususları ve Avukatın Dava Stratejisine Etkileri
Dava Türünün Belirlenmesi: Mal rejimi tasfiyesi davası içinde “eklenecek değer” olarak talep edilebileceği gibi, doğrudan üçüncü kişiye karşı (TMK m. 241 uyarınca) veya muvazaa nedeniyle tapu iptal davası açılabilir.
Görevli Mahkeme: Aile Mahkemeleri, mal rejiminden kaynaklı taleplerde yetkilidir. Ancak genel muvazaa (TBK m. 19) iddiasına dayalı tapu iptal davalarında Asliye Hukuk Mahkemeleri de uygulama alanı bulabilmektedir.
İhtiyati Tedbir: Mal kaçırma şüphesinin varlığı halinde, devredilen taşınmazlar üzerine ivedilikle ihtiyati tedbir konulması stratejik öneme sahiptir.
Maddi Hukuk Sonuçları ve En Önemli Risk Alanı
En büyük risk, taşınmazı devralan üçüncü kişinin “iyiniyetli” olmasıdır (TMK m. 1023). Ancak, eşin yakın akrabalarına yapılan devirlerde “iyiniyet” iddiasının hayatın olağan akışına aykırı kabul edilmektedir.. Eğer üçüncü kişi, işlemin mal kaçırma amacıyla yapıldığını biliyorsa veya bilmesi gerekiyorsa, tapu siciline güven ilkesinden yararlanamaz.
Hangi Devirler İptal Edilebilir?
Mal rejiminin sona ermesinden önceki 1 yıl içinde yapılan olağan dışı bağışlar.
Süre sınırı olmaksızın, diğer eşin alacağını azaltma kastıyla yapılan tüm devirler.
Gerçekte bağış olduğu halde satış gibi gösterilen muvazaalı işlemler.
Sonuç olarak; Yargıtay, eşin veya mirasbırakanın yaptığı devirlerde “gerçek irade” ile “görünürdeki işlem” arasındaki uyumsuzluğu, tarafların ekonomik durumlarını ve işlemin zamanlamasını esas alarak hak kaybına uğrayan eşi veya mirasçıyı koruma altına almaktadır.Eşi tarafından mal kaçırılan kişi, boşanma davası ile birlikte veya sonrasında mal rejimi tasfiyesi davası açarak bu malların “eklenecek değer” olarak hesaba katılmasını sağlamalıdır. Eğer malvarlığı üçüncü kişiye (özellikle yakın akrabaya) devredilmişse, TBK m. 19 uyarınca muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açmak, mülkiyetin geri kazanılması açısından en etkili yoldur. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, aile içi devirlerde ispat kolaylığı sağlayarak mağdur eşi koruma eğilimindedir. Davacı tarafın, devralan kişinin mali gücünü ve taraflar arasındaki yakınlığı vurgulayan delilleri (tanık, banka kayıtları, bilirkişi raporu) sunması davanın başarısı için kritiktir.
Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.
Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Ayrıca Bakınız
- Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız






