Türk Medeni Kanunu kapsamında evliliğin sona ermesinin ardından kadının yeniden evlenebilmesi için belirli bir bekleme süresi (iddet müddeti) öngörülmüştür. Bu yazımızda; Türk Medeni Kanunu’nun 132. ve 285. maddeleri ekseninde şekillenen bekleme süresi, sürenin hukuki niteliği, Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde incelenmektedir.
Boşandıktan Sonra Yeniden Evlenme Süresi Nedir?
Kadın İçin 300 Günlük Bekleme Süresi ve Erkek Açısından Durum
Türk Medeni Kanunu’nun 132. maddesi uyarınca evliliğin sona ermesi durumunda kadın için yasal bir bekleme süresi belirlenmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30.11.2021 tarihli ve 2021/8858 E., 2021/8931 K. sayılı ilamında kanunun amir hükmü şu şekilde ifade edilmektedir: “Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez. Doğurmakla süre biter”
Erkek açısından ise Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sonrasında herhangi bir bekleme süresi (iddet müddeti) düzenlenmemiştir. Boşanma kararı kesinleşen erkek, herhangi bir süre şartına tabi olmaksızın derhal yeniden evlenebilir.
Kadın aleyhine öngörülen bu farklı muamele, uluslararası yargı mercileri nezdinde de değerlendirilmiştir. AİHM Daire (B. No: 27094/20, 27.06.2023) Nurcan Bayraktar/Türkiye kararında, söz konusu düzenlemenin: “boşanmış kadınlara, gebelik ihtimali nedeniyle, gebe olmadıklarını tıbbi muayene ile kanıtlamadıkları sürece üç yüz günlük bir bekleme süresine uyma yükümlülüğü getirilmesinin, cinsiyete dayalı doğrudan ayrımcılık olarak değerlendirildiği ve doğması muhtemel bir çocuğun nesebine ilişkin belirsizlikleri önleme amacı ile haklı gösterilemeyeceği sonucuna varmaktadır.” tespitinde bulunarak uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesiyle bağlantılı olarak 14. maddesindeki ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine hükmetmiştir.
300 Günlük Süre Ne Zaman Başlar?
Bekleme süresinin başlangıç anı, evliliğin hukuken sona erdiği tarihtir. Boşanma davalarında evlilik birliği mahkeme kararının verilmesiyle değil, verilen boşanma kararının kesinleşmesiyle hukuken son bulur. Dolayısıyla 300 günlük süre, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Anayasa Mahkemesi’nin 29/2/2024 tarihli ve 2019/32487 numaralı bireysel başvuru kararının karşı oy gerekçesinde de bu usuli duruma açıkça işaret edilmiş ve: “boşanma davaları kesinleştikten sonra kadınlar evlenme hakkına hemen sahip olamamakta Türk Medeni Kanunu’nun 132. maddesi gereğince 300 günlük iddet müddetini beklemek durumunda kalmaktadırlar” ifadesi kullanılmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 31.10.2016 tarihli ve 2016/8589 E., 2016/12340 K. sayılı kararında da iddet müddeti dolmadan resmi nikâh işlemlerinin gerçekleştirilemediği, tarafların evlilik için iddet müddetinin bitmesini beklemek durumunda kaldığı somut uyuşmazlık kapsamında aktarılmıştır.
İddet Süresinin Amacı Nedir?
Soybağı Karışıklığının Önlenmesi ve Babalık Karinesi
Yasal düzenlemenin temel gerekçesi, evliliğin sona ermesinden sonra doğacak muhtemel bir çocuğun soybağının belirlenmesi ve nesep karışıklığının önüne geçilmesidir. Türk Medeni Kanunu’nun 285. maddesinde babalık karinesi yer almaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 23.05.2023 tarihli ve 2023/2906 E., 2023/2613 K. sayılı kararında belirtildiği üzere: “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 285 … maddesinin birinci fıkrasına göre; ‘Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde … çocuğun babası kocadır.’ hükmü gereği, çocuğun iddet müddeti içinde doğduğu anlaşıldığından; babalık karinesinin geçerli olduğu” açıklanmıştır. Bu husus, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 15.02.2018 tarihli ve 2017/7288 E., 2018/2224 K. sayılı kararında da: “Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır” şeklinde teyit edilmiştir.
İkincil kaynak niteliğindeki Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 28.05.2015 tarihli ve 2015/8017 E., 2015/8893 K. sayılı kararında ve aynı Dairenin 20.10.2015 tarihli ve 2015/1650 E., 2015/14820 K. sayılı kararında babalık karinesinin kamu düzenine ilişkin soybağı bağını resen kurduğu ve bu karine çürütülmedikçe çocuğun babasının boşandığı koca sayılacağı yinelenmiştir.
Buna karşılık AİHM Daire (B. No: 27094/20, 27.06.2023), modern tıp ve DNA teknolojisinin ulaştığı seviyeyi gözeterek: “Bu anlamda, “kan karışımını” önleme, başka bir ifadeyle biyolojik babalığın belirlenmesine imkân sağlama amacı, modern bir toplumda gerçek dışı görünmektedir.” gerekçesiyle bu koruma amacının çağdaş dünyada haklı bir temele dayanmadığını ifade etmiştir.
İddet Süresi Nasıl Kaldırılır?
Aile Mahkemesine Başvuru ve Gebe Olunmadığının Tespiti
İddet süresinin 300 gün beklenilmeden kaldırılması ancak mahkeme kararı ile mümkündür. İkincil kaynak niteliğindeki Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 22.02.2018 tarihli ve 2017/15805 E., 2018/2632 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, soybağına ilişkin taleplerde 4787 sayılı Kanun uyarınca görevli mahkeme aile mahkemesidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30.11.2021 tarihli ve 2021/8858 E., 2021/8931 K. sayılı kararında kanuni şartlar şu şekilde özetlenmiştir: “Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde mahkeme bu süreyi kaldırır”
Uygulamada kadın, aile mahkemesine başvurarak bekleme süresinin kaldırılmasını talep eder. Mahkeme kadını resmi bir sağlık kuruluşuna sevk eder; yapılan tıbbi muayene ve tahliller sonucunda gebeliğin bulunmadığının raporlanması halinde mahkeme iddet müddetini kaldırır. Nitekim Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2011 tarihli ve 2011/9116 E., 2011/12615 K. sayılı ilamında atıf yapılan geçmiş bir mahkeme kararında, ilgilinin devlet hastanesi baştabipliği raporuyla hamile olmadığının belgelenmesi üzerine iddet müddetinin kaldırılmasına (kısaltılmasına) karar verildiği aktarılmaktadır.
Ancak AİHM (B. No: 27094/20, 27.06.2023), kadının yeniden evlenebilmek amacıyla tıbbi muayeneden geçirilerek sağlık raporu sunmaya zorlanmasını: “boşanmış bir kadının yeniden evlenebilme ehliyetini, bekleme süresine uyulmadan hamile olmadığı yönünde bir sağlık raporu sunmasına tabi tutmanın bu mahremiyeti ihlal etme ve cinsel yaşamı da dahil olmak üzere başvurucunun özel hayatının mahremini yetkililerin gözetimine sunma anlamına geleceğini değerlendirmektedir” şeklinde tanımlayarak özel hayata saygı hakkına orantısız bir müdahale olarak nitelendirmiştir.
Eski Eşle Yeniden Evlenilecekse Bekleme Süresi Var mı?
Türk Medeni Kanunu’nun 132. maddesinin üçüncü fıkrası ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30.11.2021 tarihli ve 2021/8858 E., 2021/8931 K. sayılı kararı uyarınca; evliliği sona eren eşlerin bizzat birbiriyle yeniden evlenmek istemeleri halinde soybağının karışması ihtimali ortadan kalktığı için mahkeme iddet müddetini kaldırır.
Bu durumda kadının bir başkasıyla değil, boşandığı eski eşiyle evlenecek olması şartının mahkemeye bildirilmesi ve mahkemece sürenin kaldırılması yönünde karar ittihaz edilmesi gerekmektedir.
Kadın Hamileyse Bekleme Süresi Ne Zaman Sona Erer?
Kadının hamile olması durumunda bekleme süresinin mahkemece kaldırılması mümkün değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30.11.2021 tarihli ve 2021/8858 E., 2021/8931 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, iddet süresi gebe kadının doğum yapmasıyla kendiliğinden sona erer (“Doğurmakla süre biter”). Doğum gerçekleştiği andan itibaren 300 günlük sürenin geri kalan kısmının beklenmesine gerek kalmaz.
Yurt Dışında Boşanan Kadının İddet Süresi
İncelenen yargı kararlarında, yurt dışında boşanan kadının Türk hukuku önündeki iddet süresine veya tanıma/tenfiz işlemlerine dair doğrudan bir içtihada yer verilmemiştir.
Yalnızca ikincil kaynak niteliğindeki Anayasa Mahkemesi’nin 8/9/2020 tarihli ve 2017/40199 başvuru numaralı kararında, yurt dışındaki eşe tebligat yapılamaması sebebiyle boşanma ilamının kesinleştirilememesi ve nüfusa tescil edilmemesinin evlenme hakkı üzerindeki olumsuz etkileri incelenmiş; kararın kesinleşmemesi sebebiyle kişinin medeni halinin değiştirilemediği ve evlenme hakkının ihlal edildiği tespit edilmiştir. Ancak yurt dışında kesinleşen yabancı mahkeme kararlarının iddet müddetine etkisi bakımından dosya içeriğinde ayrı bir veri bulunmamaktadır.
Mahkeme Uygulamasında İddet Müddetinin Kaldırılması
Yargı kararları incelendiğinde, iddet müddetinin kaldırılması sürecinin tıbbi deliller ve kamu düzeni kuralları çerçevesinde yürütüldüğü görülmektedir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2011 tarihli ve 2011/9116 E., 2011/12615 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, iddet müddetinin kaldırılmasına dayanak oluşturan hastane sağlık raporları ve mahkeme dosyaları, ileride açılacak yaş veya doğum tarihi düzeltme gibi kamu düzenine ilişkin davalarda nüfus kayıtları ile çelişki oluşturmaması bakımından titizlikle incelenmektedir.
Diğer yandan, Anayasa Mahkemesi 29/2/2024 tarihli (B. No: 2019/32487) kararında boşanma davalarının ve buna bağlı süreçlerin makul sürede tamamlanması gerektiğini, evlenme hakkının devlete usuli yükümlülükler getirdiğini vurgulamıştır. Karşı oyda ise gebe olunmadığının tespiti davasının dahi bir zaman aldığı ve bunun birey için “zamansal bir karşılığı” bulunduğu ifade edilmiştir.
Avukatın Gözünden İddet Müddeti Davaları

Araştırma dosyası kapsamında avukatlık uygulamasına veya serbest avukat değerlendirmelerine ilişkin doğrudan bir analiz ya da metin yer almamaktadır.
Yargı kararlarından edinilen hukuki çerçeveye göre; iddet müddetinin kaldırılması davası hasımsız (çekişmesiz yargı) olarak aile mahkemesinde açılmakta, mahkemenin sevk edeceği resmi sağlık kurulundan alınacak negatif gebelik raporu dosyaya sunularak karar alınmaktadır.
Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar
Boşanma Kararının Kesinleşmesi ve Nüfusa Tescil Gecikmeleri: Anayasa Mahkemesi’nin 14.05.2025 tarihli ve 2022/102809 numaralı kararında, kesinleşen boşanma kararının uzun süre nüfus kayıtlarına tescil edilmemesinin bireyin evlenme hakkından mahrum bırakılmasına yol açtığı ve anayasal hak ihlali doğurduğu hüküm altına alınmıştır.
Sağlık Raporu Sürecinin Yarattığı Mahremiyet ve Ayrımcılık Sorunu: AİHM’in Nurcan Bayraktar/Türkiye kararında (B. No: 27094/20, 27.06.2023) belirtildiği üzere, kadının gebelik testine mecbur bırakılması ve özel hayatının yargı denetimine açılması ayrımcılık yasağı ve özel hayata saygı hakkı ihlali riski barındırmaktadır.
Soybağı Karışıklığı ve Dava Usulü Engelleri: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 23.05.2023 tarihli ve 2023/2906 E., 2023/2613 K. sayılı ilamı uyarınca, 300 gün içinde doğan çocuk doğrudan eski kocanın hanesine yazılmakta; biyolojik baba olduğunu iddia eden üçüncü kişi, koca ile çocuk arasındaki mevcut soybağı karinesi geçersiz kılınmadıkça doğrudan babalık davası açamamaktadır. (Not: 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun ile TMK m. 286’da yapılan değişiklikle: “Koca, ana veya çocuk soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava, dava açma hakkına sahip diğer kişilere karşı açılır.” hükmü getirilmiştir.)
Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Sürenin başlangıcı mahkemenin hüküm tarihi değil, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihtir.
300 günlük süre hesaplanırken kesinleşme şerhinin ilgili nüfus müdürlüğünce kütüğe işlenmiş olması gerekmektedir (AYM B. No: 2022/102809).
Hamilelik durumu söz konusuysa bekleme süresi mahkemece kaldırılamaz; süre doğumla birlikte kendiliğinden son bulur (Yargıtay 2. HD, 2021/8858 E., 2021/8931 K.).
İddet süresi içinde doğan çocuk açısından TMK m. 285 gereğince babalık karinesi devreye girer (Yargıtay 2. HD, 2023/2906 E., 2023/2613 K.).
Sık Sorulan Sorular
Boşandıktan sonra kadın kaç ay evlenemez?
Kadın için kanunda öngörülen süre 300 gündür (yaklaşık 10 ay). Bu süre dolmadıkça resmi nikâh yapılamaz (Yargıtay 3. HD, 2016/8589 E., 2016/12340 K.).
İddet süresi nasıl kaldırılır?
Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının resmi sağlık kuruluşu raporuyla tespiti veya eski eşiyle yeniden evlenmek istemesi durumunda, görevli aile mahkemesine başvurularak mahkeme kararıyla kaldırılır (Yargıtay 2. HD, 2021/8858 E., 2021/8931 K.).
Hamile olmadığımı ispatlarsam hemen evlenebilir miyim?
Evet. Yetkili mahkemece kadının gebe olmadığının tıbbi muayene yoluyla tespit edilmesi üzerine bekleme süresi kaldırılır ve evliliğin önündeki bu yasal engel kalkar (Yargıtay 2. HD, 2021/8858 E., 2021/8931 K.; AYM B. No: 2019/32487).
Erkek boşandıktan sonra hemen evlenebilir mi?
Evet. Türk Medeni Kanunu’nda erkek için herhangi bir bekleme süresi (iddet müddeti) düzenlenmemiştir; boşanma kararı kesinleştiğinde erkek derhal yeniden evlenebilir.
Eski eşimle yeniden evlenmek için 300 gün beklemem gerekir mi?
Hayır. Evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâlinde, mahkemeye başvurularak 300 günlük süre kaldırılır (Yargıtay 2. HD, 2021/8858 E., 2021/8931 K.).
Sonuç olarak; Türk Medeni Kanunu’nun 132. maddesi gereğince kadın için öngörülen 300 günlük bekleme süresi, boşanma kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlayan ve temel amacı TMK’nin 285. maddesindeki babalık karinesine dayalı nesep karışıklığını önlemek olan yasal bir kısıtlamadır. Bu süre, kadının gebe olmadığının resmi sağlık raporuyla tespiti veya boşandığı eşiyle tekrar evlenmek istemesi durumunda aile mahkemesince kaldırılabilmektedir. Hamilelik halinde ise süre doğum gerçekleştiğinde kendiliğinden biter. Bununla birlikte AİHM, söz konusu yükümlülüğü ve sağlık raporu alma mecburiyetini özel hayata saygı hakkı ve ayrımcılık yasağına aykırı bularak modern toplum gereklilikleriyle bağdaşmadığını tespit etmiştir.
Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.
Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız






