Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri çerçevesinde boşanma davası açma sürecini, nafaka, tazminat, velayet, ziynet alacağı ve mal rejimi tasfiyesine ilişkin temel kuralları, dava içi geçici tedbirleri ve yargılama sonrası aşamalarını bu makale ile ele almaktayız.
Boşanma Davası Açmadan Önce Hangi Hukuki Haklar Bilinmelidir?
Boşanma sürecinde eşlerin öne sürebileceği temel talepler kanunen birbirinden bağımsız hukuki zeminlere oturmakla birlikte, boşanmanın eki niteliğinde olanlar ile bağımsız davaya konu edilmesi gerekenler usul hukuku bakımından farklı kurallara tabidir.
Nafaka: Boşanma davası devam ederken geçici önlem olarak tedbir nafakası takdir edilebileceği gibi, boşanma neticesinde yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak şartıyla yoksulluk nafakası (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 175) talep edebilir. Ortak çocukların bakımı ve giderleri için de tedbir ve iştirak nafakası düzenlenmektedir.Boşanma sürecinde tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası farklı koşullara tabidir. Nafaka türleri ve talepler hakkında Ankara nafaka davaları sayfamızı inceleyebilirsiniz
Maddi ve Manevi Tazminat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddi tazminat; ikinci fıkrası uyarınca boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf manevi tazminat talep edebilir.
Velayet: Ortak çocukların velayeti konusunda çocuğun üstün yararı, yaşı, uzman raporları ve sosyal inceleme verileri belirleyici kabul edilmektedir.Çocuğun velayetine ilişkin kararlar verilirken çocuğun üstün yararı esas alınmaktadır. Bu konuda velayet davalarının şartları ve hukuki sonuçlarına ilişkin açıklamalarımıza ulaşabilirsiniz.
Ziynet Alacağı: Boşanma davasından ayrı bağımsız bir talep veya nispi harca tabi bir dava konusu olup, talep edilen ziynetlerin cins, gram, ayar ve adet gibi nitelikleri ile değerlerinin açıkça gösterilmesi ve harcının tamamlanması gerekmektedir.
Mal Paylaşımı: Boşanmanın eki niteliğinde olmayıp eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesine dayanan bağımsız bir alacak davasıdır.Boşanma sürecinde tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası farklı koşullara tabidir. Nafaka türleri ve talepler hakkında Ankara nafaka davaları sayfamızı inceleyebilirsiniz
Anlaşmalı mı Çekişmeli mi Boşanma Davası Açılmalıdır?
Anlaşmalı boşanma eşlerin boşanma ve ferileri konusunda uzlaşmasına dayandığı; çekişmeli boşanmada ise iddiaların ispatı ve kusur incelemesinin zorunlu olduğu, nafaka, tazminat, eşya alacağı ve velayet gibi taleplerin mahkemenin araştırma ve inceleme faaliyetini genişlettiği bir tür dava çeşitleridir. 4721 sayılı Kanun’un 166. maddesi uyarınca:
Anlaşmalı Boşanma: Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.
Çekişmeli Boşanma: Evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri dava açabilir. Davacının kusuru daha ağır ise davalının itiraz hakkı mevcuttur; ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
(Mevzuat Değişikliği Notu: 4721 sayılı Kanun’un 166. maddesinin dördüncü fıkrasında 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun ile yapılan ve 27.11.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklik uyarınca; boşanma davasının reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak daha önce aranan üç yıllık süre yerine bir yıl geçmesi hâlinde ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılmakta ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilmektedir.)
Boşanma Davası Açmadan Önce Hangi Belgeler Hazırlanmalıdır?
Olay Kronolojisi ve İddiaların İspatı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (13.12.2023, E. 2023/2479, K. 2023/6172), davalının gönderdiği mesaj kayıtları ve tanık beyanları ile tam kusurun ispatlandığı durumlarda boşanma kararının yerindeliğini vurgulamıştır.
Tanık Beyanlarının Niteliği: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (28.02.2023, E. 2022/10381, K. 2023/762) kararında aktarıldığı üzere Bölge Adliye Mahkemesi, “tanığın beyanından erkeğin ne dediğinin anlaşılamadığı” gerekçesiyle muğlak tanık anlatımını kusur isnadında yetersiz bulmuştur.
Ekonomik ve Sosyal Durum Belgeleri: Gelir, meslek, malvarlığı ve sosyal inceleme verileri nafaka ve tazminat takdirinde zorunludur. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (29.04.2024, E. 2023/4522, K. 2024/2943), kadının avukat olarak çalıştığı ve adına kayıtlı taşınmazlar bulunduğu tespitine dayanarak “boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşıldığından kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş” tespitiyle hükmü bozmuştur.
Ziynet Belgeleri ve Nitelikleri: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (09.10.2024, E. 2023/9685, K. 2024/7113) kararında aktarıldığı üzere Bölge Adliye Mahkemesi, “talep edilen ziynetlerin gram, adet, ayar, cins gibi belirleyici özelikleri ile değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi için kanuna uygun süre verilmesi, harcın tamamlanması halinde yargılamaya devam edilerek hüküm oluşturulması gerekirken” denilerek dava dilekçesinde ziynetlerin ayrıntılı dökümünün yapılmasını aramıştır.
Boşanma Davası Devam Ederken Hangi Tedbirler Alınabilir?
Yargıtay kararlarında, boşanma davasının açılması ile birlikte hâkimin re’sen geçici önlemleri alma zorunluluğu açıkça düzenlenmekte ve uygulamada bu konuya titizlikle yaklaşılmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (03.10.2024, E. 2023/9112, K. 2024/6823): “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re’sen) almak zorundadır (TMK m. 169).”
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (10.07.2013, E. 2013/71, K. 2013/1056) da benzer şekilde “Düzenlemeye göre boşanma davası açılınca hâkim dava süresince eşlerin barınma ve geçimine ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almak zorundadır.” değerlendirmesinde bulunmuştur. Bu kapsamda:
Tedbir Nafakası: Dava tarihinden geçerli olmak üzere eşin ve çocukların iaşesi ve bakımı için takdir edilir (Yargıtay 2. HD, 03.10.2024, E. 2023/9112, K. 2024/6823).
Geçici Velayet ve Çocukla Kişisel İlişki: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (13.12.2023, E. 2023/2479, K. 2023/6172), velayet ve kişisel ilişki incelemesinde çocuğun üstün yararı gözetilerek uzmanlardan rapor alınması ve yaşam alanlarında inceleme yapılması gerektiğini belirtmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (11.04.2023, E. 2022/10768, K. 2023/1707) kararında aktarıldığı üzere Bölge Adliye Mahkemesi, “sosyal inceleme raporu ve çocuğun üstün yararı gereği velâyetin babaya verilmesinde her hangi bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle karar vermiştir.
Ayrı Yaşama Hakkı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (14.12.2023, E. 2023/2757, K. 2023/6241) kararında aktarılan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesine göre, boşanma davası açmakla taraflar ayrı yaşama hakkı kazanmaktadır.
Boşanma Davasında Nafaka, Tazminat ve Mal Paylaşımı Nasıl Değerlendirilir? Fer’i Hakların Birlikte Değerlendirilmesi İlkesi
Boşanma davalarında gerek taraflara atfedilen kusurlar, gerekse boşanmanın eki (fer’îsi) niteliğindeki maddî ve manevî tazminat, nafaka ve özellikle velâyet gibi konular boşanmaya bağlı ve birbirinden ayrılamayacak niteliktedir. Yargıtay’a göre “kusur sorunu çözülmeden maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakasına ilişkin uyuşmazlık çözülemeyeceğinden” boşanmanın fer’isi olan maddi tazminatın asıl davadan ayrılması usule aykırıdır; bu nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin “boşanma davasının eki niteliğindeki maddi tazminat talebinin yanılgılı gerekçeyle asıl davadan ayrılmak suretiyle” kurduğu hüküm bozulmuştur
Kusur ve Manevi Tazminat Koşulları
Her kusurlu davranış doğrudan manevi tazminat sonucunu doğurmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (03.10.2024, E. 2023/9112, K. 2024/6823), Ankara 15. Aile Mahkemesince erkeğin “evlilik birliğinin yüklemiş olduğu sorumlulukları yerine getirmediği, eşi ve çocuklarıyla ilgilenmediği” kabul edilmiş olsa bile bu davranışların kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediğini belirterek “4721 sayılı Kanun’un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası koşulları kadın yararına oluşmamıştır.” gerekçesiyle manevi tazminat talebini reddetmiştir.
Buna karşılık, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (19.11.2024, E. 2024/1759, K. 2024/8743) kararında aktarıldığı üzere erkeğin “eşine ve kızına fiziksel şiddet uyguladığı, her ikisine de sürekli hakaret ettiği ve aşağıladığı” olaylarda manevi tazminat onanmıştır.
Yoksulluk Nafakasının Temel Şartları
TMK m. 175 uyarınca, yoksulluk nafakası için talep eden tarafın kusurunun daha ağır olmaması ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek bulunması gerekir:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (21.02.2023, E. 2023/1432, K. 2023/664), kadının daha ağır kusurlu olmaması ve boşanmayla yoksulluğa düşecek olması nedeniyle “4721 sayılı Kanun’un 175 inci maddesi koşulları somut olayda davacı-karşı davalı kadın yararına gerçekleşmiştir.” sonucuna varmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (18.11.2024, E. 2024/1403, K. 2024/8711) kararında aktarıldığı üzere İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, “kadının boşanmaya sebebiyet veren olaylarda daha ağır kusurlu olmadığı” ve “boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılan davacı kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerektiği” gerekçesiyle nafaka takdir etmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (18.01.2023, E. 2022/9691, K. 2023/308) kararında aktarıldığı üzere Bölge Adliye Mahkemesi, “davalı-davacının düzenli bir geliri bulunduğundan nafaka talebinin reddinin doğru olduğu” gerekçesiyle düzenli geliri olan eşin yoksulluk nafakası talebini reddetmiştir.
Mal Rejimi Taleplerinin Ayrılması (Tefrik)
Boşanmanın fer’isi sayılmayan mal rejimi tasfiyesi talepleri boşanma davası ile birlikte ileri sürülse dahi mahkemelerce tefrik edilmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (31.10.2024, E. 2024/613, K. 2024/8050) ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (14.12.2023, E. 2023/2757, K. 2023/6241) kararlarında, ilk derece mahkemelerinin mal rejimine ilişkin talepleri tefrik ederek ayrı bir esasa kaydettikleri ve Yargıtay’ın bu kararları onadığı aktarılmıştır.
Boşanma Kararından Sonra Hangi İşlemler Yapılmalıdır?
Tebligat Usulü ve Kesinleşme Süreci: Boşanma kararının kesinleşmesi tebligatların usulüne uygun yapılmasına bağlıdır. Anayasa Mahkemesi (20/12/2023, B. No: 2020/39810), Ankara 3. Aile Mahkemesi ve Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi kararlarını incelediği olayda, “Adres araştırması yapılmaksızın ilanen tebligat yapılması sonucunda karşı taraf davadan haberdar edilmeksizin yargılama sürecinin yürütülmüş ve sonuçlandırılmış olması nedeniyle kesin hükmün kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.” tespitini yapmış; usulsüz tebligatla kesinleştirilen karara güvenerek yeniden evlenen kişinin iki evlilik sürecini eş zamanlı yürütmek zorunda bırakılmasını ihlal sebebi saymıştır: “başvurucunun mevcut bir evliliği ve önceki evliliğine ilişkin boşanma davasını eş zamanlı olarak yürütmek durumunda kalmasına yol açan yargılama sürecinin pozitif yükümlülükleri sağlamaktan uzak olduğu açıktır.”

Boşanma Sonrası Alacaklar ve Tasarrufun İptali: Hukuk Genel Kurulu (07.07.2020, E. 2017/1507, K. 2020/525), eşin boşanma davası açılmasından sonra taşınmazı muvazaalı devrettiği iddiasına dayalı tasarrufun iptali davasında: “Davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı ise boşanmanın mali sonuçları ile ilgili hüküm olup olmadığının ve davacının alacağının olduğunun saptanması ile mümkündür.” tespitini yaparak boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin hükmün kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmasını aramıştır.
Nafakanın İcrası ve Çocukla Kişisel İlişki: Kararın kesinleşmesiyle birlikte tedbir nafakaları kendiliğinden yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşür; ilamlı icra veya kişisel ilişki düzenlemesi uyarınca infaz edilir. (Not: Araştırma verilerinde icra takip adımlarına dair karar metni bulunmamaktadır.)
Ankara Aile Mahkemeleri ve Yargıtay Uygulamasında Boşanma Süreci ile Avukatın Gözünden Boşanma Sürecinde En Önemli Hukuki Kararlar
Dava Dilekçesinde Olayların ve Kusurun Doğru Nitelendirilmesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (21.02.2023, E. 2023/1432, K. 2023/664), dava dilekçesindeki olay kurgusunun önemini şöyle ifade etmiştir: “dava dilekçesinde anlatılan olayların akışı değerlendirildiğinde içerisinde buzdolabının dahi çalıştırılmadığı bir konutu müşterek konut olarak değerlendirmek ve kadının bu vakıaya dayanmadığını kabul etmek hayatın olağan akışına ve hukukun genel ilkelerine açıkça aykırıdır.”
İstinaf Dilekçesinde Taleplerin Eksiksiz Belirtilmesi: HMK m. 355 uyarınca istinaf incelemesi dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı yapılmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (29.04.2024, E. 2023/4522, K. 2024/2943), istinaf dilekçesinde yer almayan talepler hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm kurulmasını usule aykırı bulmuştur: “davacı-davalı kadın vekili tarafından istinaf konusu yapılmadığı halde Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun’un 355 inci maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak bu yönde hüküm kurulması doğru görülmemiş”.
Ziynet ve Mal Rejimi Taleplerinde Usul Kurallarına Uyum: Ziynet eşyalarının değer ve cinslerinin dava başında tam yazılmaması veya mal rejiminin boşanmanın fer’isi sanılarak usulüne uygun açılmaması yargılamayı sürüncemede bırakabilmektedir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/9685, K. 2024/7113).
Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar
Yargılamaların Uzaması ve Evlenme Hakkının İhlali: Boşanma davalarının uzaması tarafların anayasal haklarını etkileyebilmektedir: Anayasa Mahkemesi (18.11.2025, B. No: 2021/3977), on iki yıl süren boşanma yargılamasında *”yargılamanın sonuç itibarıyla makul bir sürede tamamlanmadığı” tespitini yaparak “Anayasa’nın 20. ve 41. maddeleri kapsamında güvence altına alınan evlenme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE” karar vermiştir. Ayrıca; Anayasa Mahkemesi (13.03.2025, B. No: 2021/45369), *”devletin boşanma davalarını makul bir sürede sonlandırma yükümlülüğü olduğunu kabul etmiştir” ilkesini vurgulamış ve “devletin boşanma davalarını makul bir sürede sonlandırma yükümlülüğünü yerine getirmediği” sonucuna varmıştır.
Tebligat Hataları ve Kesin Hükmün Kaldırılması: Usulüne uygun adres araştırması yapılmaksızın ilanen tebligat yapılması, kesinleştiği sanılan boşanma kararlarının yıllar sonra iptal edilmesine yol açmaktadır (AYM, B. No: 2020/39810).
Farklı Yargı Çevrelerinde Açılan Karşılıklı Davalar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (18.01.2023, E. 2022/9698, K. 2023/309), “taraflarca ayrı yargı çevresinde karşılıklı açılan boşanma ve ferîlerine ilişkin davaların birleştirilip birleştirilemeyeceği, birleştirilecekse hangi yer mahkemesinde birleştirileceğine” ilişkin uyuşmazlıkta ilk açılan davada birleştirmeyi hukuka uygun bulmuştur. Ayrıca Boşanma davasının açılması, görevli ve yetkili mahkeme ile yargılama aşamalarına ilişkin ayrıntılar için Ankara boşanma davası bilgilendirme sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Ekonomik Güç ve Gelir Durumu: Geliri olan veya üzerine kayıtlı taşınmazları bulunan eşin yoksulluk nafakası talebi reddedilmektedir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/4522, K. 2024/2943; Yargıtay 2. HD, E. 2022/9691, K. 2023/308).
Bağımsız Konut Sağlama Yükümlülüğü: Eşin bağımsız konut temin etmemesi, diğer eşi ailesiyle yaşamaya zorlaması kusur sayılmaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/1432, K. 2023/664; Yargıtay 2. HD, E. 2023/2036, K. 2023/4828).
Zina Davasında İspat: Zina iddiası tam olarak ispatlandığında, zina yapan eş tam kusurlu sayılmakta ve talepleri reddedilmektedir (Yargıtay 2. HD, 11.04.2023, E. 2022/10768, K. 2023/1707).
Sık Sorulan Sorular
Ankara’da boşanma davası açmak için ilk olarak ne yapmalıyım?
Araştırma taraması kapsamında Ankara özelinde adliye içi büro kayıt ve harç yatırma adımlarına dair karar metni bulunmamaktadır. Ancak genel usul kuralları uyarınca yetkili aile mahkemesine hitaben dava dilekçesi hazırlanmalı, vakıalar ve deliller açıkça gösterilmeli ve dava harçları yatırılmalıdır.
Boşanma davası açarken nafaka ve tazminatı birlikte isteyebilir miyim?
Evet. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (08.04.2025, E. 2024/6650, K. 2025/3405), “Boşanma davalarında gerek taraflara atfedilen kusurlar, gerekse boşanmanın eki (fer’îsi) niteliğindeki maddî ve manevî tazminat, nafaka ve özellikle velâyet gibi konular boşanmaya bağlı ve birbirinden ayrılamayacak niteliktedir.” ilkesi gereği bu taleplerin birlikte incelenmesini zorunlu görmektedir.
Boşanma davası açmadan önce evden ayrılmak hak kaybına neden olur mu?
TMK m. 197 uyarınca bağımsız nafaka istenebilmesi için ayrı yaşamada haklılığın kanıtlanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (10.07.2013, E. 2013/71, K. 2013/1056):
“Bu madde uyarınca nafakaya hükmedilebilmesi için davacının ayrı yaşama hakkı olduğunu kanıtlaması gerekir.”
“Boşanma davasının açılmasını bu kapsamda değerlendirmek mümkün değildir.”
Buna karşılık boşanma davası açıldıktan sonra eşler kanunen ayrı yaşama hakkı kazanmakta ve hâkim TMK m. 169 gereği geçici barınma ve geçim tedbirlerini kendiliğinden almaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/9112, K. 2024/6823; Yargıtay 2. HD, E. 2023/2757, K. 2023/6241).
Boşanma davasında mal paylaşımı ne zaman yapılır?
Mal rejimi tasfiyesi boşanmanın fer’isi sayılmadığından, boşanma davası ile birlikte talep edilse dahi mahkemelerce tefrik edilmekte (ayrılmakta) ve ayrı bir esasta görülmektedir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/613, K. 2024/8050; Yargıtay 2. HD, E. 2023/2757, K. 2023/6241).
Boşanma kararı kesinleştikten sonra hangi haklarımı kullanabilirim?
Boşanma kararı kesinleştikten sonra yoksulluk ve iştirak nafakası, hükmedilen maddi-manevi tazminat ve tefrik edilen mal rejimi alacakları infaz ve tasfiye kabiliyeti kazanır. Ayrıca eşin mal kaçırmasına karşı tasarrufun iptali davasında hukuki yarar, boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin hükmün ve alacağın varlığı ile belirlenir (Yargıtay HGK, E. 2017/1507, K. 2020/525).
Sonuç olarak; boşanma yargılaması; kusur isnatlarının somutlaştırılması, delillerin eksiksiz sunulması ve boşanmanın fer’isi olan talepler ile bağımsız davaya konu taleplerin doğru usul kurgusuyla mahkemeye taşınmasını gerektirmektedir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları; delillerin toplanmasındaki titizliği, hâkimin geçici tedbirleri re’sen alma yükümlülüğünü ve yargılamanın makul sürede tamamlanmasının anayasal bir güvence olduğunu ortaya koymaktadır.
Ankara Aile Hukuku Avukatı – Hukuki Bilgilendirme
Bu makalede yer alan açıklamalar, genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda olayların özellikleri, tarafların hukuki durumları, mevcut deliller ve yürürlükteki mevzuat farklılık gösterebileceğinden her somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey, Ankara’da aile hukuku kapsamında boşanma, velayet, nafaka, mal rejiminin tasfiyesi, ziynet alacağı, soybağının reddi ve babalık davaları gibi konularda avukatlık faaliyetini yürütmektedir.
Hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin görüşme ve iletişim için 0537 932 50 50 numaralı telefondan hukuk büromuza ulaşabilirsiniz.
İlgili Hukuki Bilgilendirme Yazıları
Bu makalenin konusuyla bağlantılı diğer hukuki bilgilendirme yazılarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
Boşanma Davasında Hangi Hatalar Davanın Kaybedilmesine Neden Olur?
Ankara Aile Mahkemelerinin Boşanma Davalarına Yaklaşımı ve Uygulamaları






