Geleneksel mal rejimi tasfiyesi davalarında sıklıkla karşılaşılan gayrimenkul, araç ve banka mevduatlarının yanı sıra, teknolojinin gelişimiyle birlikte Bitcoin, altcoinler ve diğer dijital varlıklar da eşler arasındaki mal paylaşımı uyuşmazlıklarının merkezine yerleşmiştir. Kripto varlıkların somut bir varlığının (cismanilik) bulunmaması, merkeziyetsiz veya yarı anonim yapıları, sınır ötesi transfer kabiliyetleri ve yüksek fiyat dalgalanmaları; bunların boşanmada mal rejiminin tasfiyesine konu edilmesinde teknik ve hukuki nevzuhur zorlukları beraberinde getirmektedir.
Kripto Para Boşanmada Mal Paylaşımına Girer mi?
Kripto varlıkların mal rejiminin tasfiyesine dahil edilebilmesi için öncelikle bir malvarlığı değeri taşıyıp taşımadıklarının ve mülkiyete konu olup olamayacaklarının belirlenmesi gerekir. Danıştay 10. Dairesi (04.12.2025, E. 2021/2234, K. 2025/5733) kararında kripto varlığı; “kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıkları ifade eder” şeklinde tanımlamıştır. Aynı kararda, “Yargı kararların bazılarında kripto para olarak ifade edilse de, dijital ve/veya kripto varlıkların hukuksal alanda, mülkiyet hakkı kapsamında ele alındığı, terekeye dijital mal varlığı olarak geçeceği dahi kabul edilmek suretiyle yargısal uygulamalara konu edilmekle beraber” tespiti yapılmış; Danıştay 10. Dairesi (28.05.2025, E. 2021/3724, K. 2025/2776) kararında da benzer değerlendirme yinelenmiştir.
Kripto varlıkların hukuki niteliği bağlamında İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi (10.02.2026, E. 2025/680, K. 2026/115); “Öğretide, 23 para formundaki kripto varlıkların hukukî niteliğiyle ilgili eşya olarak nitelendirilebilmesi bakımından, TMK m. 762’den hareketle, kripto varlıkların taşınır eşya olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmektedir” ifadesiyle öğretideki görüşe değinmiş; devamında “kripto paraların yaygın şekilde kullanılmaya başlanması ile birlikte, ticari hayatta değişim aracı olarak algılanmaya başlandığı; bunların da taşınır mal olarak kabul edilmeleri ve korunmaları gerektiği; cismanilik unsuru dışında, kripto paraların eşya sayılmak için aranan diğer unsurları bünyesinde barındırdığı” ve “bunlara da eşyaya ilişkin hükümlerin uygulanabilmesinin mümkün olduğu” sonucuna varmıştır.
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi (09.05.2025, E. 2025/318, K. 2025/335) kararında ise “2 Temmuz 2024 tarihli RG’de yayınlanarak yayımı tarihi itibariyle yürürlüğe giren 7518 sayılı kanun ile Sermaye Piyasası Kanununda değişiklik yapılarak kripto varlıklar sermaye piyasası aracı kabul edilmesi nedeniyle” davanın finans ihtisas mahkemelerinde görülmesi gerektiği belirtilmiştir. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi (25.10.2024, E. 2024/423, K. 2024/744) kararında davalı savunmasında geçen “kripto paraların bir yatırım aracı mı, para birimi mi, yabancı para mı, elektronik para mı veyahut emtia olduğu hususunun ülkemizde ve dünyada halihazırda tartışmalı olduğu ve bundan bahisle, kripto para varlıklarının bir mal varlığı değeri olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunun kesin ve tartışmadan uzak bir biçimde tespitinin yapılamadığı” iddiası taraflarca ileri sürülmüşse de dava feragat nedeniyle reddedilmiştir. Netice itibarıyla, yargısal uygulamalarda ekonomik bir değer veya hak ifade eden bu gayri maddi unsurların mülkiyet hakkı kapsamında korunduğu ve ekonomik değer taşıdıkları ölçüde tasfiyeye konu edilecekleri kabul edilmektedir.
Evlilik Sırasında Alınan Bitcoin ve Kripto Paralar Nasıl Değerlendirilir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 219. maddesi uyarınca; “Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:
Çalışmasının karşılığı olan edinimler,
Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
Kişisel mallarının gelirleri,
Edinilmiş malların yerine geçen değerler.”
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (24.12.2012, E. 2012/10826, K. 2012/12964) kararında vurgulandığı üzere, “Bir eşin bütün mallarının aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilmesi gerekir”. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (14.03.2017, E. 2016/1999, K. 2017/3538) kararında da “TMK’nun 222/son.maddesine göre davalı eş, tasfiyeye konu adına satın alınan taşınmazın ve hesabına yatırılan paranın kişisel malı olduğunu kanıtlayamamıştır” denilerek, “Tasfiyeye konu taşınmaz ve paranın TMK’nun 219. maddesi uyarınca edinilmiş mal olduğunun kabulü ile davacının artık değere katılma alacağının bulunduğunun kabulü gerekir” ilkesi ortaya konulmuştur. Dolayısıyla evlilik birliği sürerken edinilen kripto paraların edinilmiş mal sayılması asıldır.
İkincil kaynak niteliğindeki Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (04.04.2024, E. 2024/1949, K. 2024/2429) kararında, “davalının çalışması karşılığı elde edilen gelirinin kişisel mal olması sebebi ile bu hesabın açıldığı tarihten 01.01.2002 tarihine kadar hesapta bulunan paranın davalının kişisel malı olduğu” belirtilmiş ve “çalışarak, düzenli ve sürekli gelire sahip eşin, aksi kanıtlanmadıkça, yapabileceği tasarruf oranında katkıda bulunduğunun kabulü gerekir” kuralı teyit edilmiştir. Bu çerçevede; Kripto varlık evlilikten önce veya miras, karşılıksız bağış gibi kişisel mal ikamesiyle alınmışsa kişisel mal grubunda kalır.
Kişisel mal sayılan bir kripto paranın mal rejimi süresince elde edilen gelirleri (örneğin staking getirisi, faiz veya airdrop kazançları gibi dönemsel gelirler) TMK m. 219/2 b.4 gereğince kişisel malların geliri sayılarak edinilmiş mal havuzuna dahil edilir. Evlilik içinde eşin düzenli kazancı, maaşı veya tasarruflarıyla borsalardan alınan Bitcoin ve benzeri kripto paralar ise doğrudan edinilmiş mal niteliğindedir.
Eş Kripto Parasını Gizlerse Nasıl Tespit Edilebilir?
Kripto varlıkların tespiti sürecinde mahkemeler nezdinde ispat araçları ve usul kuralları devreye girer. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (04.04.2024, E. 2024/1949, K. 2024/2429) kararında ikincil kaynak olarak işaret edildiği üzere, “taraflarca getirilme ilkesi gereğince, hakimin iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağı” esastır. Bu nedenle hak iddia eden eşin, somut veriler ve delil ikamesiyle talepte bulunması gerekir.
Finansal izlerin takibinde başlıca mekanizmalar şunlardır:
Banka Hesap Hareketleri: Kripto varlık alımları genellikle geleneksel bankacılık kanallarından kripto varlık hizmet sağlayıcılarına (kripto para borsalarına) yapılan EFT/havale transferleriyle başlar. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (29.11.2010, E. 2010/2903, K. 2010/5687) kararında belirtilen “hesabın açıldığı tarihten ikinci boşanma davasının açıldığı tarihe kadar tüm hesap hareketlerini içeren belgelerin bulundukları yerden getirtilmesi” yöntemi, kripto platformlarına giden fonların tespiti için de emsaldir.
Kripto Varlık Platformlarına Müzekkere: Türkiye’de yerleşik faaliyet gösteren kripto borsalarına mahkemece müzekkere yazılarak ilgili eş adına hesap kaydı, cüzdan bakiyeleri ve geçmiş işlem dökümleri celbedilebilir. Nitekim Danıştay 10. Dairesi (04.12.2025, E. 2021/2234, K. 2025/5733) kararında, ““Kripto Para” şirketlerindeki hesapların ihtiyati tedbirin konusu olarak değerlendirildiği (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 03/11/2021 tarihli, E:2021/2793, K:2021/2326 sayılı kararı)” tespiti yapılmıştır.
Kripto Varlık Merkezi Kayıt Sistemi (KVMKS): Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 26.09.2025 tarihli özelgesinde; 6362 sayılı Kanun referansıyla kripto varlığın “dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlık” olarak tanımlandığı, “Kripto Varlık Merkezi Kayıt Sisteminin (KVMKS), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) düzenlemeleri çerçevesinde Şirketiniz tarafından geliştirilen ve işletilen bir uygulama olduğu” ve “KVMKS’nin kripto varlık hizmet sağlayıcıları kaydi sistemlerinde tutulan işlemleri ve bakiyeleri kayıt altına almak, platformlar ile saklama kuruluşları arasındaki bakiyelerin karşılaştırılmasını sağlamak için tasarlandığı” ifade edilmiştir. Bu kayıt altyapısı, merkezi platformlardaki bakiye ve işlemlerin denetiminde teknik bir olanak sunmaktadır.
Soğuk Cüzdandaki Kripto Varlıklar Nasıl Araştırılır?
Merkezi borsalar dışına çıkarılarak donanım cüzdanlara (soğuk cüzdan / Ledger, Trezor vb.) veya gözetimsiz (non-custodial) yazılım cüzdanlarına aktarılan varlıkların tespiti teknik ve hukuki bakımdan ciddi engeller barındırır.
Teknik ve Hukuki Sınırlar: Soğuk cüzdanlar merkezi bir otoriteye veya aracıya bağlı değildir; özel anahtarlar (private key) ve kurtarma kelimeleri doğrudan kullanıcının zilyetliğindedir. Mahkemelerin müzekkere yazabileceği kurumsal bir muhatap bulunmadığı gibi, kişinin şifrelerini açıklamaya zorlanması fiilen mümkün olmayabilir.
İşlem Geçmişi ve Kayıt Sorunları: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (10.07.2025, E. 2025/616, K. 2025/711) kararında davacı, “sisteme tekrar erişimine izin verildikten sonra ne 42.5000.000,00 TL ne yukarıda belirttiğimiz alışverişler ne de transfer talebiyle ilgili işlemler görünmez olduğunu, sanki hiç o para müvekkilinin hesabında yokmuş, sanki hiç alışveriş yapmamış transfer talebinde bulunmamış gibi sistemin sıfırlandığını” ve “davalıya ait platformda müvekkilin kripto varlıkları davalıca zapt edildiğini” ileri sürmüştür. Her ne kadar bu karar görevsizlikle sonuçlanmış olsa da, dijital platformlarda dahi işlem ve bakiye görünürlüğünün teknik engellere takılabildiğini göstermektedir.
İspat Yöntemi: Soğuk cüzdana çekilen kripto varlıkların tespiti; eşin merkezi Türk borsalarından harici cüzdan adreslerine yaptığı çekim kayıtlarının (TxID, transfer tarihi ve transfer miktarı) tespit edilmesi ve bu çıkışların kaynağının karşı tarafa açıklattırılması yoluyla gerçekleştirilebilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (09.04.2015, E. 2015/3029, K. 2015/8128) kararında “bankadaki mevduat ve yatırım fonları konusunda davalı eşten açıklama yapmasının istenilmesi” gerektiği belirtilmiştir.
Kripto Paranın Değeri Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?
Mal rejiminin tasfiyesinde iki farklı tarih ayrımı bulunur: Mal rejiminin sona erdiği tarih (boşanma davasının açıldığı tarih) ve tasfiye (karar) tarihi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (29.11.2010, E. 2010/2903, K. 2010/5687) kararında; “Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılırlar” kuralı vurgulanmış,
Emsal olarak “Taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki sürüm değeri dikkate alınarak davacının katılma alacağının belirlenmesi gerekir” ifadesine yer verilmiştir.
Kripto paralarda mevcut varlık adedi (örneğin boşanma dava tarihindeki Bitcoin miktarı) boşanma dava tarihi itibarıyla dondurulup belirlenirken; katılma alacağına esas birim değeri kural olarak tasfiye anındaki (karar tarihine en yakın) piyasa sürüm değeri üzerinden uzman bilirkişi marifetiyle hesaplanır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (08.11.2010, E. 2010/2821, K. 2010/5405) kararında “Bankalardaki mevduatlarla ilgili alınan yazı cevaplarında davalı adına hesaplarda ne miktarda para bulunduğu net olarak belirlenememiştir” denilerek, “konusunda uzman bankacı, mali müşavir ve hukukçu bilirkişiye inceleme yaptırılarak dava konusu olabilecek bir mevduat olup olmadığı, miktarı, varsa mevduatın kaynağı itibarıyla hangi mal grubuna girdiği” hususlarının incelenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Kripto varlıkların yüksek fiyat oynaklığı (volatilitesi) karşısında, tasfiye tarihindeki kur/fiyat dalgalanmalarının katılma alacağı tutarına doğrudan yansıması söz konusu olmaktadır.
Kripto Paranın Başkasının Hesabına Aktarılması Mal Kaçırma Sayılabilir mi?
Boşanma sürecinde veya boşanma davası öncesinde kripto paraların üçüncü kişilerin hesaplarına ya da bilinmeyen cüzdanlara transfer edilmesi mal kaçırma kastı çerçevesinde incelenir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 229. maddesi güncel metni şöyledir:
“Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:
Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.
Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.”
İkincil kaynak niteliğindeki Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (13.09.2023, E. 2023/5357, K. 2023/3909) kararında; “4721 sayılı Kanun’un 229 uncu maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir” kuralı hatırlatılarak, mal kaçırma amacıyla yapılan taşınmaz satışlarının “eklenecek değer” olarak hesaba katılması gerektiği ifade edilmiş ve “tasfiye konusu işbu dört adet taşınmazın 4721 sayılı Kanun’un 229 uncu maddesi uyarınca eklenecek değer kabul edilerek tasfiyede dikkate alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir” sonucuna varılmıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (13.02.2018, E. 2016/12636, K. 2018/2050) kararında davalı erkeğin boşanma dava tarihinden kısa bir süre önce banka hesabından 106.120,96 euro çektiği görülmüş ve “TMK’nun 229/2. maddesine göre bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirlerin edinilmiş mallara değer olarak ekleneceği hükme bağlanmıştır” denilerek çekilen tutarın “eklenecek değer” sayılması gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (24.12.2012, E. 2012/10826, K. 2012/12964) kararında da benzer şekilde, bankadan boşanma davası öncesinde çekilen paranın “katılma alacağını azaltmak amacıyla” işlem gördüğü ve “TMK.nun 229/2. maddesine göre bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirlerin edinilmiş mallara değer olarak ekleneceği hükme bağlanmıştır” kuralı gereğince “eklenecek değer” oluşturduğu teyit edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (10.10.2018, E. 2016/5992, K. 2018/17050) kararında ise “eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi tasfiyeye dahil edilir” düzenlemesi anılarak, “Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir” ve “banka hesaplarını kasıtlı ve bilinçli olarak boşalttığını, malvarlığını kasıtlı olarak azalttığını iddia ederek, banka hesaplarının geriye dönük olarak incelenmesi gerektiğini” belirten taraf iddialarının uzman bilirkişiyle denetlenmesi istenmiştir.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi (06.04.2022, E. 2022/823, K. 2022/798) kararında ise eşin hesaplardaki parayı başka hesaba aktarmasına dair ihtiyati tedbir talebinde “kötü niyet iddiasının ancak ayrıca uyuşmazlığın esası hakkında açılacak ayrı bir çekişmeli davada/yargılamada incelenebilecek hususlardan olması” gerekçesiyle tedbir kaldırılmıştır. Bu durum, üçüncü kişilere yapılan kripto transferlerinde kötü niyet ve mal kaçırma iddiasının esas yargılamada ispatlanmasının zorunlu olduğunu göstermektedir.
Yargıtay ve Mahkeme Uygulamasında Dijital Varlıklar
Kripto paraların boşanmada tasfiyesine ilişkin müstakil bir içtihat birikimi henüz sınırlı olmakla birlikte, mahkemeler mevcut genel mal rejimi ilkelerini dijital varlıklara kıyasen uygulamaktadır. Kripto varlık uyuşmazlıklarında hak kaybı yaşanmaması adına avukatlarca izlenmesi gereken usuli adımlar şunlardır:
İhtiyati Tedbir Talebi: Boşanma davası ile birlikte, yerli kripto borsalarındaki hesap bakiyeleri üzerine gecikmeksizin ihtiyati tedbir talep edilmelidir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi (22.06.2023, E. 2023/561, K. 2023/1009) kararında, “hisse senetlerinin borsada görülen işlemler nedeniyle değerlerinin değişeceği ve tam olarak yukarıda yapılan açıklamalarda belirtildiği üzere ihtiyati tedbirin, zorlukla telafi edilebilecek bir zararın meydana gelmesini önlemeye yönelik olduğu” ifade edilmiş olup, kripto borsalarındaki hesaplar için de yaklaşık ispat kapsamında benzer tedbirlerin işletilebileceği Danıştay kararında atıf yapılan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi kararıyla da gösterilmiştir.
Banka Dökümlerinin Celbi: Eşin bilinen tüm banka hesaplarının geriye dönük hareketleri mahkeme kanalıyla istenmeli; kripto platformlarına ait IBAN veya ticari unvanlara yapılan para transferleri belirlenmelidir.
Borsalardan Veri İstenmesi: Transfer yapılan yerli platformlara müzekkere yazılarak davalı eşin işlem geçmişi, bakiye dökümü ve harici transfer adresleri celbedilmelidir.
Uzman Bilirkişi İncelemesi: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi (10.10.2018, E. 2016/5992, K. 2018/17050) kararında belirtildiği üzere, “belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için ihtiyaç duyulması halinde konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınmalıdır”. Blokzincir analizi ve finansal hareketler bilişim ve mali bilirkişiler aracılığıyla denetlenmelidir.
Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar
Yabancı Menşeili Borsalar: Yurt dışı merkezli kripto varlık sağlayıcılarının Türk mahkemelerinin müzekkerelerine cevap vermemesi veya doğrudan adli yargı yetkisi sınırları dışında kalması.
Soğuk Cüzdanların Anonimliği: Kişinin kendi kontrolünde tuttuğu donanım cüzdanların fiziki olarak ele geçirilememesi ve şifrelerinin tespit edilememesi.
Teknik Aksaklık ve Sıfırlanma İddiaları: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (10.07.2025, E. 2025/616, K. 2025/711) dosyasında görüldüğü üzere, platformdaki “bakım çalışması” veya sistemsel müdahaleler neticesinde bakiyelerin sıfırlandığı iddialarıyla varlıkların akıbetinin belirsizleşmesi.
Aşırı Fiyat Dalgalanması: Karar anına kadar kripto varlık değerlerinde yaşanan sert yükseliş veya düşüşlerin katılma alacağı miktarını önemli ölçüde değiştirmesi.
Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Yaklaşık İspat Şartı: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi (06.04.2022, E. 2022/823, K. 2022/798) kararında vurgulanan “dosya arasına sunulan belgelerden ihtiyati tedbir için yasaca aranan yaklaşık ispat koşulunun bulunduğu dikkate alınarak” ilkesi gereğince, soyut beyanlarla tedbir alınamayacağı; banka dekontu veya borsa bildirimleri gibi somut emarelerin dosyaya sunulması gerektiği unutulmamalıdır.
Kişisel Mal İddiasının İspatı: Kripto varlıkların kişisel mal olduğunu ileri süren eş, TMK m. 222 uyarınca bu iddiasını kesin delillerle ispat etmek zorundadır.
Eklenecek Değer İhbarı: TMK m. 229 gereğince, mal kaçırma kastıyla üçüncü kişilere devredilen varlıklarda davanın bu üçüncü kişilere ihbar edilmesi hukuki sonuç doğurması açısından gereklidir.
Sık Sorulan Sorular
Bitcoin boşanmada paylaşılır mı?
Evet. Evlilik birliği içerisinde eşlerin tasarrufları veya emekleri karşılığında satın alınan Bitcoin ve diğer kripto paralar TMK m. 219 uyarınca edinilmiş maldır. Taşınır mal ve gayri maddi malvarlığı değeri olarak kabul edildiklerinden, boşanma davası neticesinde artık değere katılma alacağı hesabına dahil edilirler.
Eşimin kripto para hesabı olup olmadığını nasıl öğrenebilirim?
Eşin banka hesap hareketleri geriye dönük celbedilerek kripto varlık alım satım platformlarına yapılan para transferleri tespit edilir. Ayrıca Türkiye’de faaliyet gösteren merkezi kripto para hizmet sağlayıcılarına mahkeme aracılığıyla müzekkere yazılarak hesap kaydı bulunup bulunmadığı sorgulanabilir.
Soğuk cüzdandaki kripto paraya ulaşılabilir mi?
Soğuk cüzdanlar üzerinde doğrudan mahkemece blokaj veya el koyma işlemi yapılması teknik olarak güçtür. Ancak merkezi borsalardan bu cüzdanlara aktarılan tutarlar borsa işlem kayıtlarıyla tespit edildiğinde, eşten bu çıkışın akıbetini açıklaması istenir; açıklanamayan veya karşılıksız devredilen tutarlar TMK m. 229 uyarınca eklenecek değer olarak hesaba katılır.
Eşim boşanmadan önce Bitcoinlerini başkasına gönderirse ne olur?
Boşanma davasının açılmasından önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan yapılan devirler veya mal rejiminin devamı süresince katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan karşılıksız transferler, TMK m. 229 uyarınca mal rejiminin sona erdiği anda mevcutmuş gibi eklenecek değer kabul edilir ve tasfiyede paylaşıma tabi tutulur.
Kripto paranın değeri hangi tarihe göre hesaplanır?
Mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olan kripto varlık miktarı belirlenir; ancak bu varlığın parasal değeri Yargıtay’ın yerleşik uygulaması uyarınca tasfiye tarihindeki (mahkeme karar tarihine en yakın tarihteki) sürüm değeri üzerinden hesaplanır.
Sonuç olarak; Kripto para ve dijital varlıklar, gelişen finansal düzenlemeler ve yargısal kararlar ışığında mülkiyet hakkı kapsamında korunan ve boşanmada mal rejiminin tasfiyesine konu edilen malvarlığı unsurlarıdır. Merkezi platformlardaki varlıklar banka transferleri, borsa kayıtları ve resmi sistemler aracılığıyla tespit edilebilirken; soğuk cüzdanlara veya yurt dışı platformlara aktarılan varlıklarda TMK m. 229 kapsamındaki eklenecek değer hükümleri ve uzman bilirkişi incelemeleri belirleyici olmaktadır.
Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği
Kripto varlıkların tespiti, dondurulması ve değerlemesi teknik bilgi ve hızlı usuli müdahale gerektirdiğinden, dava sürecinde hak kayıplarının önüne geçilmesi adına aile hukuku ve dijital varlıklar alanında çalışan avukatların hukuki desteğine başvurulması önem taşımaktadır.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.
Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız






