4721 sayılı Türk Medeni Kanunu kapsamında çocukların bakım, koruma, eğitim ve temsiline ilişkin ebeveynlere tanınan velayet hakkı, kamu düzenine ilişkindir. Velayetin kaldırılması ve değiştirilmesi şartları gerçekleşmedikçe, ana ve babanın velayet görevlerine müdahale olunamaz. Velayetin değiştirilmesi (TMK m. 183, m. 349), velayet hakkının bir ebeveynden alınarak diğer ebeveyne tevdi edilmesini ifade ederken; velayetin kaldırılması (TMK m. 348), çocuğun korunmasına yönelik daha hafif önlemlerin yetersiz kalması durumunda başvurulan ve velayet ilişkisini tamamen sonlandıran çok daha ağır bir hukuki müdahaledir.
1. Velayetin Kaldırılması ile Değiştirilmesi Arasındaki Fark
Velayetin kaldırılması ile velayetin değiştirilmesi kurumları, uygulanma şartları ve doğurdukları hukuki sonuçlar bakımından birbirinden ayrılmaktadır. Velayetin kaldırılması, velayetin değiştirilmesinden farklı sonuçlar doğurur. Velayet davalarına ilişkin hukuki açıklamalarımız bu ayrımın anlaşılması bakımından da incelenebilir.
Velayetin değiştirilmesinde velayet anne veya babadan birinde kalmaya devam ederken; velayetin kaldırılmasında çocuk velayete tabi olmaktan çıkmakta ve gerekirse vesayet altına alınmaktadır.
Müdahalenin Ağırlığı: Ortaya çıkan durum velayetin kaldırılması (nez) şartlarını oluşturmuyorsa velayetin değiştirilmesine (TMK m. 183, 349) yol açmaktadır. Kaldırma, ebeveynlik yetkisini tamamen ortadan kaldıran en ağır tedbirdir.
Öncelik Sırası: Ebeveynlerden birinin kusurlu veya yetersiz olması durumunda dahi, öncelikle velayetin diğer tarafa verilmesiyle yetinilip yetinilemeyeceği araştırılmalıdır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 14.01.2026, E. 2025/8689, K. 2026/261; 04.05.2015, E. 2015/7900, K. 2015/9060).
2. Ağır İhmal ve Bakım Yükümlülüğünün Yerine Getirilmemesi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 348. maddesi uyarınca velayetin kaldırılmasını gerektiren haller şunlardır:
Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi.
Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması.
“Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması halinde hakim velayetin kaldırılmasına karar verir. (TMK.m.348)” Anılan kararda, annenin çocuğu amcasının yanında bırakması, ayda bir görüşmesi ve çocuğun sosyal/psikolojik gelişimiyle ilgilenmemesi velayetin kaldırılması sebebi sayılmıştır. Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2018 tarihli, E. 2017/1587 ve K. 2018/1147 sayılı kararında ise velayet görevinin ağır biçimde kötüye kullanılması veya aşırı derecede savsaklanması olgularının süreklilik taşıması gerektiği vurgulanmıştır.
3. Mahkemenin Başvurabileceği Diğer Koruma Önlemleri
Velayetin kaldırılması davasında hâkimin doğrudan kaldırma kararı vermesi mümkün değildir. “Velâyetin, 4721 sayılı TMK.’nun 348. maddesinde öngörülen hallerde kaldırılabilmesinin ana koşulu, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerin uygulanmış ve bunlardan bir sonuç alınamamış ya da bu önlemlerin daha başlangıçta yetersiz kalacağının anlaşılmış olmasıdır.”
Hukuk Genel Kurulunun 09.02.2011 tarihli, E. 2010/681 ve K. 2011/54 sayılı ilamında da benimsenen Özel Daire bozma gerekçesine göre: “Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı anlaşılırsa ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, özürlü olması, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi, çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması halinde velayetin kaldırılmasına karar verilir. (TMK. m. 348)”
Anayasa Mahkemesinin 13/9/2017 tarihli, B. No: 2014/12114 sayılı kararında da benzer şekilde: “Çocuğun korunmasına ilişkin olarak alınan önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, 4721 sayılı Kanun’un 348. maddesinde düzenlenen hâllerin varlığı hâlinde hâkim velayetin kaldırılmasına karar verir.” tespiti yapılmıştır.
4. Velayetin Kaldırılmasının Sonuçları
Vesayet Altına Alınma ve Vasi Atanması: 4721 sayılı Kanun’un 348. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, velayet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır .
Mevcut ve Doğacak Çocuklara Etkisi: TMK m. 348/son fıkrası gereğince kararda aksi belirtilmedikçe, velayetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar.
Bakım ve Eğitim Giderleri: Velayet kaldırılsa dahi anne ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder.
Önce Kaldırma Kararı Verilmesi Zorunluluğu: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.09.2024 tarihli, E. 2023/7805 ve K. 2024/5509 sayılı kararında, mahkemece velayet kaldırılmadan doğrudan vasi atanması için Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulamayacağı, öncelikle velayetin kaldırılması şartlarının oluşup oluşmadığının incelenmesi gerektiği açıklanmıştır.
Yargıtay Uygulaması: Velayetin Kaldırılmasının Son Çare Olması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihatlarında, velayetin kaldırılmasının ebeveynler ve çocuk bakımından en ağır sonuçları doğuran ve ancak başka bir alternatif kalmadığında başvurulacak bir son çare olduğu yerleşik olarak vurgulanmaktadır:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (03.07.2012, E. 2012/491, K. 2012/18522): “Asıl olan, ana/babası sağ olan velayete tabi çocuğun, velayet altında bırakılmasıdır.” ve “başka bir çözüm kalmadığı takdirde, velayetin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (14.01.2026, E. 2025/8689, K. 2026/261; 04.05.2015, E. 2015/7900, K. 2015/9060): “velayetin değiştirilip, diğer tarafa verilmesiyle yetinilip yetinilemeyeceği konusunda gerekli tüm araştırmaların yapılması; başka çözüm kalmadığı takdirde velâyetin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (17.10.2011, E. 2011/2655, K. 2011/16069): “Çocuk menfaatinin korunması bakımından alınabilecek en ağır en son tedbir, velayetin kaldırılmasıdır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (13.06.2012, E. 2011/20139, K. 2012/16117): “başka çözüm kalmadığı takdirde velayetin kaldırılması gerekir”
Avukatın Gözünden: Her Ebeveyn Kusurunun Velayetin Kaldırılmasını Gerektirmediği
Yargı kararları incelendiğinde, ebeveynlerin her türlü olumsuz davranışı veya yaşam değişikliğinin velayetin kaldırılması sonucunu doğurmadığı görülmektedir:

Yeniden Evlenme: Ebeveynin yeniden evlenmesi tek başına velayetin kaldırılmasını gerektirmez (TMK m. 349). Ceza Genel Kurulunun 16.04.2025 tarihli, E. 2023/219 ve K. 2025/172 sayılı kararında belirtildiği gibi: “Yine velayete sahip ana veya babanın yeniden evlenmesi, velayetin kaldırılmasını gerektirmez ancak, çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilir (TMK m. 349).”
Yatılı Okula Verme / İletişim Sorunları: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.06.2016 tarihli, E. 2016/10716 ve K. 2016/11271 sayılı kararında belirtildiği üzere: “Çocuğun annesi ile, yaptığı evlilik sebebiyle görüşmek istemediğini bildirmesi, annenin onunla görüşme isteğine karşılık vermemesi ya da çocuğun sınav başarı puanına uygun yatılı bir okula yerleştirilmesi velayetin kaldırılmasını ya da velayetin değiştirilmesini gerektirmez.”
Geçici İmkânsızlık veya Yurt Dışında Olma: Babanın uzun süredir yurt dışında olması ya da annenin bir dönem çocuklarına bakamayacak duruma gelmesi tek başına velayetin kaldırılmasına yeterli görülmemiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 03.07.2012, E. 2012/491, K. 2012/18522).
Maddi Durum Farklılığı: Ebeveynlerden birinin maddi durumunun daha iyi olması tek başına velayetin değiştirilmesini veya kaldırılmasını gerektirmez (HGK, 25.03.2021, E. 2017/2410, K. 2021/346).
Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar: İspat, Sosyal İnceleme ve Çocuğun Temsili – Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Önlemlerin Kademeliliği: Velayetin kaldırılması, TMK m. 348 gereğince ancak koruyucu diğer önlemlerden sonuç alınamadığı veya bu önlemlerin yetersiz kalacağı baştan anlaşıldığı takdirde karara bağlanabilir.
Diğer Ebeveyne Devir İhtimalinin Araştırılması: Velayetin anne veya babanın her ikisinden kaldırılması sonucunu doğuracak bir karar vermeden önce, velayeti talep eden diğer ebeveynin koşulları ayrıntılı olarak uzmanlarca incelenmelidir (Yargıtay 2. HD, 14.02.2012, E. 2011/5618, K. 2012/2686; 13.06.2012, E. 2011/20139, K. 2012/16117).
Evlilik Dışı Doğan Çocuklar: Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir (TMK m. 337/1). Ancak annenin çocuğu terk etmesi veya yükümlülüklerini ağır şekilde savsaklaması halinde doğrudan vasi atanması yerine, TMK m. 337/2 uyarınca velayetin babaya verilmesi değerlendirilmelidir (Yargıtay 2. HD, 28.06.2016, E. 2016/13524, K. 2016/12659).
Sık Sorulan Sorular
Velayet tamamen kaldırılabilir mi?
Evet. TMK m. 348’de belirtilen şartların gerçekleşmesi ve çocuğun korunmasına yönelik diğer önlemlerin yetersiz kalması halinde hâkim velayetin kaldırılmasına karar verebilir.
Hangi davranışlar buna neden olur?
Ebeveynlerin deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması gibi sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi ya da çocuğa yeterli ilgi göstermemesi ve yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması neden olur (TMK m. 348). Şiddet iddialarının kanıtlanması da velayetin kaldırılması veya değiştirilmesi sebebi teşkil edebilir (Yargıtay 2. HD, 07.03.2013, E. 2012/13394, K. 2013/6148).
Velayet kaldırılınca çocuk kime verilir?
Velayet tek bir ebeveynden kaldırılmışsa ve şartları varsa diğer ebeveyne verilir; her iki ebeveynden kaldırılmışsa durum vesayet makamına (Sulh Hukuk Mahkemesi) bildirilir ve çocuğa bir vasi atanır (TMK m. 348/3; Yargıtay 2. HD, 10.09.2024, E. 2023/7805, K. 2024/5509). Ayrıca koşullara göre kuruma yerleştirme ihtimali de değerlendirilir (Yargıtay 2. HD, 14.10.2024, E. 2023/9509, K. 2024/7304).
Her iki ebeveynden de velayet alınabilir mi?
Evet. Hem anne hem baba bakımından TMK m. 348’deki koşullar gerçekleşmişse ve çocuğu koruyucu başka tedbir kalmamışsa velayet her iki ebeveynden de kaldırılır ve çocuğa vasi atanır.
Velayet geri verilebilir mi?
Bu araştırmanın veri taramasında velayetin kaldırılmasından sonra geri verilmesi prosedürüne dair doğrudan karar yer almamaktadır.
Avukat Desteği: Velayet davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan ve velayetin kaldırılması kurumu en ağır hukuki sonucu doğuran son çare niteliğinde bulunduğundan, iddia ve savunmaların uzman incelemeleri ve temsil kayyımı kurumu gözetilerek hukuki destek çerçevesinde yürütülmesi gerekmektedir.
Sonuç: Çocuğun Korunmasında Son Çare Olarak Velayetin Kaldırılması
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 2. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları doğrultusunda velayetin kaldırılması davası, ebeveynlik yetkisini tamamen ortadan kaldıran en radikal hukuki müdahaledir. Hâkim, çocuğun üstün yararını esas alarak öncelikle daha hafif koruma önlemlerini ve velayetin diğer ebeveyne değiştirilmesi imkânını değerlendirmek zorundadır. Yalnızca diğer önlemlerin yetersiz kaldığı veya baştan sonuç vermeyeceğinin anlaşıldığı, ağır ihmal ve süreklilik arz eden savsaklama durumlarında son çare olarak velayetin kaldırılmasına hükmedilebilir.
Ankara Aile Hukuku Avukatı – Hukuki Bilgilendirme
Bu makalede yer alan açıklamalar, genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda olayların özellikleri, tarafların hukuki durumları, mevcut deliller ve yürürlükteki mevzuat farklılık gösterebileceğinden her somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey, Ankara’da aile hukuku kapsamında boşanma, velayet, nafaka, mal rejiminin tasfiyesi, ziynet alacağı, soybağının reddi ve babalık davaları gibi konularda avukatlık faaliyetini yürütmektedir.
Hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin görüşme ve iletişim için 0537 932 50 50 numaralı telefondan hukuk büromuza ulaşabilirsiniz.
İlgili Hukuki Bilgilendirme Yazıları
Bu makalenin konusuyla bağlantılı diğer hukuki bilgilendirme yazılarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:






