Velayet Davasında Pedagog ve Psikolog Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?

Uzman Görüşlerinin Velayet Kararına Etkisi

Velayet davalarında temel belirleyici unsur çocuğun üstün yararıdır. Velâyet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, uzman raporları değerlendirilirken velayet davalarında çocuğun üstün yararı ve delillerin değerlendirilmesi konuları da önem taşır.

Anayasa Mahkemesi de norm denetimi ve bireysel başvuru kararlarında (örneğin 06.06.2024 tarihli ve B. No: 2022/57145 sayılı ile 06.03.2024 tarihli ve B. No: 2021/28259 sayılı kararlarında) benzer ilkeleri teyit etmiştir. Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere; “derece mahkemelerinin çocukla ebeveyn arasındaki ilişkileri düzenleyen kararlarının gerekçeleri; psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı gibi konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmış yeterli açıklıktaki bilimsel görüş ve raporlar ile hâlen bulunduğu yerdeki yaşantısına ilişkin gerekli araştırma ve incelemeyle elde edilen somut, nesnel verilere dayanmalıdır” (B. No: 2022/57145) ve “somut, nesnel verilere dayandırılmalıdır” (B. No: 2021/28259). Dolayısıyla uzman görüşleri ve sosyal inceleme raporları velayetin tevdii aşamasında mahkemelerce esas alınan en kritik delil ve değerlendirme araçlarındandır.

Uzman Raporunun Hukuki Niteliği

4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5. maddesinin güncel metnine göre Aile mahkemeleri;

1. Davanın esasına girilmeden önce veya davanın görülmesi sırasında, mahkemece istenen konular hakkında taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerine ilişkin araştırma ve inceleme yapmak ve sonucunu bildirmek,

2. Mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde duruşmada hazır bulunmak, istenilen konularla ilgili çalışmalar yapmak ve görüş bildirmek,

3. Mahkemece verilecek diğer görevleri yapmak,

üzere tercihen; evli ve çocuk sahibi, otuz yaşını doldurmuş ve aile sorunları alanında lisansüstü eğitim yapmış olanlar arasından Adalet Bakanlığınca adliyelerde görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır. Bu görevlilerin bulunmaması, iş durumlarının müsait olmaması veya görevin bunlar tarafından yapılmasında hukukî veya fiilî herhangi bir engel bulunması ya da başka bir uzmanlık dalına ihtiyaç duyulması hallerinde, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar veya serbest meslek icra edenlerden yararlanılır. Bu uzmanlar, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenen hâkimin reddi sebeplerine göre reddolunabilir.”

Uzman raporları hâkimi doğrudan bağlayıcı kesin delil vasfında olmayıp, mahkemenin re’sen araştırma ilkesi çerçevesinde somut olgularla ve diğer tüm delillerle birlikte takdir edeceği bilimsel nitelikteki delil ve inceleme araçlarıdır.

Sosyal İnceleme Raporuyla İlişkisi

Yargıtay içtihatlarında sosyal inceleme raporunun amacı, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.03.2025 tarihli, E. 2024/6105, K. 2025/2834 sayılı kararında belirtildiği üzere “çocukların üstün yararları uyarınca araştırma ve inceleme yapılması” olarak tanımlanmıştır.

Uzmanlar (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı/sosyal hizmet uzmanı) tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumlarını yerinde veya adliye ortamında gözlemleyerek çocuğun fiziksel, zihinsel ve ruhsal gelişimine en uygun ortamı tespit etmekle yükümlüdür.

Eksik İnceleme ve Çelişkili Tespitler

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, tek taraflı görüşmeye dayalı, tarafların yaşam alanlarını kapsamayan veya kendi içinde ve dosyadaki diğer delillerle çelişen raporlara dayanılarak hüküm kurulması açık bir eksik inceleme ve bozma nedeni kabul edilmektedir:

Tek taraflı inceleme: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 25.02.2016 tarihli (E. 2016/832, K. 2016/3449) kararında, raporda “sadece davalı baba ve ailesi ile görüşülmüştür” tespiti yapılarak tek taraflı görüşmenin hükme esas alınamayacağı ifade edilmiştir. Benzer şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 18.03.2025 tarihli kararında (E. 2024/6105, K. 2025/2834), raporda “tek taraflı yapılan görüşme neticesinde velayet ve kişisel ilişki hususunda net bir kanaat bildirmenin mümkün olmayacağı” belirtilmesine rağmen karar verilmesini bozma sebebi saymıştır.

Çelişkili raporlar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 10.10.2024 tarihli (E. 2023/9217, K. 2024/7163) kararında, “birbiri ile çelişen sosyal inceleme raporlarına atıf yapılarak eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.” sonucuna varmış ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortak çocuğun velayet düzenlemesi yönünden bozmuştur.

Kendi içinde çelişki: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 07.12.2015 tarihli (E. 2015/16062, K. 2015/23448) kararında, incelenen raporun “hükme esas almaya elverişli olmadığı gibi kendi içinde de çelişki içermektedir” tespiti yapılmıştır.

Rapora İtiraz ve Yeni İnceleme Talebi

Uzman raporunun yetersiz, çelişkili veya eksik incelemeye dayalı olması hâlinde taraflarca rapora gerekçeli itiraz sunulmalı ve yeni bir heyet incelemesi talep edilmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında, eksik ve çelişkili incelemelerin giderilmesi adına kural olarak psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan üç kişilik uzman heyetinden yeni rapor aldırılması gerektiği istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır:

10.06.2024 tarihli kararda (E. 2023/6001, K. 2024/4470), “raporun görüş kısmının yeterli olmadığı” belirtilerek “pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacıdan oluşan üç kişilik heyetten sosyal inceleme raporu alınması” gerektiği belirtilmiştir.

19.12.2024 tarihli kararda (E. 2024/1751, K. 2024/10176), “Uzman raporu yetersizdir.” denilerek üçlü heyetten rapor alınması için karar bozulmuştur.

02.07.2024 tarihli kararda (E. 2023/7966, K. 2024/5218), raporların “hüküm vermeye elverişli olmadığı” tespitiyle “taraflarla ve çocuklarla görüşen 3 kişilik uzman heyetinden yeniden ayrıntılı sosyal inceleme raporu alınması” istenmiştir.

09.01.2024 tarihli Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararına ilişkin temyiz incelemesinde (E. 2023/3583, K. 2024/28), “yeniden heyet raporu aldırılarak diğer delillerle birlikte yeniden değerlendirme yapılarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken” denilerek karar bozulmuştur.

Mahkemenin Uzman Görüşünü Değerlendirmesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.04.2025 tarihli (E. 2024/994, K. 2025/3708) ve 06.10.2021 tarihli (E. 2021/5042, K. 2021/6914) kararlarında açıklandığı üzere: “Velâyet kamu düzenine ilişkin olup, resen araştırma ilkesi geçerlidir. Bu nedenle yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin dahi göz önünde tutulması gerekir.”

Hâkim, uzman raporunu diğer delillerle (tanık beyanları, ceza dava dosyaları, sağlık raporları vb.) birlikte serbestçe değerlendirir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli kararındaki (B. No: 2021/28259) karşıoy yazısında, “Uzman raporlarıyla dosyadaki diğer bir bilginin çelişmesi halinde olması gereken bu hususun da incelenmesi için ek rapor alınmasıdır.” tespitiyle dosyadaki deliller ile rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesinin zorunluluğuna dikkat çekilmiştir.

Avukatın Gözünden: Rapora Yalnızca Sonuç Beğenilmediği İçin Değil, Somut Eksiklikler Gösterilerek İtiraz Edilmesi

Velayet davalarında uzman raporlarına yapılacak itirazların mahkemece dikkate alınabilmesi için itiraz dilekçesinde soyut hoşnutsuzluklar yerine rapordaki nesnel ve usuli eksiklikler somutlaştırılmalıdır:

İnceleme Kapsamının Yetersizliği: Uzmanın ebeveynlerin barınma, ekonomik, sosyal ve psikolojik şartlarını yerinde inceleyip incelemediği denetlenmelidir.

Velayet Davasında Pedagog ve Psikolog Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?

Tarafların Eşit Dinlenmemesi: Raporda yalnızca bir taraf veya ailesiyle görüşülüp diğer tarafın ihmal edilip edilmediği tespit edilmelidir.

Maddi Vakıa ve Tedavi Bilgilerinin Göz Ardı Edilmesi: Çocukların psikolojik tedavisi, ilaç kullanımı veya taraf iddialarına konu sağlık/ceza kayıtları dosyaya yansıtılmadan rapor düzenlenmişse bu husus açıkça itiraz konusu yapılmalıdır.

Çelişkilerin Gösterilmesi: Rapordaki tespitler ile sonuç kanaati arasındaki veya dosyadaki birden çok uzman raporu arasındaki çelişkiler tek tek alıntılanarak ortaya konulmalıdır.

Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar

Kısa ve Yüzeysel Görüşmeler: Uzmanların tarafların ve çocukların fiilî yaşam koşullarını, ev ortamını ve ebeveynlik kapasitelerini yeterince derinlemesine araştırmadan kanaat bildirmesi.

Taraf İddialarının ve Delillerin Doğrulanmaması: Ceza soruşturmaları, şiddet iddiaları veya çocuğun sağlık durumu gibi kritik hususların uzman tarafından dosya evrakı ile karşılaştırılmaması (Yargıtay 2. HD, 15.04.2025, E. 2024/994, K. 2025/3708; Yargıtay 2. HD, 06.10.2021, E. 2021/5042, K. 2021/6914).

Zaman Aşımı ve Güncelliğini Yitiren İncelemeler: Konya Bölge Adliye Mahkemesi gönderme kararında aktarıldığı üzere (Yargıtay 2. HD, 15.05.2024, E. 2023/4176, K. 2024/3511), “çocuğun beyanının 04.04.2018 tarihinde alındığı, çocuğun beyanı alındıktan yaklaşık 15 ay sonra karar verildiği görülmekle velâyet konusunda taraf iddialarının daha sağlıklı değerlendirilebilmesi için” yeni heyet incelemesi ve gözlem gerekebilmektedir.

Çelişkili Raporlar: Farklı tarihlerde alınan sosyal inceleme raporlarının birbirine zıt sonuçlara ulaşması durumunda mahkemelerin bu çelişkiyi giderecek ek/heyet raporu almadan hüküm kurması (Yargıtay 2. HD, 25.12.2018, E. 2018/5267, K. 2018/15359; Yargıtay 2. HD, 22.02.2023, E. 2022/10206, K. 2023/683).

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Re’sen Araştırma ve Yargılama Aşamasındaki Gelişmeler: Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılama ve istinaf/temyiz aşamalarında ortaya çıkan yeni gelişmeler, iddialar ve deliller her aşamada mahkemenin dikkatine sunulabilir; mahkemece bu yeni duruma ilişkin yeniden uzman incelemesi yaptırılması gerekir.

Uzmanın Reddi: 4787 sayılı Kanun m. 5 uyarınca uzmanlar, HMK’da düzenlenen hâkimin reddi sebeplerine göre reddolunabilir.

Sık Sorulan Sorular

Pedagog raporu kesin delil midir?

Hayır. Uzman raporları kesin delil niteliğinde olmayıp takdiri delildir. Mahkemenin uzman görüşünü diğer delillerle birlikte değerlendirmesi gerekir.

Rapora itiraz edilebilir mi?

Evet. Raporda yer alan tespitlerin eksik olması, çelişki içermesi veya dosyadaki diğer nesnel delillerle uyuşmaması hâlinde taraflar itiraz edebilir.

Yeni rapor alınabilir mi?

Evet. Mevcut rapor tek taraflı görüşmeye dayanıyorsa, yetersizse ya da birden fazla rapor arasında çelişki bulunuyorsa; psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan 3 kişilik uzman heyetinden yeni bir sosyal inceleme raporu alınması Yargıtay içtihatlarınca zorunlu görülmektedir.

Çocuğun beyanı yanlış aktarıldıysa veya uzman raporuyla çelişiyorsa ne olur?

İdrak çağındaki çocuğun beyanı ile uzman raporu arasında çelişki olması hâlinde eksik incelemeyle karar verilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 16.04.2026 tarihli kararında (E. 2026/1871, K. 2026/4287), “Çocuğun beyanı ile sosyal inceleme raporu birbiriyle çelişmektedir.” tespiti yapılmış ve “üç kişilik uzman heyetinden yeniden sosyal inceleme raporu alınmalı, çocuğun görüşünün aksine velayetin diğer ebeveyne verilmesi gerektiğinin gerekçeleri uzmanlarca somut bir şekilde ortaya konulmalıdır.” denilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. Çocuğun beyanında yönlendirme veya kısaltma bulunduğu iddiaları da yeni heyet raporu ile denetlenmelidir (Yargıtay 2. HD, 06.10.2021, E. 2021/5042, K. 2021/6914).

Mahkeme rapora aykırı karar verebilir mi?

Evet. Velayet kamu düzenine ilişkin olup asıl olan çocuğun üstün yararıdır. Ancak Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına göre, mahkemenin uzman raporundan ayrılması veya çocuğun beyanının aksine karar vermesi durumunda bunun güçlü, somut ve nesnel gerekçelerle ortaya konulması gerekir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararlarında (06.10.2021, E. 2021/5042, K. 2021/6914 ve 09.10.2024, E. 2023/8545, K. 2024/7147), “Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür” denilmiştir.

Sonuç: Denetlenebilir ve Yeterli Uzman İncelemesinin Önemi

Velayet uyuşmazlıklarında uzman incelemelerinin bilimsel standartlara uygun, ebeveynlerin ve çocuğun fiilî durumunu yansıtan ve denetlenebilir nitelikte olması elzemdir. Anayasa Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli kararında (B. No: 2022/57145) vurguladığı üzere, “çocukların psikolojik durumları gözetilerek beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği ve velayete ilişkin verilecek kararın çocukların psikolojik tedavilerine dair etkilerinin tedavi evraklarıyla birlikte ilgili uzmanlardan alınacak raporlarla tam olarak ortaya konulduktan sonra bir sonuca ulaşılmasının çocuğun üstün yararı ilkesinin bir gereği olduğu” gözetilmeli; eksik, çelişkili veya tek taraflı uzman raporlarına dayanılarak karar verilmemelidir.

Ankara Aile Hukuku Avukatı – Hukuki Bilgilendirme

Bu makalede yer alan açıklamalar, genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda olayların özellikleri, tarafların hukuki durumları, mevcut deliller ve yürürlükteki mevzuat farklılık gösterebileceğinden her somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Av. Akın Özbey, Ankara’da aile hukuku kapsamında boşanma, velayet, nafaka, mal rejiminin tasfiyesi, ziynet alacağı, soybağının reddi ve babalık davaları gibi konularda avukatlık faaliyetini yürütmektedir.

Hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin görüşme ve iletişim için 0537 932 50 50 numaralı telefondan hukuk büromuza ulaşabilirsiniz.

İlgili Hukuki Bilgilendirme Yazıları

Bu makalenin konusuyla bağlantılı diğer hukuki bilgilendirme yazılarına aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:

Velayet Davaları · Ankara Aile Mahkemelerinin Uygulamaları

Benzer Yazılar

WhatsApp Telefonla Ara
WhatsApp

Av. Akın ÖZBEY sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin