Konkordato Başvurusu Nasıl Yapılır?

Bu makalemizde konkordato sürecine ilişkin bilgiler ile başvurunun nasıl yapılacağını ele alacağız.

Konkordatonun Tanımı, Amacı ve Hukuki Niteliği

Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da ödeyememe tehlikesi altında olan borçluların, borçlarını belirli koşullarda ödemek üzere alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan bir hukuki çözüm işlemi olarak özetlenebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.12.2023 tarihli, 2023/603 E. ve 2023/1216 K. sayılı kararında belirttiği üzere, bu kurum dürüst borçlunun adi borçlarının alacaklılar tarafından nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve mahkeme onayı ile borçlunun borcun bir kısmından kurtulmasını veya ödeme şeklinin değişmesini sağlayan bir nevi kollektif icra süreci olarak tanımlanmaktadır.

Kurumun temel amacı, elinde olmayan nedenlerle mali durumu bozulan dürüst borçluyu koruyarak işletmenin devamlılığını sağlamak, piyasadaki istikrarı ve istihdamı korumak olarak temellendirilebilir. Yine Hukuk Genel Kurulu’nun 14.06.2023 tarihli, 2023/375 E. ve 2023/620 K. sayılı ilamında vurguladığı üzere, konkordato süreci alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmayı hedefler. Bu yönüyle konkordato, sadece bir borç yapılandırması değil, aynı zamanda bir rehabilitasyon aracıdır.

2. Konkordato Başvuru Şartları ve Gerekli Belgeler

Konkordato talebinin mahkemece kabul edilebilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 286. maddesinde sayılan belgelerin eksiksiz olarak sunulması şarttır. Bu belgeler; konkordato ön projesi, borçlunun malvarlığı durumunu gösterir belgeler, bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, alacaklı listesi ve bağımsız denetim raporu olarak yer almaktadır. Üst derece mahkeme kararlarında da sıklıkla belirtildiği üzere bu belgelerin eksiksiz sunulmasının sürecin hukuki işleyişi açısından temel bir ön koşul olduğu belirtilmiştir.

Başvuru belgelerinin içeriği ve niteliği konusunda yargı kararları katı bir tutum sergilemektedir. Bu hususlardan bahsedecek olursak;

Makul Güvence Raporu: Her bir davacı için ayrı düzenlenmelidir.

Alacaklı Listesi: İmtiyaz durumlarını ve borç dökümlerini içermelidir.

Karşılaştırma Tabloları: İflas ile konkordato senaryolarını kıyaslayan veriler sunulmalıdır.

3. Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

Konkordato taleplerinde yetkili mahkemenin belirlenmesi, usul ekonomisi ve yargılamanın sıhhati açısından kritiktir. İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 22.01.2026 tarihli, 2026/61 E. ve 2026/63 K. sayılı kararında, İİK’nın 154. maddesi uyarınca iflas yoluyla takipte yetkili merciin borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeler olduğu ve bu kuralın konkordato talepleri için de kıyasen uygulandığı ifade edilmiştir. Mahkemeler, yetki hususunu bir dava şartı olarak her aşamada kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür.

4. Geçici Mühlet Kararı ve Mahkemenin İnceleme Yetkisi

İİK’nın 287. maddesi uyarınca mahkeme, 286. maddede belirtilen belgelerin eksiksiz sunulduğunu tespit ettiğinde “derhal” geçici mühlet kararı vermelidir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi’nin 11.02.2026 tarihli, 2025/1598 E. ve 2026/195 K. sayılı kararında, mahkemenin bu aşamadaki yetkisinin “şekli bir inceleme” ile sınırlı olduğu, belgelerin içeriğine dair erken bir denetim yapılarak talebin reddedilemeyeceği vurgulanmıştır.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 14.07.2025 tarihli, 2025/584 E. ve 2025/673 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgelerin içeriğinin doğruluğu geçici mühlet aşamasında inceleme konusu yapılamaz; eksiklik varsa borçluya tamamlatılması için kesin süre verilmelidir.

5. Konkordato Ön Projesinin Hazırlanması ve İçeriği

Ön proje, borçlunun mali durumunu nasıl düzelteceğini ve alacaklılara ödemeleri hangi vadede yapacağını gösteren somut bir rehber olmalıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 09.06.2022 tarihli, 2022/452 E. ve 2022/724 K. sayılı kararında, “inandırıcı ve gerçekçi olmayan, soyut çözüm önerileri ile kesin mühlete geçilemeyeceği” ifade edilmiştir. Projede sermaye artırımı veya kredi temini gibi kaynaklar somut verilerle desteklenmelidir. Ayrıca, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06.06.2024 tarihli, 2024/160 E. ve 2024/349 K. sayılı kararına göre, borçlunun ortağı olduğu şirketler lehine verdiği kefalet borçlarını da projeye dahil etmesi zorunludur; aksi durum projenin gerçek borç yükünü yansıtmaması nedeniyle ret sebebidir.

6. Gerçek Kişi ve Tüzel Kişi Başvurularındaki Farklılıklar

Yargı uygulamalarında, gerçek kişilerin şirket projelerine atıf yaparak yaptıkları başvurular “samimiyetsiz” bulunmaktadır. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09.09.2025 tarihli, 2025/723 E. ve 2025/691 K. sayılı kararında, gerçek kişilerin kendilerine özgü ayrı bir proje sunmamaları, malvarlığı bilgilerini ve alacaklı listelerini bildirmemeleri nedeniyle taleplerinin reddine karar verilmiştir. Benzer şekilde, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin 16.07.2024 tarihli, 2024/794 E. ve 2024/949 K. sayılı ilamında, şirket adına düzenlenen makul güvence raporunun gerçek kişi ortak için geçerli olamayacağı vurgulanmıştır.

7. Konkordatonun Tasdiki Şartları ve Yargısal Denetim

Konkordatonun tasdiki için İİK’nın 305. maddesindeki şartların kümülatif olarak gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar:

Teklif edilen meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması.

Alacaklıların gerekli çoğunlukla (nisap) projeyi kabul etmesi.

Teklifin, iflas halinde alacaklıların eline geçecek miktardan fazla olması.

Yargılama masraflarının depo edilmesi.

Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 11.12.2025 tarihli, 2025/2471 E. ve 2025/2033 K. sayılı kararında, tasdik şartlarının kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkemenin bilirkişi raporları ile komiser raporları arasındaki çelişkileri gidermeden karar veremeyeceği belirtilmiştir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 30.09.2021 tarihli, 2021/1392 E. ve 2021/1634 K. sayılı ilamında ise, komiser raporlarının borçlunun aktif ve pasif durumunu reel bir şekilde yansıtmasının tasdik kararı için esas olduğu ifade edilmiştir.

Konkordato Başvurusu Nasıl Yapılır?

8. Alacaklılar Arasında Eşitlik İlkesi ve Kötü Niyet Kavramı

Konkordato sürecinde alacaklılar arasında eşitlik ilkesi esastır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi’nin 24.03.2021 tarihli, 2021/368 E. ve 2021/471 K. sayılı kararında, borçlunun bazı alacaklılarla münferit protokoller yaparak onlara ayrıcalık tanımasının konkordatonun genel felsefesine aykırı olduğu ve süreci kötü niyetle sakatlayacağı vurgulanmıştır. Ancak, Hukuk Genel Kurulu’nun 11.10.2023 tarihli, 2023/591 E. ve 2023/940 K. sayılı kararında, adi alacaklıların faiz ve fer’ilerden feragat etmesinin (tenzilat konkordatosu), rehinli alacaklıların durumundan farklı değerlendirilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olmadığı kabul edilmiştir.

9. Konkordato Sürecinde İflas Kararı ve Savunma Hakkı

Konkordato talebinin reddi ile birlikte borçlunun iflasına karar verilmesi durumunda, borçlunun hukuki dinlenilme hakkı korunmalıdır. Hukuk Genel Kurulu’nun 18.05.2022 tarihli, 2022/387 E. ve 2022/695 K. sayılı kararında, İİK’nın 292/son maddesi uyarınca borçlu şirketin duruşmaya bizzat davet edilerek dinlenilmesinin emredici bir hüküm olduğu, sadece vekile yapılan tebligatla yetinilerek iflas kararı verilmesinin bozma nedeni olduğu hükme bağlanmıştır.

10. Kanun Yolları ve İtiraz Süreçleri

Konkordato tasdik kararına karşı istinaf yoluna başvurabilmek için belirli usuli şartlar mevcuttur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 22.06.2023 tarihli, 2023/1541 E. ve 2023/2485 K. sayılı kararına göre, tasdik duruşmasından önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen ve duruşmaya katılmayan alacaklılar, projeye ret oyu vermiş olsalar dahi istinaf kanun yoluna başvuramazlar. Ayrıca, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 14.04.2022 tarihli, 2022/860 E. ve 2022/906 K. sayılı ilamında, nihai kararlara karşı istinaf süresinin ilandan itibaren 10 gün olduğu hatırlatılmıştır.

11. Özel Durumlar: Takas-Mahsup ve Rehinli Alacaklar

Takas ve Mahsup: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 10.04.2025 tarihli, 2022/1564 E. ve 2025/587 K. sayılı kararına göre, mühletten önce devredilen ancak mühletten sonra doğan alacakların devri (İİK m. 294/6) hükümsüzdür. Bankaların mahsup işlemleri bu kapsamda titizlikle incelenmelidir.

Üçüncü Şahıs Rehni: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 14.07.2020 tarihli, 2018/426 E. ve 2020/447 K. sayılı kararında, 7101 sayılı Kanun değişikliği ile üçüncü şahıs malvarlığından verilen rehinlerin de konkordato projesi açısından rehinli alacak sayılması gerektiği ve adi alacaklılar nisabında dikkate alınmayacağı belirtilmiştir.

Usuli Kavramlar ve Dava Stratejisine Avutın Etkileri

Konkordato başvurusu, usul ekonomisi ve stratejik planlama gerektiren bir süreçtir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme: Borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. Ankara Ticaret Mahkemeleri gibi ihtisas mahkemelerinin uygulamaları, dosya içeriğindeki mali verilerin “bağımsız denetim raporu” ile desteklenmesi konusunda oldukça katıdır.

Belgelerin Eksiksizliği: İİK m. 286 uyarınca; ön proje, bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu ve alacaklı listesi sunulmalıdır. Tanrıver (2004), “gerekçeli dilekçe” ve “gelir tablosu”nun güncel olmamasının başvurunun reddi için yeterli bir sebep olduğunu belirtmektedir.

Geçici Mühlet Kararı: Mahkeme, belgelerin eksiksiz olduğunu tespit ettiğinde derhal 3 aylık (gerektiğinde +2 ay uzatılabilir) geçici mühlet kararı verir. Bu aşamada atanan geçici komiser, borçlunun faaliyetlerini denetler. Stratejik olarak, geçici mühlet süreci, alacaklılarla müzakere zemini oluşturmak için en kritik dönemdir.

Konkordatonun maddi hukuk açısından en önemli sonucu, alacaklıların takip yapma yetkisinin kısıtlanmasıdır.

Takip Yasağı: Mühlet içinde borçlu aleyhine hiçbir takip yapılamaz, başlamış takipler durur. Ancak, rehinli alacaklılar bakımından takip başlatılabilir fakat muhafaza tedbirleri alınamaz ve satış yapılamaz.

Faizlerin Durması: Tasdik edilen projede aksine hüküm yoksa, mühlet kararından itibaren adi alacaklara faiz işlemez. Bu durum, borçlunun mali yükünü hafifleten en önemli unsurdur.

Risk Alanı (Kötü Niyet): Borçlunun malvarlığını kaçırma amacı gütmesi veya alacaklıları yanıltıcı bilgi sunması durumunda, konkordato talebi reddedilir ve borçlu iflasa tabi ise doğrudan iflasına karar verilebilir. Aykut (2026) tarafından belirtildiği üzere, konkordato projesi dışında alacaklılara yapılan gizli vaatler ve imtiyazlar kesin olarak hükümsüzdür.

Bir işletme veya gerçek kişi konkordato başvurusu yaparken şu hususları gözetmelidir:

Ön Projenin Realitesi: Ankara Ticaret Mahkemeleri, “hayali” nakit girişlerine dayanan projeleri reddetme eğilimindedir. Projede yer alan sermaye artırımı taahhütleri veya varlık satışları somut delillerle (örneğin; satış vaadi sözleşmesi, banka teminat mektubu) desteklenmelidir (Penbe, 2022).

Finansal Analiz: Sadece bilanço sunmak yeterli değildir; borçlunun neden ödeme güçlüğüne düştüğü ve konkordato ile bu durumun nasıl düzeleceği “makul güvence” verecek şekilde analiz edilmelidir.

Komiser ile İşbirliği: Geçici komiserin raporu, kesin mühlet ve tasdik aşamaları için belirleyicidir. Borçlunun şeffaf davranmaması, mühletin kaldırılması riskini doğurur.

Sıkça Sorulan Sorular, İstisnalar

İşçi Alacakları: İşçi alacakları konkordato mühletinden etkilenmez; imtiyazlı alacaklar olarak takip konusu edilebilirler. Bu durum, nakit akışı sıkışık olan borçlular için ciddi bir risk alanıdır.

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ): Bağımsız denetim zorunluluğunun maliyeti, küçük ölçekli borçlular için konkordatoya erişimi zorlaştıran bir engel olarak literatürde tartışılmaktadır.

Yargısal Takdir Yetkisi: Mahkemenin “başarının mümkün olup olmadığı” konusundaki takdir yetkisinin sınırları, her somut olayda farklılık göstermekte ve bu durum hukuki öngörülebilirliği zayıflatabilmektedir.

Sonuç olarak; Konkordato, iflasın yıkıcı etkilerinden kaçınmak isteyen dürüst borçlular için hayati bir “nefes alma” alanıdır. Ancak bu süreç, sadece hukuki bir dilekçe ile değil, derinlemesine bir finansal mühendislik ve şeffaf bir yönetim anlayışı ile yürütülmelidir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, alacaklılar arasındaki eşitliğin bozulmasına ve dürüstlük kuralına aykırı davranışlara karşı sıfır tolerans göstermektedir. Ankara Ticaret Mahkemeleri ise özellikle ön projenin “gerçekleştirilebilirliği” noktasında teknik bilirkişi incelemelerine ve komiser raporlarına büyük önem vermektedir. Başarılı bir konkordato süreci için; eksiksiz belge sunumu, gerçekçi bir ödeme planı ve alacaklılarla kurulacak dürüst iletişim stratejik öncelik olmalıdır.

Ayrıca Bakınız

Benzer Yazılar

WhatsApp Telefonla Ara
WhatsApp

Av. Akın ÖZBEY sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin