Eş Yurt Dışındaysa Türkiye’de Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Eşlerden birinin veya her ikisinin yurt dışında ikamet etmesi, boşanma davalarına yabancılık unsuru kazandırmakta ve usul hukuku kurallarının titizlikle uygulanmasını gerektirmektedir. Yurt dışı bağlantılı davalarda; Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, tarafların vatandaşlık durumlarına göre uygulanacak hukuk, yurt dışı tebligat usulleri, tarafların hukuki dinlenilme hakları ile yurt dışındaki mahkemelerden alınan kararların Türkiye’deki hukuki statüsü temel uyuşmazlık alanlarını oluşturmaktadır.

Eş Yurt Dışındayken Türkiye’de Boşanma Davası Açılabilir mi?

Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi ve Tarafların Vatandaşlık/Yerleşim Durumları

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye’de boşanma davası açabilmesi kanunen mümkündür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 41. maddesinde Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davalardaki yetki kuralları düzenlenmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 07.12.2023 tarihli, E. 2023/2958, K. 2023/6102 sayılı kararında belirtildiği üzere: “Türkiye’de ikametgahı bulunmayan Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaların, ikamet ettikleri ülke mahkemesinde açılmadığı takdirde, Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkeme de, bulunmaması halinde ilgilinin sakin olduğu yerde, Türkiye’de sakin değilse, Türkiye’deki son ikametgahı mahkemesinde, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görüleceğini hükme bağlandığı”

Aynı kararda yetkili mahkemenin tespiti bakımından; “5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki Kanun’un (5718 sayılı Kanun) 41 inci maddesindeki ‘ilgilinin Türkiye’de sakin olduğu yer’ ifadesinden onun Türkiye’de oturmakta olduğu yerin anlaşılması gerektiği” ifade edilmiştir. Yetkisiz mahkemede açılan davalarda usulden ret kararı verilerek dosya yetkili mahkemeye gönderilmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.05.2023, E. 2022/11547, K. 2023/2144).

Eşin yurt dışına giderek dönmemesi ve evlilik yükümlülüklerini aksatması da boşanma sebebi teşkil edebilmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.10.2011 tarihli, E. 2010/15528, K. 2011/16368 sayılı kararında; “davalının sekiz yıl önce Amerika’ya gittiği, o tarihten beri ve halen dönmediği, bu suretle eşiyle birlikte yaşamaktan kaçındığı, eşini ve çocuklarını yalnız bıraktığı, evlilik birliğine ilişkin Türk Medeni Kanununun 185. maddesinde yer alan yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır” denilmiş ve böylesi bir durumda “Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır” değerlendirmesi yapılmıştır.

Yabancılık unsuru içeren boşanma davalarında uygulanacak maddi hukukun tespiti MÖHUK m. 14/1 uyarınca yapılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 03.10.2024 tarihli, E. 2023/9126, K. 2024/6791 sayılı kararında belirtildiği üzere: “Bu durumda davada uygulanacak hukuk, 5718 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit edilecektir (5718 s. MÖHUK m. 1). Bu Kanuna göre, boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri, eşlerin müşterek milli hukukuna tabidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta bulunmaları halinde müşterek mutat mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır (m. 14/1)”

Ayrıca MÖHUK m. 2/1 uyarınca hâkim, tarafların talebi olmasa dahi yetkili yabancı hukuku resen uygulamakla yükümlüdür (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 16.10.2019, E. 2019/4761, K. 2019/10295).

Yurt Dışındaki Eşe Tebligat Nasıl Yapılır?

Yurt dışında bulunan eşe tebligat yapılması, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun emredici kurallarına tabidir. Tebligat Kanunu’nun 25. maddesinde yabancı memlekette yapılacak tebliğ, 25/a maddesinde ise yabancı ülkedeki Türk vatandaşlarına yapılacak tebliğ düzenlenmiştir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 01.03.2021 tarihli, E. 2017/3684, K. 2021/1368 sayılı kararında tebligat usulü şu şekilde açıklanmıştır: “Yabancı memlekette tebliğ o memleketin salahiyetli makamı vasıtasiyle yapılır. Bunun için anlaşma veya o memleket kanunları müsait ise, o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu tebligat yapılmasını salahiyetli makamdan ister”

“Yabancı ülkede kendisine tebliğ yapılacak kimse Türk vatandaşı olduğu takdirde tebliğ o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir”

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 04.03.2020 tarihli, E. 2018/7988, K. 2020/2123 sayılı kararında da Tebligat Kanunu’nun 25, 25/a ve 26. maddelerindeki usullere işaret edilmiştir:

“Tebligat Kanunu’nun 25. maddesi hükmünde yabancı ülkelerde oturan kişilere, 25/a maddesi hükmünde yabancı ülkede oturan Türk Vatandaşlarına siyasi temsilcilik aracılığıyla, 26. maddesi hükmünde de yabancı ülke elçilik veya konsolosluklarının istemi üzerine Türkiye’de oturan Türk Vatandaşı veya yabancı uyruklu kişilere yapılacak tebligatın usulü açıklanmıştır”

Tebligatın bilinen en son adrese yapılması zorunludur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 10.03.2015 tarihli, E. 2014/18983, K. 2015/4212 sayılı kararında; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. md. 10/1)” vurgusu yapılarak, davalının yurt dışı adresi bilinmesine rağmen Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat çıkarılması geçersiz kabul edilmiştir:

“Buna göre davalının en son bildirilen yurtdışı adresine Tebligat Kanunun 25. maddesine uygun şekilde davalıya tebligat yapılması gerekirken Tebligat Kanunu 35. maddesine göre yapılan tebligat usulsüz olup sonuç doğurmaz”

Yurt dışında ikamet eden eşe, Türkiye’deki mernis adresine veya köy adresine Tebligat Kanunu m. 21 uyarınca tebligat yapılması usulsüzdür. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 18.03.2015 tarihli, E. 2014/27876, K. 2015/4868 sayılı kararında; “gerekçeli kararın davalı kadın eş Almanya’da yaşadığı halde, 12.07.2007 tarihinde davalı erkek eş vekili tarafından bildirilen ……. Köyü, …….adresinde Tebligat Kanunun 21. maddesi uyarınca davacı kadın eşe tebliğ edilip, 30.07.2007 tarihinde kesinleştirilmek suretiyle nüfus müdürlüğüne bildirildiği anlaşılmıştır.”

“Kulu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 17.04.2007 tarih ve 2006/1022 esas ve 2007/238 sayılı kararı davacı kadın eşe usulsüz olarak tebliğ edilmiş olması sebebiyle henüz kesinleşmemiştir” sonucuna varılmıştır.

Mahkemenin, yurt dışı adresini konsolosluk ve büyükelçilikler vasıtasıyla araştırması zorunludur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 11.03.2024 tarihli, E. 2023/3756, K. 2024/1648 sayılı kararında, mahkemenin davalının yurt dışı adresini; “gerek Konsolosluk gerekse Büyükelçilik kanalı ile araştırıp tespit etmesi gerekirken bu yönde araştırma yapmadan, dava dilekçesi ve sonrasındaki tebligatların kadının mernis adresine tebliğ etmek suretiyle kadının yokluğunda yargılamayı devam ederek yargılamayı sonlandırdığı” belirtilerek, usulüne uygun tebligat yapılmadan kurulan hükmün “hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğu” hükme bağlanmıştır.

Yurt Dışındaki Eş Duruşmaya Gelmek Zorunda mı?

Türk usul hukukunda (HMK m. 27/1) tarafların hukuki dinlenilme hakkı esastır: “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olayda hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler (HMK.md.27/1)” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 10.03.2015, E. 2014/18983, K. 2015/4212).

Davalı eşin duruşmaya bizzat katılması zorunlu olmayıp davayı bir vekil aracılığıyla takip edebilir. Ancak mahkemenin davetiye ve tebligatları usulüne uygun ulaştırması şarttır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 11.03.2024 tarihli (E. 2023/3756, K. 2024/1648) kararında: “Mahkemece davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin ve ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti taraflarca usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen delillerin toplanması ile bir sonuca ulaşılması gerekirken bu kurallara riayet edilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğu” ifade edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 18.04.2024 tarihli, E. 2023/9075, K. 2024/2608 sayılı kararında da benzer şekilde: “davalının ön inceleme duruşmasına davet edilmeden yokluğunda tahkikata geçilerek karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) amir hükümlerine riayet edilmeksizin karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesi ile davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir” denilmiştir. Dolayısıyla yurt dışındaki eş usulünce davet edilip savunma imkânı tanınmadan gıyabında tahkikat yürütülemez.

Yurt Dışındaki Eşle Anlaşmalı Boşanma Mümkün mü?

Yurt dışında yabancı mahkemeler nezdinde anlaşmalı boşanma kararı alınmışsa, bu kararın Türkiye’de tanınması sırasında savunma hakkının kısıtlandığı iddiası dinlenmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30.11.2023 tarihli, E. 2023/5726, K. 2023/5881 sayılı kararında: “özellikle yabancı mahkeme kararında tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmiş olması karşısında davalının savunma hakkının kısıtlandığı iddiasına itibar edilemeyeceği gerekçesi ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir” denilerek anlaşmalı boşanma iradesinin savunma hakkı ihlali iddialarını bertaraf ettiği ortaya konmuştur. (Not: Türkiye mahkemelerinde görülen doğrudan anlaşmalı boşanma davalarında tarafların bizzat dinlenmesi usulü veya yurt dışındaki gelir ve mal varlığının araştırılması hususlarına ilişkin sunulan yargı kararları çerçevesinde doğrudan bir veri bulunmamaktadır.)

Yurt Dışında Verilen Boşanma Kararı Türkiye’de Geçerli midir?

Tanıma, Tenfiz ve Nüfus Kaydı Boyutu

Yurt dışında yabancı bir mahkeme tarafından verilen boşanma ilamları kendiliğinden Türkiye’de hüküm doğurmaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 27.12.2012 tarihli, E. 2012/3455, K. 2012/13259 sayılı kararında belirtildiği üzere: “yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan kararların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır”

“gelen aile nüfus kaydına göre ortada tenfiz edilmiş bir karar bulunmadığı gibi taraflarca bu amaçla açılmış derdest dosya bulunduğu da iddia edilmemiştir. Türk Hukuku bakımından taraflar halen evlidir”

Yabancı ilamın yalnızca boşanmaya ilişkin kısmı için tanıma yeterlidir; icra kabiliyeti olan kısımları (nafaka, tazminat vb.) için tenfiz talep edilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 18.04.2024 tarihli, E. 2023/9075, K. 2024/2608 sayılı kararında: “Almanya Federal Cumhuriyeti Friedberg Aile Mahkemesinde … tarafından davalı … ye açılan boşanma davası sonucunda tarafların boşanmalarına dair verilen 24.05.2018 tarihli, 710 F 740/16S Esas sayılı kararın 17.7.2018 tarihinde kesinleştiği, boşanma kararın tanıması için yasal şartların oluştuğu buna mukabil karar içeriğinde Türkiye Cumhuriyetinde icra kabiliyeti bulunan bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından yabancı mahkeme boşanma kararının tanımasına karar verilmiştir” denilmiştir. Yabancı ilamın tanınması davasında mahkeme ilamı aşamaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.05.2023 tarihli, E. 2023/1001, K. 2023/2149 sayılı kararında: “yabancı mahkeme kararının tanınmasına ve tenfizine ilişkin karar vermekle yetinilmesi gerekirken ”tarafların nüfus kayıtlarının düzeltilmesine, müşterek çocukların velâyet hakkının anneye bırakılmasına, çocuklarla baba arasında görüş günü düzenlenmesine” yönünde hüküm kurulmasının açılan davayla bağdaşmadığı” açıkça vurgulanmıştır.

Türkiye’de derdest bir boşanma davası varken yabancı mahkeme kararının tanınması halinde, tanınan yabancı ilam kesin hüküm etkisi doğurur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 26.12.2023 tarihli, E. 2023/2112, K. 2023/6545 sayılı kararında: “Yabancı mahkemece verilen boşanma kararının tanınması halinde, ilamın kesin hüküm etkisi nedeniyle eldeki boşanma davası konusuz hale geleceğinden boşanma talebi hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığına dair karar isabetli olduğu” belirtilmiş; devam eden tanıma/tenfiz davasının kesinleşmesinin boşanma davasında bekletici mesele yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır:

“tarafların boşanmalarına dair yabancı ilamın tanınması ve tenfizi için Emirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/317 Esas sırasına kayden dava açıldığı, mahkemenin 2019/317 Esas 2020/183 Karar sayılı kararıyla tanıma ve tenfiz talebinin kabulüne karar verildiği, inceleme tarihi itibariyle kararın kesinleşmediği gerekçesi konu kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılıp sonucuna göre karar verilmesi için istinafa konu kararın kaldırılmasına dosyanın mahalline gönderilmesine karar verildiği”

Tanıma ve Tenfizde Zorunlu Belgeler ve Koşullar

Tanıma ve tenfiz davasının kabulü için MÖHUK hükümlerinde öngörülen şartlar yerine getirilmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.05.2023 tarihli, E. 2022/10138, K. 2023/2204 sayılı kararında gerekli evraklar şu şekilde gösterilmiştir: “tanınması ve tenfizi istenen yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eksiksiz olarak dosyaya celbi”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 19.03.2024 tarihli, E. 2023/7657, K. 2024/1916 sayılı kararında da: “yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış örneği ve onanmış tercümesi ile ilamın kesinleştiğini gösteren ve yabancı ülke makamlarınca usulen onanmış yazıyla birlikte onanmış tercümesini eklediği” – “yabancı mahkeme ilamında Türk kamu düzenine açıkça aykırı bir yönün bulunmadığı” – “yabancı mahkemedeki davanın davalısına savunma hakkının tanındığı, gerekli tebligatların tarafına yapıldığı” tespit edilmiş ve tanıma kararı yerinde görülmüştür.

Eş Yurt Dışındaysa Türkiye’de Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Çocuk Yurt Dışındaysa Velayet Nasıl Değerlendirilir?

Yabancı mahkeme ilamında velayet ve nafakaya hükmedilmişse ve bu hususlar istinaf edilmemişse tanıma ve tenfiz kapsamında kesinleşeceği ifade edilmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.05.2023, E. 2022/11547, K. 2023/2144).

Avukatın Gözünden Yurt Dışı Bağlantılı Boşanma Dosyaları

Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar

Tebligat Usulsüzlükleri ve Adres Tespiti: Yurt dışındaki eşin güncel adresi araştırılmadan Türkiye’deki MERNİS adresine veya eski yerleşim yerine tebligat yapılması ve davanın gıyapta bitirilmesi, kararların bozulmasına veya tanıma taleplerinin reddine yol açmaktadır.

Savunma Hakkının İhlali: Yabancı ülkede açılan davalarda diğer eşin Türkiye’deki adresi bilinmesine rağmen kasten yanlış veya uydurma adres bildirilerek gıyapta hüküm alınması kamu düzenine aykırılık teşkil etmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 25.06.2009 tarihli, E. 2009/8144, K. 2009/12603 sayılı kararında bu eylemin; “davalı kadının savunma hakkını kısıtlaması sonucunu doğurduğundan açıkça kamu düzenine aykırıdır” – “Medeni Kanunun 2. maddesindeki dürüstlük kuralları ile de bağdaşmaz” şeklinde sonuç doğurduğu ve tanımaya engel olduğu belirtilmiştir. Benzer şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.05.2023 tarihli (E. 2022/10551, K. 2023/2200) kararında, davalının Türkiye’deki adresi bilinmesine rağmen yurt dışında gıyabında karar verilmesi nedeniyle tanıma talebinin reddi onanmıştır.

Yabancı Yargılamadaki Tebligatın Denetimi: Yabancı mahkemedeki tebligatın geçerliliği Türk tebligat kurallarına göre değil, ilamın verildiği ülkenin usul hukukuna (Lex fori) göre denetlenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 15.06.2023 tarihli, E. 2023/873, K. 2023/3310 sayılı kararında:

“yabancı mahkemedeki usul hükümlerinin uygulanmasında usuli ve tebligat usulünde, o yer kanunlarının geçerli olduğu, diğer bir ifade ile yargılama usulü ve tebligatın hâkimin hukukuna (Lex fori) tabi olduğu”

“tanıma kararını veren hâkimin, kendisine karşı tanıma istenen kişinin kararı veren mahkemeye usulüne uygun olarak davet edilip edilmediğini tespit ederken, Türk Tebligat hukukunun kurallarına göre bir değerlendirme yapamayacağı” belirtilmiştir.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Yurt dışında yaşayan tarafa tebligat çıkarılırken Tebligat Kanunu m. 25 ve m. 25/a usullerine riayet edilmeli; elçilik ve konsolosluk aracılığı gözetilmelidir. Yurt dışı adresi tespit edilemiyorsa, mahkemece kolluk, konsolosluk ve resmî kurumlar üzerinden adres araştırması yaptırılması talep edilmelidir.

Tanıma ve tenfiz davalarında; yabancı ilamın aslı, kesinleşme şerhi, apostil şerhi ve konsolosluk onaylı Türkçe tercümelerinin eksiksiz dosyaya sunulması dava şartıdır. Türkiye’de süren boşanma davası varken yabancı ilamın kesinleşmesi halinde bekletici mesele usulü işletilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Eşim Almanya’da yaşıyor, Türkiye’de boşanabilir miyim?

Evet. Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan Türk vatandaşları MÖHUK m. 41 uyarınca Türkiye’de yetkili mahkemede boşanma davası açabilir. Ayrıca eşin uzun yıllar yurt dışında kalıp dönmemesi evlilik birliğinin temelinden sarsılması vakıası olarak kabul edilmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 20.10.2011, E. 2010/15528, K. 2011/16368).

Yurt dışındaki eş duruşmaya gelmeden boşanabilir miyiz?

Davalının duruşmaya bizzat gelme mecburiyeti bulunmamakta olup kendisini vekille temsil ettirebilir. Ancak taraf teşkili ve hukuki dinlenilme hakkı kapsamında, dava dilekçesi ile ön inceleme duruşma gününün yurt dışındaki eşe usulüne uygun tebliğ edilmesi kanuni bir zorunluluktur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 11.03.2024, E. 2023/3756, K. 2024/1648).

Yurt dışındaki eşe tebligat nasıl yapılır?

Tebligat Kanunu m. 25 uyarınca yabancı memleketin yetkili makamı vasıtasıyla; şayet muhatap Türk vatandaşı ise Tebligat Kanunu m. 25/a uyarınca Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla yapılır (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 01.03.2021, E. 2017/3684, K. 2021/1368).

Yurt dışında verilen boşanma kararı Türkiye’de geçerli midir?

Yurt dışında kesinleşen yabancı boşanma kararları, yetkili Türk mahkemesinde MÖHUK hükümlerine göre tanınmadığı veya tenfiz edilmediği sürece Türk hukuku bakımından hüküm ifade etmez ve taraflar nüfus kaydı nezdinde halen evli kabul edilir (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 27.12.2012, E. 2012/3455, K. 2012/13259).

Yurt dışında yaşayan eşten Türkiye’de nafaka istenebilir mi?

Dosya kapsamında yurt dışında yaşayan eşten Türkiye’de nafaka talebinin esasına ve tahsiline ilişkin doğrudan bir karar yer almamaktadır; ancak yabancı mahkeme ilamında yer alan nafakaya ilişkin hükümlerin Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz şartı aranmaktadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.05.2023, E. 2022/11547, K. 2023/2144).

Sonuç olarak; Yurt dışı bağlantılı boşanma davaları ile yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi süreçleri, Türk usul hukuku ve milletlerarası özel hukuk ilkelerinin kesiştiği teknik davalardır. Usulüne uygun tebligat yapılmaksızın gıyapta yürütülen tahkikat işlemleri, Anayasa ve HMK ile korunan hukuki dinlenilme hakkını açıkça ihlal etmekte ve kararların bozulmasına sebebiyet vermektedir.

Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği

Ankara Aile Mahkemeleri veya Bölge Adliye Mahkemesi dairelerinin bu konuya özel uygulamaları MÖHUK m. 41 hükmü uyarınca, Türkiye’de ikametgâhı ve sakin olunan yeri bulunmayan Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davalarında yetkili yerlerden biri olarak Ankara mahkemeleri kanunen işaret edilmektedir.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.

Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Benzer Yazılar

WhatsApp Telefonla Ara
WhatsApp

Av. Akın ÖZBEY sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin