1. Hukuki Ehliyet ve Ayırt Etme Gücünün Temel İlkeleri
Hukuki ehliyet, bir kişinin kendi iradesiyle hak kazanabilmesi ve borç altına girebilmesi için gerekli olan temel şarttır. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, ayırt etme gücüne sahip olmayan kişilerin gerçekleştirdiği işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağını açıkça belirtmektedir. Bu husus şu şekilde ifade edilmiştir: “Davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez”.
Ehliyetsizlik iddiası, kamu düzeni ile doğrudan ilgili olup mahkemelerce öncelikle incelenmesi gereken bir meseledir. Hukuki ehliyetsizliğin kamu düzeni ile ilgili olduğu, ehliyetsizliğin saptanması halinde öteki nedenlerin incelenmesi gereğinin ortadan kalkacağı gözetilerek ehliyetsizlik iddiasının öncelikle incelenmesi gerektiği uygulamada birçok kararda vurgulanmıştır. Ayrıca, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davaları herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir; bu iddialar her zaman ileri sürülebilir.
2. Ayırt Etme Gücü Eksikliğinin Hukuki Sonuçları ve İyiniyetin Etkisi
Türk Medeni Kanunu (TMK) çerçevesinde, ayırt etme gücü bulunmayan kişilerin yaptığı işlemler kural olarak geçersizdir. Bu geçersizlik hali, işlemin karşı tarafının iyiniyetli olması durumunda dahi ortadan kalkmamaktadır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2022/790-2022/3566-27.04.2022 sayılı kararında belirtildiği üzere: “Bilindiği üzere, Medeni Kanunu’nun 15. maddesinde de ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyi niyetli olması o işlemi geçerli kılmaz.”
Ancak, ehliyetsiz kişiden taşınmazı devralan üçüncü kişilerin durumu bakımından Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2025/3806-2025/5581-02.12.2025 sayılı kararında, “taşınmazı temlik alan […]’ın iyi niyetli olması durumunda ediniminin korunacağı kuşkusuzdur” tespiti yapılarak iyiniyetin korunması ilkesine de değinilmiştir. Eğer taşınmaz üçüncü kişilere devredilmişse ve iade mümkün değilse, tazminat sorumluluğu gündeme gelmektedir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2024/2925-2024/4935-16.09.2024).
3. İspat Usulü ve Adli Tıp Kurumu Raporlarının Belirleyici Rolü
Ehliyetsizlik iddiasının ispatı, hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektiren tıbbi bir süreçtir. Bu nedenle, mahkemelerin en yetkili sağlık kurullarından rapor alması zorunludur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2021/2293-2022/1106-14.02.2022 sayılı kararında bu durum şöyle açıklanmıştır: “temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir”.
İspat sürecinde toplanması gereken deliller ve izlenecek yöntemler şunlardır:
Tıbbi Belgeler: Davacıya veya mirasbırakana ait doktor raporları, reçeteler, hasta müşahede kağıtları ve film grafileri eksiksiz getirtilmelidir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2021/10319-2022/1427-23.02.2022).
Uzman Görüşü: Ayırt etme gücünün nispi bir kavram olması nedeniyle, “en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Dairesinden rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır.” (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2021/9120-2023/1180-01.03.2023).
Tanık Beyanları: Tanıklardan ehliyetsizlik iddiasına yönelik açıklayıcı ve doyurucu somut bilgiler alınmalıdır.
4. Dava Süreci ve Usul Kuralları
Yargılama sırasında davacının ehliyetsiz olduğunun anlaşılması halinde, davanın vasi huzuruyla görülmesi gerekmektedir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2023/6496-2024/7033-23.12.2024 sayılı kararında, “davacının ehliyetli olmadığının anlaşılması halinde davacıya vasi tayin ettirilerek ve davanın vasi huzuruyla görülerek tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi” gerektiği belirtilmiştir. Bu kapsamda, vesayet altındaki kişinin menfaati gereği bir taşınmazın satışı söz konusu olduğunda, 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026) ile değişik TMK m.444 uyarınca; “Taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hâllerde mümkündür. Satış, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur”.
Mirasçıların dava ehliyeti bakımından ise, mirasçı olmayan kişilere karşı açılan davalarda tereke adına talepte bulunulması gerekirken, mirasçıların birbirlerine karşı açtığı davalarda pay oranında iptal ve tescil istenebilmektedir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi-2020/981-2021/1201-03.03.2021).
5. Uygulamada Verilen En Önemli Kararlar
| Yargıtay 1. HD, 2023/529-2023/4250 | ATK raporu ile işlem tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığı saptanmıştır. | Davanın kabulü onanmıştır. |
| Yargıtay 1. HD, 2023/654-2024/1708 | 25.07.2017 tarihli resmi akit sırasında fiil ehliyetinin olmadığı ATK raporuyla sabittir. | Asıl ve birleştirilen davaların kabulü. |
| Yargıtay 1. HD, 2024/2925-2024/4935 | Şizofreni hastası davacının satış tarihinde ehliyetsiz olduğu belirlenmiştir. | Tapu iptal-tescil ve üçüncü kişiye satış nedeniyle tazminat. |
| Yargıtay 1. HD, 2022/7358-2024/48 | ATK raporuna göre kişinin satış tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu anlaşılmıştır. | Ehliyetsizlik iddiasının reddi. |
| Yargıtay 1. HD, 2024/3900-2025/3427 | “fiil ehliyeti olmayan davacıyla yapılan işlem hükümsüz olduğundan yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olduğu” belirtilmiştir. | Davanın kabulü. |
Doktrindeki Ana Yaklaşımlar ve Yargısal Uygulama
Doktrin ve Yargıtay uygulaması, ehliyetsizlik iddiasının incelenmesinde belirli bir metodoloji üzerinde uzlaşmıştır:
Kamu Düzeni ve Öncelik İlkesi: Ehliyetsizlik iddiası kamu düzenine ilişkindir. Bir davada ehliyetsizlik ile birlikte muris muvazaası, vekalet görevinin kötüye kullanılması veya aşırı yararlanma (gabin) iddiaları terditli veya mütelâhik olarak ileri sürülmüşse, mahkeme öncelikle ehliyetsizlik iddiasını incelemek zorundadır. Eğer kişi işlem tarihinde ehliyetsiz ise, işlem zaten ölü doğmuş sayılacağından muvazaa veya gabin gibi diğer hukuki nedenlerin incelenmesine gerek kalmaz.
Re’sen Araştırma İlkesi: Dava ehliyeti ve taraf ehliyeti usuli birer şart olmanın ötesinde, maddi hukuk bakımından işlemin geçerliliğini etkilediği için mahkemece kendiliğinden araştırılır. Hukuk sistemimizde, ispat yükü kuralları katı bir şekilde uygulanıp doğrudan reddetme yoluna gidilmez; mahkemenin şüpheyi gidermek için her türlü delili toplaması gerekir.

Tıbbi Verilerin Önceliği: Ehliyetsizliğin tespiti; yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya zayıflığı gibi biyolojik unsurların yanı sıra bilinç, idrak ve irade gibi psikolojik unsurları da içerir. Bu nedenle, sadece tanık beyanları ile yetinilmeyip, işlem tarihine yakın tıbbi kayıtlar, reçeteler, müşahede kağıtları ve film grafilerinin getirtilmesi zorunludur.
Yaklaşımlar Arasındaki Ayrışmalar ve Çatışmalar
İyiniyetin Korunması: Alman hukukunun aksine Türk hukukunda, tam ehliyetsizle işlem yapan karşı tarafın iyiniyeti korunmaz. Literatürde bu durum, “iş hayatının güvenliğinden ziyade ehliyetsizin korunmasının öncelenmesi” olarak gerekçelendirilir. 11.06.1941 tarihli ve 4/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı bu konudaki en güçlü dayanaktır.
Bilirkişi Raporunun Bağlayıcılığı: HMK m. 282 uyarınca bilirkişi raporu hakimi bağlamasa da, TMK m. 409/2 uyarınca akıl hastalığı ve zayıflığının bilirkişi raporu ile belirlenmesi zorunluluğu, bu raporları “maddi vakıanın tespiti” noktasında vazgeçilmez kılar. Literatürde, hakimin tıp biliminin verileriyle bağlı olduğu, ancak bu verileri hukuki sonuçlara (ayırt etme gücünün varlığına) tahvil ederken takdir yetkisini kullanacağı vurgulanmaktadır.
Uygulamadaki Usul ve Avukatın Dava Stratejisine Etkileri
Dava Arkadaşlığı: Murisin ehliyetsizliği iddiası tüm terekeyi ilgilendirdiğinden, mirasçıların bu davayı elbirliği mülkiyeti kuralları gereği hep birlikte açmaları veya terekeye temsilci atanması gerekir. Bir mirasçının sadece kendi payı oranında ehliyetsizlik nedeniyle iptal istemesi, davanın usulden reddine yol açabilir.
İş Birliği Yükümlülüğü: Davacının ehliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu’na sevki durumunda iş birliğinde bulunmaması veya sevkten vazgeçmesi, ispat yükünün yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddi sonucunu doğurabilir. Ancak mahkeme, bu durumda vesayet makamına ihbarda bulunarak kısıtlama kararı alınmasını bekletici sorun yapabilir.
Dava Türü: 6100 sayılı HMK m. 107’nin yürürlükten kaldırılması (7589 sayılı Kanun, RG 31.07.2026) ile birlikte, belirsiz alacak davası imkanı ortadan kalkmıştır. Ancak HMK m. 109/4 uyarınca, alacağın bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, tahkikatın sona ermesine kadar bir defaya mahsus artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinde kesilmiş sayılır. Bu, ehliyetsizlik nedeniyle açılan tazminat taleplerinde stratejik bir önem arz eder.
Maddi Hukuk Sonuçları ve Uygulamadaki Risk Alanları
Kesin Hükümsüzlük: Ehliyetsiz kişinin yaptığı taşınmaz devri, tescil anından itibaren yolsuzdur. Bu durumun tespiti için açılan dava, bir hak düşürücü süreye veya zamanaşımına tabi değildir; zira hükümsüzlük her zaman ileri sürülebilir.
Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması: Eğer devir bir vekil aracılığıyla yapılmışsa, öncelikle vekilin azledilip edilmediği veya vekalet verenin o esnada ehliyetli olup olmadığı incelenir. Vekilin ehliyetsiz birinden aldığı vekaletname ile yaptığı işlemler de geçersizdir.
İstisnalar: TMK m. 15’te belirtilen “kanunda gösterilen ayrık durumlar” (örneğin dürüstlük kuralı çerçevesinde ehliyetsiz kişinin yaptığı ödemelerin iadesinin istenememesi gibi durumlar) tapu iptal davalarında çok dar yorumlanır.
Somut Olaya Uygulanabilecek Çıkarımlar
Sağlık Kayıtlarının Toplanması: İşlem tarihindeki (tapudaki resmi senet tarihi) tüm hastane kayıtları, reçeteler ve varsa demans/alzheimer teşhisine ilişkin raporlar dosyaya kazandırılmalıdır.
ATK Raporu: Mahkemece, özellikle Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’ndan, kişinin işlem tarihindeki fiil ehliyetine dair rapor alınması talep edilmelidir.
Tapu Memurunun Sorumluluğu: Tapu Sicili Tüzüğü m. 19 uyarınca memurun şüphe halinde rapor isteme yükümlülüğü vardır. Bu yükümlülüğün ihmal edilmesi, devletin tapu sicilinin tutulmasından doğan sorumluluğunu (TMK m. 1007) gündeme getirebilir.
Açık Sorular, İstisnalar ve Belirsizlikler
Nispi Ehliyetin Sınırı: Kişinin gündelik işlerini yapabilecek düzeyde olup, karmaşık bir taşınmaz satış sözleşmesini kavrayamaması durumu (nispi ehliyetsizlik) ispatı en zor alanlardan biridir. ATK raporlarında bu ayrımın net yapılamaması yargılamayı uzatabilmektedir.
İyiniyetli Üçüncü Kişiler: Ehliyetsizden taşınmazı devralan kişinin, taşınmazı bir başkasına (üçüncü kişiye) devretmesi halinde, ikinci devralan kişinin iyiniyeti TMK m. 1023 uyarınca korunabilir. Ancak ilk el (ehliyetsizle doğrudan işlem yapan) hiçbir şekilde iyiniyet iddiasında bulunamaz.
Sonuç olarak; Ehliyetsizlik nedeniyle tapu iptali ve tescil davaları, ispatın tamamen teknik ve tıbbi verilere dayandığı, kamu düzenini ilgilendiren davalardır. Uygulamada, mahkemelerin tanık beyanlarından ziyade ATK raporlarına dayandığı görülmektedir. 2026 yılındaki güncel mevzuat değişiklikleri ışığında, duruşma aralıklarının 3 ayı geçemeyecek olması yargılamanın hızlanmasını hedeflese de, ATK rapor süreçlerinin bu sürelerle uyumu bir uygulama sorunu olarak kalmaya devam etmektedir. Davacı vekillerinin, HMK m. 109/4’teki yeni düzenlemeyi kullanarak tazminat taleplerini tahkikat sonuna kadar artırma imkanını saklı tutmaları, olası hak kayıplarını önlemek adına kritik önemdedir.
Ankara Tapu İptal Davası Avukat Desteği
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Tapu İptal Davası Makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
Tasarrufun İptali Davası Makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Mirastan Mal Kaçırma Makalemize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Mirasın Gerçek Reddi dava dilekçesi örneğine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz






