Boşanmış Anne veya Baba Çocuğu Diğer Ebeveyne Karşı Doldurursa Ne Olur?

Boşanma sürecinde veya sonrasında ebeveynler arasındaki çekişmelerin ortak çocuklara yansıtılması, aile hukuku uygulamasında en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan birini oluşturmaktadır. Velayet hakkını elinde bulunduran ya da kişisel ilişki tesis edilen ebeveynin, çocuğu diğer tarafa karşı olumsuz telkinlerle yönlendirmesi, hem çocuğun duygusal ve zihinsel gelişimini tehdit etmekte hem de velayet hukukunun temel prensiplerini zedelemektedir. Yargı kararlarında velayet ve kişisel ilişki tesisinde daima çocuğun üstün yararı ilkesi esas alınmakta; ebeveynlerin husumetlerinin, kişisel öfke ve çekişmelerinin çocuğun yüksek menfaatlerinin önüne geçmesine izin verilmemektedir.

Çocuğun Diğer Ebeveyne Karşı Yönlendirilmesi Ne Anlama Gelir?

Çocuğun diğer ebeveyne karşı yönlendirilmesi; ebeveynlerden birinin bilinçli veya bilinçaltı telkinlerle çocuğu diğer tarafa karşı kışkırtması, kötülemesi, iftiralar atması veya çocuğu taraf tutmaya zorlaması eylemlerini ifade eder. Anayasa Mahkemesi (B. No: 2018/26941, 22/11/2023) kararında bu olgu, “bir ebeveynin diğer ebeveyne karşı bilinçli veya farkına varmadan bilinçaltı telkinlerle iftira kampanyasına maruz bırakılması ve hedef alınması” şeklinde tarif edilmiştir.

Bu tür sistematik yönlendirmeler sonucunda çocukta ebeveyn yabancılaşması gelişebilmekte ve çocuk diğer ebeveynden duygusal olarak kopmaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2025/8016 E., 2025/11092 K., 11.12.2025), “çocuğun babası ile kişisel ilişkisinin kurulmamasının çocuğun ebeveyne yabancılaşma sürecini tetikleyebileceği, ebeveyne yabancılaşmanın da çocuğu duygusal, ruhsal ve manevi olmak üzere her düzeyde etkileyebileceği” tespitinde bulunarak, “kendisine yabancılaştırılan ebeveynin düşman gibi algılanmaya devam etmesinin ve kişisel ilişki kurulmamasının çocukta önemli bir eksikliğe yol açabilecek olduğu” sonucuna varmıştır.

Çocuğu Diğer Ebeveynden Soğutmak Velayet Hakkının Kötüye Kullanılması Sayılır mı?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 324 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca: “Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.” Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise, “Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.” hükmü yer almaktadır.

Velayet hakkına sahip tarafın, çocuğu diğer ebeveyne karşı doldurması, kötülemesi ve kişisel ilişkiyi zedelemesi, velayet görevinin ağır bir şekilde kötüye kullanılması ve kanuni yükümlülüklerin ihlali anlamına gelir. Nitekim Anayasa Mahkemesi (B. No: 2022/57577, 19.11.2024), babanın “küçüğün anneyle ilişkisini engelleyici tavır sergilediği, ayrıca küçüğü başvurucuya karşı yabancılaştırmaya çalıştığı ve başvurucuyu küçüğün nezdinde kötülediği, bu anlamda E.G.nin çocuğu istismar edici davranışlarda bulunduğu” yönündeki mahkeme tespitlerine dikkat çekmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de (2016/1902 E., 2016/3287 K., 24.02.2016) babanın “çocuklara anne hakkında olumsuz düşünceler telkin etmeye çalıştığı, anne ile çocukların görüşmelerinde zorluk çıkarttığı ve velayetle ilgili görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır” gerekçesiyle bu eylemlerin velayet hakkının ihlali olduğunu kabul etmiştir.

Çocuğun Görüşmek İstememesi Her Zaman Kendi İradesi midir?

Yargı mercileri, çocuğun diğer ebeveynle görüşmek istemediğine dair beyanlarının her zaman hür ve gerçek iradesini yansıtmadığını; özellikle boşanma çatışması yaşayan ebeveynlerin telkin ve manipülasyonlarının çocuk üzerinde sahte beyanlara yol açabileceğini kabul etmektedir.

Anayasa Mahkemesi (B. No: 2018/26941, 22/11/2023), “özellikle küçük yaş çocukların telkinlere açık olmaları, uzayan süreç, tekrarlayan öykü alınması gibi nedenlerle algıları bozulabilmekte, bir müddet sonra ‘yalancı hafıza’ oluşabilmekte, çocuklar olayın gerçekleşip yaşandığını düşünebilmektedir” tespitine yer vermiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/5018 E., 2023/3592 K., 04.07.2023) kararında, “annenin çocuğu baba ve babaanneye yönelik olarak olumsuz şekilde yönlendirmelerde bulunduğu, annenin çocuğa karşı manipülatif davranışları karşısında yargılama aşamasında alınan diğer sosyal inceleme raporları ile anne yanında yaşamak istediğine yönelik beyanlarına üstün yararı gözetilerek itibar edilemeyeceği” belirtilmiştir.

Benzer şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/1666 E., 2023/1420 K., 29.03.2023), “sosyal inceleme raporuna göre küçüğün beyanlarında annesinin etkisi altında kaldığının ve öğretilmiş ifadeleri tekrarlama şeklindeki beyanlarının bulunduğu” ve “küçüğün babasına ilişkin ifadelerinin yaşına ve gelişimine uygun olmadığı, ifadelerinde tutarsızlık bulunduğu ve annesinin etkisinde kaldığının anlaşıldığı” gerekçesiyle, çocuğun salt görüşmek istememe beyanına dayanılarak kişisel ilişkinin kaldırılamayacağını ifade etmiştir. Yine Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2024/4415 E., 2024/5656 K., 11.09.2024) kararında çocuğun duruşmada babası ile görüşmek istemediğini bildirmesine rağmen, bu durumun kişisel ilişkinin kaldırılması için tek başına yeterli bir gerekçe teşkil etmediği sonucuna varılmıştır.

Ancak çocuğun görüşmek istememe gerekçesi ebeveyn telkininden değil de somut bir travmadan veya korkudan kaynaklanıyorsa bu irade dikkate alınır. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2024/4822 E., 2024/5337 K., 04.07.2024), “alınan sosyal inceleme raporunda çocuğun baba ile görüşmek istemediğinin belirtildiği, çocuğun uzman huzurunda da babasının kendisinin kaçırdığını, babasından korktuğunu, babası ile görüşmek istemediğini ifade ettiği” ve “çocuğun mahkeme huzurunda dinlenirken yaşadıklarını anlatırken dahi korku içinde olduğu, yaşanılan travmanın çocuk açısından derin izlere neden olduğu ve tekrarlamasının onarılması güç zararlara neden olacağı” olayda kişisel ilişkinin kaldırılmasını onamıştır.

Ebeveyn Yabancılaştırması Nasıl İspat Edilebilir?

Ebeveyn yabancılaştırmasının ve yönlendirmelerin ispatında mahkemeler somut verilere, uzman raporlarına ve taraf davranışlarına başvurmaktadır:

Uzman İncelemesi ve Heyet Raporları: Anayasa Mahkemesi (B. No: 2022/57145, 06.06.2024), kararların “psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı gibi konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmış yeterli açıklıktaki bilimsel görüş ve raporlar ile hâlen bulunduğu yerdeki yaşantısına ilişkin gerekli araştırma ve incelemeyle elde edilen somut, nesnel verilere dayanmalıdır” kuralını vurgulamıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2013/4930 E., 2013/30457 K., 23.12.2013), yalnızca bir taraftan elde edilen verilere dayanan raporları yetersiz görerek, “Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalığı uzmanı veya çocuk psikiyatristi, psikolog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan oluşan üç kişilik bilirkişi kurulundan çocuk, anne ve baba ile yüzyüze görüşülmek suretiyle; kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru ve ruhsal durumunun ciddi olarak tehlikeye girip girmediği veya bu ilişkinin sürdürülmesinin böyle bir risk taşıyıp taşımadığı konusunda ayrıntılı rapor alınmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmelidir” esasını getirmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/3583 E., 2024/28 K., 09.01.2024) de uzmanlarca tarafların sosyal ve psikolojik durumlarının araştırılmasını aramıştır.

Sosyal İnceleme Raporları (SİR): Sosyal inceleme uzmanları çocuğun dilini, beden hareketlerini ve mimiklerini inceler. Anayasa Mahkemesi (B. No: 2018/26941, 22/11/2023) kararında belirtildiği üzere, çocuğun mahkemede yetişkin diliyle konuşması, sürekli bir şeyleri hatırlama çabası sergilemesi ve ezberlenmiş beyanlarda bulunması yönlendirmenin delili kabul edilmektedir.

Mesajlaşmalar, Ses Kayıtları ve Taraf İtirafları: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/4360 E., 2023/3070 K., 07.06.2023) kararında, bilirkişi marifetiyle çözümlenen ses kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2022/11086 E., 2024/3226 K., 07.05.2024) kararında ise çocukların uzmanlara veya mahkemeye “babasının kendilerini sıkıştırdığını ve ‘beni seçeceksiniz’ dediğini” veya “annesinin önceki görüşmede ‘beni seçin’ diye sıkıştırdığını” söylemeleri yönlendirmenin somut göstergesi sayılmıştır.

Asılsız Şikayetler ve İftiralar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/2559 E., 2023/1814 K., 13.04.2023), annenin babayı asılsız yere çocuğa fiziksel şiddet uyguladığı iddiasıyla şikayet etmesini, babaya zarar verme ve kişisel ilişkiyi engelleme kastı taşıyan bir manipülasyon olarak nitelemiştir.

Çocuğu Diğer Ebeveyne Karşı Doldurmak Velayetin Değiştirilmesine Neden Olabilir mi?

Velayeti elinde bulunduran ebeveynin çocuğu diğer tarafa karşı doldurması, yabancılaştırması ve kişisel ilişkiyi engellemesi Yargıtay içtihatlarında velayetin değiştirilmesi sebebi olarak kabul edilmektedir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2015/16216 E., 2015/17230 K., 05.10.2015), “Kişisel ilişkinin zedelenmesi velayetin değiştirilmesi nedenidir.” ilkesini vurgulamış ve “davalının çocuk ile davacı arasındaki kişisel ilişkiye engel olmak sureti ile çocuk ile anne arasındaki iletişimi kopardığı her iki bilirkişi raporunda da belirtilmiştir” tespitiyle velayetin değiştirilmesine işaret etmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2014/6931 E., 2014/16774 K., 08.09.2014), “Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür (TMK.md.324/1)” kuralını hatırlatarak, “Velayet hakkına sahip olan annenin, babanın çocuk ile kişisel ilişkisini haklı bir sebep olmaksızın engellediği, bu suretle yasal yükümlülüğüne aykırı davrandığı… Gerçekleşen bu durum karşısında velayetin anneden alınıp babaya verilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile karşı davanın reddi doğru bulunmamıştır” kararını vermiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2016/1902 E., 2016/3287 K., 24.02.2016), babanın “çocuklara anne hakkında olumsuz düşünceler telkin etmeye çalıştığı, anne ile çocukların görüşmelerinde zorluk çıkarttığı ve velayetle ilgili görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır” tespitinde bulunarak, “Annenin velayet görevini gereğince yapamayacağına ilişkin bir delil ve olgu ise belirlenememiştir. Bu halde Türk Medeni Kanununun 183. ve 349. maddelerine göre velayetin değiştirilmesi koşulları oluşmaktadır” hükmünü kurmuştur.

Bununla birlikte, velayetin değiştirilmesi için iddiaların soyut kalmaması, ispatlanması ve çocuk yönünden mevcut veya yakın bir tehlikenin varlığı aranır. İspatlanamayan durumlarda velayetin değiştirilmesi talebi reddedilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2016/16806 E., 2016/15676 K., 07.12.2016; 2016/24916 E., 2018/11252 K., 17.10.2018; 2023/4360 E., 2023/3070 K., 07.06.2023).

Kişisel İlişkinin Engellenmesi Durumunda Ne Yapılabilir?

Kişisel ilişkinin engellenmesi veya zedelenmesi halinde başvurulabilecek hukuki çareler şunlardır:

Velayetin Değiştirilmesi Davası: TMK m. 324/3 gereğince, velayet kendisine bırakılan taraf kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse velayet değiştirilebilir.

Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi: Mevcut kişisel ilişki düzeninin çatışmalar nedeniyle yetersiz kalması durumunda mahkeme yeni bir düzenleme yapabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/6170 E., 2023/4062 K., 19.09.2023), “mevcut kişisel ilişki düzenlemesinin bu şekilde yetersiz kaldığı ve değiştirilmesinin çocukların üstün yararına olacağı” gerekçesiyle düzenlemenin yenilenmesine karar vermiştir.

Koruyucu ve Destekleyici Danışmanlık Tedbiri: Mahkemeler tarafların ebeveynlik bilincini artırmak amacıyla tedbir kararı alabilir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu kişilere çocuk yetiştirme konusunda yol göstermeye yöneliktir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2024/4242 E., 2024/7322 K., 14.10.2024), “ebeveynler ve çocuğu kapsayacak şekilde haklarında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince danışmanlık tedbiri uygulanarak sağlıklı ebeveynlik tutumları, boşanma sonrasında yaşanan çatışmalardan kaynaklı oluşan duygu ve düşüncelerin çocuğa bilinçli ve bilinçsiz şekilde yansıtılmasının çocuk üzerinde bıraktığı olumsuz etki hakkında ebeveynlerin bilinçlendirilmesinin ve farkındalık düzeylerinin artırılmasının, baba ve çocuk arasındaki iletişim sorununun çözümüne katkı sağlayabileceği” değerlendirmesinde bulunmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/5018 E., 2023/3592 K., 04.07.2023) kararında da anne hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasına hükmedilmiştir.

Yargıtay Uygulamasında Çocuğun Diğer Ebeveynden Uzaklaştırılması

Yargıtay 2. Hukk Dairesi’nin kararlarında istikrarlı olarak vurgulanan ilkeler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Yargıtay 2. HD, 23.06.2021, 2021/3967 E., 2021/5195 K.

Babanın çocuklar üzerinde baskı kurması ve anneye öfke duyması; “her iki çocuğun da ebeveynleri tarafından yönlendirilmiş olabileceklerini” içeren uzman tespiti.

“Velayet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun ‘Üstün yararıdır'” ve “kişisel öfke ve intikam duygularının kesinlikle çocukların üstün menfaatlerine tercih edilemeyecekleri” vurgulanmıştır.

Yargıtay 2. HD, 08.09.2014, 2014/6931 E., 2014/16774 K.

Annenin, babanın çocukla kişisel ilişkisini haklı bir sebep olmaksızın engellemesi.

TMK m. 324/1 yükümlülüğünün ihlali sayılarak velayetin anneden alınıp babaya verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

Yargıtay 2. HD, 05.10.2015, 2015/16216 E., 2015/17230 K.

Velayet sahibi ebeveynin çocuk ile diğer taraf arasındaki iletişimi koparması.

“Kişisel ilişkinin zedelenmesi velayetin değiştirilmesi nedenidir.” ilkesi gereğince velayetin değiştirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 2. HD, 24.02.2016, 2016/1902 E., 2016/3287 K.

Babanın çocuklara anne hakkında olumsuz telkinde bulunması ve görüşmede zorluk çıkarması.

TMK m. 183 ve 349 uyarınca velayetin değiştirilmesi koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir.

Yargıtay 2. HD, 04.07.2023, 2023/5018 E., 2023/3592 K.

Boşanmış Anne veya Baba Çocuğu Diğer Ebeveyne Karşı Doldurursa Ne Olur?

Annenin çocuğu manipüle etmesi, teslim yükümlülüğüne uymaması ve olumsuz yönlendirmesi.

Çocuğun anne yanında kalma yönündeki yönlendirilmiş beyanına itibar edilmemiş, anne hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmıştır.

Yargıtay 2. HD, 11.12.2025, 2025/8016 E., 2025/11092 K.

Çocuğun babası ile görüştürülmemesi ve ebeveyn yabancılaşması tehdidi.

Yabancılaşmanın çocukta onarılmaz eksiklikler yaratacağı ve “çocuğun baba ile görüşmesinin engellenmesinin ileri dönemlerde farklı psikolojik problemlere yol açacağı” belirtilmiştir.

Yargıtay 2. HD, 14.10.2024, 2024/4242 E., 2024/7322 K.

Çocuğun çekinik yapısı ve ebeveyn çatışması nedeniyle babaya olumsuz yaklaşması.

Kişisel ilişkinin tümden kaldırılması reddedilmiş, saatli/yatısız ilişki kurulmuş ve danışmanlık tedbirine hükmedilmiştir.

Avukatın Gözünden Ebeveynler Arasındaki Çatışmanın Çocuğa Yansıtılması

Boşanma davası neticesinde eşler arasındaki evlilik birliği sona erer; ancak tarafların ortak çocukları üzerindeki anne ve babalık rolleri ve sorumlulukları ömür boyu devam eder. Yargı kararlarının açıkça ortaya koyduğu üzere, eşlerin birbirlerine duydukları husumet, öfke ve intikam duygularını çocuğa yansıtmaları hukuken korunmaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2022/11086 E., 2024/3226 K., 07.05.2024), “ortak çocukların yaşları gereği olaylara ilişkin farkındalıklarının çok olmadığı ancak süreçten ayrı tutulmadıkları için etkilendikleri, sakin yapıda çocuklar oldukları ancak her iki ebeveynleri arasında arada kalmışlık hissi yaşadıkları” tespitinde bulunarak, “çocukların tarafların birbirine duydukları öfkeden uzak tutulması” gerektiğini hükme bağlamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2023/6170 E., 2023/4062 K., 19.09.2023) ise “müşterek çocukların ebeveynleri arasındaki olumsuz yaşantılara tanıklık etmeleri, boşanma süreci ve sonrasındaki olumsuzluklara şahit olmaları ortak çocukları taraf tutma eğilimine yöneltebileceği” uyarısını yapmıştır. Çocuğun bir silah veya çekişme aracı haline getirilmesi, velayetin kaybedilmesine ve ebeveyn hakkında adli/idari tedbirlere hükmedilmesine neden olabilmektedir.

Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar

Manipülasyon ve Ezberletilmiş İfadeler: Çocuğun velayet sahibi ebeveynin telkiniyle mahkemede veya uzman görüşmesinde yaşına ve gelişimine uymayan yetişkin ifadeleriyle konuşması (Yargıtay 2. HD, 2023/1666 E., 2023/1420 K., 29.03.2023).

Asılsız Şiddet ve İstismar İddiaları: Diğer ebeveynin çocukla bağını koparmak ve kişisel ilişkiyi engellemek amacıyla haksız suç duyurularında bulunulması (Yargıtay 2. HD, 2023/2559 E., 2023/1814 K., 13.04.2023).

Teslimden Kaçınma ve Zorluk Çıkarma: Görüş günlerinde çocuğu hasta gösterme, evde bulunmama veya teslimi engelleme eylemleri (Yargıtay 2. HD, 2016/1902 E., 2016/3287 K., 24.02.2016; 2023/5018 E., 2023/3592 K., 04.07.2023).

Eksik ve Yetersiz İncelemeyle Hüküm Kurulması: İlk derece mahkemelerinin yalnızca tek taraflı beyanlara veya yüzeysel raporlara dayanarak kişisel ilişkiyi kaldırması ya da velayeti belirlemesi (Yargıtay 2. HD, 2013/4930 E., 2013/30457 K., 23.12.2013; 2023/3583 E., 2024/28 K., 09.01.2024).

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Çocuğun Üstün Yararının Esas Alınması: 4721 sayılı Kanun’un 339 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca ana ve baba çocuğun bakım ve eğitiminde menfaatini gözetmek zorundadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2020/2421 E., 2020/3407 K., 29.06.2020), velayet düzenlemesinde temel ilkenin çocuğun üstün yararı olduğunu ve bu kapsamda “onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir” kuralını hatırlatmaktadır.

Yeterli İdrak Çağındaki Çocuğun Dinlenmesi ve Denetlenmesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2016/24916 E., 2018/11252 K., 17.10.2018), uluslararası sözleşmeler uyarınca idrak çağındaki çocuğun bizzat dinlenmesi gerektiğini, ancak çocuğun beyanlarının yönlendirme eseri olup olmadığının uzmanlarca araştırılmasının zorunlu olduğunu belirtmektedir.

Kamu Düzeni Niteliği: Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme sonradan ortaya çıkan vakıaları ve sunulan yeni delilleri resen dikkate almak zorundadır (Yargıtay 2. HD, 2020/2421 E., 2020/3407 K., 29.06.2020).

Kapsamlı Heyet İncelemesi: Tek taraflı iddialarla yetinilmemeli; psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyet raporu aldırılmalıdır (Yargıtay 2. HD, 2013/4930 E., 2013/30457 K., 23.12.2013).

Sık Sorulan Sorular

Eski eşim çocuğumu bana karşı dolduruyor, ne yapabilirim?

Çocuğun diğer ebeveyne karşı doldurulması TMK m. 324/1 hükmüne aykırılık teşkil eder. Bu durumda ebeveynin uyarılması, taraflar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca danışmanlık tedbiri uygulanması talep edilebilir (Yargıtay 2. HD, 2024/4242 E., 2024/7322 K., 14.10.2024). Eylemler süreklilik arz ediyor ve kişisel ilişkiyi engelliyorsa velayetin değiştirilmesi davası açılabilir (Yargıtay 2. HD, 2016/1902 E., 2016/3287 K., 24.02.2016).

Çocuğum benimle görüşmek istemiyorsa mahkeme ne yapar?

Mahkeme, çocuğun görüşmek istememe nedenini araştırır. Çocuğun bu tutumunun velayet sahibi ebeveynin yönlendirmesinden veya ortam etkisinden kaynaklandığı tespit edilirse, çocuğun salt bu beyanına itibar edilerek kişisel ilişki kaldırılamaz (Yargıtay 2. HD, 2023/1666 E., 2023/1420 K., 29.03.2023; 2024/4415 E., 2024/5656 K., 11.09.2024). Mahkeme gerekirse kişisel ilişkiyi yeniden düzenler veya danışmanlık tedbiri uygular (Yargıtay 2. HD, 2024/4242 E., 2024/7322 K., 14.10.2024).

Ebeveyn yabancılaştırması velayetin değiştirilmesine neden olur mu?

Evet. Velayet hakkı sahibinin çocuğu diğer tarafa karşı yabancılaştırması ve kişisel ilişkiyi zedelemesi açıkça velayetin değiştirilmesi sebebidir (Yargıtay 2. HD, 2015/16216 E., 2015/17230 K., 05.10.2015; 2014/6931 E., 2014/16774 K., 08.09.2014).

Çocuğun yönlendirildiği nasıl ispat edilir?

Sosyal inceleme raporları, psikolog ve pedagog görüşmeleri, çocuğun ifadelerindeki çelişkiler, yaşından büyük yetişkin cümleleri kurması, taraflar arasındaki yazışmalar, ses kayıtları ve haksız yere yapılan iftira niteliğindeki şikayetler ile ispat edilir (AYM, B. No: 2018/26941, 22/11/2023; Yargıtay 2. HD, 2023/2559 E., 2023/1814 K., 13.04.2023; 2023/4360 E., 2023/3070 K., 07.06.2023).

Sosyal inceleme raporu bu konuda etkili midir?

Evet, sosyal inceleme raporları ve bilirkişi heyeti incelemeleri mahkemenin kararında en temel dayanaklardan biridir. Ancak raporların her iki ebeveyn ve çocukla yüz yüze görüşülerek, objektif ve yeterli derinlikte hazırlanması şarttır (Yargıtay 2. HD, 2013/4930 E., 2013/30457 K., 23.12.2013; AYM, B. No: 2022/57145, 06.06.2024).

Sonuç olarak; Boşanmış ebeveynlerden birinin çocuğu diğerine karşı olumsuz şekilde doldurması, telkinde bulunması ve kişisel ilişkiyi engellemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 324 üncü maddesinde düzenlenen yasal yükümlülüklerin ihlalidir. Yargı kararları, kişisel öfke ve husumetin çocuğun üstün yararına feda edilemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır. Yönlendirilmiş çocuk beyanlarına itibar edilmemekte; bu eylemler velayetin değiştirilmesi davasına veya danışmanlık tedbiri uygulanmasına temel teşkil etmektedir.

Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği

Velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıkları kamu düzenini ilgilendiren, teknik uzmanlık ve derin hukuki inceleme gerektiren davalardır. Somut dosyalarda çocuğun üstün yararının korunması, ebeveyn yabancılaştırmasının uzman incelemeleri ve hukuki delillerle ortaya konulması, velayetin değiştirilmesi veya kişisel ilişkinin tesisi taleplerinde sürecin Ankara aile hukuku avukatı desteği ile profesyonelce yürütülmesi hak kayıplarını engellemek adına önem taşımaktadır.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.

Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Benzer Yazılar

WhatsApp Telefonla Ara
WhatsApp

Av. Akın ÖZBEY sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin