Boşanmada Miras Kalan Ev, Arsa ve Para Paylaşılır mı?

Eşler arasındaki mal rejiminin boşanma sebebiyle tasfiyesi sürecinde en çok ihtilaf doğuran alanlardan biri, miras yoluyla intikal eden malvarlığı değerlerinin hukuki akıbetidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca eşlerin evlilik süresince elde ettiği kazanımlar kural olarak edinilmiş mal grubuna dahil edilmekle birlikte, karşılıksız kazanma ve miras yoluyla elde edilen değerler için kanun koyucu özel bir koruma alanı öngörmüştür. Mal rejiminin tasfiyesinde mülkiyetin doğrudan devri istenememekte; nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 31.10.2023 tarihli, E. 2022/7202, K. 2023/4994 sayılı kararında belirtildiği üzere “kural olarak eşlerden birine ait malvarlığında diğer tarafın mülkiyet veya başka ayni hak talebi söz konusu olamayacağı, mal rejiminin tasfiye isteğinde bulunan eşe tanınan hakkın ayni olmayıp şahsi alacak hakkı olduğu” kabul edilmektedir. Aynı ilkeye Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 06.12.2023 tarihli, E. 2023/6797, K. 2023/5956 sayılı ilamında da “edinilmiş mallara katılma rejiminde ayni değil parasal hak talebi söz konusu olduğunu” tespitiyle dikkat çekilmiştir. Dolayısıyla dava konusu taşınmaz, arsa veya nakit paralar ayni olarak paylaşılamaz; ancak kanuni şartlar oluştuğunda parasal tasfiye alacaklarına konu edilebilir.

Miras Yoluyla Gelen Mallar Boşanmada Paylaşılır mı?

4721 sayılı Kanun’un 220. maddesi kanun gereğince kişisel malları açıkça düzenlemiştir:

“Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:

1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,

2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,

3. Manevî tazminat alacakları,

4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 24.10.2024 tarihli, E. 2023/9429, K. 2024/7887 sayılı kararında kanunun bu hükmüne doğrudan atıfla: “4721 sayılı Kanun’un 220 nci maddesinde de kişisel mallar sayılmış olup düzenlemeye göre, eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevi tazminat alacakları ve kişisel mallar yerine geçen değerler kişisel maldır” ifadesi kullanılmıştır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 25.04.2012 tarihli, E. 2012/1934, K. 2012/3291 sayılı ilamında da “Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği mal varlığı değerleri o eşin kişisel malıdır” denilerek aynı ilke vurgulanmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 31.10.2023 tarihli, E. 2022/7202, K. 2023/4994 sayılı kararında da “davalı-davacıya miras nedeniyle intikal edecek mal varlığının yasa gereği kişisel mal olduğu” açıkça ifade edilmiştir.

Bu kapsamda, miras kalan bir ev veya arsa kural olarak artık değere katılma alacağına konu edilemez ve diğer eş bu mal üzerinde kural olarak hak iddia edemez. Ancak miras kalan bir taşınmazda miras payı dışındaki hisseler satın alınmışsa statü değişmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 24.10.2024 tarihli, E. 2023/9429, K. 2024/7887 sayılı kararında: “O halde, 193 ada 24 parsel sayılı taşınmazın davalının kendi miras hissesi dışındaki kısmını diğer mirasçılardan bedelini ödemek suretiyle edindiği, diğer bir deyişle davalının kendi miras hissesi dışındaki kısmın edinilmiş mal olduğu kabul edilerek işbu taşınmaz yönünden de katılma alacağı belirlenmesi gerekir” denilerek, miras payını aşan ve bedeli ödenerek devralınan kısımların edinilmiş mal sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Evlilik Sırasında Miras Kalması Sonucu Değiştirir mi?

Mal rejiminde genel karine, TMK gereğince evlilik birliği sürerken edinilen malların edinilmiş mal olduğudur. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 24.10.2024 tarihli, E. 2023/9429, K. 2024/7887 sayılı ilamında belirtildiği üzere “bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş maldır”.

Ancak bir malın evlilik birliği devam ederken edinilmesi tek başına onu tasfiyeye tabi edinilmiş mal yapmaz; edinimin hukuki sebebi belirleyicidir. TMK m. 220/b. 2 gereği, eşin evlilik esnasında miras yoluyla (karşılıksız kazanma ile) elde ettiği tüm değerler kişisel mal sayılır. Mirasın evlilik öncesinde ya da evlilik devam ederken kalmış olması, malın kişisel mal niteliğini değiştirmez. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 12.09.2024 tarihli, E. 2023/5636, K. 2024/5738 sayılı kararında, evlilik sırasında miras kalan payın hesaplamadaki yeri incelenirken “uzman bilirkişi kurulunun tespiti ve Seydişehir’de bulunan taşınmazlardan davalıya intikal eden 1/7 miras pay değerinin davalının toplam gelirlerine eklenmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği” ifade edilerek miras payının kişisel kaynak niteliği teslim edilmiştir.

Miras Kalan Evin Kira Geliri Paylaşılır mı?

Kişisel malın mülkiyeti ile o maldan elde edilen dönemsel gelirler Türk Medeni Kanunu sistematiğinde tamamen farklı rejimlere tabidir. TMK m. 219 uyarınca kişisel malların gelirleri edinilmiş mal sayılmaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 21.02.2022 tarihli, E. 2021/6900, K. 2022/1579 sayılı ilamında:

“TMK 219. maddesine göre, bir eşin çalışmasının karşılığı olan edinimler ile kişisel mallarının gelirleri edinilmiş mal olup, davalının cevap dilekçesindeki taşınmazın kazanç ve kira geliri ile alındığına yönelik beyanı göz önünde bulundurulduğunda taşınmazın kazanç ve kira gelirleri ile alındığının kabulü gerekir.”

“O halde, Mahkemece, davalı erkeğin boşanma dava tarihinde kadar olan kazanç ve kira gelirleri belirlendikten sonra taşınmazın edinme tarihindeki değerine oranlaması yapılarak artık değere katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.”

Aynı şekilde kişisel mal niteliğindeki banka mevduatlarının faiz getirileri de bu kapsamdadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.04.2024 tarihli, E. 2024/1949, K. 2024/2429 sayılı kararında “kişisel malların gelirleri de edinilmiş mal olduğuna göre, dayanağı 01.01.2002 öncesi olan banka hesabındaki paranın faizinin edinilmiş mal olduğu” açıkça vurgulanmıştır.

Kira gelirlerinin tasfiyede artık değere dahil edilebilmesi için ise bu paraların harcanmamış olması veya bir yatırıma dönüşmüş bulunması gerekmektedir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 06.05.2015 tarihli, E. 2014/6404, K. 2015/10057 sayılı kararında bu husus şu şekilde içtihat edilmiştir:

“Kira gelirleri bakımından, kira gelirlerinin elde edilmesinin ispatı yeterli olmayıp bu kira gelirlerinin mal rejiminin sona erdiği tarihte davalının malvarlığı içinde olduğunun ve tüketilmeyip tasarruf edildiğinin de ispatlanması gerekir”

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 17.10.2023 tarihli, E. 2022/6160, K. 2023/4790 sayılı ilamında da, mahkemenin ve istinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesinin kira gelirlerine dair talepleri araştırmamasının bozma sebebi olduğu belirtilerek: “Bölge Adliye Mahkemesince, davacı kadın vekili tarafından davalı erkeğin kira gelirinden de alacak hesaplanması gerektiğine yönelik istinaf talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu yöndeki istinaf talebinin incelenmemesi hatalı olmuş, hükmün bu sebeple de bozulması gerekmiştir” denilmiştir.

Miras Kalan Para Ortak Hesaba Yatırılırsa Ne Olur?

Miras yoluyla gelen nakit paranın banka hesaplarına yatırılması halinde, paranın kaynağının izlenmesi ve ispatı zorunludur. Aksi halde bankadaki varlık edinilmiş mal kabul edilme riskiyle karşılaşır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 29.11.2023 tarihli, E. 2023/2536, K. 2023/5742 sayılı kararında; davalının banka hesabındaki paraların bir kısmının “miras kalan taşınmazların bedeli olduğunu” ve “davalının banka hesabındaki paraların 01.01.2002 tarihinden önce hesapta bulunduğunu ve hesaba miras kalan paranın da yatırıldığını ileri sürdüğü” somut olayda:

“davalının kişisel mal savunasında ileri sürdüğü vakıların, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile incelenerek, gerekirse konusunda uzman bilirkişi/bilirkişilerden de denetlenebilir rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile de karar verilmesi hatalı olmuş” değerlendirmesi yapılmıştır. Benzer şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 16.05.2024 tarihli, E. 2024/2933, K. 2024/3558 sayılı kararında, “01.01.2002 öncesi hesaplarda para olup olmadığı ve miras kalan paraların hesaba yatırılıp yatırılmadığına yönelik bir araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek”; hesapta yer alan miras paraları ile evlilik birikimlerinin oranlanması ve “01.01.2002 tarihinden önce banka hesabında olan miktarın ve miras kaldığı iddia edilen paraların başlangıçtaki miktarlara oranlaması yapılarak işbu oranın güncel değerdeki karşılığı olan miktarın denkleştirmesi yapılarak artık değerin belirlenmesi gerektiğine göre” inceleme yapılması emredilmiştir.

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 23.10.2025 tarihli, E. 2024/6548, K. 2025/9222 sayılı kararında ispatın sağlanamaması ihtimali şu şekilde ortaya konulmuştur: “banka hesabındaki paranın miras kalan taşınmazın satışından elde edilen para olduğunun anlaşılması halinde davacı erkek lehine değer artış payı alacağının hesaplanması, aksi halde davacı erkeğin kadının hesabına gönderdiği paranın da edinilmiş mal olayacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerekir”

Ayrıca hesaba intikal eden paraların aile masraflarına harcanması hayatın olağan akışına uygun düşebilmektedir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 21.02.2024 tarihli, E. 2023/4861, K. 2024/1077 sayılı ilamında; miras parasının başka bir edinime aktarılmayıp tüketildiği tespiti yapılarak:

“her ne kadar davalı işbu taşınmazın murisinden kalan taşınmazın satışından gelen miras parası ile alındığını iddia etmiş ise de, davalının annesinden kalan taşınmazın satışından davalıya 31.250,00 TL miras parasının düştüğünün davacının kabulünde olmakla birlikte davacının bu paranın çocukların düğününde harcandığını iddia ettiği… davalıya mirasen düşen paranın çocukların düğününde harcandığının kabulünün hayatın olağan akışına uygun olması sebebi ile taşınmazın tamamının edinilmiş mal olarak kabul edilerek katılma alacağının belirlenmesinin yerinde olduğu” hükmü verilmiştir. Hesaba gelen kaynağı belirsiz havalelerde ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.09.2023 tarihli, E. 2022/5202, K. 2023/4064 sayılı kararında geçtiği üzere “herhangi bir açıklama içermeyen banka havalelerinin bir borcun ifası için yapıldığının kabul edilmesi gerektiği” kuralı geçerlidir.

Miras Parasıyla Ev veya Araba Alınırsa Ne Olur?

TMK m. 220/b. 4 uyarınca “kişisel mallar yerine geçen değerler” de kanun gereği kişisel maldır. Miras kalan arsa, daire veya nakit para kullanılarak yeni bir ev ya da araba satın alındığında, bu yeni mal ikame mal niteliğini kazanır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 06.05.2015 tarihli, E. 2014/6404, K. 2015/10057 sayılı kararında; “TMK’nun 220/4.maddesi uyarınca kişisel malların yerine geçen değerler de kişisel mal sayılır” ilkesi uyarınca, miras kalan arsa üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile verilen bağımsız bölümlerin “davalı eşin murisinden kalan kişisel malı” olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 17.10.2023 tarihli, E. 2022/6160, K. 2023/4790 sayılı ilamında da “tasfiyeye konu 6235 ada 11 parsel 3, 9 ve 22 nolu bağımsız bölümlerin intikal ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile edindiğinden davalının kişisel malı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir” gerekçesi benimsenmiştir.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 06.12.2023 tarihli, E. 2023/6797, K. 2023/5956 sayılı kararında ise miras kalan taşınmazların satış bedeliyle yeni taşınmazlar alınması ve binalar yapılması durumu:

“tasfiye konusu altı parça taşınmazın alımında sadece 1727 ada 9 parsel sayılı taşınmazın satışından gelen gelirin kullanıldığı, diğer satılan taşınmazlardan gelen paranın 271 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın ikinci ve üçüncü katının inşaası ve tamamlanmasında kullanıldığının, diğer anlatımla kişisel malın yerine geçen değer olduğunun kabulü gerektiği” şeklinde formüle edilmiştir.

Miras parasının yeni alınan malın değerini tek başına karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 30.04.2013 tarihli, E. 2013/31, K. 2013/6308 sayılı kararında:

“Miras yolu ile davalıya intikal edecek miktar bu şekilde bulunduktan sonra alım tarihi itibarıyla dava konusu …’daki taşınmazın sürüm değeri ile karşılaştırılarak ayrıca bir katkıya gerek olmadan belirtilen taşınmazın alınıp alınamayacağı tespit edilmelidir”

“Dava konusu bu taşınmaz satın alındıktan sonra ayrıca davalının artan bir miras parasının olduğunun belirlenmesi halinde de daha sonra alınan taşınmazlar bakımından bu miras parasının kullanıldığı da kabul edilmeli, hesaplamalarda dikkate alınmalıdır”

Miras parası yeni malın yalnızca bir kısmını karşılıyorsa veya evlilik birliğinde çekilen konut kredisinin kapatılmasında kullanılmışsa kişisel mal denkleştirmesi yapılması gerekir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.03.2024 tarihli, E. 2023/2729, K. 2024/1696 sayılı kararında, eşin “davacı-davalının konut kredisinin ailesinin verdiği para ile kapatıldığını yönelik kişisel mal savunmasında bulunduğu” olayda:

“Mahkemece, konut kredisinin kapatılmasında kullanılan 47.935,12 TL’nin 20.000,00 TL’sinin davacı-davalının ailesi tarafından gönderilen para ile karşılandığından kredi ödemeleri yönünden de davacı-davalı kadın lehine kişisel mal denkleştirmesi yapılarak artık değerin belirlenerek usuli kazanılmış haklar da gözetilerek davalı-davacı erkek lehine artık değere katılma alacağına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir” denilmiştir. Ancak miras kalan paranın yeni mala yatırıldığı ispatlanamazsa iddia reddedilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 09.02.2023 tarihli, E. 2022/1310, K. 2023/518 sayılı kararında mahkeme, satış ve edinim tarihleri arasındaki uyuşmazlıklar sebebiyle “davalının babasından miras kalan taşınmazın satışından elde edilen paranın tasfiye konusu taşınmazın edinilmesinde kullanıldığının kabulüne olanak bulunmadığı” sonucuna varmıştır.

Miras Kalan Mala Eş Katkı Yapmışsa Hak Talep Edebilir mi?

Miras kalan taşınmaz veya arsa kural olarak kişisel mal olsa da, diğer eş bu malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına kendi malvarlığından somut bir katkı sunmuşsa hak talebinde bulunabilir.

TMK m. 227 uyarınca: “Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. Böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler.”

Boşanmada Miras Kalan Ev, Arsa ve Para Paylaşılır mı?

Katkının niteliği ve ispatı bakımından Yargıtay içtihatlarında aranan kriterler şunlardır:

Katkının Maddi / Parasal Nitelikte Olması: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 31.10.2023 tarihli, E. 2022/7202, K. 2023/4994 sayılı kararında “katkı payı alacağı olduğu kabul edildiğinde mutlaka para ya da parayla ölçülebilen maddî veya hizmet değerleriyle katkıda bulunmanın gerektiği” ifade edilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 07.02.2024 tarihli, E. 2022/10205, K. 2024/635 sayılı kararında da “mal ayrılığı rejiminde yapılan katkının mutlaka para ya da para ile ölçülebilen bir değer ile yapılmasının gerektiği, ev içi katkının alacağa konu edilemeyeceği” belirtilmiş, katkı ispatlanamadığında “davacının katkısını ispat edemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir” hükmü onaylanmıştır.

Kişisel Değerlerin (Ziynet vb.) Katkıda Kullanılması: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.12.2021 tarihli, E. 2018/657, K. 2021/1617 sayılı kararında, katkının “ziynet, miras veya bağış yoluyla elde edilen başka malvarlıklarının kullanılması ile toplu olarak yapılabileceği gibi, çalışan eşin gelirleriyle de yapılması mümkündür” denilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 25.04.2012 tarihli, E. 2012/1934, K. 2012/3291 sayılı ilamında “Katkı payı alacağından söz edilebilmesi için bir eşin, diğer eşin edindiği mala, para ya da parayla ölçülebilen maddi bir katkısının olduğunu kanıtlaması gerekmektedir” kuralı hatırlatılarak, somut olayda “davacının varlığı anlaşılan 5 adet bileziğinin bina yapılırken bozdurulup, katkı olarak verilmiş olduğunun kabulü gerekir” sonucuna varılmıştır.

Bağış Karinesinin Bulunmaması: HGK’nın 07.12.2021 tarihli (E. 2018/657, K. 2021/1617) ilamında, katkının bağış sayılabilmesi için açık niyet aranacağı belirtilmiştir: “Bağışlamanın açıklanan bu öğesi nazara alındığında bir eşin diğer eşe ait bir mal varlığına yaptığı katkının açıklanan kapsamda bağış olarak kabul edilmesi için bağış iradesi ve kastının kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanması gerekmektedir”. Ancak açıkça bağış iradesiyle yapılan harcamalar tasfiyeye dahil edilemez; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 04.07.2024 tarihli, E. 2023/8008, K. 2024/5371 sayılı ilamında “davalı-davacı tarafından davacı-davalıya hediye olarak alındığı, bağışlama iradesi ile davacı-davalıya alınan işbu taşınmazın mal tasfiyesine tabi tutulmasının talep edilemeyeceği” tespiti yapılmıştır.

Miras Kalan Arsa Üzerine Ev Yapılması: Miras kalan bir arsa üzerine evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallarla bina yapıldığında arsa kişisel mal kalmakla birlikte, yapı katılma alacağına konu edilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 21.02.2024 tarihli, E. 2023/4861, K. 2024/1077 sayılı kararında; arsanın davalının kişisel malı olduğu (çünkü “17687 ada 10 parsel sayılı taşınmazın arsanın mal ayrılığı rejimine tabii olduğu, ev hanımı olan davacının bu arsanın alınmasına herhangi bir somut katkısının iddia edilmediği, hal böyle olunca arsanın mal ayrılığı rejimine tabii olması sebebi ile davalının kişisel malı olduğu”), ancak sonradan inşa edilen binanın tasfiye döneminde gerçekleşen yapımı nedeniyle “binanın % 55’lik kısmının edinilmiş mal olması sebebi ile davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı” belirtilmiştir.

Yargıtay Uygulamasında Miras Malları ve Mal Rejimi

Katkı payı alacağı rejimine ilişkin genel çerçeveyi çizen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.05.2025 tarihli, E. 2023/709, K. 2025/325 sayılı kararında: “Katkı payı alacağı, 743 sayılı Kanun gereği mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde evlilik birliği devam ederken bir eşe ait mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına diğer eşin para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkısının karşılığı olmak üzere hesaplanan mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacak türüdür” denilmiştir. Aynı kararda ispat külfeti yönünden “Medeni Kanun’un 170. maddesi uyarınca geçerli olan mal ayrılığı rejiminde, eşlere ait mallar kendi kişisel malları olduğundan, katkının yapıldığına dair ispat yükü bunu iddia davacıya aittir” kuralı yinelenmiş; ispat vasıtası olarak “eşin çalıştığı işe ve süresine ait maaş bordroları, sigorta kayıtları, işyerine ait diğer çalışma belgeleri, meslek ve sanat odaları ile ticaret ve sanayi odaları kayıtları, şirket ortaklık belgeleri, tanık beyanları da dâhil her türlü delilden yararlanılabilir” sayılmış ve gelirin net saptanamadığı hallerde “hâkim; her somut olayı kendi içinde değerlendirerek ‘fedakârlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet’ gereği katkıda bulunan eşin katkısının karşılığını vermelidir” ilkesi getirilmiştir.

Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar

Soyut İddialarla Yetinilmesi: Uygulamada eşler miras kalan taşınmazın parasının ortak eve yatırıldığını iddia etmekte fakat ada, parsel ve intikal belgelerini dosyaya sunmamaktadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 23.10.2025 tarihli, E. 2024/6548, K. 2025/9222 sayılı kararında bu husus “davacı erkeğin miras kaldığını iddia ettiği taşınmazın ada/parsel vs. gibi detay bilgisini bildirmediği, Mahkemece davacıya bu yönde bir açıklama da yaptırılmadığı” tespitiyle eksiklik olarak görülmüştür.

Duyuma Dayalı Tanık Beyanları: Kişisel mal katkısını sadece akraba ve tanık anlatımlarıyla kanıtlama çabası mahkemelerce reddedilmektedir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 09.02.2023 tarihli, E. 2022/1310, K. 2023/518 sayılı kararında “davacının kişisel malla katkı iddiasına yönelik olarak davacı tanıklarının beyanlarının davacıdan duyuma dayalı olup somut bilgiler içermediği, soyut nitelikte olduğu, bu nedenle davacının kişisel malla katkı iddiasının dosya kapsamı itibariyle usulünce ispatlanamadığı” ifade edilmiştir.

Miras Parasının Başka Masraflarda Tüketilmesi: Miras parası alınmış olsa dahi düğün, tatil veya genel ev masraflarına harcanmışsa, yeni alınan mala katkı olarak denkleştirilemez (Yargıtay 2. HD, E. 2023/4861, K. 2024/1077).

Üçüncü Kişilerin Katkılarının Mal Rejimine Dahil Edilmeye Çalışılması: Eşin ailesinin veya kardeşlerinin yaptığı katkılar bu davada doğrudan talep edilemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.09.2023 tarihli, E. 2022/5202, K. 2023/4064 sayılı kararında belirtildiği üzere “üçüncü kişi konumundaki davacı-davalının kardeşi tarafından murise verildiği iddia edilen işbu paranın tasfiye hesabında dikkate alınamayacağı” genel mahkemelerin görevli olduğu unutulmamalıdır.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Taraflarca Getirilme İlkesi: Mal rejimi davalarında resen araştırma ilkesi uygulanmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 19.09.2024 tarihli, E. 2023/6106, K. 2024/6104 sayılı kararında belirtildiği üzere “mal rejiminin tasfiyesi davalarında taraflarca getirilme ilkesinin geçerli olduğu, Mahkemece taraflarca ileri sürülmeyen hususların tanık beyanlarına dayalı olarak araştırılmasının mümkün bulunmadığı” gözetilerek, miras ve kişisel mal savunması usulüne uygun ve süresinde dilekçelerle ileri sürülmelidir.

İspat Yükü ve Kaynağın Kanıtlanması: Hukuk Genel Kurulu’nun 07.12.2021 tarihli, E. 2018/657, K. 2021/1617 sayılı ilamında ifade edildiği üzere: “Toplu para vermek suretiyle yapılan katkıda ise davacı öncelikle, iddia edildiği miktarda parasının bulunduğunu, kaynağını ve bunu katkıda kullandığını ispatlamalıdır”. Mirasçılık belgesi, tereke paylaşım tutanakları, satış dekontları ve para transfer hareketleri mahkemeye eksiksiz sunulmalıdır.

Değerleme Tarihi (Güncel Rayiç Değer): Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 30.05.2024 tarihli, E. 2023/4245, K. 2024/4029 sayılı ilamına göre “Artık değere katılma alacağı miktarı hesaplanırken, mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların, bu tarihteki durumlarına göre, ancak tasfiye tarihindeki sürüm (rayiç) değerleri esas alınır (4721 sayılı Kanun md. 227/1, 228/1, 232 ve 235/1)” ve “Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihidir”. Bozma sonrası ise “tasfiye konusu taşınmazın tasfiye (önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden bozma sonrası yeni karar tarihine en yakın tarihteki) tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değerleri belirlendikten sonra, karar verilmesi gerekir”.

Mevcut Mal İlkesi: TMK m. 235/1 gereğince “4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan mallar tasfiyeye katılabileceği” gözetilmeli; elden çıkarılan veya tüketilen değerlerin durumu doğru nitelendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Evlilik sırasında miras kalan ev boşanmada paylaşılır mı?

Hayır. TMK m. 220/2 uyarınca evlilik devam ederken eşlerden birine intikal eden miras malları yasa gereği kişisel maldır. Diğer eş bu taşınmaz üzerinde mülkiyet payı veya artık değere katılma alacağı talep edemez (Yargıtay 2. HD, E. 2022/7202, K. 2023/4994).

Miras kalan evin kira geliri eşimle paylaşılır mı?

TMK m. 219 uyarınca kişisel malların gelirleri edinilmiş maldır ve kural olarak tasfiyeye konu olur (Yargıtay 2. HD, E. 2021/6900, K. 2022/1579). Ancak bu kira gelirlerinin boşanma davası açıldığı tarihte davalının malvarlığında mevcut olduğu veya tüketilmeyip yatırıma dönüştürüldüğü ispatlanmalıdır; aksi takdirde alacak doğmaz (Yargıtay 8. HD, E. 2014/6404, K. 2015/10057).

Miras parasıyla aldığım ev kişisel mal mıdır?

Evet. TMK m. 220/4 gereğince kişisel malların yerine geçen değerler de kişisel mal sayılır. Miras kalan taşınmazın satışı veya miras kalan nakit para ile yeni bir ev alınmışsa bu ikame mal kişisel mal niteliğini korur (Yargıtay 8. HD, E. 2014/6404, K. 2015/10057; Yargıtay 2. HD, E. 2023/6797, K. 2023/5956). Ancak paranın bu edinimde fiilen kullanıldığı banka kayıtları ve tapu bilgileriyle kanıtlanmalıdır (Yargıtay 2. HD, E. 2024/6548, K. 2025/9222).

Miras kalan para ortak hesaba yatırılırsa ne olur?

Miras parası banka hesabına girdiğinde, paranın miras yoluyla elde edildiği ve hesaba aktarıldığı banka hareketleriyle ispatlanmalıdır. İspat yapıldığı takdirde kişisel mal denkleştirmesi yapılır (Yargıtay 2. HD, E. 2024/2933, K. 2024/3558; Yargıtay 2. HD, E. 2023/2536, K. 2023/5742). İspat edilemeyen veya aile masraflarında tüketildiği anlaşılan paralar yönünden ise kişisel mal iddiası kabul edilmez (Yargıtay 2. HD, E. 2023/4861, K. 2024/1077).

Eşim miras kalan evime para harcadıysa hak sahibi olur mu?

Eş, diğer eşe ait miras kalan kişisel mala para veya parayla ölçülebilen maddi bir değerle iyileştirme veya koruma amaçlı katkı sağlamışsa TMK m. 227 uyarınca değer artış payı alacağı talep edebilir. Bu katkının altın bozdurma, nakit verme gibi somut delillerle ispatlanması gerekir (HGK, E. 2018/657, K. 2021/1617; Yargıtay 8. HD, E. 2012/1934, K. 2012/3291). Eşin ev içi emeği ise bu kapsamda alacak doğurmaz (Yargıtay 2. HD, E. 2022/10205, K. 2024/635).

Sonuç olarak; Boşanma sürecinde miras kalan ev, arsa ve paralar TMK m. 220 uyarınca açıkça kişisel mal grubundadır ve artık değere katılma alacağı kapsamında kural olarak paylaşıma konu edilemez. Miras mallarının yerine geçen ikame değerler de kişisel mal niteliğini sürdürür. Buna karşılık, miras kalan mallardan elde edilen kira veya faiz gibi dönemsel gelirler TMK m. 219 uyarınca edinilmiş maldır; ancak bunların tasfiyeye dahil edilmesi mal rejiminin sona erdiği anda mevcut olmalarına bağlıdır. Miras kalan mala diğer eşin yaptığı somut maddi harcamalar ise TMK m. 227 kapsamında değer artış payı alacağı doğurur.

Mal rejiminin tasfiyesi davalarında taraflarca getirilme ilkesi geçerli olup, iddia ve savunmaların somut verilerle, tapu detaylarıyla ve banka kayıtlarıyla ispatlanması gerekmektedir; soyut tanık beyanları hükme esas alınamamaktadır.

Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği

Mal rejimi tasfiyesi, katkı payı, değer artış payı ve katılma alacağı davaları; karmaşık hesaplama yöntemleri, denkleştirme kuralları ve sıkı ispat şartları içeren teknik bir uzmanlık alanıdır. Hak kaybına uğramamak, miras kalan kişisel malların ve yerine geçen ikame değerlerin korunmasını sağlamak veya miras kalan mala yapılan yatırımların karşılığını alabilmek adına, sürecin Ankara Aile Mahkemeleri ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdindeki güncel içtihat pratiğine hakim bir Ankara aile hukuku avukatı desteği ile yürütülmesi hukuki güvence sağlar.

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.

Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Benzer Yazılar

WhatsApp Telefonla Ara
WhatsApp

Av. Akın ÖZBEY sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin