Boşanmanın maddi sonuçlarından birisi mal rejiminin tasfiyesi olup ev kadını olan kadınların sıklıkla sorduğu soru ise emeklerin mal paylaşımındaki etkisi olmaktadır. Bu yazımızda bu hususu genel hükümlerin yanı sıra Yargıtay kararları, uygulamada Ankara Aile Mahkemelerinin Kararları ile birçok farklı husustan ele alacağız.
Ev İşleri Hukuken Değer Taşır mı?
Yargıtay uygulamalarında ev işlerinin hukuki değeri, mal rejiminin türüne ve talep edilen alacağın niteliğine göre farklılık göstermektedir. Katkı payı alacağı taleplerinde, eşin ev işlerini yapması veya çocuk bakması kural olarak doğrudan bir katkı sayılmamaktadır. Bu hususa yönelik Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/7206-2023/5739-29.11.2023 sayılı kararında “katkı payı alacağı talep edilebilmesi için eşlerden birinin diğerine mutlaka para yada para ile ölçülebilen maddî veya hizmet değeriyle katkıda bulunması gerektiği, kadının evde çalışmasının, ev işlerini yapmasının ve çocuklara bakmış olmasının diğer eşin edindiği mala katkı sayılamayacağı” şeklinde açıkça belirtilmiştir.
Ancak Yargıtay, kadının ev içi emeğinin mutad sınırları aşması durumunda farklı bir yaklaşım sergilemektedir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2015/2837-2016/10080-08.06.2016 sayılı kararında, “Yargıtay’ın ve Dairemiz’in kararlılık gösteren uygulamalarına göre, kadının aile üyesi olmasının gerektirdiği zorunlu işler olan mutad ev işlerini yapma, çocukları yetiştirme gibi evde gösterdiği faaliyetler dışında, hayvanlara bakma, bahçe ve tarla işlerinde çalışmak gibi ev ekonomisine katkı sayılabilecek faaliyetleri var ise hakkaniyete göre lehine katkı payı alacağına hükmedilmesi gerektiği yönündedir” şeklinde bu husus açıkça belirtilmiştir. Yine benzer bir diğer kararda Yargıtay 14. Hukuk Dairesi “Davalı kocanın çalışarak ürettiği artı değeri hane gelirine kattığı gibi, davacı …’nin de kendi emek ve gücü ile ev işlerine katkı sağladığı açıktır.” şeklinde belirtmiştir.
Katılma Alacağına Etkisi Nedir?
01.01.2002 tarihinden sonra geçerli olan edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında, eşin çalışıp çalışmamasının veya malın edinilmesine somut bir katkı sağlayıp sağlamamasının bir önemi bulunmamaktadır. Katılma alacağı doğrudan kanundan doğan bir haktır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2013/16653-2013/18672-10.12.2013 sayılı kararına göre “Katılma alacağı bakımından talepte bulunan eşin çalışıp çalışmaması veya herhangi bir katkıda bulunup bulunmamasının bir önemi de yoktur. Katılma alacağı yasadan kaynaklanmaktadır.” şeklinde belirtilmektedir.
Çalışma Şartı ise Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2022/727-2023/1883-25.04.2023 sayılı kararında, “katılma alacağının kanundan kaynaklandığı için katılma alacağı talep eden davacı kadının, evlilik birliği süresi içerisinde çalışıp çalışmadığının veya edinilmiş mallara herhangi bir katkısının bulunup bulunmadığının hukuken bir önemi olmadığı” şeklinde açıkça belirtilmiştir.
Hak Kazanma hususu Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/4413-2023/3324-20.06.2023 sayılı kararında, “tarafların 07.03.2006 tarihinde evlendikleri, dava konusu taşınmazın 01.09.2008 tarihinde davalı adına edinildiği, edinilmiş mallara katılma rejimine tabii olduğu, davacının herhangi bir somut katkısı olmasa dahi yasa gereği tasfiye alacağına hak kazanacağı, bu nedenle davacı lehine tasfiye alacağına hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı” şeklinde hüküm altına alınmıştır..
Yargıtay Kararları ve Uygulaması Nasıl?
Ev hanımı olan kadının el işi yapması ve temizliğe gitmesi gelir getirici faaliyet sayılmalıdır. | Yargıtay 8. HD | 2016/17903 – 2018/19246 | 26.11.2018 |
Seralarda çalışma ve çiftçilik yapma, evin olağan işleri dışında gelir getirici iş kabul edilir.| Yargıtay 2. HD | 2024/4405 – 2024/8528 | 07.11.2024 |
Eşin iş yerinde (kafeterya vb.) ücretsiz çalışması %30 oranında katkı payı hakkı doğurabilir. | Yargıtay 2. HD | 2023/8008 – 2024/5371 | 04.07.2024 |
İşçilere yemek yapmanın “evliliğin gerektirdiği vazife” sayılarak davanın reddedilmesi hatalıdır. | Yargıtay 8. HD | 2017/3986 – 2019/1409 | 13.02.2019 |
Ankara Aile Mahkemelerinin Tutumu ile Uygulamada Yaşanan Sorunlar Nelerdir?
İspat Yükü: Özellikle 01.01.2002 öncesi dönem için katkı payı alacağı talep eden eşin, “Kadın veya kocanın, mal rejiminin devamı sırasında diğerinin edindiği mal varlığına katkısı nedeniyle katkı payı alacağı isteğinde bulunabilmesi için mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunması gerekir.”
Gelir Tespiti: Ev hanımı olan eşin arızi çalışmaları ile sürekli gelir getirici çalışmaları arasındaki ayrımın net yapılamaması sorun olarak sıklıkla karşımıza çıkmaktadır.
Hesaplama Yöntemleri: Tasarruf oranlarının belirlenmesinde kocanın evi geçindirme yükümlülüğünün dikkate alınması zorunluluğu ve kişisel harcamaların düşülmesi süreci karmaşık bir hale getirmektedir.
Bağış Karinesi: Eşlerin birlikte yatırım yapmalarının bazen bağış olarak nitelendirilmesi de bir diğer sorun olarak uygulamada karşımıza çıkmaktadır. Hukuk Genel Kurulu-2018/657-2021/1617 kararına göre, “Evlilik birliğinin ömür boyu süreceği inancının hakim olduğu düşünceyle, ortak yaşamı ve geleceği güvence altına almak amacıyla, beraberlikten doğan dayanışmayla ve karşılıklı güvene dayanarak, örf ve adete uygun olarak eşlerin birlikte yatırım yapmaları bağış olarak değerlendirilemez”.
AAnkara Aile Mahkemeleri, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarını titizlikle uygular. Mahkemeler, kadının çalışıp çalışmadığına bakmaksızın, 2002 sonrası edinilen taşınmaz ve araçlar için doğrudan %50 pay hesabı üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırmakta diğer hususları da ayrıca ele almaktadır.
Usuli Sonuçlar ve Avukatın Dava Stratejisine Etkileri
İspat Yükü: Edinilmiş mallara katılma rejiminde ev kadınının “katkı yaptığını” ispatlamasına gerek yoktur. Malın evlilik birliği içinde edinilmiş olması, onun üzerinde hak sahibi olmak için yeterlidir. İspat yükü, malın “kişisel mal” (miras, bağış vb.) olduğunu iddia eden taraftadır.

Dava Türü: Ev kadını, boşanma davası ile birlikte veya boşanmanın kesinleşmesinden sonra “Mal Rejiminin Tasfiyesi” davası açmalıdır. Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı hususuna dikkat edilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Boşanmada hangi durumlarda mal paylaşılmaz?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/2351-2024/2588 sayılı kararına göre, kişisel mal ile katkıda bulunulduğu ispatlanamayan durumlarda değer artış payı alacağı doğmaz. Ayrıca 01.01.2002 öncesi dönemde parasal bir katkı ispatlanamazsa katkı payı alacağına hükmedilmeyebilir. Ancak “Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK m. 222).” (Yargıtay 8. HD-2015/19913-2017/11706).
Çekişmeli boşanmada ev kime kalır?
İncelenen kararlarda evin mülkiyetinin kime özgüleneceğinden ziyade, değerinin nasıl paylaştırılacağı üzerinde durulmuştur. “Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır” (Yargıtay 8. HD-2016/18541-2018/19005).
Çekişmeli boşanmada mal paylaşımı nasıl olur?
Paylaşım, “edinilmiş mallara katılma rejimi” kurallarına göre yapılır. “Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden (TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m)” (Yargıtay 8. HD-2014/17125-2016/607).
Boşanmada evin değeri nasıl hesaplanır?
Evin değeri hesaplanırken dava tarihindeki sürüm (rayiç) değeri esas alınır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/1956-2023/3046 sayılı kararına göre, “Her bir eşin bulunan bu tasarruf oranı, çalışmaları karşılığı elde ettikleri gelirleriyle malın alımına yaptıkları katkı oranı olarak kabul edilerek, tasfiyeye konu malın dava tarihi itibariyle belirlenecek sürüm(rayiç) değeri ile çarpılmak suretiyle katkı payı alacağı miktarları hesaplanmalıdır”. Ayrıca hesaplamalarda “hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkeleri” gözetilir (Yargıtay 8. HD-2011/6989-2012/4845).
Sonuç olarak; ev kadınının emeği, modern Türk aile hukukunda “ekonomik bir değer” olarak tescil edilmiştir. Ankara Aile Mahkemeleri ve Yargıtay’ın güncel yaklaşımı, kadının ev içindeki görünmez emeğini, erkeğin dışarıdaki kazancına eşdeğer tutmaktadır. Dava stratejisi kurgulanırken, 2002 öncesi ve sonrası ayrımı net yapılmalı, eşin mal kaçırma ihtimaline karşı ivedilikle ihtiyati tedbir talep edilmelidir. Ev kadını için mal paylaşımı davası, sadece bir alacak davası değil, yıllarca süren ev içi emeğin yasal bir iadesidir.
Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.
Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız






