Türk aile hukukunda ziynet eşyaları, evlilik birliğinin sona ermesi veya boşanma aşamasında taraflar arasında en yoğun uyuşmazlık yaşanan konuların başında gelmektedir. Ziynet eşyalarının kimde kaldığı, evlilik birliği içerisinde bozdurulup bozdurulmadığı ve bu bozdurma işleminin hukuki niteliği (iade şartıyla mı yoksa bağış amacıyla mı yapıldığı), davanın sonucunu doğrudan etkilemektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ışığında, ziynet eşyalarının bozdurulduğuna dair iddiaların ispatı, belirli usulü kurallara ve ispat yükü dengelerine tabi kılınmıştır.
Ziynet Eşyalarının Hukuki Dayanağı Nedir?
Ziynet eşyalarına ilişkin uyuşmazlıklarda temel kanuni dayanaklar Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ile karşımıza çıkmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflar dayandıkları olguları ispatla yükümlüdür. Aynı Kanun’un 222. maddesi, bir malın kendisine ait olduğunu iddia edene ispat yükü yüklerken; 226. madde eşlerin kişisel mallarını geri alma hakkını düzenler. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi ise ispat yükünün, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu hüküm altına almıştır. Yargıtay içtihatlarına göre, ziynet eşyalarının evlilik birliği içinde bozdurularak harcanması durumunda, bunların “iade edilmemek üzere” verildiğini ispat yükü davalı erkek üzerindedir.
Yargıtay Uygulamaları ve Ankara Aile Mahkemelerinin Yaklaşımları Nelerdir?
A. İspat Yükünün Dağılımı ve Yer Değiştirmesi
Yargıtay uygulamalarında temel kural, ziynet eşyalarının kadının zilyetliğinde olduğunun kabul edilmesidir. Ziynet eşyası; rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen ve götürülebilen türden eşyalardan olduğu için, hayatın olağan akışına göre bu eşyaların kadının üzerinde veya muhafazasında olduğu kabul edilir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi-2016/10724-2018/1827-28.02.2018).Ancak bu genel kural, somut olayın özelliklerine göre yer değiştirebilmektedir.
Kadının İspat Yükü: Kadın, öncelikle ziynet eşyalarının varlığını (cins, sayı, miktar) ve bu eşyaların kendisinde olmadığını, örneğin evden ayrılırken zorla elinden alındığını veya götürülmesine engel olunduğunu ispatlamalıdır. (Hukuk Genel Kurulu-2018/345-2021/1562-02.12.2021).
Erkeğin İspat Yükü: Eğer erkek, ziynetlerin bozdurulduğunu kabul (ikrar) ediyorsa, ispat yükü ters çevrilir. Bu durumda erkek, ziynetlerin “iade edilmemek üzere” veya “kadının rızasıyla bağış olarak” verildiğini kanıtlamak zorundadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/6153-2024/2460-16.04.2024).
B. İspat Araçları ve Delillerin Değerlendirilmesi
Mahkemeler, ziynetlerin bozdurulduğu iddiasını incelerken geniş bir delil yelpazesini dikkate almaktadır:
İspat Etmede Kullanılacak Deliller Nelerdir?
Düğün Fotoğrafları ve Videolar: Ziynetlerin varlığını, miktarını ve niteliğini belirlemek için temel dayanaktır. Uzman bilirkişi raporu alınması zorunludur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/3556-2023/2814-01.06.2023).
Tanık Beyanları: Görgüye dayalı olmalıdır. Duyuma dayalı veya soyut beyanlar ispat için yeterli görülmez (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/1668-2023/4487-04.10.2023).
Banka ve Kredi Kayıtları: Ziynetlerin bozdurulduğu tarih ile kredi ödemeleri veya ev/araç alım tarihlerinin örtüşmesi, hayatın olağan akışına uygunluk denetiminde kullanılır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/10135-2023/656-21.02.2023).
WhatsApp Yazışmaları: Altınların alındığına veya bozdurulduğuna dair mesajlar, kesin delil niteliğinde değerlendirilebilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/2133-2024/7137-09.10.2024).
Tarafların İkrarı: Erkeğin ziynetlerin borçlar için harcandığını kabul etmesi, ispat yükünü doğrudan üzerine alması sonucunu doğurur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/3053-2024/8233-04.11.2024).
C. Hayatın Olağan Akışı İlkesi
Yargıtay, bazı durumlarda ispat yükünü “hayatın olağan akışı” üzerinden belirler. Örneğin, kadının eşinden şiddet gördüğü, intihara kalkıştığı veya hastaneden doğrudan baba evine gittiği durumlarda, ziynetlerini yanına alarak evden ayrıldığının kabulü hayatın olağan akışına aykırı bulunur. Bu durumda ziynetlerin erkekte kaldığı kabul edilebilecektir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/11549-2023/1364-28.03.2023).
Aynı şekilde, pırlanta set veya gümüş set gibi ekonomik değeri nispeten düşük veya günlük kullanıma uygun eşyaların bozdurularak borç ödenmesi hayatın olağan akışına uygun görülmemektedir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/3556-2023/2814-01.06.2023).

SIK SORULAN SORULAR (SSS)
1. Düğünde takılan altınlar kime aittir?
Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu uygulamalarına göre, düğün sırasında takılan ziynetlerin tamamı (kim tarafından takılırsa takılsın) kural olarak kadına hediye edilmiş sayılır ve onun kişisel malıdır. Aksine bir örf-adet veya anlaşma olduğu iddia ediliyorsa, bunu iddia eden taraf ispatlamalıdır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/9528-2023/3458-21.06.2023). Fakat bu karara istisna olarak Erkeğe takılan ve erkeğin kullanımına özgülenen ziynetlerin erkeğin sayılacağına yönelik güncel kararlar bulunmaktadır. Artık uygulamada erkek veya kadına özgü bir eşya olmadığı sürece kime takıldıysa onun olduğu kabul edilmektedir.
2. Eşim altınları “ev aldık, borç ödedik” diyerek bozdurduysa geri alabilir miyim?
Evet. Ziynet eşyalarının evlilik birliğinin ihtiyaçları (ev alımı, borç ödeme vb.) için bozdurulmuş olması, erkeği iade yükümlülüğünden kurtarmaz. Erkeğin, bu altınların “iade edilmemek üzere” verildiğini ispatlaması gerekir. İspatlayamazsa bedelini ödemekle yükümlüdür (Hukuk Genel Kurulu-2021/650-2023/76-15.02.2023).
3. Sadece tanık beyanıyla ziynet davası kazanılır mı?
Tanık beyanları önemli bir delildir ancak Yargıtay, tanıkların beyanlarının “duyuma dayalı” değil, “görgüye dayalı” ve çelişkisiz olmasını aramaktadır. Eğer tanıklar sadece kadının kendilerine anlattıklarını aktarıyorsa, bu beyanlar ispat için yeterli görülmez (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2011/14902-2012/28165-26.11.2012).
4. Altınların bozdurulduğu ispatlanırsa hangi tarihteki değeri esas alınır?
Aynen iadenin mümkün olmadığı durumlarda, ziynetlerin dava tarihindeki değerleri bilirkişi marifetiyle belirlenerek nakden ödenmesine hükmedilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/11549-2023/1364-28.03.2023).
5. Boşanma davasında yemin teklif edebilir miyim?
TMK m. 184 uyarınca boşanma yargılamasında ikrar ve yemin deliline başvurulamaz. Ancak ziynet davası boşanmanın eki niteliğinde olmayan bağımsız bir malvarlığı davası olduğu için bu sınırlama ziynet talepleri bakımından doktrinde tartışmalıdır; yine de mahkemeler genellikle tanık ve belgeye odaklanır
WhatsApp yazışmaları bozdurma ispatında kullanılır mı?
Mahkeme dışı ikrar niteliğindeki bu yazışmalar, yan delillerle (tanık, banka kaydı vb.) desteklendiği sürece delil başlangıcı veya emare olarak kabul edilebilir
Sonuç olarak; ziynet eşyalarının bozdurulduğunun ispatı, salt bir iddiadan öte, somut delillerle desteklenmesi gereken hukuki bir süreçtir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları uyarınca ziynetlerin varlığı fotoğraf, video ve bilirkişi raporuyla sabitlenmelidir. Kadın, ziynetlerin kendisinde kalmadığını ispat yükü altındadır. Erkek, ziynetlerin bozdurulduğunu kabul ediyorsa, bunların “bağış” olarak verildiğini kanıtlamak zorundadır; aksi halde iade ile yükümlüdür. Mahkemeler, tanık beyanlarını, banka kayıtlarını ve tarafların evden ayrılış koşullarını “hayatın olağan akışı” süzgecinden geçirerek karar vermektedir. Bu kapsamda, ziynet alacağı davalarında ispat faaliyetinin her bir ziynet eşyası özelinde somutlaştırılması ve delillerin (tanık, fotoğraf, ikrar, belge) bir bütün olarak sunulması davanın başarısı için elzemdir.
Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.
Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
.
Ayrıca Bakınız
- Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız






