Soybağının Reddi Davasında DNA Testi Alınır mı?

1. Soybağının Reddi Davalarında Kamu Düzeni ve Re’sen Araştırma İlkesi geçerlidir.

Soybağının reddi ve nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar, toplumun temel yapısını ve miras hukukunu doğrudan etkilediği için kamu düzeni ile yakından ilgilidir. Yargıtay içtihatlarına göre, bu tür davalarda mahkemelerin “hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın” doğru sicil oluşturma zorunluluğu bulunmaktadır.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin 05.05.2015 tarihli, 2014/19328 Esas ve 2015/7578 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, soybağına ilişkin uyuşmazlıklarda mahkemeler maddi olguları re’sen (kendiliğinden) araştırmalı ve kanıtları serbestçe takdir etmelidir. Bu bağlamda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 308/2. maddesi uyarınca, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği bu tür davalarda, davalının “davayı kabul” beyanı tek başına hükme esas alınamaz (Yargıtay 18. Hukuk Dairesi-2013/18360-2014/5192-20.03.2014)

2. DNA Testinin Hukuki Zorunluluğu ve İspat Gücü

Yargı kararları, soybağının tespiti ve reddi süreçlerinde bilimsel verilerin, özellikle DNA testinin kullanımını bir zorunluluk olarak öngörmektedir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.09.2023 tarihli, 2022/683 Esas ve 2023/832 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; soybağı ve miras hukukunu ilgilendiren davalarda sunulan diğer delillerle yetinilmeyip, kimliklendirme için DNA testi yapılması zorunludur.

  • Bilimsel Verinin Önceliği: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi-2014/19004-2015/7463-05.05.2015 sayılı kararında, salt taraf beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmasını hatalı bulmuş ve DNA testinin belirleyici rolüne dikkat çekmiştir.
  • Tıbbi İnceleme Yükümlülüğü: Türk Medeni Kanunu’nun 284. maddesi ve HMK’nın 292. maddesi uyarınca, taraflar ve üçüncü kişiler, sağlıkları yönünden bir tehlike oluşturmadığı sürece DNA tespiti için vücutlarından kan veya doku alınmasına katlanmakla yükümlüdürler (Yargıtay 18. Hukuk Dairesi-2015/12017-2016/8731-31.05.2016).

3. DNA Testi Sürecinde Uygulama Esasları ve Örnek Olaylar

DNA testi süreci, biyolojik gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için belirli usul kurallarına tabidir:

  • Örnek Alımı: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 23.03.2022 tarihli, 2022/1552 Esas ve 2022/2753 Karar sayılı ilamına göre; raporun güvenilirliği için anne, çocuk ve kayden baba olarak görünen kişinin DNA örneği vermesi gerekmektedir.
  • Vefat Durumunda İzlenecek Yol: Eğer baba olduğu iddia edilen kişi vefat etmişse, öncelikle mezar yerinin tespiti için ilgili kurumlara yazı yazılmalı, gerekirse “feth-i kabir” (mezar açılması) yapılarak örnek alınmalıdır. Bu mümkün değilse, müteveffanın çocukları (kardeşler) ile davacı arasında DNA testi yapılmalı veya varsa başka bir babalık davasındaki test sonuçları araştırılmalıdır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2025/484-2025/1160-10.02.2025; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/10263-2023/1175-21.03.2023).
  • Annelik İndeksi: Biyolojik anneliğin tespitinde de DNA profilleri karşılaştırılarak bilimsel olasılık hesaplamaları (örneğin %99,99 ihtimal) üzerinden hüküm kurulmaktadır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/1305-2024/1720-13.03.2024).

4. Diğer Delillerin Değerlendirilmesi ve Yetersizliği

  • Soybağının reddi davalarında tanık beyanları, zabıta araştırmaları veya taraf kabulleri tek başına yeterli görülmemektedir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 12.11.2018 tarihli, 2017/7996 Esas ve 2018/18504 Karar sayılı kararında, sadece taraf ve tanık beyanı ile yetinilerek karar verilmesi “eksik inceleme” olarak nitelendirilmiştir. Ancak DNA testinin teknik olarak mümkün olmadığı (mezarın bulunamaması vb.) istisnai durumlarda tanık beyanları, ölüm belgeleri ve tıbbi kayıtlar birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılabilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/10010-2024/1243-27.02.2024).

5. Yargılama Usulüne İlişkin Özel Durumlar Uygulamaya ilişkin Kararlar

  • Kayyım Atanması: Soybağı düzenlenen küçüğe yargılama sürecinde bir kayyım atanması zorunludur. Kayyım yasal hasım statüsünde olduğundan, harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/10009-2022/10923-27.12.2022).
  • İhbar Yükümlülüğü: Mevcut bir soybağı varken açılan davalarda, davanın Hazineye ve Cumhuriyet savcısına ihbar edilmesi yasal bir gerekliliktir (Yargıtay 18. Hukuk Dairesi-2013/18360-2014/5192-20.03.2014).

Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği

Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.

Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Ayrıca bkz;

Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız

Benzer Yazılar

WhatsApp Telefonla Ara
WhatsApp