Ankara El Atmanın Önlenmesi Avukatı (Müdahalenin Meni Davası)
Müdahalenin meni (elatmanın önlenmesi) davaları ve ilgili süreçler, Türk hukuk sisteminde mülkiyet hakkının korunmasına yönelik temel mekanizmalardan biridir. Bu sürece ilişkin temel mevzuat hükümleri şunlardır:
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK): Madde 683 uyarınca malik, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir; malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabilir. Madde 995 ise iyiniyetli olmayan zilyedin geri verme yükümlülüğü ve haksız işgal tazminatı (ecrimisil) sorumluluğunu düzenler.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK): Madde 2 gereği malvarlığı haklarına ilişkin davalarda genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Madde 12, taşınmazın aynından doğan davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunu; Madde 297 ise mahkeme hükmünün açık, tereddütsüz ve infaza elverişli olması gerektiğini hükme bağlar.
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK): Madde 33, kat mülkiyetinden doğan uyuşmazlıklarda “Hakimin Müdahalesi” davasını ve Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevini düzenler.
- 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun: Taşınmaz müdahalelerinin Valilik veya Kaymakamlık gibi idari makamlar eliyle hızlıca önlenmesi sürecini (60 gün ve 1 yıllık sürelerle) kapsar.
- 3402 sayılı Kadastro Kanunu: Madde 27, kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlara ilişkin davaların Kadastro Mahkemesi’ne devredilmesini düzenler.

Görevli ve Yetkili Yargı Yolunun Belirlenmesi Müdahalenin meni davalarında görevli mahkeme kural olarak taşınmazın bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesi olsa da, uyuşmazlığın niteliğine göre görevli merci değişebilmektedir. Uyuşmazlık Hukuk Bölümü’nün 10.04.2017 tarihli, 2017/4 E. – 2017/202 K. sayılı kararına göre, idarenin kamulaştırmasız el atma veya plan dışı müdahaleleri haksız fiil niteliğinde olduğundan adli yargı görevlidir. Ancak taşınmaz hakkında kesinleşmemiş bir kadastro tespiti varsa, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 10.12.2018 tarihli, 2018/11426 E. – 2018/19948 K. sayılı ilamı uyarınca 3402 sayılı Kanun’un 27. maddesi gereği Kadastro Mahkemesi görevli hale gelmektedir. Kat mülkiyetine tabi alanlarda ise KMK Madde 33 uyarınca Sulh Hukuk Mahkemeleri yetkilidir.
Yargılama Usulü ve İspat Koşulları Elatmanın önlenmesi davalarında mahkemenin sağlıklı bir karar verebilmesi için teknik inceleme yapması zorunludur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 09.11.2017 tarihli, 2015/4585 E. – 2017/6295 K. sayılı kararı, uzman bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif yapılmasını, müdahalenin m² bazında belirlenmesini ve infaza elverişli kroki alınmasını zorunlu kılmaktadır. Benzer şekilde, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 12.10.2021 tarihli, 2021/3422 E. – 2021/1782 K. sayılı ilamında, fen bilirkişi raporunda tecavüzün niteliği, koordinatları ve hangi parselde kaldığının açıkça belirtilmemesi bozma nedeni sayılmıştır.
Mülkiyet hakkı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 01.03.2021 tarihli, 2018/15836 E. – 2021/1762 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, zaman aşımına tabi olmaksızın her zaman korunabilir. Ancak davalının fiili bir müdahalesinin bulunmadığı durumlarda dava reddedilmelidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 20.06.2022 tarihli, 2022/1218 E. – 2022/4307 K. sayılı kararında, taşınmazı fiilen kullanmayan kişiye karşı açılan davanın reddi gerektiği belirtilmiştir.
Özel Müdahale Türleri ve Sorumluluk
- Ortak Alanlar ve Kiracılar: Ortak alanlara müdahale durumunda, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 03.12.2018 tarihli, 2017/3211 E. – 2018/7812 K. sayılı kararı uyarınca, karardan etkilenecek olan kiracıların da davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
- Baz İstasyonları: Çevreye ve sağlığa zarar verdiği iddiasıyla açılan davalarda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 21.12.2010 tarihli, 2010/12587 E. – 2010/13305 K. sayılı kararı, somut bir maddi zarar olmasa dahi psikolojik tedirginlik ve endişenin müdahalenin meni için yeterli olabileceğini kabul etmiştir.
- Sözleşmesel İlişkiler: Bayilik sözleşmesi gibi akdi ilişkilerin sona ermesi durumunda, taşınmazın kullanımına devam edilmesi haksız işgal sayılır (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. HD, 16.04.2021, 2021/445 E. – 2021/533 K.).
Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) ve Kal Talepleri Müdahalenin meni ile birlikte talep edilen ecrimisil, uzmanlık gerektiren bilimsel verilere dayanmalıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 11.10.2018 tarihli, 2018/2179 E. – 2018/17175 K. sayılı kararına göre; arsa ve binalarda kira esasına göre hesaplama yapılmalı, emsal sözleşmeler getirtilmeli ve ÜFE artış oranları dikkate alınmalıdır. Yapıların yıkımı (kal) taleplerinde ise tecavüzlü alanın m²’si ve niteliği net olarak saptanmalıdır (Yargıtay 8. HD, 27.09.2018, 2018/1856 E. – 2018/16412 K.).
Davanın Konusuz Kalması ve Hükmün İnfazıYargılama sırasında taşınmazın tahliye edilmesi veya müdahalenin sona ermesi durumunda, müdahalenin meni talebi hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” hükmedilir (Yargıtay 7. HD, 24.02.2025, 2024/1985 E. – 2025/983 K.). Ancak bu durum, davacının dava tarihindeki haklılığını ortadan kaldırmaz ve yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutulur (Yargıtay 1. HD, 25.02.2015, 2014/3779 E. – 2015/2865 K.).
Son olarak, mahkeme hükmü HMK 297/2 uyarınca infazda tereddüt yaratmayacak açıklıkta olmalıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 06.04.2021 tarihli, 2021/1036 E. – 2021/3173 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, hangi yapıların yıkılacağı veya hangi kısmın men edileceği krokili bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm fıkrasında açıkça gösterilmelidir.
Müdahalenin men’i (el atmanın önlenmesi) davası, mülkiyet hakkına yönelik haksız saldırıları durdurmayı amaçlayan, mülkiyetin aynından doğan ve kural olarak eda karakteri taşıyan bir davadır. Ankara ilinde açılacak bu davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olması (HMK m. 12) ve uyuşmazlığın niteliğine göre Asliye Hukuk Mahkemesi’nin genel görevli olması (HMK m. 2) temel usuli çerçeveyi oluşturur. Davanın başarıya ulaşması için davalının kusuru veya davacının zarar görmüş olması şart olmayıp; müdahalenin “haksız” olması ve davacının bu müdahaleye katlanma yükümlülüğünün bulunmaması yeterlidir.
Ankara’daki bir davada Ankara el atmanın önlenmesi avukat için dava süreci şu usuli kurallar üzerine inşa edilmelidir:
- Görevli Mahkeme: Genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir (HMK m. 2). Ancak taraflar arasında bir kira ilişkisi varsa uyuşmazlık HMK m. 4/1-a uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Kat mülkiyetinden doğan ortak yerlere müdahale uyuşmazlıklarında ise 634 sayılı KMK m. 33 uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
- Kesin Yetki: HMK m. 12 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Ankara’daki bir taşınmaz için Ankara mahkemeleri yetkili olup, bu kural kamu düzenindendir ve yetki sözleşmesi ile değiştirilemez.
- Dava Şartı (Kat Mülkiyeti): Eğer dava kat malikleri kurulu kararına dayalı bir devir veya müdahale önleme talebi içeriyorsa, kurulda sayı ve arsa payı çoğunluğu ile karar alınmış olması bir dava şartıdır.
- İdari Yol: 3091 sayılı Kanun uyarınca, müdahalenin öğrenilmesinden itibaren 60 gün ve her halükarda 1 yıl içinde Valilik veya Kaymakamlığa başvurularak müdahalenin idari yoldan hızlıca önlenmesi talep edilebilir.
Maddi Hukuk Sonuçları ve Risk Alanları
- İspat Yükü: TMK m. 6 ve HMK m. 190 uyarınca, müdahalenin varlığını ve haksızlığını ispat yükü davacı maliktedir.
- Zamanaşımı: El atmanın önlenmesi davası ayni hakka dayandığı için zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Ancak müdahalenin çok uzun süre devam etmesi ve malikin sessiz kalması, bazı durumlarda TMK m. 2 (dürüstlük kuralı) çerçevesinde hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilebilir.
- Feragat Riski: Önceki bir davadan feragat edilmiş olması, müdahale devam ettiği sürece yeni bir dava açılmasına engel teşkil etmeyebilir; zira her an devam eden müdahale yeni bir ihlal doğurur.
Ankara ilindeki bir müdahalenin meni davasında şu adımlar izlenmelidir:
- Müdahalenin Niteliği: Müdahalenin fiili bir işgal mi, gürültü/sarsıntı gibi bir komşuluk hukuku ihlali mi yoksa idari bir işlem mi olduğu netleştirilmelidir.
- Zilyetlik Kontrolü: Taşınmazın zilyetliği tamamen davalıya geçmişse dava “istihkak” olarak nitelendirilmelidir; geçmemişse “el atmanın önlenmesi” talebiyle ilerlenmelidir.
- İhtiyati Tedbir: Yargılama sırasında telafisi imkânsız zararlar doğacaksa (örneğin haksız inşaat/kazı), HMK hükümleri uyarınca müdahalenin durdurulması için ihtiyati tedbir talep edilmelidir.
Ankara ilinde Ankara El Atmanın Önlenmesi Avukatı arıyorsanız hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hat üzerinden iletişime geçerek süreci profesyonel avukat ile yürütebilirsiniz.






