1. Değer Artış Payı Alacağının Tanımı ve Hukuki Niteliği
Değer artış payı alacağı hususu Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesinde; “Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur” şeklinde tanımlanmaktadır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2015/20318 E., 2017/12571 K. sayılı ve 10.10.2017 tarihli kararında belirttiği üzere bu alacak türünde katkının parasal veya para ile ölçülebilen maddi ya da hizmet değeriyle yapılması esastır.
Hukuki niteliği itibarıyla bu hak, mutlak bir hak değil şahsi bir alacak hakkıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2022/6024 E., 2023/4414 K. sayılı ve 03.10.2023 tarihli kararında belirtildiği üzere, eşlerin mal rejiminin tasfiyesi kapsamında doğrudan taşınmazın mülkiyetini talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Bu husus, 07.10.1953 tarihli 8/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK) ile de sabittir; taşınmaz üzerinde payı olduğunu iddia eden eş, taşınmazın mülkiyetini değil ancak kendi hakkı oranında alacak talep edebilir. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2012/9575-2012/12517-17.12.2012)
2. Değer Artış Payının Kanuni Dayanağı Nedir?
Bu hususa ilişkin yasal düzenlemeler aşağıdaki gibidir:
- Türk Medeni Kanunu (TMK):
- Madde 227: Değer artış payı alacağının yasal tanımı ve şartları.
- Madde 219 & 220: Edinilmiş ve kişisel malların ayrımı.
- Madde 222: İspat yükü ve “edinilmiş mal” karinesi.
- Madde 229: Mal kaçırma kastıyla yapılan devirlerin “eklenecek değer” olarak tasfiyeye dahil edilmesi.
- Madde 230: Kişisel ve edinilmiş mallar arası denkleştirme.
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK):
- Madde 188: Mahkeme önünde yapılan ikrarın bağlayıcılığı.
- Madde 199: Ses kaydı, görüntü ve elektronik verilerin “belge” niteliği.
- Madde 203/1-a: Eşler arasındaki işlemlerde tanıkla ispat imkanı.
- Madde 228: Yemin teklif etme hakkı.
- İçtihadı Birleştirme Kararları:
- 07.10.1953 Tarihli 8/7 Sayılı İBK: Taleplerin şahsi alacak niteliğinde olduğu.
- 05.02.1947 Tarihli 20/6 Sayılı İBK: İnançlı işlemlerin ispatı.

3. İspat Araçları ve Delillerin Değerlendirilmesi
Değer artış payı alacağında ispat yükü kanuni düzenlemeler ışığında katkı sağladığını iddia eden eş üzerindedir.
A. Tanık Delili ve Beyanlar:HMK m. 203/1-a uyarınca eşler arasındaki işlemlerde senetle ispat zorunluluğu bulunmadığından herhangi bir parasal sınır olmaksızın bu tür davalarda tanık dinlenebilir. Ancak Yargıtay soyut, duyuma dayalı ve çelişkili tanık beyanlarını ispat için yeterli görmemektedir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/6524-2024/5475-09.07.2024) Örneğin, bir aracın kişisel mal olduğu iddiası sadece soyut tanık beyanıyla kanıtlanamaz. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/7543-2024/2917-25.04.2024)
B. Elektronik Veriler ve Ses Kayıtları: HMK m. 199 uyarınca elektronik veriler belge niteliğindedir. Yargıtay kararları ışığında ele almak gerekirse WhatsApp veya ses kayıtlarına ilişkin spesifik bir uygulama örneği bulunmamakla birlikte tarafların beyanlarının ispat gücü üzerinde durulmaktadır. Örneğin, davalının ortak çocuğuna söylediği “annenin boşanacağını biliyordum, ortada kalmamak için dedenin üzerine yaptım” şeklindeki sözlü beyanı, mal kaçırma iddiasının ispatında geçerli olmuştur. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/6524-2024/5475-09.07.2024)
C. Mahkeme İçi İkrar:HMK m. 188 uyarınca mahkeme önünde yapılan ikrarlar çekişmeyi sona erdirmekte en güçlü ispat aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Davalının duruşmada taşınmazın alımında eşinin altınlarının kullanıldığını kabul etmesi, hesaplamada dikkate alınması gereken kesin bir delildir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/8538-2023/6316-20.12.2023)
D. Yemin Delili: Diğer delillerle iddiasını ispatlayamayan taraf, HMK m. 228 uyarınca karşı tarafa yemin teklif edebilir. Mahkemenin yemin teklif hakkını hatırlatmadan karar vermesi ise bozma sebebidir. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2011/6250-2012/3397-26.04.2012)
4. Mal Kaçırma ve Muvazaa Nedir?
TMK m. 229 uyarınca, mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapılan karşılıksız kazandırmalar veya mal kaçırma kastıyla yapılan devirler eklenecek değer olarak kabul edilir ve mal kaçıran bu maldan diğer eşe payı oranında ödemek zorunda kalır.
- Zamanlama: Boşanma davasından hemen önce yapılan devirler mal kaçırma karinesi teşkil edebilir. Satış bedelinin kısa sürede harcandığının iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna yönelik kararlar mevcuttur. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2016/19808-2019/148-09.01.2019)
- Aile İçi Devirler: Anne veya babadan çocuğa yapılan taşınmaz devirleri, tapuda “satış” görünse dahi “bağış” olarak kabul edilmektedir bu hususa fiili karine denir. Bunun aksini iddia eden eş, güçlü delillerle ispat yükü altında olacaktır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/7413-2024/2197-28.03.2024)
5. Hesaplama Yöntemi ve Değerleme Esasları
Değer artış payı hesaplanırken şu kriterler uygulanır:
- Katkı Oranı: Katkı sağlandığı tarihteki malın rayiç değeri ile katkı miktarı oranlanarak bir “katkı oranı” belirlenir.
- Tasfiye Tarihi Değeri: Hesaplamada malın mal rejiminin sona erdiği tarihteki durumu, ancak karar (tasfiye) tarihindeki sürüm (rayiç) değeri esas alınır (TMK m. 227/2).
- Güncellik: Değerleme, mahkemece verilecek karara en yakın tarihteki rayiç değer üzerinden yapılmalıdır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/5275-2024/1605-07.03.2024).
6. Örnek Olaylar ve Yargıtay’ın yaklaşımı
- Ziynet Eşyası ile Katkı: Ziynetlerin taşınmaz alımında kullanıldığı kuyumcu kartı ve tanık beyanıyla ispatlanmışsa, değer artış payına hükmedilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/7784-2023/1663-06.04.2023).
- Kira Gelirleri: Kira gelirlerinin tasfiyeye dahil edilebilmesi için sadece gelirin elde edildiğinin ispatı yetmez; bu gelirin mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olduğu veya tasarruf edildiği kanıtlanmalıdır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/8459-2023/6315-20.12.2023).
- Paylı Mülkiyet: Eşlerin taşınmazı paylı mülkiyet şeklinde tescil ettirmeleri, her bir payın o eşin kişisel malı sayıldığına dair bir irade beyanı olarak kabul edilebilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/8592-2023/6500-25.12.2023).
- Mal Ayrılığı Dönemi: 01.01.2002 öncesi edinilen mallar için “değer artış payı” değil, “katkı payı alacağı” talep edilebilir (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2012/1625-2012/4167-14.05.2012).
Sonuç olarak; değer artış payı alacağı davalarında ispat araçlarının (tanık, ikrar, yemin, belge) titizlikle değerlendirilmesi ve hesaplamanın tasfiye tarihindeki güncel rayiç değerler üzerinden yapılması yasal bir zorunluluk olup Alanında uzman bir Aile Hukuku Avukatı vasıtasıyla süreci yürütmek önem arz etmektedir. Ankara ilinde aktif olarak hizmet veren Av. Akın Özbey Hukuk Bürosu Aile Hukuku alanındaki profesyonelliği, uzmanlığı ve yıllara dayanan deneyimleriyle süreci sizin adınıza yürüterek hak kaybına uğramanızı engelleyecektir.
Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.
Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Ayrıca bkz;
- Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
- Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız




