Boşanma davalarında yargılamanın usul ekonomisine uygun biçimde yürütülmesi ve esasa girilebilmesi için görevli ve yetkili mahkemenin doğru tespit edilmesi zorunludur. Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) çerçevesinde boşanma davasına bakacak mahkemenin belirlenmesi belirli kurallara bağlanmış olup, Yargıtay içtihatları ile yargılama pratiği şekillenmiştir.
Boşanma Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Aile Mahkemesi görevli mahkeme olarak düzenlenmiştir. Boşanma ve ayrılık davalarında, evliliğin butlanı ve bunlara bağlı fer’î taleplerde görevli mahkeme kural olarak müstakil kurulan Aile Mahkemeleridir.
Aile Mahkemesi Bulunmayan Yerlerde Görevli Mahkeme Hangisidir?
Müstakil bir Aile Mahkemesinin teşkilatlanmadığı il ve ilçelerde uyuşmazlıklar genel yetkili ilk derece mahkemelerinde çözüme kavuşturulur. Asliye Hukuk Mahkemesinin Aile Mahkemesi Sıfatıyla Görev Yapması uygulamada sıklıkla görülmektedir.
Aile Mahkemesi kurulmamış olan yargı çevrelerinde, o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi boşanma davalarına Aile Mahkemesi sıfatıyla bakmakla görevlidir. Nitekim Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 02.03.2026 tarihli, E. 2025/12829 ve K. 2026/3522 sayılı kararında; “Dosya kapsamından, davacının sürekli kalma niyeti ile Yakakent ilçesinde bulunarak boşanma davasını burada açtığı ve adres kayıt sistemindeki adresini de Yakakent/Samsun olarak tescil ettirdiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın Alaçam Asliye Hukuk Mahkemesince (Aile Mahkemesi sıfatıyla) sonuçlandırılması gerekmektedir.” denilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin Aile Mahkemesi sıfatıyla davayı inceleyeceği belirtilmiştir (Benzer şekilde: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 24.06.2024, E. 2024/4169, K. 2024/7462).
Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?
Uygulamada Yargı kararlarında istikrarlı olarak vurgulandığı üzere, boşanma davalarında yetki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine dayanır. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 13.02.2023 tarihli, E. 2022/14676 ve K. 2023/988 sayılı kararında açıklandığı üzere:
“Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.”
Aynı ilke Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 15.04.2024 tarihli (E. 2024/613, K. 2024/4262), 10.03.2025 tarihli (E. 2024/11004, K. 2025/3156), 06.05.2024 tarihli (E. 2024/1585, K. 2024/5411), 30.10.2023 tarihli (E. 2023/5013, K. 2023/9936), 03.03.2025 tarihli (E. 2024/10640, K. 2025/2738) kararları ile Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 28.05.2015 tarihli (E. 2014/25357, K. 2015/10964) ve 13.11.2019 tarihli (E. 2019/6501, K. 2019/11415) kararlarında aynen yinelenmiştir. TMK m. 160 uyarınca evlenmenin butlanı davalarında da boşanma yetki kuralları tatbik olunur (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 18.04.2022, E. 2022/4316, K. 2022/6759; Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 08.02.2021, E. 2020/11286, K. 2021/1055).
| Yetki Dayanağı (TMK m. 168)
| Davacının Yerleşim Yeri | Dava tarihindeki yerleşim yeri | Davacı dilerse davasını kendi yerleşim yerinde açabilir. |
| Davalının Yerleşim Yeri | Davalının dava tarihindeki ikametgâhı | Genel yetki kuralı gereğince davalı yerleşim yerinde açılabilir. |
| Son Birlikte Yaşanılan Yer | Davadan önce son defa birlikte oturulan yer | En az altı aydan beri birlikte oturmuş olma şartı aranır. |
Eşlerden Birinin Yerleşim Yeri
Kanun koyucu eşlerden birinin yerleşim yerini yetkili kılmıştır. Bu kapsamda davacı, dilerse kendi yerleşim yerinde dilerse karşı tarafın yerleşim yerinde dava açma hakkına sahiptir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2014 tarihli, E. 2014/15795 ve K. 2014/16351 sayılı kararında; “Dosya kapsamından ve adrese dayalı nüfus kayıt sistemi bilgilerine göre davacının … adresinde, davalının da … adresinde ikamet ettiği anlaşılmaktadır. Yukarıda bahsi geçen hüküm uyarınca davanın davacının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği anlaşıldığından uyuşmazlığın Büyükçekmece 2. Aile Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.” tespiti yapılmıştır.
Eşlerin Son Defa Birlikte Yaşadığı Yer ve Altı Aylık Süre Şartı
Eşlerin ortak konutunun bulunduğu mahkeme yetkili kılınırken kanunda açıkça davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturmuş olma unsuru aranmıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.04.2023 tarihli, E. 2022/148 ve K. 2023/353 sayılı kararında eşlerin yerleşim yerleri ile “dava tarihinden önce eşlerin son altı aydır birlikte oturdukları yerin Ankara ili, Sincan ilçesi olduğu” saptanarak değerlendirme yapılmıştır.
Eşler Farklı Şehirlerde Yaşıyorsa Dava Nerede Açılır?
Eşlerin ayrılık neticesinde farklı şehirlerde yaşaması durumunda davacının seçimlik hakkı doğmaktadır:
Davacının Yerleşim Yeri: Davacı kendi ikamet ettiği yer mahkemesinde dava açabilir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 24.06.2024 tarihli, E. 2024/4169 ve K. 2024/7462 sayılı kararında; “4721 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi gereğince davacının davayı kendi yerleşim yerinde açarak tercih hakkını bu yönde kullandığı anlaşıldığından uyuşmazlığın… Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.” denilerek seçimlik hakkın davacıda olduğu belirtilmiştir (Ayrıca bkz. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 27.09.2021, E. 2021/6299, K. 2021/10369; 12.09.2022, E. 2022/8005, K. 2022/11685; 16.11.2020, E. 2020/9294, K. 2020/10039).
Davalının Yerleşim Yeri: Davacı isterse davalının ikamet ettiği şehirde de davayı açabilir.
Son Ortak Yerleşim Yeri: Eşlerin ayrılmadan önce son altı aydır birlikte ikamet ettikleri bir yer bulunuyorsa, dava burada da ikame edilebilir.
MERNİS Adresi Yetkili Mahkemeyi Tek Başına Belirler mi?
TMK m. 19/1 uyarınca yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 05.04.2021, E. 2021/1984, K. 2021/4838). Yargıtay kararlarında, yerleşim yerinin tayininde salt şekli kayıtların değil, kişinin sürekli kalma niyeti ve fiilî yaşam durumunun esas alınacağı benimsenmiştir:
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 13.02.2023 tarihli, E. 2022/14676 ve K. 2023/988 sayılı kararında: “davacının sürekli kalma niyeti ile aile evine giderek boşanma davasını burada açtığı ve adres kayıt sistemindeki adresini de Sincan/Ankara olarak tescil ettirdiği anlaşıldığından” denilerek fiilî niyet ile kayıt bütünlüğü aranmıştır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 15.04.2024 tarihli, E. 2024/613 ve K. 2024/4262 sayılı kararında: “davacının sürekli kalma niyeti ile Merkez/Nevşehir’ de bulunduğu, ayrıca adres kayıt sistemindeki adresini de Merkez/Nevşehir olarak tescil ettirdiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın Nevşehir Aile Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir” denilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 08.02.2021 tarihli, E. 2020/11286 ve K. 2021/1055 sayılı kararında: “hayatın olağan akışı gereğince sığınabileceği ve yerleşebileceği tek yerin ailesinin evi olduğu ayrı ev açıp orada hayatını idame ettirmesinin mevcut şartlarda mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı …’ın sürekli kalma niyeti ile aile evine gittiğinin ve hayatını burada devam ettireceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır” tespiti yapılmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.11.2019 tarihli, E. 2019/6501 ve K. 2019/11415 sayılı kararında kadın sığınma evinde bulunan kadının durumu ele alınmış; “davacı kadının içinde bulunduğu bu koşullara göre, davanın açıldığı tarih itibariyle davacı kadının yerleşim yerinin Gaziantep ve yetkili mahkemenin de Gaziantep Aile Mahkemesi olduğunun kabulünün gerektiği” sonucuna varılmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 28.05.2015 tarihli, E. 2014/25357 ve K. 2015/10964 sayılı kararında, boşanma davası açılmadan önce ailesinin yanına dönen ve adresini tescil ettiren eş yönünden yerleşim yeri değişikliğinin geçerli olduğu vurgulanarak yetki itirazının reddi gerektiği belirtilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’nun 26.04.2023 tarihli, E. 2022/148 ve K. 2023/353 sayılı kararında ise “kısa bir süre kalınan yerin yerleşim yeri olarak kabul edilemeyeceğinden boşanma davasında yetkili mahkemenin Ankara Batı Aile Mahkemeleri olduğu” ifade edilerek geçici kalışların yetki sağlamayacağı ortaya konulmuştur.
Adres Kayıt Sistemi ve Yetki İtirazı
Adres kayıt sistemindeki MERNİS adresi doğrudan ve kesin bir belirleyici olmayıp bir karinedir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 30.10.2023 tarihli, E. 2023/5013 ve K. 2023/9936 sayılı kararında; “merkezi nüfus idare sistemi adresinin yerleşim yerine karine teşkil ettiği, ancak aksinin her türlü delille ispatlanabileceği” ifade edilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 01.11.2021 tarihli, E. 2021/6967 ve K. 2021/12339 sayılı kararında ise: “Türk Medeni Kanunu uyarınca kişinin sürekli yerleşmek niyetiyle oturduğu yer onun yerleşim yerine karinedir.” ve “Aynı Yönetmeliğin 13/1. maddesi uyarınca adres beyan formundaki bilgiler aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” ilkelerine yer verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 10.01.2023 tarihli, E. 2022/9240 ve K. 2023/82 sayılı kararında; yetki itirazının “ön sorun gibi incelenerek karar verilmesi, taraflara bu konuda delillerini bildirmeleri için süre tanınması” gerektiği ve “kadının …’a yerleşmek niyetiyle gitmiş olması nedeniyle yetki itirazının reddinin… yerinde olduğu gerekçesiyle; tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.” tespitiyle fiilî yerleşme niyetinin araştırılmasının zorunluluğu hüküm altına alınmıştır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 10.03.2025 tarihli, E. 2024/11004 ve K. 2025/3156 sayılı kararında da kollukça yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması ve MERNİS kayıtlarının birlikte irdelendiği görülmektedir.
Boşanma Davası Yanlış Mahkemede Açılırsa Ne Olur?
Kesin Yetki Olmaması ve Yetki İtirazı Usulü
Boşanma davalarında yetki kuralı kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğinde değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 25.02.2021 tarihli, E. 2018/1085 ve K. 2021/164 sayılı kararında belirtildiği üzere:
“boşanma davalarında yetkili mahkeme konusunda davacıya seçme olanağı verilmesi nedeniyle kesin yetki kuralının söz konusu olmadığı, başka bir ifadeyle boşanma davasına bakmakla görevli mahkemenin yetkisinin kamu düzenine ilişkin olmadığı tartışmasızdır”
Bu niteliği gereği Kendiliğinden Gözetilemez. Mahkeme yetkisiz olduğunu re’sen dikkate alamaz.
Cevap Dilekçesinde İleri Sürülmelidir: 6100 sayılı HMK m. 19/2 uyarınca yetki itirazının ilk itiraz olarak yasal cevap süresi içerisinde cevap dilekçesinde sunulması şarttır (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2022/966, K. 2022/2125).
Yetkili Mahkemenin Gösterilmesi Zorunludur: İtiraz eden taraf yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi açıkça bildirmek zorundadır. Yargıtay kararlarında; “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” kuralı yinelenmektedir (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 17.10.2022, E. 2022/7930, K. 2022/14016; HGK, 25.02.2021, E. 2018/1085, K. 2021/164).
Mahkemenin Yetkili Hale Gelmesi: Süresinde ve usulüne uygun yetki itirazı yapılmazsa, dava yetkisiz mahkemede açılmış olsa dahi o mahkeme yetkili hâle gelir: “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir” (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 06.05.2024, E. 2024/1585, K. 2024/5411; 03.03.2025, E. 2024/10640, K. 2025/2738).
Seçim Hakkının Davalıya Geçmesi ve Dosyanın Gönderilmesi
Davacı davasını TMK m. 168’de düzenlenen kanuni mahkemelerden hiçbirinde açmazsa seçim hakkı davalıya geçer:
“Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.” (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 18.04.2022, E. 2022/4316, K. 2022/6759).
Nitekim Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 06.05.2024 tarihli (E. 2024/1585, K. 2024/5411) kararında; “birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada, Ankara ilinde yetkisiz bir mahkemede davacının dava açtığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca seçme hakkı davalıya geçmiş ve davalı vekilince de süresinde ve usulüne uygun olarak Adana Aile Mahkemelerinin yetkili olduğuna ilişkin yetki itirazında bulunulduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Adana 7. Aile Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir.” tespiti yapılarak yargı yeri belirlenmiştir.
Yetki itirazı kabul edildiğinde dosyanın gönderilmesi süreci Hukuk Genel Kurulu’nun 26.04.2023 tarihli kararında geçtiği üzere; “davalı vekilinin yetki itirazının kabulu ile dava dilekçesinin usulden reddine, mahkemenin yetkisizliğine, talep hâlinde yetkili ve görevli Ankara Batı Aile Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir” şeklinde işletilmektedir.
Ankara’da Boşanma Davası Hangi Adliyede Açılır?

Ankara ili mülki sınırları dahilinde yargı çevreleri bölünmüş durumdadır. Boşanma davalarında hangi adliyenin yetkili olacağı tarafların yerleşim yeri veya son altı ay birlikte oturdukları ilçeye göre tayin edilir.
Ankara Merkez ve Ankara Batı Yargı Alanları
Ankara Adliyesi (Sıhhiye / Dışkapı Ek Binalar): Ankara merkez adliyesi yetki çevresinde kalan ilçelerdeki yerleşim yerlerinde Aile Mahkemeleri nezdinde açılır.
Ankara Batı Adliyesi (Sincan): Sincan, Etimesgut ve çevre yargı alanlarındaki ikametlerde Ankara Batı Aile Mahkemeleri yetkilidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.04.2023 tarihli (E. 2022/148, K. 2023/353) kararında; tarafların Sincan/Ankara’da yerleşik oldukları ve son 6 aydır burada oturdukları gözetilerek yetkili mahkemenin Ankara Batı Aile Mahkemeleri olduğu ve davanın Ankara Batı Aile Mahkemesine gönderilmesi gerektiği karara bağlanmıştır. Benzer şekilde Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 13.02.2023 tarihli (E. 2022/14676, K. 2023/988) kararında da Sincan/Ankara adres tescili ve sürekli kalma iradesi yetkinin belirlenmesinde hükme esas alınmıştır.
Müstakil Adliyesi Bulunan İlçeler: Müstakil adliyesi ve Aile Mahkemesi teşkilatı veya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakan Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan taşra ilçelerinde ikamet eden eşler açısından davanın o yer adliyesinde ikame edilmesi gerekir.
Anlaşmalı Boşanmada Taraflar İstedikleri Mahkemede Dava Açabilir mi?
Yetki Kuralları ve İtirazın Niteliği
TMK m. 168 genel ve özel yetki kurallarını belirlemiş olmakla beraber, boşanma davalarındaki yetki kesin yetki kuralı değildir ve kamu düzenine ilişkin bulunmamaktadır (HGK, 25.02.2021, E. 2018/1085, K. 2021/164). HMK m. 19 uyarınca kesin yetki bulunmayan hallerde yetkisizlik itirazı re’sen incelenemez.
Uygulamadaki Durum
Anlaşmalı boşanma davalarında taraflar ortak iradeleriyle protokol imzalayarak mahkemeye başvururlar. Davalı tarafça cevap dilekçesinde usulüne uygun ve süresinde bir yetki itirazı ileri sürülmediği takdirde, davanın açıldığı mahkeme HMK m. 19/son uyarınca kesinleşerek yetkili hale gelir. Dolayısıyla tarafların yetki itirazında bulunmadığı ahvalde davanın açıldığı yer mahkemesi uyuşmazlığı esastan sonuçlandırır.
Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşları Boşanma Davasını Nerede Açar?
Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan Türk vatandaşlarının açacağı boşanma davalarında milletlerarası yetki ve iç yetki kuralları 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) 41. maddesi çerçevesinde çözülür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 07.12.2023 tarihli, E. 2023/2958 ve K. 2023/6102 sayılı kararında bu silsile şu şekilde ifade edilmiştir:
“Türkiye’de ikametgahı bulunmayan Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaların, ikamet ettikleri ülke mahkemesinde açılmadığı takdirde, Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkeme de, bulunmaması halinde ilgilinin sakin olduğu yerde, Türkiye’de sakin değilse, Türkiye’deki son ikametgahı mahkemesinde, o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görüleceğini hükme bağlandığı”
İlgili kararda, kanunda zikredilen ilgilinin Türkiye’de sakin olduğu yer kavramının da “onun Türkiye’de oturmakta olduğu yerin anlaşılması gerektiği” şeklinde yorumlanacağı belirtilmiştir. Tarafların yabancı mahkemelerden aldıkları kesinleşmiş boşanma kararları ise Türkiye’de doğrudan hüküm doğurmayıp tanıma ve tenfiz davasına konu edilir.
Yargıtay Uygulamasında Boşanma Davasında Yetki
Yargıtay daireleri (özellikle 5. Hukuk Dairesi ve 2. Hukuk Dairesi) ile Hukuk Genel Kurulu kararlarında yetki tespiti belirli yeknesak ilkeler üzerine kuruludur:
Dava Tarihindeki Durum Esastır: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 16.11.2020 tarihli (E. 2020/9294, K. 2020/10039) kararında vurgulandığı üzere, “her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği” ilkesi uyarınca yetki dava ikame edildiği andaki olgulara göre belirlenir.
Davacının Seçim Hakkı: Birden fazla kanuni yetkili mahkemenin bulunduğu durumlarda; “davanın açılması sırasında seçim hakkı davacı tarafta olup birden fazla yetkili mahkemenin bulunması halinde davacı dilediği yetkili yerde davasını açabilir” (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 27.09.2021, E. 2021/6299, K. 2021/10369; 12.09.2022, E. 2022/8005, K. 2022/11685).
Resmi Kayıt ve Fiili Durum Uyumu: Kararlarda salt MERNİS beyanına veya salt geçici ikamete itibar edilmemekte; kalma niyeti, aile evine dönüş ve sosyal inceleme verileri birlikte irdelenmektedir (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11004, K. 2025/3156; HGK, E. 2022/148, K. 2023/353).
Avukatın Gözünden Görev ve Yetki Sorunları ile Uygulamada En Sık Karşılaşılan Sorunlar
Eksik Yetki İtirazı: Yetki itirazında bulunan davalı vekillerinin itiraz dilekçesinde yetkili mahkemeyi açıkça göstermemeleri sebebiyle itirazın dikkate alınmaması ve mahkemenin yetkili hâle gelmesi.
Seçim Hakkının Kaybı: Davacının kanunda belirlenen üç seçimlik yerden (kendi yerleşim yeri, davalının yerleşim yeri, son altı ay birlikte oturulan yer) tamamen bağımsız yetkisiz bir yerde dava açması durumunda, yetkili mahkemeyi seçme hakkının bütünüyle davalıya geçmesi.
Geçici Kalışların Yerleşim Yeri Sanılması: Kısa süreli misafirlik veya geçici taşınmaların yerleşim yeri sayılarak dava açılması neticesinde yetkisizlik kararlarıyla sürecin uzaması.
Dava Açılmadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Davacının fiilî yerleşim yeri ile MERNİS tescilinin uyumlu olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Eşlerin ortak konuttan ayrılma tarihi ile dava tarihi arasındaki süre irdelenmeli, son altı aydır birlikte oturma şartının gerçekleşip gerçekleşmediği denetlenmelidir.
Aile Mahkemesi olmayan yargı çevrelerinde davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde ancak mutlaka Aile Mahkemesi sıfatıyla açıldığına emin olunmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Boşanma davasını kendi yaşadığım şehirde açabilir miyim?
Evet. TMK m. 168 uyarınca boşanma davalarında eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Davacı, kendi yerleşim yerinde davayı açarak kanunun tanıdığı seçim hakkını kullanabilir (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/4169, K. 2024/7462).
Eşim Ankara’da ben başka şehirdeyim, dava nerede açılır?
Davacı seçimlik hakka sahiptir. Dilerse davasını kendi yerleşim yerinin bulunduğu şehirde, dilerse davalı eşinin yerleşim yeri olan Ankara’da veya davadan önce son defa altı ay birlikte oturmuşlarsa bu ortak konutun bulunduğu yerde açabilir.
Boşanma davası yanlış adliyede açılırsa reddedilir mi?
Dava esastan reddedilmez. Boşanmada yetki kesin yetki olmadığından, hakim davayı re’sen yetkisizlik gerekçesiyle usulden reddedemez. Ancak davalı yasal süresi içinde cevap dilekçesinde yetkili mahkemeyi belirterek usulüne uygun yetki itirazında bulunursa, mahkeme yetkisizlik kararı vererek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verir (HGK, E. 2022/148, K. 2023/353). Davalı süresinde itiraz etmezse yanlış açılan mahkeme yetkili hale gelir.
MERNİS adresim farklı şehirdeyse hangi mahkeme yetkilidir?
MERNİS adresi yerleşim yerine karinedir ancak aksi her türlü delille kanıtlanabilir. Kişinin sürekli kalma niyetiyle fiilen bulunduğu yer ve aile evi gibi somut yaşam koşulları delillerle ispatlandığı takdirde yetkili mahkeme fiilî yerleşim yerine göre belirlenebilir (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/5013, K. 2023/9936).
Ankara’da boşanma davası hangi adliyede açılır?
Eşlerin yerleşim yerine göre belirlenir. Sincan, Etimesgut gibi ilçelerde ikamet eden veya son altı ay birlikte oturan taraflar yönünden Ankara Batı Aile Mahkemeleri yetkili iken, Ankara merkez yargı alanındaki ilçeler bakımından Sıhhiye/Dışkapı yerleşkelerindeki Ankara Aile Mahkemeleri görevli ve yetkilidir (HGK, E. 2022/148, K. 2023/353).
Sonuç olarak; Boşanma davalarında görev müstakil Aile Mahkemelerine, bulunmayan yerlerde ise Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. Yetkili mahkeme ise TMK m. 168 çerçevesinde eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Yetki kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğinde bulunmadığından, re’sen gözetilemez; davalının cevap dilekçesinde ve yetkili mahkemeyi açıkça bildirmek suretiyle itirazda bulunması şarttır. Usulüne uygun itiraz edilmediği takdirde davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir.
Ankara Aile Hukuku Avukatı Desteği
Boşanma davalarında Ankara genelindeki adliye yetki dağılımının (Ankara Merkez – Ankara Batı) doğru saptanması, MERNİS ve fiili yerleşim yeri tespiti ile yetki itirazlarının süresinde sunulması hak kayıplarını ve gereksiz zaman kayıplarını önlemektedir. Bu sürecin aile hukuku alanında uzman bir avukat eşliğinde yürütülmesi, davanın usulden reddedilmesi veya yetkisizlik sebebiyle sürüncemede kalması riskini ortadan kaldırmaktadır.
Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her aile hukuku uyuşmazlığının kendine özgü şartları bulunduğundan somut olayın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Av. Akın Özbey olarak uzun yıllardır Ankara ilinde avukat olarak hizmet vermekteyiz. Boşanma davası, mal paylaşımı davası, ziynet alacağı davası, velayet davası, nafaka davası, soybağının reddi davası ve babalık davası gibi Aile Hukuku kaynaklı konularda müvekkillerimize hukuki destek sağlamaktayız.
Ankara’da aile hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarınız uzman ve deneyimli kadromuz ile profesyonel destek alarak dava sürecinizi alanında uzman bir avukatla yürütmek için hukuk büromuzla 0537 932 50 50 numaralı hattımız üzerinden iletişime geçebilirsiniz.
Ankara boşanma davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara velayet davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Mal Rejiminin Tasfiyesi yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Nafaka Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Aile Hukuku yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Babalık Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız
Ankara Soybağının Reddi Davası yazımıza ulaşmak için buraya tıklayınız






